Psoriasis nedir, nasıl seyreder?
Kronik inflamatuar bir deri hastalığı olan Psoriasis (Sedef)’in görülme oranının yüzde 2 olduğunu söyleyen Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Savaş Yaylı, hastalığın, herhangi bir yaşta, infeksiyonlar, ilaçlar, travma, stres gibi tetikleyicilerin etkisi ile ortaya çıkabildiğini belirtti.
“Psoriasis (Sedef), kronik inflamatuar bir deri hastalığıdır” diyen Koç Üniversitesi HastanesiDermatoloji UzmanıProf. Dr. Savaş Yaylı global görülme sıklığının yüzde 2 olan hastalığın ülkemizde yaklaşık 1.000.000 kişiyi etkilediğini tahmin ettiklerini kaydetti.
Prof. Yaylı, “Genetik yatkınlığın belirgin olduğu bu hastalık herhangi bir yaşta, infeksiyonlar, ilaçlar, travma, stres gibi tetikleyicilerin etkisi ile ortaya çıkabilmektedir. Hastalarımızın derilerinde yaygın olarak eritemli ve skuamlı plaklar görülebilmekte bir kısmında ise hastalık eklemleri de tutabilmektedir. Eller, ayaklar, yüz, saç, tırnaklar ve genital bölge gibi gözler önünde olan veya saklı, alan olarak küçük ancak yaşam kalitesini çok fazla etkileyen bölgeler de etkilenebilmektedir. Özellikle bu alan tutulumları ruhsal bozukluklara daha fazla sebep olabilmektedir” açıklamasını yaptı.
Psoriasis, tedavi ile kontrol altına alınabilen bir hastalıktır
Prof. Yaylı şöyle devam etti: Psoriasis ile uğraşan dermatologlar olarak amacımız sedef hastalığını, toplumda yaygın olarak ‘tedavisi olmayan hastalık’ imajından kurtarmaktır. Psoriasis, tedavi ile kontrol altına alınabilen bir hastalıktır. Psoriasis, hastalarının ortalama yüzde 60-80’ini yalnızca sınırlı deri alanlarında hastalığı yaşarken, geriye kalan yüzde 20-40’ı ise daha şiddetli şekilde etkileniyor. Bu hastalarda, direkt olarak deriye uygulanan krem, merhem ve losyonlar tek başına yeterli olmuyor, halen çok daha az kullandığımız bir yöntem olan fototerapi veya şimdilerde yaygın olarak kullandığımız sistemik tedavilerin uygulanması gerekiyor.
Psoriasis, dermatologların yönettiği bir hastalıktır
Hastalığın tedavisini mutlaka dermatoloji uzmanlarının yönetmesi gerekiyor. Derinin oldukça sınırlı etkilendiği hastalarda bile eklem tutulumu gibi ek hastalıklar görülebilmektedir. Yaşanan inflamatuar durum diğer organ ve sistemler üzerinde etkiler oluşturabilmektedir. Hastaların tanı, tedavi ve izlemi bu açıdan önem taşımaktadır. Eklem başta olmak üzere diğer tutulumları olan hastalarımızı, Romatoloji uzmanları ve ilgili dal uzmanları ile birlikte yönetiyoruz. Modern tıp dışında çareler arayarak, dermatologlar haricindeki adreslerden çeşitli yöntemler kullanan hastalar, fayda görmedikleri gibi, daha da kötüleşebiliyor, hem de önemli ekonomik kayıplar yaşayabiliyor.
Güncel psoriasis tedavisi nasıl?
Güncel tedavi, direkt olarak deriye uygulanan topikal tedaviler yanında, fototerapi ve sistemik tedavilerden oluşmaktadır. Ülkemizdeki hastaların önemli bir kısmının halen topikal tedaviler olarak isimlendirdiğimiz krem, merhem veya losyonlar ile yönetildiği açıktır. Sınırlı deri alanlarında hastalığı yaşayan hastalarımızda bu yöntem bir yere kadar doğru olabilir.
Ancak güncel sorunumuz, sistemik tedaviler ile yönetilmesi gerektiği halde, halen topikal tedaviler ile yönetilen, bu nedenle hastalığın kontrol altına alınamadığı ve yaşam kalitesi düşük, mutsuz orta şiddette ve şiddetli sedef hastalarıdır. Bu hastaların sayıları azımsanmayacak ölçüde fazladır.
Bu hastalarımızı topikal tedavilere göre konforu çok daha iyi olan tablet, injeksiyon veya infüzyon şeklindeki çok daha etkili sistemik ilaçlarımız ile güvenli bir biçimde yönetebiliyoruz. Psoriasis polikliniklerimizde, “biyolojikler” olarak isimlendirdiğimiz biyoteknoloji ürünü ilaçlarımızı 20 yılı aşkın süredir Psoriasis yönetiminde kullanıyoruz. Son yıllarda yan etki potansiyeli çok daha düşük, etkinlikleri çok daha yüksek ve uygulama sıklıkları – iki haftada bir, ayda bir, iki ayda bir, üç ayda bir – çok daha konforlu ilaçlarımızla hastalarımızı başarılı bir şekilde tedavi etmeye devam ediyoruz.



