Skip to content

Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color brick color green color
Bulundu�unuz Yer:Anasayfa arrow Hastane arrow Acil Servis'ler hastanelerin aynasıdır
Acil Servis'ler hastanelerin aynasıdır E-Posta
31 01 2010
ImageMeslektaşlarının tamamına yakını evlerinde aileleri ile hoşça vakit geçirirken, Acil Servis çalışanları adeta hastaneyi beklerler. Acil hastaları gündüzleri polikliniğe gelen, beklemeye tahammülü olan, randevulu ya da kontrol hastaları değildir. Hepsinin en azından kendilerince ciddi bir derdi vardır. Sabırsızlardır, olabildiğince en hızlı şekilde, bulundukları durumdan kurtulmak isterler. Geçirdikleri her fazla dakika onlara saatler gibi gelir. Maalesef bir kısmı da “parası ile” her şeyi yaptırabileceğini zanneden kesim mevcuttur. Ahkâmlar kesilir, derhal tüm profesörlerin çağrılması istenir ve tüm bunlar da etrafın duyacağı yüksek bir sesle yapılır. İkaz, rica ise pek fayda etmez. Ancak sıkıntılara rağmen, acilin çok güzel tarafları da vardır. Bir defa yapılan işin sonucunu hasta sizden ayrılmadan görürsünüz. Olumsuzluklar, uygun tedavi sonrası sihirli değnek dokunmuşçasına uzaklaşır. Hastayı bir süre misafir de etmişseniz, ayrılırken yüzündeki yorgun fakat mutlu ifade, acil servis çalışanlarını bir sonraki hasta için motive eder. Son söz ise acil servis çalışanlarını daima iyi hissettirir; “Teşekkürler doktor bey”…
“Evet, iyi bir hastanedeyim”acil
Hisar Intercontinental Hospital Acil Servis doktorlarından Çağatay Tuğrul Özseçen, acil servis ile ilgili düşüncelerini şöyle aktarıyor: “Acil departmanı hastanenin aynasıdır. Bir hastane hakkında sadece bu bölüme bakarak kolayca tahminde bulunabilirsiniz. Hastanede uygulanan genel süreçlerin tümünün muhtevası, acile aynen yansır. Çalışanların giyim-kuşamından tutun da, hastaya yaklaşımları, konuşma tarzları, hızları, çekinmeden malzeme kullanışları, pratiklikleri, alışkın hareketleri, asla paniğe kapılmamaları, prosedürleri iyi bilmenin rahatlığı ile işlerini dolaştırmadan ilerletmeleri sizlere şunu söyletir: -“Evet, iyi bir hastanedeyim”. Tüm bunların yanında “hayat kurtarma” denen duygunun tadılması… İşte onun yerini tutacak hiçbir şey yoktur. Her insana nasip olmayan bu durumu aramızdan bazıları çoktan kanıksamıştır bile… Hastalarımız yurdum insanının o inanılmaz yardımseverliği ile mutlaka kalabalık gelirler, hatta bazen aşiretin tümü gelir. Hiç unutmam Trabzon da mecburi hizmette böyle bir durum yaşamıştık… Devlet hastanesine 200-300 kişi bir ex-duhul ile geldiler. Elden gelen yapıldı ama kurtaramadık. Töreleri gereği oracığa çöktüler. Bir ağıttır başladı… Hasta morgda olduğu için de hastaneden ayrılmadılar. Başlangıçta normal geldi. Ama zamanla doz da arttı. Gelen diğer hastalar ve yakınları da şiddetle rahatsız bu durumda. Düşünsenize tedavi olurum diye geliyorsunuz, yüzlerce kişi ağlıyor… Ne yaptıysak olmadı. Devlet hastanesinde görevli nöbetçi polis memurunun da elinden bir şey gelmedi. Meslektaşla aramızda konuşuyoruz ne olacak diye… Yanımıza bir yaşlı amca geldi ve rahatsız olup olmadığımızı öğrendi. Ve elindeki asayı andıran değneği cama 2 kez vurdu. İnanılmaz bir şekilde ses kesildi. Sonrasında onun tek bir baş işareti ile tüm kalabalık dışarı çıktı. Çıktıkları yeri de beğenmeyen bu amca tümünü epey uzağa götürdü. Orada bu amcanın bir ulu kişi olduğunu ve adı verilmeyen oğlunun İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi’nde profesör olduğunu sonra öğrendik.”
İlk müdahale hayat kurtarır...
Paramedic Aytekin Seller ise Acil Servisi şöyle tanımlıyor; “Acil servisinde yaklaşık 3 yıldır ambulans hizmetleri sorumlusu olarak görev yapmaktayım. Acil vaka karşılanırken de ilk planda insanlara güven vererek, olabildiğince sakin olmalarını ve adresi net olarak belirtmelerini istiyoruz. Vaka karşılama formumuza hastanın durumunu, hastalığın ciddiyetini, arayan kişinin iletişim bilgilerini kaydediyoruz ve bundan sonra telefonlarını meşgul etmemeleri bilgisini veriyoruz. Sonra ekip hazırlanıyor (1 tane ambulans şoförü, 1 paramedik ve doktor), bu hazırlanma maksimum 2-3 dakika sürüyor. Hastaneden çıkıyoruz. Olay yerine giderken tekrar ambulansı arayan kişiyi arıyoruz, yolda olduğumuzu belirtip, hastanın durumunu tekrar değerlendirip olay yerine gidiyoruz”.
