Markaların görsel kimliği
Marka iletişiminde temel strateji öncelikle markanın kendisine ait iletişim mecralarının (dökümanlar, arayüzler) marka iletişimine yönelik olarak yeniden düzenlenmesidir. Bu mecralar, kurumsal kimlik ve web sitesi olarak markanın kendisine ait vitrinlerdir ve tüm iletişim çalışmalarının temelini teşkil ederler; bir yazışmada markayı temsil etmeden, internet ortamında varoluşuna onun ana yüzleridirler.
Bu mecralar, diğer iletişim çalışmalarından önce hazırlanması gereken altyapı çalışmaları olarak değerlendirilmelidir.
Kurumsal Kimlik çalışmalarında Türkiye’de genelde ihmal ettiğimiz önemli bir konu var: Üstmarka ve altmarkaların birbiriyle uyumlu biçimde konumlandırılması. Burada üst markanın kurumsal kimliği, görsel kimliği oluşturulduktan sonra alt markaların üst markayla uyumlu biçimde-bütünlük içinde hazırlanmaları gerekiyor. Böylece bir üst marka ne kadar alt markaya sahip olursa olsun, üst marka kimliğine zarar vermeden, hatta onu destekleyecek şekilde pazara çıkmış oluyor.
Web sitelerinde de eksik bıraktığımız bir yön var: Genelde kurumsal web sitelerimiz sadece ürünlerimizi gösteren, ürünlere odaklanan bir yapıya sahip. Oysa her ürünün hayata bakan, insana bakan bir yönü var. Bundan dolayı kurumsal web sitesi haricinde, onun üzerinden link verilerek yapılabilecek ürün-hayat ilişkisine yönelik popüler sitelere ihtiyaç var.
Bu çalışmalar yapıldıktan sonra ilk yapılması gereken veya bunlarla aynı zamanda gerçekleşmesi gereken bir başka önemli çalışma da ilanlarla ilgili.
İlanlarda markanın görsel kimliği çok önemlidir. Bu şu anlama geliyor: Bir ilanda markayı temsil eden şey sadece logo değildir; ilanın bütün bir görsel kimliği markayı temsil etmelidir aslında. Bir başka deyişle, logonuzu ilandan çıkardığınızda ilanın görsel kimliği, tarzı hala o ilanın markanıza ait olduğunu ifade edebiliyor mu? İşte bu, kritik andır: İlanın tümü markanızı temsil eder.
İlanlarla ilgili bir diğer konu da, yukarıda söz ettiğim ürün-hayat ilişkisidir.
Bir marka sadece ürün odaklı ilanlar veriyorsa bunun temel bir katkısı mutlaka vardır; ancak bu ilan tarzından ürünü hayatla, insanla buluşturan ilan tarzına doğru geçmeye ihtiyaç vardır. Ürününüzün hayattaki karşılığı nedir, insanın hangi problemine cevap veriyor? Bu soruları sorarak ürünü hayatın içinde, insanla ilişkilendirerek tanıtmak mümkün ve hatta çok daha etkili bir yöntemdir.
Marka iletişimiyle ilgili daha fazla okuyarak bilgilenmeli, büyük emekler vererek ürettiğimiz ürünleri markalaştırmalıyız.
Sağlıcakla kalın.
Orhan TAŞOVA