Sağlık

Benign eklem hipermobilite sendromu

Kendinizi esnek hisseder misiniz? Diğer kişilere göre daha rahat yere değer, parmaklarınızı bileğinize çevirebilir misiniz? Eğer bu sorulara evet diyorsanız, hipermobil olabilirsiniz. Peki, hipermobilite nedir?

Koç Üniversitesi Hastanesi’nden Prof. Dr. Ayşegül Ketenci, Benign eklem hipermobilite sendromu hakkında merak edilenleri anlattı…

Eklemlerimizi, kaslarımızı ve kirişlerimizi oluşturan bağ dokusu temel olarak kolajenden oluşmaktadır. Kolajen aslında bir proteindir ve ciltte, kaslarda, kirişlerde, kemiklerde bulunarak güç ve esneklik sağlar. 28 farklı kolajen vardır. Birden fazla kolajen birleşerek farklı dokuların oluşumunu sağlar. Kaslarda ve kirişlerde olması gereken oranlar ortalamadan farklı olursa, daha esnek bir yapıyla doğarız. Bu farklılık genetik olarak geçiş gösterir ve çocuklukta, ergenlikte ve kadınlarda daha belirginken, yaş ilerledikçe dokuların su kaybetmesi ve esnekliklerinin azalmasıyla hipermobilite azalır. Önemli olan, bu süreci olabildiğince sağlıklı, ağrısız geçirmek ve ileri yaşlara kas-iskelet sağlığı açısından sağlıklı girebilmektir.

Eklemlerdeki esneklik ve ağrının birlikteliği 1960’lardan beri bilinmektedir. Ancak, esnek yapıda olmanın ağrı dışı bazı yakınmaları da beraberinde taşıdığının saptanmasıyla, 2017 yılında bu yakınmalar “Benign Eklem Hipermobilite Sendromu” (BEHS) olarak bir başlık altında toplanmıştır. Genel olarak toplumda %4 oranında görülmekle beraber, ağrılı hastalarda ve farklı yaş gruplarında oranlar yükselmektedir. Eklemlerinde ve kaslarında ağrı yakınması olan kişilerde oran %57’ye kadar çıkmaktadır.

Farkındalığın az olması, farklı yakınmalarla kendini göstermesi ve net bir laboratuvar testi olmaması nedeniyle tanısı sıklıkla gözden kaçmaktadır. Bu sendromun olasılığını değerlendirmek için 5 soruluk bir test oluşturulmuştur. Bu soruların 2 tanesine “evet” cevabı veriliyorsa, %84 duyarlılıkla bu sendrom var anlamına gelmektedir.

5 soruluk BEHS testi

1-         Kendinizi çift eklemli gibi hissediyor musunuz?

2-         Şimdi (veya hayatınızın bir döneminde) dizlerinizi bükmeden her iki elinizi yere düz olarak koyabildiniz mi?

3-         Şimdi (veya hayatınızın bir döneminde) başparmağınızı el bileğinize değdirebildiniz mi?

4-         Çocukken arkadaşlarınızı eğlendirmek için vücudunuzu farklı şekillere soktunuz mu?

5-         Çocuklukta veya ergenlikte diz veya omzunuz birden çok defa çıktı mı?

 

Klinik yakınmalar

Kronik ağrı, denge bozukluğu, travmaya kolay maruz kalma, skolyoz, belin aşırı çukur olması, sırtta kamburluk, düz tabanlık ve bel kayması sıklıkla görülen yakınmaları oluşturmaktadır. Ayrıca saçlarda incelme, cildin kolay yaralanması ve zor iyileşmesi, miyop, ani harekette çarpıntı ve tansiyon düşüklüğü, midede gaz ve hazımsızlık, reflü, huzursuz bağırsak sendromu, varisler, hemoroit, bu sendromda diğer sistemleri etkileyen ve ağrıya eşlik eden yakınmaları oluşturmaktadır.

Tedavi

Bu konuda farkındalığın olması, tedavinin ilk basamağını oluşturmaktadır. Esnekliğin fazla olması nedeniyle kasların kasılarak hareketi azaltmaya çalışması sık kas spazmı yaşanmasına neden olur, ancak kas spazmlarını açmak, esnekliğin tekrar eklemleri zorlamasıyla sonuçlanır. Bu nedenle, esnek kişilerin esnekliklerini azaltacak uygun egzersiz programını eklemeden kaslarını gevşetmesi uygun değildir. Esnekliğin azaltılması, hastaların sadece kas ve eklemlerle ilgili değil, aynı zamanda iç hastalıklarıyla ilgili birçok yakınmasının azaltılmasına yardımcı olmaktadır.

Özetle; uygun egzersiz programları ve korunma önlemleriyle sık tekrarlayan kas ve eklem yaralanmaları ve sistemik yakınmaları azaltmak, düzeltmek ve sağlıklı yaşamak mümkündür.

 

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu