Röportaj

Ravben Sağlık Teknolojileri, Sağlık Teknolojilerinin Geleceğini Şekillendirmeye Devam Ediyor

Son yıllarda sağlık sektöründe yaşanan dijital dönüşüm ve tıbbi cihaz teknolojilerindeki ilerlemeler, Türkiye’yi bu alanda stratejik bir noktaya taşımıştır. Bu dönüşümün öncülerinden biri olan Ravben Sağlık Teknolojileri ve Tıbbi Cihazlar Ticaret A.Ş., 20 yıla yakın tecrübesiyle hem yerli çözümleri hem de uluslararası markaların distribütörlüğünü sunarak dikkat çekmektedir. Ankara merkezli firma, İzmir ve İstanbul’da şubeleriyle faaliyet göstermekte, beyin cerrahisi, KBB, ortopedi, plastik ve genel cerrahi gibi birçok branşa yönelik ürünler sunmaktadır.

Bu sayımızda Ravben Sağlık Teknolojileri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Cemil ERDOĞAN ile gerçekleştirdiğimiz röportaj aracılığıyla; firmanın faaliyet alanları, Türkiye’nin sağlık teknolojileri alanındaki konumu ve sektörün geleceğine yönelik öngörüler üzerine kapsamlı bir değerlendirme sunuyoruz.

Ravben Sağlık Teknolojileri ve Tıbbi Cihazlar Ticaret A.Ş. hakkında kısaca bilgi verir misiniz?

Firmamız, sağlık teknolojileri ve tıbbi cihazlar alanında 20 yılı aşkın tecrübe ile faaliyet göstermektedir. Beyin cerrahisi, kulak burun boğaz, plastik cerrahi, ortopedi, genel cerrahi gibi birçok alanda yüksek kaliteli ürünler sunuyoruz. Aynı zamanda dünyanın önde gelen üreticilerinin Türkiye’deki tek yetkili distribütörlüğünü üstleniyoruz. Merkez ofisimiz Ankara’da bulunmakta olup ayrıca İzmir ve İstanbul’da şubelerimiz vardır. Diğer yandan  satış sonrası kaliteli hizmet, teknik destek ve eğitim sunma konusunda güçlü bir altyapımız bulunmaktadır. Firmamızın misyonu ve vizyonu kısaca  Ravben Sağlık Teknolojileri ve Tıbbi Cihazlar Ticaret A.Ş. olarak, sağlık alanında yenilikçi, güvenilir ve yüksek kaliteli çözümler sunmayı ilke edinmiş bir firma olarak; yaşam kalitesini artıran, insan sağlığını önceleyen teknolojileri erişilebilir kılmak ve sağlık profesyonellerine etkin çözümler sunmaktır.

Son yıllarda tıbbi cihazlar alanında yaşanan teknolojik gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Statejik öneme sahip ilk 3 sektörü bana sorsanız size, Tarım, Sağlık ve Savunma Sanayi derim.   Son yıllarda tıbbi cihazlar alanında yaşanan dijital dönüşüm, sağlık hizmetlerinin kalitesini artırmak adına büyük bir fırsat sunuyor. Yeni nesil cihazlar, daha hassas teşhisler ve tedavi yöntemleri sunuyor. Bu gelişmeler, hastaların yaşam kalitesini artırırken, sağlık profesyonellerinin de işlerini kolaylaştırmaktadır. Biz de Ravben olarak, sektöre sadece ürün değil; güven, inovasyon ve etik değerler sunuyoruz.

