Siemens Healthineers COVID-19 ile mücadeleye fark yaratan laboratuvar çözümleriyle katkıda bulunuyor
Hastalar için verilen klinik kararların yüzde 70’inde laboratuvar sonuçlarının rol oynadığını söyleyen Siemens Healthineers Türkiye In Vitro Diagnostik Ülke Yöneticisi Gürdal Şahin, “Hekimlerimizin sağlıklı karar verebilmeleri, hastalarımızın da doğru ve kaliteli bir tedavi alabilmeleri güvenilir laboratuvar sonuçlarına bağlı.” dedi.
Şirketiniz hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz?
Siemens Healthineers olarak dünya genelinde yaklaşık 55 bin çalışanımızla sağlık sektörüne yönelik ürün, çözüm ve hizmetler sunan global bir şirketiz. Geliştirdiğimiz ve ürettiğimiz yenilikçi görüntüleme, teşhis ve ileri tedavi çözümleri 180’den fazla ülkede kullanılıyor ve her gün yüz binlerce insanın yaşamına dokunuyor. In vitro ve in vivo iş alanlarındaki kapsamlı portföyümüz müşterilerimizi sağlık hizmeti döngüsünde, erken teşhisten tanı, tedavi ve takip uygulamalarına kadar her noktada destekliyor. Bu konuda her iş alanında çözüm sağlayan tek firma olarak bulunuyoruz.
Bu noktada, diagnostiğin ya da bir diğer deyişle “tanı çözümlerinin” ne demek olduğundan ve kapsamından da kısaca bahsetmek isterim. Diagnostiği, bir hastalığın doğasını ve koşullarını inceleyerek tespit edilmesini sağlayan uygulamalar bütünü olarak tanımlayabiliriz. Bu uygulamalar sırasında, gerekliliğe göre hastadan alınan kan, idrar gibi örneklere vücut dışında yani in vitro testler yapılabildiği gibi ultrason, MR, röntgen gibi araçlarla in vivo testler de yapılabiliyor. Diagnostik testler, hekimlerin bir kişide bir hastalığın varlığını veya yokluğunu belirlemesine yardımcı olur ve hekimler tedavi kararlarını alırken ortalama %70’inde bu bulguları kullanır. Bu nedenle Siemens Healthineers olarak sağlık profesyonellerine ve hastalara in vitro ve in vivo olarak gruplanan her iki alanda da diagnostik çözümler sunabiliyor olmaktan gurur duyuyoruz.
Bu kapsamda Siemens Healthineers Türkiye olarak siz nasıl hizmetler sunuyorsunuz?
Siemens Healthineers, şu anda tüm laboratuvar sistemleri için en geniş ürün portföyünü sunan tek firma olarak konumlanıyor. Bugün Ürün Takip Sistemi’nde kayıtlı 3 binin üzerinde laboratuvar ürünümüz var ve bu ürünlerle bir laboratuvarda kullanılan ürünlerin yüzde 60’ını tek başımıza sağlayabiliyoruz.
Az önce de bahsettiğim gibi, bir hasta için alınan klinik kararların yüzde 70’inde laboratuvar sonucu etkin bir rol oynuyor. Hekimlerimizin sağlıklı karar verebilmeleri, hastalarımızın da doğru ve kaliteli bir tedavi alabilmeleri güvenilir laboratuvar sonuçlarına bağlı. Dolayısıyla laboratuvarda sonuç kalitesi, tutarlılık ve sürdürülebilirlik çok önemli. Siemens Healthineers olarak prensibimiz, kaliteden asla ödün vermemek. Bölümümüzde çalışan arkadaşlarımızın her biri cihazlarımızın, sistemlerimizin ve çözümlerimizin bir insanın hayatını etkileyecek kararları yönlendirdiğini biliyor ve buna uygun iş etiğiyle çalışıyor. Hedeflediğimiz yüksek kalitede hizmeti sunmamızda da geliştirdiğimiz teknolojinin büyük bir payı var. Laboratuvar IT çözümlerimizle hizmet kalitesinin artması, bu kalitenin sürdürülebilir olması için çalışıyoruz.
Laboratuvar Diagnostiği Bölümümüzde immünoloji, biyokimya, koagülasyon, kan sayımı ve otomasyon çözümlerimiz ön planda geliyor. Laboratuvar iş alanlarında cihazlarımızla madde bağımlılığı testlerinden, POC testlerine kadar geniş kapsamda hizmet sunuyoruz.
Laboratuvar diagnostiği iş alanında kitlerimiz ve cihazlarımızın yanında IT alanında da laboratuvar iş akışını iyileştirecek çözümlerimiz bulunuyor. Entegre bir yapı içindeki IT çözümlerimiz, laboratuvarda kullanılan cihazların markasından bağımsız olarak tüm sistemlere bağlanabiliyor ve laboratuvar yöneticilerine iş akışlarını verilerle tek elden yönetebilme imkânı sunuyor.
COVID-19 pandemisinin Laboratuvar Diagnostiği iş alanına etkisinden kısaca bahseder misiniz?
Sağlık hizmetlerinde in vitro sektörü yani laboratuvar diagnostiği büyük bir öneme sahip. Laboratuvar sonuçlarının, klinik kararları dolayısıyla hasta sağlığını doğrudan etkilediği bilinen bir gerçek olsa da COVID-19 pandemisi ile birlikte sağlık sektöründe yaşanan acil ihtiyaçlar, karmaşa ve aksaklıklar, tüm tıbbi durumlarda ve her hasta için doğru teşhisin taşıdığı kritik önemi daha da ön plana çıkardı. Yaşadığımız süreçte kaliteli, doğru ve güvenilir laboratuvar sonuçlarının hayatımızı nasıl etkilediğini net bir şekilde gördük. Özellikle de pandemi sürecinin ilk dönemlerinde oldukça zorlu şartlar altında hizmet sunan sağlık profesyonelleri için hastalıkları ön görmekten teşhis ve tedavi etmeye kadar her aşamada onlara destek olacak güvenilir çözümler acil bir gereklilik halini aldı. Ancak pandeminin bir kez daha dikkat çektiği bu konu sadece salgının etkisiyle sınırlı değil. Sağlık sektörünü yönlendiren trendler ve gelecek projeksiyonları da sağlık profesyonellerinin güvenilir bulgu ve sonuçlar sunacak sistemlere olan ihtiyaçlarının giderek artacağını net bir şekilde gösteriyor.
Sağlık profesyonelleri, pandemi dolayısıyla SARS-CoV-2 virüsü ile çok farklı cephelerde ve kısıtlı zaman baskısı altında mücadele etmeye devam ediyor. Bu mücadelede en önemli araçlarımızdan birisi yayılmanın önüne geçmek amacıyla yapılan in vitro testler oldu. In vitro testleri, laboratuvarda detaylı incelemeler yaparak gerçekleştirebiliyoruz ancak bazen, o an bulunduğumuz yerde hızlı kart testlerle gerçekleştirmemiz gerekebiliyor. Hem COVID-19 hem de gelecekte karşımıza çıkması muhtemel başka pandemilerde de bu durumu yaşamaya devam edeceğiz. Mücadeleyi sadece tam teşekküllü hastanelerde değil; havaalanı, etkinlik salonları gibi toplumun olduğu her yerde vermemiz gerektiği için hızlı ve güvenilir tanıya ihtiyaç var. Pandemi ile verilen bu çok yönlü mücadelede hızlı ve güvenilir sonuçlara ulaşmak, sağlık sektörünün en çok önem verdiği konulardan biri haline geldi. Siemens Healthineers da bu anlamda yenilikçi çözüm ve ürünleriyle sağlık profesyonellerine destek olmaya her zaman olduğu gibi devam edecek.
COVID19 pandemisi sürecinde öne çıkan ürün ve hizmetleriniz hakkında bilgi verir misiniz?
Siemens Healthineers olarak COVID-19 pandemisi ile mücadelede prognozdan, tedavi ve takip süreçlerine kadar her aşamada sağlık sektörü çalışanlarına çözümler sunuyoruz. In vitro iş alanına baktığımızda bu çözümleri Doğrudan ve Destek olarak iki ana grupta sunuyoruz. Doğrudan ürünler olarak adlandırdığımız grupta PCR, antijen ve antikor testlerimiz öne çıkıyor. Destek ürünler kapsamında ise tanı ve tedavi sürecine destek olan D-dimer koagülasyon, IL6 gibi testlerimiz bulunuyor. Bunlar, hastalığın seyri sırasında karşılaşılabilecek çeşitli komplikasyonların takibinde ve tedavi izleminde başvurulan testlerdir.
Salgının kontrol altına alınması için yüksek hassaslıkta ölçüm yapabilen ve kısa sürede sonuçlanan testler kritik bir önem taşıyor. Biz de kapsamlı laboratuvar testi portföyümüz ile hızlı ve doğru teşhis, etkili takip süreçlerine yönelik talepleri karşılıyoruz.
Bildiğiniz üzere testlerin etkisi duyarlılık ve özgüllük dereceleriyle belirleniyor. Duyarlılık, testin hasta olanları saptayabilme yani teşhis koyabilme oranını ifade ediyor. Özgüllük ise testin gerçekte sağlıklı olanları saptayabilme yani hastalığın ekarte edilme oranını gösteriyor.
Doğrudan ürünlerimiz arasında olan ve tanı sürecinde kullanılan PCR ve Antijen testlerimiz sonuç güvenilirliği açısından benzer testlere göre öne çıkıyor. Örneğin, Amerikan İlaç ve Gıda Dairesi (FDA) tarafından yapılan bir araştırma, FTD SARS-COV-2 PCR testimizin dünyadaki en duyarlı ilk 5 testten biri olduğunu gösterdi1. Bir diğer ürünümüz CLINITEST Rapid Hızlı COVID-19 Antijen testimiz ise hızlı ve kolay bir uygulama ile virüsün yayılımının önüne geçme ihtiyacına cevap vermek için geliştirildi. Kart test olarak kullanılan ve sadece burun bölgesinin girişinden alınan bir örnekle 15 dakikada COVID-19 sonucu veren bu antijen testimiz de yüzde 100 özgüllük ve yüzde 97,25 duyarlılıkta sonuç veriyor2. Bu test Almanya’da kişisel kullanıma uygunluğu verilen ilk test olma özelliğini de taşıyor. Özellikle hızlı sonuç gerektiren poliklinikler, havaalanları, okul gibi yoğun ve kalabalık ortamlarda sağlık hizmet profesyonelleri ve bireyler için güvenilir ve doğru sonuçlar üretiyor. Yine doğrudan ürünler kapsamında, kişinin bağışıklığını gösteren seroloji ürün grubunda yer alan antikor testlerimiz de özellikle aşılama sonrasında bireylerin bağışıklık geliştirip geliştirmediği konusunda doğru ve güvenilir sonuçlar sunuyor.
COVID-19 testleriniz hakkında biraz daha detaylı bilgi alabilir miyiz? Bu testlerin birbirinden farkı nedir?
Laboratuvar testleri alanında dünyanın önde gelen şirketlerinden biri olarak, antikor, antijen ve moleküler COVID-19 testleri sunuyoruz. Yeni geliştirdiğimiz Siemens Healthineers SARS-CoV-2 IgG (sCOV2G) antikor testimiz, koronavirüse karşı vücudun oluşturduğu nötralize edici antikorları, yani virüsün neden olduğu enfeksiyona karşı vücudun bağışıklık tepkisini kantitatif olarak ölçüyor. Nötralize edici antikorlar, hücreleri virüse karşı savundukları için COVID-19 ile mücadelede kritik bir önem taşıyor. Bir virüs genellikle pek çok antikorun bağışıklık tepkisine yol açıyor ve antikorlar virüsle savaşmaya yardımcı olmak için bir ordu görevi görüyor; ancak, bu antikorların yalnızca küçük bir alt kümesi nötralizasyon yani, virüsün daha çok sayıda hücreyi etkilemesini engelleme becerisine sahip. İşte bu yeni test kiti, kantitatif ölçüm ile virüsün nötralizasyonunu sağlayan antikorları tespit ediyor. Bunu da SARS-CoV-2 virüsündeki spike proteininin S1RBD bölgesini, yani ACE2 hücresine tutunmasını sağlayan bölgesini bloklayan antikorları hedef alarak gerçekleştiriyor. Özellikle aşılamadan sonra bağışıklık göstergesi olarak antikor takibinde kullanılacak olan sCOV2G testi, aşılanan bir bireyin bağışıklık kazanıp kazanamadığı veya bağışıklığın ne kadar süre devam edeceği hakkında bilgi sahibi olmamızı sağlayacak. Böylece vücutta tespit edilen antikor seviyesine göre kişinin COVID-19 hastalığına daha önceden yakalanıp yakalanmadığı anlaşılabiliyor. Ayrıca bu antikor testimiz COVID-19 aşılanmasından sonra nötralizan antikorlara spesifik ölçüm yaptığı için vücudun aşıya cevap verip vermediğini de belirleyebiliyor. Söz konusu testimiz yüzde 96,4 duyarlılık ve yüzde 99,9 özgüllük3 oranları ile yine benzerlerinden farklılaşıyor ve aşı sonrasında kişinin bağışıklık antikoru üretip üretmediği konusunda bilgi sağlıyor.
Bununla birlikte, herkesin erişebileceği hızlı ve kolay bir testle virüsün yayılımının önüne geçmek kamu sağlığı açısından kritik bir ihtiyaç olarak beliriyor. Siemens Healthineers olarak, bu ihtiyaca yanıt vermek amacıyla hasta başı çözümlerimizden biri olan CLINITEST Hızlı COVID-19 Antijen testini sunuyoruz. Bu, SARS-CoV-2’yi tespit edebilen ve sonuçları 15 dakika içinde, laboratuvar ekipmanına ihtiyaç duyulmadan sunabilen bir test kaseti. Bilinen nazofarenksten sürüntü alma yönteminin dışında daha konforlu uygulama olan burundan sürüntü alma yöntemini kullanarak sonuçları hızlı bir şekilde veriyor. Yapılan bilimsel çalışmalar, testin doğruluk oranının yüzde 99 üzerinde olduğunu gösteriyor. CLINITEST Hızlı COVID-19 Antijen ile hızlı ve kolay bir test ihtiyacını karşılamayı hedefliyoruz. Uygulama için laboratuvar araçları gerektirmeyen bu hasta başı kaset testi 15 dakika içinde ve yüzde 99 ortalama doğruluk oranında sonuç veriyor.
Son olarak, Siemens Healthineers tarafından geliştirilen ve moleküler laboratuvarlarda kullanılan gerçek zamanlı PCR testi de SARS-CoV-2 virüsün RNA’sı üzerindeki iki farklı bölgeyi aynı boyayı kullanarak yüksek hassasiyet ve özgüllükte teşhis sağlıyor.
Pandemi sürecinde ülkemizdeki laboratuvarlarda ne gibi çalışmalar yürüttünüz?
Pandemi başlangıcıyla birlikte hizmet verdiğimiz laboratuvarlarda öncelikle hasta ve çalışan güvenliğine odaklanarak riskli alanlarda uygun tüm güvenlik önlemlerini aldık. O dönemde, laboratuvar operasyonlarının kesintiye uğramadan devam etmesi ve aynı zamanda COVID-19 testlerinin de yapılması için laboratuvar personelleri arasında güvenli bir mesafe sağlamak hayati önem taşıyordu. Bununla birlikte hem mikrobiyoloji hem de biyokimya laboratuvarları için test parametrelerinin değiştirilmesi ve artırılması için hazırlıklı olmak çok önemliydi. Bu nedenle, ekstra cihazlar, kitler ve sarf malzemeleri sağladık. COVID-19 hastalarının teşhis ve izolasyonunu hızlandırmak, daha kısa sürede doğru ve güvenilir test sonuçları üretebilmek için laboratuvar iş akışlarında ve personel atamalarında gerekli değişiklikleri gerçekleştirdik. Diğer taraftan, pandemi nedeniyle oluşabilecek yurt dışı sevkiyat gecikmeleri gibi olası aksaklıkları önlemek adına pandemi dönemine özel stok listeleri oluşturarak mevcut olan Lokal Stok kapasitemizi artırdık. Cihazların çalışır durumda kalmasını sağlamak için sahada çalışan mühendislerimiz özellikle pandemi teşhisinde kullanılan cihazlar için mesai kavramı olmadan hafta içi, hafta sonu büyük özverilerde bulunarak çalışmaya devam etti.
Siemens Healthineers, sağlık sektöründe dijitalleşme ve yapay zekâ çalışmalarında öncü bir rol üstleniyor. Bu odağınızın laboratuvar süreçlerindeki rolü hakkında neler söylemek istersiniz?
Bugün, laboratuvarlarda önemli miktarlarda veri üretiliyor. Bu verilerin hasta bazında tutulması, hastanın geçmiş bilgilerine göre verilerin nasıl değiştiğini görmek çok önemli. Bununla birlikte kritik konulardan biri de cihazın doğru sonuç vermesi. Laboratuvardaki sonucun doğru çıkması birden fazla nedene bağlı. Sadece cihaz ve kit kalitesi değil; kan alma metodundan, kanın saklandığı tüpün kalitesine, numunenin taşınmasından santrifüj edilirken kullanılan yönteme ve cihazın içine yüklenen kitin durumuna kadar birçok neden, sonucu değiştirebilir. Bunların hepsi doğru şekilde tamamlandığı halde test sonucu, hastayla ilgili özel bir durumdan da etkilenebilir. Bu tür durumlarda hekimler, standart süreçler dışında olan bir sapmayı gördüklerinde ona göre bir önlem alabilirler. Bu nedenle bu alanda IT destekli çözümlerin giderek daha fazla kullanılacağını düşünüyoruz.
Yakın gelecek, süreçleri ve hekimin iş akışındaki alacağı kararları destekleyecek sistemlerin AI ürünleri tarafından gerçekleştirileceğini gösteriyor. Örneğin bugün bir laboratuvar sonucunu, görüntülemeden çıkan sonucu ve hastanın anemnez bulgularını muayene notlarındaki bilgilerle kombine edip hekime bundan sonraki tedaviler konusunda öngörü sunabilecek klinik karar destek sistemleri hayatımızda daha fazla yer alacak. Şu anda AI-Rad Companion serisi ile bu alanda güçlü bir çözüm sunabiliyoruz. Ancak biliyoruz ki teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin radyologlara ve laborantlara her zaman ihtiyacımız olacak. Biz de Siemens Healthineers olarak inovatif teknolojilere olan odağımızla uzmanların üzerindeki iş yükünü hafifleterek zamanlarını etkili kullanmalarını sağlayacak sistemler sunmak için çalışıyoruz.
1 https://www.fda.gov/medical-devices/coronavirus-covid-19-and-medical-devices/sars-cov-2-reference-panel-comparative-data
2 Performans değerleri için CLINITEST® Rapid COVID-19 Antigen Test Kullanım Kılavuzu’na bakınız.
3 Performans değerleri Atellica IM analizöründe belirlenmiştir. ADVIA Centaur XP / XPT’deki test performansı Atellica IM ile oldukça yakındır. Daha fazla bilgi için Kullanım Kılavuzuna bakınız.



