Röportaj

PromaMedikal’de, işlevsellik ve kullanıcı deneyimi ön planda

Yoğun bakım, doğumhane ve ameliyathane gibi kritik alanlara yönelik ürünler geliştiren Proma Medikal (Schröder Health Projects), Türkiye içine 7-10 iş günü,  Avrupa’daki partnerlerine 2 hafta içinde teslimat yapabiliyor. İşlevselliği ve kullanıcı deneyimini temel unsur olarak gördüklerini belirten İhracat Koordinatörü Furkan Gürünlü, firmanın çalışmaları hakkında bilgi verdi.

100’ün üzerinde ülkeye ihracat gerçekleştiriyorsunuz. Bu uluslararası büyüme sürecinde karşılaştığınız en büyük zorluklar neler oldu ve Türkiye merkezli üretimin size sağladığı avantajlar nelerdir?

Uluslararası büyüme sürecimiz, farklı ülkelerin regülasyonları ve lojistik koşulları nedeniyle zorluklar barındırsa da Türkiye merkezli üretim gücümüzle bu engelleri avantaja dönüştürüyoruz. CE, ISO, FDA gibi belgelerin yanı sıra yerel taleplere göre ürün adaptasyonu yapıyor, Ar-Ge ve teknik dokümantasyon ekiplerimizi koordineli çalıştırıyoruz. Her pazarın satın alma alışkanlıklarına göre katalog ve teknik dokümanları yerelleştiriyoruz. Gaziantep’teki entegre tesisimiz, modüler altyapısıyla hızlı ve esnek üretim sağlıyor. Yerli bileşen oranımız %85’in üzerinde. Türkiye’nin stratejik konumu sayesinde Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’ya hızlı teslimat yapabiliyoruz; bu da acil projelerde avantaj sağlıyor.

Ürün portföyünüz “elektronikyataklar, sedyeler, doğum & jinekoloji yatakları, medikal koltuklar” gibi oldukça geniş. Ar-Ge ve ürün geliştirme süreçleriniz bu çeşitlilikte nasıl yapılandırılmış? Özellikle modüler, uyarlanabilir tasarım ya da özel klinik ihtiyaçlara yönelik çözümleriniz var mı?

Schröder Health’in Ar-Ge yaklaşımı, teknik çeşitliliği yönetebilen, modüler ve klinik ihtiyaçlara duyarlı bir yapıda kurgulanmıştır. Ürün gruplarına göre uzmanlaşmış ekipler, kalite standartlarını koruyarak özel çözümler geliştirir. Modüler tasarım sayesinde ürünler farklı klinik ihtiyaçlara göre konfigüre edilebilir, bakım süreçleri kolaylaşır ve ihracat pazarlarına uyum sağlanır. Ar-Ge sürecinde yerinde gözlem ve kullanıcı geri bildirimi kritik rol oynar. Üretimle entegre çalışan yapı, prototipten seri üretime geçişi hızlandırır. ERP sistemiyle tüm teknik bilgiler sahaya aktarılır. Bu disiplinli ve esnek yapı, hem Türkiye’deki sağlık dönüşümüne hem de global pazarda rekabet gücümüze katkı sağlar.

Özellikle yoğun bakım, doğum servisi gibi kritik alanlardaki ürünler için hangi kalite yönetim sistemlerine sahipsiniz? (Örn. ISO 13485, CE, yerli katkı oranı gibi) Ayrıca bu sertifikaların günlük üretiminize etkisi nedir?

Schröder Health olarak yoğun bakım, doğumhane ve ameliyathane gibi kritik alanlara yönelik ürünler geliştirirken kalite yönetim sistemlerini üretim kültürümüzün temel unsuru olarak benimsiyoruz. ISO 13485, ISO 9001, ISO 14001, ISO 14971, CE ve yerli katkı belgeleriyle hem ulusal hem uluslararası pazarlarda güvenilirliğimizi artırıyoruz. Üretim süreçlerimizde risk analizi, izlenebilirlik, çevresel duyarlılık ve kullanıcı geri bildirimi esas alınır. Her ürün tanımlı proseslere göre üretilir, teknik dosyalarla belgelenir. CE ve ISO gereklilikleri daha tasarım aşamasında dikkate alınır. Bu sistemler, üretim hızımızı, müşteri memnuniyetimizi ve ihracat başarımızı doğrudan destekler.

Önümüzdeki 3-5 yıl için hangi bölgelere öncelik vereceksiniz?

Önümüzdeki 3–5 yıl için uluslararası büyüme stratejimizde hem mevcut pazarlardaki derinleşmeye hem de yeni, potansiyeli yüksek bölgelere açılmaya odaklanıyoruz. Bu çerçevede öncelik verdiğimiz bölgeleri üç ana başlıkta özetleyebilirim:

Avrupa, hâlihazırda güçlü distribütör ağımızın bulunduğu ve teknik yeterliliklerimizin yüksek karşılık bulduğu bir bölge. Özellikle İtalya, Portekiz, Romanya ve Polonya gibi ülkelerde kamu ihaleleri ve özel hastane projelerine daha fazla odaklanacağız. Rusya, Kuzey ve Güney Amerika bölgelerine öncelik vereceğiz.

Türkiye medikal mobilya üretiminde “yerli üretim, yüksek kalite, hızlı teslimat” kriterleri önemli hale geldi. Yerli katkı oranınız, üretim kapasiteniz ve tedarik zinciriniz hakkında bilgi verebilir misiniz?

Bizim üretim yaklaşımımızla birebir örtüşüyor. Schröder Health olarak bu üç alanda güçlü bir konumdayız: Ürünlerimizin yerli katkı oranı %85’in üzerindedir. Metal işleme, elektrostatik boya, enjeksiyon plastik parçalar ve tekstil gibi kritik bileşenleri Türkiye’deki çözüm ortaklarımızla üretiyoruz. Entegre tesisimizde aylık 3.000+ ünite üretim kapasitesine sahibiz. Yerli üretim avantajımız sayesinde teslim sürelerimizi minimize ettik. Türkiye içi sevkiyatlarda ortalama teslim süremiz 7-10 iş günü; Avrupa’daki partnerlerimize ise 2 hafta içinde ürün ulaştırabiliyoruz

Tasarım odaklı bir yaklaşımınız var bu sizi rakiplerinizden nasıl farklılaştırıyor? Kullanıcı geri bildirimleri süreçlerinizi nasıl etkiliyor?

Schröder Health olarak tasarımı yalnızca estetik değil, işlevselliğin ve kullanıcı deneyiminin temel unsuru olarak görüyoruz. Tasarım odaklı yaklaşımımız, bizi rakiplerimizden ayıran en güçlü yönlerden biri. Bu yaklaşım, ürünlerimizin sadece görsel olarak değil, klinik süreçlere uyum, ergonomi ve bakım kolaylığı açısından da fark yaratmasını sağlıyor.

Ürünlerimizi geliştirirken hem sağlık personelinin operasyonel ihtiyaçlarını hem de hastaların konfor beklentilerini dikkate alıyoruz.

Tasarım sürecimizde modülerlik ilkesi ön planda. Aynı ürün gövdesi üzerine farklı aksesuarlar, kontrol sistemleri veya yüzey kaplamaları entegre edilebiliyoruz.

Klinik personelden, teknik servis ekiplerinden ve son kullanıcı hastalardan gelen geri bildirimler, ürün geliştirme döngümüzün ayrılmaz bir parçası. Her yeni ürün lansmanından sonra geri bildirim toplama süreci başlatılıyor. Bu veriler, Ar-Ge ve tasarım ekiplerimiz tarafından analiz edilerek sonraki üretim serilerine yön veriyor.

Kullanıcı geri bildirimlerini her zaman önemsemişizdir bu nedenle tasarımlarımızı sürekli güncelleriz. Sektörde her yıl yeni tasarım ve modeller çıkaran bir firma olarak tanınmak bizim için çok değerli.

Sonuç olarak, SchröderHealth’in tasarım yaklaşımı; kullanıcı odaklı, esnek ve sahaya duyarlı bir yapıya sahip. Bu sayede ürünlerimiz sadece teknik olarak değil, deneyimsel olarak da fark yaratıyor. Tasarımı bir mühendislik disipliniyle değil, bir çözüm diliyle ele alıyoruz. Bu da bizi rakiplerimizden ayıran temel farklardan biri.

Son olarak, sağlık sektörü hızla değişiyor: yaşlanan nüfus, evde bakım çözümleri, pandemi sonrası dönüşüm gibi faktörler ön planda. Schröder olarak önümüzdeki yıllarda hangi yenilikçi ürünler, hizmetler ya da iş modelleri üzerinde çalışıyorsunuz? Özellikle “evde bakım”, “bakım ekipmanları” veya “entegre çözüm sistemleri” gibi alanlarda planlarınız var mı?

Schröder Health olarak sağlık sektöründeki dönüşüme yön veriyor, üç ana eksende ilerliyoruz: Evde bakım çözümleriyle hastane konforunu ev ortamına taşıyor; mobil hasta karyolaları ve CARE serisi yataklar geliştiriyoruz. Ergonomik bakım ekipmanlarıyla hemşirelerin iş yükünü azaltıyor, yapay zeka destekli yataklartasarlıyoruz. Entegre çözüm sistemleriyle kamu ve özel kuruluşlara medikal mobilya, lojistik ve kurulum hizmetlerini tek çatı altında sunuyoruz. Dijital takip sistemleriyle ürün ömrünü izliyor, hizmet ve iş modeli bazında da inovasyon sağlıyoruz. Yerli üretim gücümüzü küresel ihtiyaçlarla entegre etmeye kararlıyız.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu