Kongre - Fuar

Üreten Sağlık Modeli Güçlü Bir Strateji Olarak Öne Çıkıyor

10. Türk Tıp Dünyası Kurultayı’nda Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, “Üreten Sağlık Modeli ve TÜSEB’in çabaları, yalnızca Türkiye’de değil, Türk dünyasında ve dost ülkelerde de sağlık alanında önemli bir rol üstlenmektedir” dedi.

Cumhurbaşkanlığı Sağlık ve Gıda Politikaları Kurulunun destekleriyle, Sağlık Bakanlığı ve TÜSEB tarafından “Afetlerde Sağlık ve Sağlığın Geleceği” ana temasıyla düzenlenen “10. Türk Tıp Dünyası Kurultayı” İstanbul’da gerçekleştirildi. Kurultay, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın mektubunun okunması, Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, misafir bakan ve bakan yardımcıları ile TÜSEB Başkanı Prof. Dr. Ümit Kervan’ ın açılış konuşmalarıyla başladı. TÜSEB Aziz Sancar Bilim ödülünün de sahibini bulduğu Kurultay Nobel ödüllü Türk bilim insanımız Prof. Dr. Aziz Sancar’ın video mesajının gösterimi ile devam etti.10. Türk Tıp Dünyası Kurultayı, yurt dışında yaşayan Türk araştırmacılar ile Türkiye’de sağlık alanında bilimsel çalışmalar yürüten araştırmacılar arasında bilimsel bağlar kurmayı amaçlıyor. “Afetlerde Sağlık ve Sağlığın Geleceği” ana teması çerçevesinde, kurultay boyunca ilham verici bilimsel konuşmalar ve panel oturumları gerçekleştirildi.

Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, “Bu Kurultay’da da ele alacağımız temel hedeflerden biri, sağlık sistemlerimizin dayanıklılığını güçlendirmek için uluslararası iş birliklerimizi daha da geliştirmek, krizlere karşı daha hazırlıklı ve etkin bir sağlık altyapısı oluşturmaktır. Afet ve acil durumlarda, kriz ortamlarında güçlü liderliğin ve etkin iş birliğinin önemini Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde defalarca tecrübe ettik. Örneğin, tüm dünyayı etkisi altına alan pandemi (COVID-19) döneminde, Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyoner önderliği ve çözüm odaklı yaklaşımı sayesinde, ülkemizde yalnızca 45 gün gibi bir sürede yerli ventilatör cihazlarının üretimi gerçekleştirildi. Bu başarı, Sayın Cumhurbaşkanımızın sağladığı güçlü liderlik ve yerel iş birliklerinin gücüyle mümkün oldu ve bizlere büyük bir cesaret verdi. Bu örnekte olduğu gibi bugün de Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, ülkemizin tüm sağlık ihtiyaçlarını yerli ve millî imkânlarla, kendi kurumlarımız aracılığıyla karşılayacak bir sağlık modeline ulaşmayı hedefliyoruz” açıklamasını yaptı.

Bakan Memişoğlu şu bilgilendirmede bulundu: “Bu noktada, sağlık alanında dayanıklılık ve bağımsızlık hedeflerimize ulaşmak için ülkemizin sağlık alanındaki yenilikçi, sürdürülebilir ve bağımsız yapısını güçlendirme çalışmalarında önemli bir rol üstlenen Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığımızdan, yani TÜSEB’den de kısaca bahsetmek istiyorum. TÜSEB, sağlık bilimleri ve biyoteknoloji alanlarında araştırma ve geliştirme faaliyetlerini teşvik eden, ülkemizin sağlık alanındaki bilgi ve teknoloji üretim kapasitesini artırmayı hedefleyen stratejik bir kurumdur. TÜSEB, kuruluşundan bu yana sağlık teknolojilerinin yerlileştirilmesi, biyoteknolojik ürünlerin geliştirilmesi ve Ar-Ge çalışmalarının desteklenmesi gibi birçok alanda ülkemize önemli katkılar sağlamıştır. Aynı zamanda yerli sağlık teknolojilerinin geliştirilmesi ve sağlık sektöründe bağımsızlığın sağlanması yönünde güçlü bir vizyon ortaya koymaktadır. Bu kapsamda TÜSEB, yüksek katma değerli yerli sağlık ürünleri ve yenilikçi Ar-Ge projeleri geliştirmek üzere ülke genelinde çok yönlü çalışmalarını sürdürmektedir. Bu vizyon doğrultusunda TÜSEB öncülüğünde geliştirilen ‘Üreten Sağlık Modeli’, sadece afet dönemlerinde değil, sağlık sektörünün genelinde dışa bağımlılığı azaltmayı ve sağlık alanında stratejik bağımsızlık kazanmayı hedefleyen güçlü bir strateji olarak öne çıkmaktadır. Türkiye, bu modelle sağlık teknolojilerinde bağımsızlığı amaçlamakta; ilaç, tıbbi cihaz ve medikal ekipman gibi kritik sağlık ürünlerinde yerli üretimi destekleyerek dışa bağımlılığı en aza indirmeyi hedeflemektedir.”

TÜSEB Koordinasyonunda Teknoloji Transfer Ofisleri kurulacak

Bakan Memişoğlu, Üreten Sağlık Modeli’nin başarıya ulaşması ve yerli sağlık ürünlerinin küresel rekabette yer edinebilmesi için TÜSEB’in koordinasyonunda teknoloji transfer ofislerinin kurulmasının planlandığını belirtti.

Bu ofislerin, ülkemizin dört bir yanındaki sağlık çalışanlarının ve bilim insanlarının inovatif fikirlerinin somut ürünlere dönüşmesini sağlayacağını kaydeden Bakan Memişoğlu şöyle devam etti: “Teknoloji transfer ofisleri ile akademik bilginin sanayiye aktarımı sağlanacak, Ar-Ge projeleri desteklenerek yerli üretime odaklanılacaktır. Böylece, ülkemiz sağlık teknolojilerinde yenilikçi ve kendi kendine yeterli bir ülke olma yolunda emin adımlarla ilerleyecektir. Bu süreçte TÜSEB, ulusal ve uluslararası iş birliklerine büyük bir önem vermektedir. Yerli sağlık ürünlerinin Ar-Ge süreçlerini desteklemek amacıyla başta üniversitelerimiz olmak üzere çeşitli sağlık ve araştırma enstitüleriyle kapsamlı iş birlikleri oluşturulmaktadır. Ayrıca, uluslararası alanda da dost ve kardeş ülkeler ile bilimsel projeler geliştirmek üzere ortaklıklar kurularak bölgesel ve küresel çözümler üzerinde çalışmalar yürütülmektedir. Bu iş birlikleri sayesinde, ülkemiz sağlık alanında sadece yerel değil, uluslararası düzeyde de etkili bir rol oynamayı hedeflemektedir. Özellikle afet dönemlerinde ihtiyaç duyulan tıbbi cihaz ve ilaçların yerli üretimle hızlı bir şekilde sağlanması, ülkemizin bölgesel ve küresel sağlık krizlerine hızlı ve etkin yanıt verme kapasitesini artıracaktır.”

“Medikal çözümleri daha geniş bir coğrafyada erişilebilir hâle getirmeyi amaçlıyoruz”

“Üreten Sağlık Modeli ve TÜSEB’in çabaları, yalnızca Türkiye’de değil, Türk dünyasında ve dost ülkelerde de sağlık alanında önemli bir rol üstlenmektedir” diyen Bakan Memişoğlu, ”Bu bağlamda, dost ve kardeş ülkelerden gelen bilim insanları ile ortak projeler üreterek medikal çözümleri daha geniş bir coğrafyada erişilebilir hâle getirmeyi amaçlıyoruz. Türk dünyasında bilimsel dayanışmayı güçlendirerek krizlere karşı sağlık sistemleri oluşturma hedefimize bir adım daha yaklaşmayı planlıyoruz. Bu Kurultay’da ele alacağımız yeni iş birlikleri ve Ar-Ge projeleri, Üreten Sağlık Modeli’ni daha da güçlendirecek ve ülkemizin küresel sağlık rekabetinde daha fazla söz sahibi olmasını sağlayacaktır. TÜSEB’in aktif katkılarıyla sağlık alanında gerçekleştirilen bu dönüşüm, Türkiye’nin hem afet durumlarına hazırlık kapasitesini artıracak hem de sağlık sektörünün sürdürülebilirliğine katkı sağlayacaktır” diye konuştu.

 

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu