Bozlu Holding dünyadaki onkoloji gelişimini yakından takip ediyor
Bozlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Şükrü BozluolçayBozlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Şükrü Bozluolçay, “NeoLife ile önemli referans merkezlerinden birisi olacağımıza olan inancımız tamdır” dedi. Bozlu Holding iştiraklerinden NeoLife Tıp Merkezi, Levent’de yenilenen Türk Kanser Savaş Vakfı (TKSV) binasında, 3500 metrekare kapalı alan üzerinde geçtiğimiz ay hizmet vermeye başlamıştı. Bozlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Şükrü Bozluolçay, NeoLife ile ilgili sorularımızı cevaplandırdı.  

Böyle bir tıp merkezi açma fikri nereden doğdu, NeoLife’ın hikayesi nedir?
Bozlu Grubu olarak sağlık sektöründe 20 yıldır varız ve ülkemizdeki sağlık sektörü gelişiminin hep içindeydik. Son üç yılda da ülkemiz ve dünyadaki onkoloji gelişimini yakından takip ediyoruz. Kanser hastalığının batıdan doğuya doğru hızlı bir şekilde geldiğini de izlemekteyiz. İstanbul’da yaklaşık 200 hastane mevcut, biz herhangi bir hastaneye bağlı olmaksızın, bağımsız, üst seviyede teknoloji ve insan gücü barındıran bir onkoloji merkezine ihtiyaç duyulduğunu tespit ettik. Arayış esnasında Türkiye Kanserle Savaş Vakfı’nın işlettiği tesis ile karşılaştık, tesis teknolojik ve fiziki şartları günümüz ihtiyaçlarını karşılayamayacak durumda olsa bile uzun yıllar hastalarına doğru hizmet vermeye çalışmış, işin ehemmiyetini özümsemiş bir vakıftı. Bu kurum birçok hekimin yetişmesine sebep olmuş ve çok önemli sayıda kanser hastasının tedavi edildiği, iyi izlenim bırakmış bir sağlık kurumu idi. Biz bu sağlık kurumuna yaklaşık 30 milyon TL yatırım yaparak hem fiziki hem de teknolojik olarak ülkemizdeki en önemli onkoloji merkezlerinden biri haline getirdik. Ülkemizde ilk olacak cihazları hekimlerimizin ve hastalarımızın hizmetine sunuyoruz. 35 kemoterapi ünitesi, radyoterapi, görüntüleme cihazları ve kapsamlı tümör konseyi çalışmaları ile önemli referans merkezlerinden birisi olacağımıza olan inancımız tamdır.

NeoLife ne gibi yenilikler ve farklılıklar getiriyor?
Kanser batıdan doğuya hızla yayılan günümüzün gerçeği bir hastalıktır. Çağdaş yaşamda kansere yakalananlar hızla artarken günlük yaşam kalitesini ciddi bir şekilde düşürmektedir. Bu nedenle erken teşhisi ve hızlı tedavisi önemlidir. Çünkü bilinenin aksine çok sayıda kanser ölümcül değildir. NeoLife; teşhiste üst düzey teknoloji donanımı ve uluslar arası arenada kendini kanıtlamış hekimleriyle çok hızlı ve doğru teşhis koyma imkânı sunuyor. Buradaki cihazlarımız sonuçları hem çok hızlı hem de doğru bir şekilde veriyor. Bu da bizim hastalarımıza hızlı ve doğru tedavi uygulamamıza yardımcı oluyor. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim, NeoLife; bireylerin tedavilerinin fiziksel ve sosyal yönleri ile desteklendiği referans bir onkoloji merkezidir. Ocak ayında devreye girecek olan TrueBeam cihazımız ülkemizde ve yakın coğrafyada (Milano’nun doğusunda) ilk olacak, yine Mart ayında devreye girecek Radiosurgery cihazımızda ülkemizde bir ilk olacak. Merkezimiz yine bir ilk olarak dünyadaki çok az sayıdaki eğitim merkezlerinden birisi olarak seçilmiş ve bölge ülkelerin eğitimleri kurumumuzda verilmeye başlanacaktır. Merkezde gelişmiş erken tanı, en son teknolojik ve entegre tedavi yöntemleri özenle harmanlanarak kişiye özel tedavi programları yürütülecektir. Nükleer tıp ve radyoloji yatırımlarımızla birlikte üst düzey görüntüleme alt yapısı oluşturduk. Hepsi birbirini destekleyen sistemler. Bu sayede doğru planlama yapılacak, hem süregelen tedavide seans sayısı daha az olacak hem de seansların süresi kısalacak.  NeoLife’ta her bireyde farklı seyreden kanser hastalığının tanı ve tedavisinde rutin tedavilerden uzak durulmakta, çok disiplinli tümör konseylerinin görüşleri alınmaktadır. Modern tıbbın en ileri teknolojileri kanser konusunda uzmanlaşmış onkolog, radyasyon onkoloğu, fizikçiler,  radyolog ve uzmanlar ile onkoloji hemşiresi tarafından uygulanmakta, bireylerin hayat kalitesinin artırılması için hasta ve yakınlarına sosyal ve psikolojik destek hizmetleri ile tamamlayıcı tıp seçenekleri sunulmaktadır. NeoLife tüm enerji ve kaynaklarını bu konuya aktararak Türkiye’de kanser konusunda en kapsamlı ve en derinlikli çalışmaları yürütmektedir.

