Mehmet Ali Özkan

İstanbul – Ankara eziyeti

Sağlık Bakanlığı, bazı Genel Müdürlüklerin İstanbul Bölge Ofislerini hizmete açarak, esnafa yerinde hizmet verilmesi gibi birçok sorunun çözümüne katkı sağlayacaktır.

Yazımın içeriğine uygun bir başlık bulmakta çok zorlandım. Doğru başlığı bulduğumu da düşünmüyorum. İlk aklıma gelen başlık “Sağlık Bakanı’na mektup” demek oldu. Sonrasında çağımızın en yüksek maliyeti olan “zaman savurganlığı” oldu. Sonunda içinden çıkamayarak yazının başlığının “İstanbul- Ankara Eziyeti” olmasına karar verdim. Hepimizin bildiği gibi Türkiye’nin ticaret ve ekonomi merkezi İstanbul’dur. Hükümet de bu gerçeği çoktan görmüş olmalı ki bürokrasinin direnmesine rağmen Merkez Bankası başta olmak üzere merkezi Ankara’da olan Devlete ait finans kuruluşlarının merkezlerini İstanbul’a taşıyor. Bunun yanında Sanayi Bakanlığı başta olmak üzere birçok bakanlık, vatandaşa yerinde hizmet vermek amacı ile yıllar önce İstanbul’da ofisler açarak Bakanlıktan yürütülen birçok hizmetlerini açılan bu ofislerde vermektedirler. Yerinde hizmet anlayışını benimsemiş ve faaliyete geçirmiş bakanlıkları kutlamak bizim görevimiz olmalı. Vatandaşa hizmeti Ankara’dan sunma geleneğini bozmak istemeyen, modern, çağdaş hizmet anlayışını henüz tam olarak benimseyememiş hantal anlayıştaki bakanlıklara bilinen bir gerçeğin kısa özetini yaparsam konuyu belki daha iyi anlatabilirim. Ankara da işi olan bir İstanbul esnafının basit bir bakanlık müracaatı için iki gününü ayırmak zorundadır. Gidiş geliş ulaşım masrafları basit hesapla 1.000 TL civarındadır. Diğer taraftan gereksiz zaman kaybı, otomobille gidilip gelindiğinde trafik, stres, petrol tüketimi v.s gereksiz birçok etken bir arada yaşanmaktadır. İşin tek gidişte sonuçlanmamış olmasının maliyetini siz tahmin edin.

Gelsin evraklar, gitsin evraklar

Konuya tıbbi cihaz sektörü özelinde baktığımızda İstanbul’da firma sayısı malum Türkiye’nin diğer tüm bölgelerinin toplamına eşit sayılır. Bu kadar firmanın Sağlık Bakanlığı ile olan başta TİTUBB gibi işlemleri için ilgili dairelere devamlı müracaatları olmakta, gelsin evraklar, gitsin evraklar, eksik evrak, notersiz evraklar, ıslak imzasız evrak vs. nedenlerle yaşanan “git-gellerin” yaşanması firmalarda büyük sıkıntılara sebebiyet vermektedir. Firmaların yetkilileri İstanbul-Ankara arasında “kaç keskin viraj var” ve “radar denetimleri nerelerde” hepsini öğrenmiş durumdalar. Uçakla gidiş gelişlerde ise THY alternatifsiz kaldığından olmalı ki, THY en pahalı iç hat uçuşunu İstanbul-Ankara arasında gerçekleştirmektedir. Ayrıca bu pahalı fiyat uygulamasının nedeni de merak konusudur. Zamanında bitmeyen işlemler sonucunda ihalelere katılımlar azalmakta, bazen bu sebeple ihaleler iptal olmaktadır. Sağlık Bakanlığı bir denetleme kurumu olmakla birlikte aynı zamanda hizmet alan, hizmet veren bir kuruluş olduğundan, hastaneler noktasında bürokrasiden dolayı Tıbbi cihaz temininde sıkıntılar yaşanabildiğinden, Bakanlığın da doğal olarak zararı söz konusudur.

Bölge ofisleri

Sağlık Bakanlığı’nın hizmet anlayışının bürokrasiyi olabildiğince azaltmak olduğunu biliyoruz. Bakanlıkta geçmiş yıllarda yaşanan bürokrasiyle şimdiki bürokrasi arasında karanlıkla aydınlık kadar fark var. Bu konuda Sayın Bakan Prof. Dr. Recep Akdağ ve başta olmak üzere tüm bakanlık bürokratlarına teşekkürü borç bilirim. Buna verebileceğim en anlaşılır örnek, sektörü yerinde bilgilendirmek ve firmaların sorunlarını dinlemek için TÜYAP’ta düzenlenen Ekspomed Tıp Fuarı’na son iki yıldır Bakanlığın ilgili tüm birimlerinin katılımları gösterilebilir. Hızlı ve yerinde hizmet anlayışında olduğunu teyit ettiğimiz Sağlık Bakanlığı’nın TİTUBB gibi firmalar-bakanlık ilişkisi yoğun olan Genel müdürlüklerin İstanbul bölge ofislerinin hizmete açılarak, İstanbul esnafına yerinde hizmet verilmesi, firmaların maddi, manevi kayıplarını ve tarifi çok uzun olan birçok sorunun çözümüne büyük katkı sağlayacaktır. Bakanlığın İstanbul’da bu hizmetleri sunabilecek şubeleri açması çok zor olmasa gerek. İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde oluşturulabilecek küçük birimler dahi bu sorunu çözecektir. Bu konuda TÜMDEF ve SEİS’in konuyu Bakanlığa rapor ederek İstanbul firmalarının bu önemli sıkıntılarının giderilmesinde sektörel sivil toplum kuruluşları olarak önderlik yapabilirler.

Mehmet Ali Özkan
mehmetaliozkan@gmail.com

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu