
Gül hastalığının, vücudumuzun yüz ve burun çevresinin aşırı duyarlı olması sebebiyle daha çok bu bölgede kendini gösterdiğini belirten Özel Aile Hastanesi’nden Klinik Estetik ve Lazer Demratolog Uzm. Dr. Sepideh Khani, “Göz, kirpik diplerinde yaratığı iltihapla gözlerde kanlanma, kuruluk, batma, güneşe hassasiyet ve arpacık tarzında şikayetlere yol açabilir” dedi.
Özel Aile Hastanesi’nden Klinik Estetik ve Lazer Demratolog Uzm. Dr. Sepideh Khani, Gül hastalığının, belirtileri, nedenleri ve tedavisini hakkında bilgi verdi.
Rozasea (Gül Hastalığı) nedir?
Yüz bölgesinde ortaya çıkan, ciltte iltihaplı kızarıklık, damarlanmada artış ve sivilce benzeri lezyonlarla seyreden bir hastalıktır. Vücudumuzun yüz ve burun çevresinin aşırı duyarlı olması sebebiyle daha çok bu bölgede kendini gösterir.
Gül hastalığı belirtileri ciltte aşırı hassasiyetle başlayıp aylarca devam edebilir. Genellikle beyaz tenli kişiler gül hastalığından şikayetçidir. Kadınların erkeklere göre bu hastalığı geliştirme olasılığı daha yüksektir.
Gül hastalığının tanısı için özel bir test yoktur. Fiziksel muayene esnasında lezyonları inceleyerek tanı konulur. Gül hastalığı ile benzer belirtilere sahip olan sedef hastalığı, egzama veya lupus gibi diğer hastalıkları ekarte etmek için ek tetikler yapılabilir.
Bu rahatsızlık göz – kirpik diplerinde yaratığı iltihapla gözlerde kanlanma, kuruluk, batma, güneşe hassasiyet ve arpacık tarzında şikayetlere de yol açabilir.
Roza hastalığı kişiden kişiye geçen bir hastalık değildir ama genetik faktörlerin etkisi söz konusudur.
Alkol, aşırı sıcak çay ve kahve de içilmemelidir
Gül hastalığı belirtileri nelerdir?
Nedeni tam olarak bilinmemektedir ve bazı durumlar hastalığı tetikleyebilir.
Vücudumuzun burun ve çevresinde kendini gösterir. Boyun, göğüs, kafa derisi dahil ciltte meydana gelen döküntüler bu hastalığın belirtileri arasında yer alır. Burundaki yağ bezlerinin genişlemesi sonucu, burnun büyüyüp şekil değiştirmesi olasıdır.
Alkol, roza hastalarında atakları artırmaktadır ve aşırı sıcak çay ve kahve de içilmemelidir. Roza hastaları acı ve baharatlı gıdaların tüketiminde dikkatli olmaları gerekir. Güneş ışınlarına maruz kalma, stres, maytlar ve makyaj malzemeleri de diğer tetikleyici faktörler arasındadır.
Bu cilt hastalığına yakalanan kişiler cilt ve saç ürünlerini dikkatli ve bir uzman görüşüyle seçmelidir. Aşırı tahriş edici, soyucu, bazı gençleştirme ve kırışık önleyici ürünler bu kişiler için uygun değildir.
Uygulanan tedaviler belirtileri kontrol altında tutar ve hafifletir
Gül hastalığı tedavisi nasıl uygulanır?
Roza hastalığının 4 evresi vardır. Tedavi edilmediği takdirde ilerleme ihtimali olabilir.
Hekim kontrolünde ağızdan alınan ilaçlarda tedavinin bir parçasıdır. İlaç tedavilerinin yanı sıra kılcal damarlar için bazı ışık sistemleri ve lazer ile tedavisi de yapılabilir.
Yüze mezoterapi ve PRP uygulanarak ciltte nem oranı arttırılır. Böylelikle kılcal damarların çatlaması engellenir.
Tedavi yöntemleri değişkendir, çünkü evresi ve semptomları kişiden kişiye göre değişir.
Hastalığın süreci geçici yanmalarla beraber hafifleyerek ilerler.
Yöntemler arasında ilaçlar ve lazer tedavileri bulunmaktadır ancak bunlara ek olarak hastalığın ataklarını tetikleyen faktörlerden kaçınılması gerekmektedir.
Roza hastaları, tahriş edici ürünlerden, alkol içeren tonikler ve kremlerden uzak durmalıdır.
Topikal kortizon başlangıçta iyi gelse de zaman içinde alışkanlık yapar ve hastalığı şiddetlendirebilir. Uzak durulması gereken ilaç grubudur.
Metronidazol ve Azeleik asit içeren krem ve jeller faydalıdır.
Nemlendiriciler su bazlı ve kızarıklık önleyici olmalı; yıkama jelleri hassas cilt tipine göre seçilmelidir.
Gül hastalığının kesin tedavisi yoktur. Ancak uygulanan tedaviler belirtileri kontrol altında tutar ve hafifletir.



