Biyotek Genel Müdürü Kadir Akman: “Yerli güçle sağlık teknolojilerinde güven inşa ediyoruz”

Denizli merkezli Biyotek Tıbbi Cihazlar, 17 yıllık kurumsal birikimi ve 25 yıllık sektör deneyimiyle sağlık teknolojilerinde güven ve sürdürülebilirliği merkeze alan çözümler geliştiriyor. Genel Müdür Kadir Akman, tıbbi cihazlarda servis kalitesinin, satışın ötesinde bir sorumluluk olduğunu vurguluyor.
Türkiye’nin tıbbi cihaz sektöründe istikrarlı büyümesini sürdüren Biyotek Tıbbi Cihazlar, teknik servis, cihaz satış ve yedek parça tedarik hizmetlerinde Ege Bölgesi’nden ülke geneline uzanan güçlü bir altyapı kurdu. Genel Müdür Kadir Akman, sektördeki dönüşümün yalnızca yeni cihazlarla değil, “doğru bakım ve kalıcı destek hizmetleriyle” mümkün olduğunu söylüyor.
“Tıbbi cihazların ömrü, doğru bakımla uzar”
Tıbbi cihazların yalnızca satın alma süreciyle sınırlı olmadığını belirten Akman, şunları dile getiriyor: “Bir cihazı hastaneye kazandırmak kadar, onu uzun yıllar boyunca güvenli ve etkin biçimde çalışır durumda tutmak da önemlidir. Biz Biyotek olarak, müşterilerimize sadece cihaz satışı değil, cihazın tüm yaşam döngüsünü kapsayan çözümler sunuyoruz. Bu yaklaşım hem verimliliği artırıyor hem de kurumların maliyetlerini düşürüyor.”
Akman, Biyotek’in sunduğu hizmetlerin 7/24 teknik destek, bakım anlaşmaları ve yedek parça tedarikini kapsadığını belirterek, “Sağlık kurumlarıyla kurduğumuz uzun vadeli iş birlikleri, bize sektörde önemli bir güven kazandırdı” diyor.
“Ultrason proplarında yenilikçi onarım teknolojileri geliştirdik”
Tıbbi görüntüleme cihazlarının kalbi sayılan ultrason ve ekokardiyografi proplarında yaşanan arızaların sağlık hizmetini doğrudan etkilediğini vurgulayan Akman, geliştirdikleri onarım çözümlerini şöyle anlatıyor: “Kristal defektleri nedeniyle tamamen değiştirilmesi gereken propları, ithal ettiğimiz kristal başlıklarla neredeyse sıfır seviyesinde yeniliyoruz. Hem kristal defekleri hem de kablo hasarı olan propları ise assembly kitlerimiz sayesinde, eski probun yalnızca konektörünü kullanarak tüm probu yenilemek mümkün. Bu yöntem hem maliyetleri düşürüyor hem de çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlıyor”
“Döviz dalgalanmaları sektörün en büyük risklerinden biri”
Sektörün büyümesine rağmen ithalat bağımlılığının devam ettiğini söyleyen Akman, dövizdeki dalgalanmaların ciddi mali baskı yarattığını ifade ediyor: “Tıbbi cihaz üretiminde son yıllarda yerli adımlar atılsa da kritik bileşenlerin çoğunu hâlâ yurt dışından temin ediyoruz. Kur artışları, hem cihaz hem yedek parça maliyetlerini doğrudan etkiliyor. Bu durum teknik servislerin fiyat politikalarını da zorlaştırıyor.”
Akman ayrıca teknik personel yetersizliğine dikkat çekerek, “Tıbbi cihaz onarımı sıradan bir tamir işi değildir. Kalite ve güvenlik standartlarına hâkim, deneyimli teknik personel gerekiyor. Biz bu konuda ekibimizi sürekli eğitimlerle güçlendiriyoruz” diyor.
“Esaote ve Edan ile kaliteyi Türkiye’ye taşıyoruz”
Biyotek’in yalnızca servis değil, aynı zamanda dünya markalarının Türkiye’deki yetkili temsilcisi olduğunu belirten Akman, İtalyan Esaote ve Edan markalarının bayiliğini yürüttüklerini vurguluyor. Akman, şunları söylüyor. “Tıbbi cihaz alırken en önemli unsur satış sonrası destektir. Biz cihazı teslim ettikten sonra da yanındayız. Amacımız, kullanıcı memnuniyetini sürekli kılmak ve cihazların maksimum performansla çalışmasını sağlamaktır”
“Sürdürülebilir büyüme için yatırımlarımızı artırıyoruz”
Gelecek hedeflerine de değinen Akman, Biyotek’in büyüme stratejisinin temelinde kalite, eğitim ve yerli üretim yatırımlarının olduğunu belirterek, “Bizim için güven, sürdürülebilirliğin ilk adımı. Sağlık hizmetlerinin kesintisiz devam etmesi için çözümler geliştiriyoruz. Önümüzdeki dönemde teknik servis kapasitemizi genişletecek, yerli üretim konusunda daha fazla yatırım yapacağız. Sektör değişiyor ama biz bu değişimin öncüsü olmaya kararlıyız” diyor.