Sağlık sektöründeki dijital dönüşümün tıbbi cihazlar üzerindeki etkilerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Dijital dönüşüm, medikal cihazların daha verimli ve doğru çalışmasını sağlıyor. Akıllı cihazlar ve yapay zeka entegrasyonu, hastalıkların daha hızlı teşhis edilmesini ve tedavi süreçlerinin daha etkin yönetilmesini mümkün kılmaktadır. Bu dönüşüm, tıbbi cihaz üreticilerinin inovasyona daha fazla yatırım yapmasını zorunlu kılmaktadır. . Ravben olarak biz de bu dijital dönüşümün bir parçası olmaktan gurur duyuyoruz. Türkiye, sağlık sektöründe ciddi bir gelişim gösteriyor. Hem kamu hem de özel sektördeki yatırımlar, ülkemizi bölgesel bir sağlık merkezi haline getirme potansiyeline sahip. Ancak, bu alanda daha fazla inovasyon ve Ar-Ge yatırımı yapılması gerektiği kanaatindeyiz.  Türkiye’nin genel Ar-Ge harcamaları düşük (GSYH’nin yaklaşık %1’i civarında), tıbbi cihaz özelinde bu oran daha da düşük. Uzun vadeli yatırım gerektiren bu alanda özel sektör teşvik almadan ilerlemekte zorlanıyor. Öte yandan, bilimsel araştırma kapasitesi ve patent sayıları açısından hâlâ gelişime açık yönlerimiz mevcuttur. Biyomedikal mühendisliği gibi alanlarda eğitim artsa da sektörün talebine uygun uzman yetiştirme yavaş ilerliyor. Yüksek teknoloji üretimi için gerekli altyapı ve bilgi birikimi sınırlı.

Türkiye’nin sağlık sektörü açısından bilimsel ve hasta odaklı mevcut durumu hakkında ne düşünüyorsunuz?

Türkiye, sağlık alanında önemli bir yol kat etmiştir ve sağlık hizmetleri kalitesi dünya genelinde takdir edilmektedir. Ülkemiz özellikle bizimde içinde bulunduğumuz beyin cerrahisi (nöroşirürji) alanında gerçekten de ortalamanın üzerinde bir konumda sayılır. Hem akademik başarılar, hem de klinik uygulamalar açısından dünya çapında tanınan birçok Türk beyin cerrahı ve kaliteli merkez bulunuyor. Birçok Türk beyin cerrahı, Avrupa ve Amerika’daki prestijli kongrelerde sunumlar yapmakta, bazıları oralarda eğitim vermektedir. Times dergisinin Prof. Dr. Gazi Yaşargil’i kapağına taşıması, nöroşirürji alanındaki uluslararası başarısını ve saygınlığını bir kez daha vurgulamaktadır. Türkiye, beyin ve sinir cerrahisi uzmanı sayısı bakımından dünyada beşinci sırada yer almaktadır. 2011 yılında yapılan bir araştırmaya göre, Türkiye’de her 100 bin kişiye 153 hekim düşmekte ve beyin ve sinir cerrahisi uzmanı sayısı açısından ilk beşte bulunmaktadır. Bu durum, ülkemizin beyin cerrahisi alanındaki gelişmişliğini ve uzmanlık seviyesini göstermektedir. Ayrıca, gelişmiş mikrocerrahi teknolojileri ve tedavi yöntemleri sayesinde, Türkiye beyin ve sinir hastalıklarının tedavisinde Avrupa’nın çok ilerisindedir.2025 yılına geldiğimizde şu an beyin cerrahı sayımız 2000 rakamının üzerindedir.

Son olarak, Ravben’in gelecek hedeflerinden bahseder misiniz?

Ravben Sağlık Teknolojileri ve Tıbbi Cihazlar Ticaret A.Ş. olarak, sağlık alanında yenilikçi, güvenilir ve yüksek kaliteli çözümler sunmayı ilke edinmiş bir firmamız,  Ar-Ge merkezimizi büyüterek, sağlık teknolojilerinde Türkiye’nin marka değeri haline gelmeyi hedefliyor. “İnsana hizmet, teknolojiyle mümkün” anlayışıyla hareket ediyoruz, her geçen gün daha ileriye ulaşmak için çalışıyoruz.Yukarıda da değindiğim gibi biz odalarına kapanmış masasında boyu kadar kitap yığılı olduğu halde, kendilerine değer verilen sözde  akademisyenlerin oturdukları yerden milliyetçi nutuklar atmak yerine bunları pratiğe geçirip yerli ürünlere burun kıvırmamalarını direk reddetmemelerini en azından değerlendirip yerli üreticilere pozitif veya negatif önerilerini sunmaları bizim ve tüm Ar-Ge firmalarının hayalidir.Bunun yanında Tüm Medikal Ar-Ge firmalarına her türlü akademik destek veren akademisyen vatanperver, fedakar hocalarımıza minnettar olduğumuzuda belirtmek isterim.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu