Nöropazarlama Kongresi’nde Nöropazarlama 2.0 Ele Alındı

Üsküdar Üniversitesinin ev sahipliği yaptığı ‘Nöropazarlama 2.0: Tüketici Nörobiliminde Yeni Dönem Sürekleyici Teknolojiler ve Yapay Zeka’ temalı kongrede, nöropazarlamada yapay zekanın etkisi tüm yönleriyle ele alındı.
Uluslararası arenadan önemli isimlerin katıldığı kongrede Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Nöropazarlamanın ehil insanların elinde olması gerektiğini, alanın kötüye kullanımının söz konusu olabileceğine dikkat çekti. Her şeyin önüne bir ‘nöro’ ekleyip bilimsel bir kılıfla sunarak insanları yanıltmanın mümkün olduğunu sözlerine ekledi.
ÜÜTV ve Youtube’dan da canlı yayınlanan kongrenin açılış konuşmaları Üsküdar Üniversitesi Nöropazarlama Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Selami Varol Ülker, Üsküdar Üniversitesi İTBF Dekanı Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak, Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nazife Güngör ile Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Yönetim Üst Kurulu Başkanı Prof. Dr. Nevzat Tarhan tarafından yapıldı.
“Ben kalarak biz olmayı başarabilmek gerekiyor”
Prof. Dr. Nevzat Tarhan konuşmasında yeni bilgilerin tartışıldığı, yapılan çalışmaların gözden geçirildiği nöropazarlama kongresini düzenleyen Üsküdar Üniversitesi’nin Türkiye’de ilk ve tek nöropazarlama bölümü bulunan üniversite olduğunu hatırlattı.
Nöropazarlama programını kurmak ve devam ettirmek için iki disiplinin bir araya getirilmesi gerektiğini dile getiren Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Bizde bu konu için altyapı vardı. Pazarlama konusunda reklamcılık bölümünün teorik deneyiminin olması ve akademik destek sağlayabilmesi boşlukları doldurdu. 21. yüzyılın becerilerinden birisi de takım çalışması. Ben kalarak biz olmayı başarabilmek gerekiyor. Takım çalışmasında kişi kendi değerlerini, özelliklerini koruyarak bir takımın, bir hedefin parçası oluyor. Bu durumda orkestra gibi çalışan bir akademik yapı ortaya çıktı ve nöropazarlama da iyi bir aşamaya geldi.” dedi.
“Yapay zekayı tehdit olarak düşünmek, kötü amaçlıların işini kolaylaştıracaktır…”
Matbaa insanlık tarihinde nasıl bir dönüşüm yaptıysa yapay zekanın da dönüşüm yapacağını belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Yapay zekanın etik sorunlara yol açacağını, meslekleri ortadan kaldıracağını, tehdit olduğunu düşünmek yapay zekayı kötü amaçlı kullananların işini kolaylaştırır. Biz yapay zekayı iyi amaçla kullanırsak kötü kendiliğinden azalır zaten. Yapay zekayı mesleki hedeflerimizle toplumsal hedeflerimizle ne kadar iyi kullanabilirsek o derece işe yarayacak.” dedi.
Bununla ilgili çalışmaların yapılması ve projeler üretilmesinin altyapıyı büyüteceğini aktaran Prof. Dr. Nevzat Tarhan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Gelişmiş ülkelerde sistem böyle büyüyor ve gelişiyor. Ve ben hep bir konuda ihtiyaç varsa o ihtiyacı kovalamayı öneriyorum. İhtiyacı kovalarsanız, geleceğin ihtiyaçlarını belirleyip onu amaç edinir ve hem başlangıç yapan ilklerden olursunuz hem de o ihtiyaca yönelik ilgi arttıkça büyüyüp sürdürülebilir olursunuz.”
“Hesaplamalı nörobilim, yapay zekanın önünü açtı”
Nöropazarlama ve nörobilim sentezinin nasıl yapılacağı konusunun zorlanılan bir alan olduğuna değinen Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Bu konuda Prof. Dr. Tayfun Uzbay hocamın çok emekleri var, tekrar teşekkür ediyorum bütün emeği geçenlere.” dedi.
Hesaplamalı nörobilimin pazarlamaya katıldığında nöromarketingin daha doğru bir tanım olacağını dile getiren Tarhan, “Bu, yapay zekayla gerçekleştirilebilecek bir şeydir. Yapay zeka, bulanık mantık olarak da bilinen fuzzy mantığı temel alır. Modalite mantığı ve olasılık mantığının hesaplamalarını kullanır. Bu mantık, Azerbaycanlı bir bilim insanı tarafından 1967’lerde keşfedildi ve daha sonra hesaplamaları yapıldı. Bu hesaplamaların yapılması, yapay zekanın önünü açtı.” açıklamasını yaptı.
“Nöropazarlama, ehil insanların elinde olması gereken bir alan”
‘Yapay sinir ağlarıyla makine öğrenimini mümkün kılan temel keşifler ve icatlar’ konusunda yaptıkları çalışmalarla Nobel Fizik Ödülü alan fizikçi ve bilişsel ruh bilimci bilim insanlarını hatırlatan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Fizikçiler buna itiraz ettiler, ancak onların açtığı yolla yapay zekanın becerileri gelişmiş oldu. OpenAI, yapay zekanın yazılımcılarıyla akıl ajanları geliştirdi. Bu ajanlar, dünyanın birçok akıllı işini alıyor ve yapay zeka yazılımı için bilgi topluyor. Bu nedenle yapay sinir ağları konusu pazarlamacıların ilgi alanına girecek bir konu. Projelerimizde bunu düşünmemizi tavsiye ediyorum.” dedi.
Nöropazarlama konusunda birçok kitap olduğuna ancak akademik program olmadığına dikkat çeken Prof. Dr. Nevzat Tarhan, sözlerini şöyle tamamladı: “Sadece bizde akademik program var. Eskişehir’de bazı hocalar da bu konuda çalışıyor. Nöropazarlama, ehil insanların elinde olması gereken bir alan. İşi bilmeyen ve birkaç kitap okuyup da bir şeyler yazan kişiler konuyu kötüye kullanabiliyor. Bu nedenle nöropazarlama riskli bir alan. Her şeyin önüne bir ‘nöro’ ekleyip bilimsel bir kılıfla sunmak ve insanları yanıltmak mümkün. Bu nedenle dikkatli olmakta fayda var.”
“Üniversitemizin böyle bir program açması, Türkiye’deki pazarlama sektörüne büyük katkı sağladı”
Açılış konuşmasını gerçekleştiren Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nazife Güngör konuşmasında Üsküdar Üniversitesi bünyesinde nöropazarlama programının kuruluşundan bahsetti: “Nöropazarlamanın bu üniversitedeki hikayesi oldukça ilginç. Yıllar önce, 2014’te, Nevzat Hocamız nöropazarlama programını açmayı önerdi. Bu fikirle YÖK’e dosyalar gönderildi ve aylarca bekledik. Diğer üniversitelere de danışıldı, ancak YÖK bu konuda biraz şaşkındı çünkü Türkiye’de bu programın bir örneği yoktu. Nasıl bir program olacağı ve hangi hocaların ders vereceği konusunda belirsizlikler vardı. Bu belirsizliklerin içinde bizim programımız açıldı ve nöropazarlama hikayemiz başladı.”
Zamanla Türkiye’de nöropazarlama alanına ilginin arttığını dile getiren Prof. Dr. Nazife Güngör, “Pazarlama şirketleri de bu alana açılmaya başladılar ve uzmanlar yetiştirmeye başladılar. Üniversitemizin böyle bir program açması, Türkiye’deki pazarlama sektörüne büyük katkı sağladı. Karşılıklı etkileşimle, sektörden destek alarak ve sektöre destek vererek, amatörce ama heyecanla başlayan yolculuğumuz belli bir noktaya ulaştı.” açıklamasını yaptı.
“Yeni reklam ve propaganda teknikleri, nörobilimsel ve psikolojik yöntemlerle destekleniyor”
Şu anda akademik olarak Türkiye’de ilk ve tek nöropazarlama programına Üsküdar Üniversitesi’nin sahip olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Nazife Güngör, “Başka üniversitelerde kurslar verilse de akademik program olarak sadece biz devam ediyoruz. Bu alanda doktora programı açmayı da hedefliyoruz. Çünkü artık bu alanın akademik olarak kendini kanıtlama zamanı geldi.” dedi.
Prof. Dr. Nazife Güngör konuşmasını şöyle tamamladı: “Dünya akademisinde ve biliminde nörobilim paradigması ve dijitalleşme giderek önem kazanıyor. Pazarlamacılar, klasik yöntemlerle yetinmeyerek nörobilimin olanaklarını kullanmaya başladılar. Yeni reklam ve propaganda teknikleri, nörobilimsel ve psikolojik yöntemlerle destekleniyor. Bu alanda çalışmaya devam ederek, önemli bir örnek oluşturduğumuzu düşünüyoruz. Sosyal Bilimler Enstitümüz de bu alanda büyük çaba gösterdi. Sektörden destek veren hocalarımıza da teşekkür ediyorum. Bu sempozyum, sadece bir master programı değil, aynı zamanda akademik tartışma platformu olarak da önemli bir alan açtı.”