Bozlu Holding sağlık sektöründe farklı yatırımlar düşünüyor mu?
Biz, holding olarak sağlık ve teknoloji olmak üzere iki farklı iş alanında yapılandık. Son 20 yıldır bu inanç doğrultusunda çalıştık. Sağlık alanında zaten birçok yeniliği sağlık grubumuz yaptı. Bundan sonra da bu yolda ilerleyeceğiz. Başarılı olmak için hep kendi öz sermayemizi kullanmak ve güçlü, doğru ortaklarla işbirliği yapmak konusunda ciddi özen gösterdik.  Önümüzdeki günlerde Romanya’da bir sağlık merkezi açacağız. Bu modellemeyi birkaç yıl içerisinde Bulgaristan, Kuzey Irak, Mısır ve Polonya’da uygulamaya koyacağız. Bahsettiğim ülkelerin bazıları ile kontrat imzaladık, bazıları ile kontrat aşamasındayız. Önümüzdeki ay Moldova’da hizmet vermeye başlıyoruz. Biz, grup olarak, yurt dışı işlere uzak değiliz. Grup şirketlerinden Eczacıbaşı Monrol şirketimiz, Dubai ve Kuveyt’te tesis işletmekte; önümüzdeki yıl Bükreş, Kahire ve Amman tesisleri devreye girecektir. Bu ülkelerin sağlık kurumlarıyla ciddi ve yararlı ilişkiler kurmayı hedefliyoruz. Bunun bir sonraki adımı ise bu hastaları hem orada hem de ülkemizde tedavi edebilmektir.

TKSV daha önceki misyonunu sürdürecek mi?
TKSV pahalı olan kanser tedavisini halka uygun bir şekilde başarıyla sundu bugüne kadar. Referans bir kurum haline geldi son 35 yılda. Değişen şartlar, tedavide kullanılan cihazların pahalı olması, sosyal kuruluşun modern çağı yakalama şansını kaybetmesine neden oldu. O nedenle bu işletmeyi üstlenmek istedik. İktisadi işletmeyi üstlenen NeoLife, kurumu ve cihazları modernize etti. TKSV misyonu devam edecek. Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) bağlı ya da yoksulluk belgesi olan hastalar yıllarca ücretsiz tedavi edildi, Neolife ile bunu sürdürecek.

Merkez SGK hastalarına hangi koşullarda hizmet verecek?
Tüm özel sağlık sigortaları ve bankalarla anlaşmalarımızı tamamladığımız NeoLife da SGK ile de anlaşmamız var. SGK hastaları radyoterapi, kemoterapi ve nükleer tıp hizmetlerinde hiçbir fark ödemeyecekler.

