| "Sadece Benim İçin" Sosyal Sorumluluk Projesi Güneydoğu'daydı |
|
| 12 06 2010 | |
Türk-Alman Jinekoloji Eğitim, Araştırma ve Hizmet Vakfı (TAJEV), sosyal sorumluluk çalışmaları kapsamında “Sadece Benim İçin” sloganıyla Şanlıurfa ve Birecik’te eğitim vererek, tarama çalışması yaptı. Halkın ve sağlık çalışanlarının daha bilgili ve bilinçli olmasını, jinekolojik hastalıklara daha çok önem verilmesini sağlamayı amaçlayan TAJEV, Bingöl’ün ardından projenin ikinci ayağını Şanlıurfa ve Birecik’te gerçekleştirdi.
Şanlıurfa’da Mozaik AVM’de düzenlenen toplantının açılışına; Şanlıurfa Vali Yardımcısı Şaban Erdoğan, Şanlıurfa İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Hasan Demir, Belediye Başkan Yardımcısı Ahmet Al, TAJEV Başkanı Prof. Dr. Cihat Ünlü, AÇSAP Genel Müdürü Dr. Rifat Köse, Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Koç, davetli profesörler ile çok sayıda vatandaş katıldı. Türk-Alman Jinekoloji Eğitim, Araştırma ve Hizmet Vakfı (TAJEV) Başkanı Prof. Dr. Cihat Ünlü açılışta yaptığı konuşmada, sosyal sorumluluk çalışmaları kapsamında, “Sadece Benim İçin” adı altında Şanlıurfa ve Birecik’te eğitim-tarama çalışması gerçekleştirdiklerini belirterek, proje kapsamında Türkiye’nin önemli kadın doğum uzmanlarının Şanlıurfa’ya geldiğini söyledi. Prof. Dr. Ünlü, Doğu bölgelerinde yaşanan anne ve bebek ölümlerini azaltmak, evde doğumların önlenmesi için bilinç kazandırmak, gebelik takibinin, tetkiklerin düzenli yapılmasının önemini vurgulamak, rahim ağzı kanseri gibi durumlarda erken teşhis ve aşılamanın önemine dikkat çekmek amacıyla yürütülen proje ile bu konularda bilinçli toplum oluşturmayı amaçladıklarını ifade etti. Prof. Dr. Ünlü, “TAJEV’in, Sağlık Bakanlığı AÇSAP Genel Müdürlüğü, Sağlık Bakanlığı Kanserle Savaş Dairesi Başkanlığı, Şanlıurfa Belediyesi, Şanlıurfa Valiliği, İl Sağlık Müdürlüğü, Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Birecik Kaymakamlığı’nın desteğini alarak üstlendiği bu proje ile anne ve anne adaylarının sağlıklı gebelik ve doğum süreci, kadın hastalıkları, meme ve rahim ağzı kanseri gibi konularda bilgilendirildiğini, ayrıca sağlık taramaları ile de var olan sağlık problemlerinin belirlenmesi için örnek bir çalışma yaptığımıza ve bu projeyle sağlık alanında Türkiye için önemli bir adım attığımıza inanıyoruz” diye konuştu. Katılımın ücretsiz olduğu projede, sağlık çalışanları ve halka yönelik olmak üzere iki bölümden oluşan seminerler ile Şanlıurfa ve çevre illerdeki hekimler, ebeler ve sağlık çalışanları konu ile bilgilendirildi. Anne ve bebek ölümlerinin sosyo-ekonomik faktörlere bağlı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Cihat Ünlü, bu konuda sağlık hizmetlerinde erişilebilirlik ve bilinçlenmenin önemine dikkat çekti. Prof. Dr. Ünlü, gebelik öncesi ve sonrası bakımın, yeterli ve dengeli beslenmenin bu ölümlerin önlenmesinde çok gerekli olduğunu bildirdi. Sağlık Bakanlığı’nın bir araştırmasına değinen Prof. Dr. Cihat Ünlü, gebeliğe bağlı hayatını kaybeden kadınların yüzde 26’dan fazlasının 4’den fazla gebeliği olduğunu belirterek şöyle devam etti: “Gebeliğe bağlı ölümlerin yüzde 49,3’ünde, anne ölümlerinin ise yüzde 61,6’sında bir ya da daha fazla önlenebilir faktörün bulunduğu tespit edilmiş, ayrıca kentlerde gözlenen gebeliğe bağlı ölümlerin yüzde 46,3’ünde, kırsal yerleşim yerlerindekilerin ise yüzde 51,8’inde önlenebilir faktörlerin etkisi olduğu belirlenmiştir. Gebeliğe bağlı ölümlerde kadının ya da ailesinin sorunu fark etmemesi yüzde 44,3 ile birinci sırada risk faktörüyken, tedavi için başvuruda gecikme yüzde 40,7 ile ikinci sırada risk faktörü olarak ortaya çıkmakta.” Avrupa ülkelerinde 100 bin canlı doğumda 24 olan anne ölüm oranının Türkiye’de 100 bin canlı doğumda 28 olduğu belirlendiğini belirten Prof. Dr. Ünlü, bu oranın düşük olmasında sürekli artan doğum öncesi ve sonrası bakımın etkileri bulunduğu yorumunu yaparken, oranların kırsal alanlarla kentler arasında farklılıklar gösterdiğine de dikkat çekti. Prof. Dr. Ünlü, son yıllarda Sağlık Bakanlığı ve sivil toplum kuruluşlarının bilinçlendirme ve tarama çalışmalarıyla anne ve bebek ölümü oranlarında gerilemenin bulunduğunu da sözlerine ekledi.Ölü doğum ve düşük ihtimali Prof. Dr. Cihat Ünlü, İyot eksikliğinin hamilelerde gebelik sırasında ölü doğum ve düşük ihtimalini artırdığını, aynı zamanda çocuklarda gelişim bozukluğu ve zekâ geriliğine neden olduğunu belirterek iyot eksikliğini gidermek için tüketilen tuz konusunda duyarlı olunması gerektiğini belirtti. Şanlıurfa’da yapılan bir çalışmada halkın yüzde 58’inin evlerinde iyotlu tuz kullanmakta olduğu ve yüzde 42’sinin iyotsuz tuz kullandığının belirlendiğini hatırlatan Prof. Dr. Ünlü, iyodun insan vücudunda çok az bulunan, normal büyüme ve gelişme için gerekli olan mineral olduğunu kaydetti. Prof. Dr. Cihat Ünlü, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde, erkek çocuk sahibi olma isteğinin, doğurganlık oranının yüksek olmasına yol açan önemli nedenlerden biri olduğunu da bildirdi. Prof. Dr. Ünlü, doğurganlık oranının diğer yörelere göre yüksek olduğu bölgede, buna sebep olan durumun başında erkek çocuk sahibi olma isteği yatarken, özellikle kırsal kesimde ilk çocukları kız olan annelerin art arda hamile kaldığının tespit edildiğini belirtti. Prof. Dr. Ünlü, “Bu bölgede görev yapan meslektaşlarımızdan aldığımız bilgiler, diğer bölgelere göre bu bölgede doğum oranlarının çok yüksek olduğu ve bunun birçok nedeni olduğunu görüyoruz. Bunlardan biri ataerkil aile yapısıdır. Ayrıca, doğum kontrol yöntemlerinin yeterince uygulanmaması, annelerin eğitim düzeyinin düşük olması doğurganlık oranının yüksek olmasına neden oluyor. Ailelerin erkek çocuk sahibi olma arzusu var. Bu arzu nedeniyle kadınlar peş peşe hamile kalıyor. Hele ikinci, üçüncü kız ise erkek çocuk olması için dört, beş hatta altıncı doğuma kadar gidiliyor” diye konuştu. Rahim ağzı kanseri Güneydoğu’da artıyor Rahim ağzı kanserinin Türkiye’de en fazla Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki kadınlar açısından risk oluşturduğunu belirten Prof. Dr. Cihat Ünlü, “Kadınların erken yaşta evlendirilmesi, doğum oranının fazla olması ve erkeklerin birden fazla kadınla evlenmesi bölge kadınının kansere yakalanmasındaki en büyük etkendir” dedi. Prof. Dr. Ünlü, kadınların cinsel sağlığının da kanserle yakından ilgili olduğuna işaret etti. Prof. Dr. Ünlü, “Çok eşlilik, erken yaşta evlendirilme, stres, temizliğin önemsenmemesi, sosyo- ekonomik seviyenin düşük olması, fazla doğum ve sağlıklı beslenilmemesi, kadınlar için büyük risk oluşturuyor. Tüm bunları göz önünde bulundurduğumuzda rahim ağzı kanserinin ülkemizde en fazla Doğu ve Güneydoğulu kadını tehdit ettiğini görüyoruz. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki bazı illerde bu kanser türüne çok sık rastlamaktayız” diye konuştu. Toplantıya katılan bayanlar ise, Şanlıurfa’da en büyük sıkıntının eğitimsizlik olduğunu ifade ederek, “Erkeklerimiz iyidir ama onlarında bilgilendirilmesini istiyoruz. Kadınlar, erkelere Allah’ın gönderdiği bir emanettir. Bu toplantıya geldik bir çok bilgi öğrendik” dediler. Birecik Devlet’e cihaz bağışı Birecik 11 Temmiz İlköğretim Okulu’nda düzenlenen toplantıda konuşan Birecik Kaymakamı Ozan Balcı, ilçede kadınlara yönelik yürütülen projeler hakkında bilgiler verdi. Balcı, yaptıkları çalışmalar sonucunda 320 kız öğrenciyi okula kazandırdıklarını ifade ederek, “Mücadele etmek lazım. Çalışırsanız, çabalarsanız her şeyi yapabilirsiniz. Ekip çalışmasına büyük önem veriyoruz. Sadece kız öğrencilerimiz ve kadınlarımıza yönelik birçok proje yürütüyoruz. Onların her konuda bilinçlenmesine büyük önem veriyoruz” şeklinde konuştu. 11 Temmuz İlköğretim Okulu’ndaki konferansın ardından TAJEV üyesi 15 hekim tarafından Birecik Devlet Hastanesi’nde 150 kadına jinekolojik muayene yapıldı. TAJEV tarafından sosyal sorumluluk projesi kapsamında Birecik Devlet Hastanesi Doğum Ünitesi’ne, bebeğin doğumdan sonra içine konulduğu, temizlendiği ve gerekli durumlarda canlandırma işleminin yapılabildiği “ısıtıcı ve taşıyıcı” cihaz hediye edildi. TAJEV Başkanı Prof. Dr. Ünlü, son teknolojik donanıma sahip cihazın daha önce hastanede bulunmadığını belirterek, bunun bir ilk olduğunu ve cihazın maliyetinin 20 bin TL civarında olduğunu söyledi. Birecik Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Lale Dağyıldızı da, hastanelerinde haftada 100-150 doğum yapıldığını, TAJEV tarafından alınan cihazla önemli bir eksikliklerinin giderildiğini kaydetti. Geçen yıl ve bu yıl hastanelerinde doğum yapan hiçbir annenin hayatını kaybetmediğini ifade eden Uzm. Dr. Dağyıldızı, ilçedeki bebek ölüm oranının binde 3 olduğunu dile getirdi. Kocaeli Üniversitesi’nden Doç. Dr. Eray Çalışkan ise, iki günlük proje kapsamında muayene ve ameliyatlar ile bilinçlendirme faaliyetlerinde bulunduklarını belirtti. Doç. Dr. Çalışkan, “Projeye 15 uzman katıldı. Bizim burada yaptığımız fitili ateşlemek. Ulaşabildiğimiz kadar kadına ulaşmak istedik. Bu konuda yerel yöneticilerin motivasyonunu artırmak da önemli. İlk gün 220 kişiye, bugün de 200 civarındaki kadına birçok konu hakkında bilgi verdik. Sağlık personellerimize de eğitim seminerleri verdik. Vakıf olarak bundan sonra bu tür projeleri daha çok yapmak istiyoruz. Vakfımızın bütçesiyle doğru orantılı olarak her yıl veya 6 ayda bir yapmak isteriz” dedi. Etkinliklere katılan Birecikli kadınlar da, özellikle doğum kontrol yöntemleri hakkında verilen bilgilerle yanlış bildikleri birçok konuya açıklık getirildiğini ve etkinliklerin kendileri için çok faydalı geçtiğini ifade etti. |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|