NeoLife Tıp Merkezi olarak onkoloji dışında hangi branşlarda hizmet verecek?
Onkoloji dışında sağlıklı kişiler de buradan yararlanabilecek. Standart bir tıp merkezinde ne yapılıyorsa burada da aynı işlemler uygulanacak. Özel sigorta şirketleriyle de anlaşmalar yapıyoruz. Diğer sağlık merkezlerindeki gibi farklı tedavi alanları da oluşacak. Pediatrinin dışında bir yetişkinin temel tıbbi dallarda tanı ve tedavisi yapılabilecek.
Merkezde yatılı hasta kabul edilmiyor. Bu durumdaki hastalara nasıl hizmet vermeyi planlıyorsunuz?
Girişimsel ve cerrahi tedavileri işbirliği halinde çalıştığımız anlaşmalı hastanelerle beraber yürüteceğiz. Yetişkin onkoloji tedavileri için de hastanelerimiz hastalarını bize yönlendirecektir. Kanser olsun olmasın her hastanın takibi diğer hastanelerle işbirliği içinde yapılacak. Bu nedenle Türkiye’nin üst düzey ve mesleklerinde iddialı cerrahlarını ve dahiliye doktorlarını konsültan olarak buraya davet ettik.

NeoLife Türkiye sağlık turizminde nasıl bir rol üstlenecek?
Bugüne kadar Balkan ülkeleri, Avrasya ve Orta Doğu bölgesinden hastalar tedavi için Batıya gidiyordu. Kendi memleketlerinde olmayan veya yeterli görmedikleri tedaviler söz konusu olduğunda bu ülkelere yöneliyorlardı. Ancak son yıllarda risk düzeyi yüksek hastalıklar için Türkiye’ye de gelmeye başladılar. Beyin cerrahisi, kalp cerrahisi ve kanser tedavisi hastaları tedavi için Türkiye’ye geldiği önemli alanlar aramızda yer alıyor artık. Kanser tedavisi ön plana çıkmaya başladı. Burada hem Teknolojik altyapının üstünlüğü hem de hekimlerin tecrübesi önemli. NeoLife da bu merkezlerden biri olmaya aday. NeoLife’ta amacımız, Balkan ülkelerinden gelecek hastaların sadece kanser için değil her türlü sorununa yardımcı olabilmek. Kanser tedavisi Türkiye’ye en büyük döviz kazandıran tedavi. Her bir tedavi 20 bin ile 60 bin dolar arasında değişiyor. Burada amacımız oralardaki kurumlarla işbirliği yapıp bunu sağlamak. Biraz önce bahsettiğim gibi, bu merkezde oluşacak mesleki birikimimizi diğer ülkelere yatırım yapmak sureti ile oralara taşımak.

NeoLife TKSV’nin eğitim misyonunu da sürdürecek mi?
Bu merkezden yurt dışına sadece hasta tedavisi değil aynı zamanda hekim ve hemşirelerin onkoloji alanında eğitimi de ihraç edilecek. Onkolojide dünyanın sayılı eğitim merkezlerinden biri haline gelmeyi hedefliyoruz. Aynı zamanda 2011’de medikal onkoloji ve onkoloji hemşireliği üzerine de eğitime başlayacağız. NeoLife adı altında bir nevi enstitü gibi çalışacağız.

Doktor kadronuzda hangi isimler var?
Başhekimimiz Uzm. Dr. Dilek Leyla Mamçu. Medikal Onkoloji’de Prof. Dr. Mert Başaran, Doç. Dr. Duygu Derin, Dr. Gülgün Bilen, Radyasyon Onkolojisi’nde Prof. Dr. M. Ufuk Abacıoğlu, Prof. Dr. Esra Sağlam, Uzm. Dr. Alptekin Arifoğlu, Genel Cerrahi’de Prof. Dr. Orhan Bilge, Prof. Dr. Oktar Asoğlu, Prof. Dr. Serdar Tezelman, Göğüs Hastalıkları’nda Prof. Dr. Mustafa Erelel, Göğüs Cerrahisi’nde Prof. Dr. Şükrü Dilege, Nöroloji / Nöro-Onkoloji’de Prof. Dr. Gökhan Erkol, Radyoloji’de Uzm. Dr. Esra Çay, Nükleer Tıp’ta Uzm. Dr. Nesrin Canpolat, Enfeksiyon Hastalıkları’nda Uzm. Dr. Dilek Leyla Mamçu, Dermatoloji’de Dr. Esra Özgüroğlu, Psikoterapi’de Uzm.Psg. Elçin Sayan görev yapıyor.