Sürekli hasta ile telefonda irtibatta oluyorsunuz. Zor bir iş aslında değil mi? O an insanlar panik içinde, onları yönlendirmek, sakinleştirmek ya da bir takım önerilerde bulunmak… Örneğin bir kalp krizi vakası…
Onlara hastaya uygun pozisyon vermelerini önerebiliyoruz. Veya bunun haricinde birçok rahatsızlığı ifade ediyorlar. Bazen travma (kaza, çarpma, düşme) olabilir. Hareket ettirmemeleri gerektiğini söylüyoruz. Baygınlık, tansiyon düşüklüğü olduğunu hissettiğimiz hastalar oluyor, ona göre uygun pozisyonları telefonda önerip, yanlarına gittiğimizde biz gerekeni yapıyoruz. Yanık olabiliyor, minimum, hafif bir yanık ise, soğuk suyla pansuman yapmalarını sağlıyor, hastaya ulaştığımızda gerekli müdahaleleri yapıyoruz. Zor durumdaki insanlarımıza yardımın verdiği iç huzur anlatılamaz, ciddi anlamda da sorumluluk yükleyen bir iştir. Birçok birimin toparlayıcısıdır acil servis. İnsanları yorar çoğu zaman, ama buna alışıp mesleğini seven insanlar acil serviste ciddi anlamda başarılı olurlar. Adrenalin hakikaten çok fazladır ve o adrenalini yaşarken tedavinin sonuç vermesi insanları inanılmaz mutlu eder. Çünkü ciddi bir iş yapıyoruz. Zamanla yarışıyoruz. Zamanla yarıştığımız için zaten acil serviste çalışıyoruz. Diğer birimlerdeki gibi önceden plan program yapıp tedavi yapmıyoruz. Erteleme şansımız yok. Bu yüzden çok keyif verici, adrenalini yüksek olan bir mesleğe sahip olduğumdan da çok memnunum.
Erkek hemşire…
Ata erkil bir toplumdan geliyoruz biliyorsunuz… Doktor bey, doktor bey deniliyor. Yanlarına gidip biz doktor değiliz, hemşirelik hizmetleri adına biz buradayız diye ifade edince aaa erkek hemşire var mı? diye geri dönüşler oluyor. Avrupa buna çok erken başlanmış, ama Türkiye’de artık herkes kabullendi ve gayet güzel işliyor. Ülkemizde bu mesleği ilk yapanlardan birisi de benim.
Her türlü acil müdahaleyi yapabilecek donanıma sahip mi çalıştığınız servis?
Uluslararası standartları olan, gelişmiş ülke acil servisleriyle bizim acil servis arasında fark yok. Hatta biz daha iyiyiz. Burada çalışan bütün hemşirelerimiz dünyanın her yerinde çalışabilir düzeye sahip. Ve de sıcak karşılama, güler yüz… Kurumumuzun bize vermiş olduğu pozitif enerjiden elemanlarımızın daha sıcak yaklaştıklarını düşünüyorum.  Dünyanın en iyi acil servislerinde bir tanesi diyebilirim. Her türlü müdahale servisimizde yapılabiliyor.
Ambulans zamanla yarışır
Ve söz ambulans şoförü Hüseyin Denizer’de: “Ambulans şoförü olarak yaklaşık 4 yıldır Hisar Intercontinental Hospital’de görev yapmaktayım. Göründüğü kadar kolay bir iş değil ambulans şoförlüğü. Tabii her mesleğin zorlukları vardır, ama ambulans şoförlüğü ayrıca titizlik ve dikkat gerektiriyor. Zorlukları var, çünkü trafiktesiniz! Ve hızlı olmanız gerekiyor. Trafikte yol vermek istemeyen araç sahipleri bile olabiliyor. Nedenini sorduğumuzda ambulansın içinde hasta yok ki diye yanıt alabiliyoruz ve insanlar hasta almaya gittiğimizi idrak edemeyebiliyorlar. Ne yazık ki böyle insanlara trafikte çok rastlıyoruz.
Ambulans şoförlüğü sadece hastayı bulunduğu yerden alıp, tedavi olacağı kuruma transfer etmek midir?
Hayır, kesinlikle sadece bu değil. Benim çalıştığım kurumda hasta sağlığı ve hasta güvenliği ön plandadır. Hastanın acil tedavi amaçlı transferinde hasta güvenliğini sağlayamazsanız, yaptığınız işin bir anlamı kalmaz. Bunun sistematik bir düzeni vardır. Hasta evinden alınır, sedyeye yerleştirilir, güvenlik kemerleri mutlaka takılır. Her şeyden önce hastanın güvenliği ve kendi güvenliğiniz. İlk önce güvenlik. A grubu bir kurumda, hastanede çalışıyoruz ve bunun gereklerini yapıyoruz. Ayrıca bu kurumda göreve başladığımda birçok eğitim aldım. İlk yardım eğitimimiz var mesela. Gereklilik durumunda ambulanstaki sedyelerin kullanımı, ambulanstaki cihazların eğitimini ayrıca aldık. Burada çalışanların eğitimine çok önem gösteriliyor. Herkesin yapabileceği bir meslek değil. Olaylara hakimiyet ve dikkat gerektiriyor. Çünkü normal bir araç kullanmıyorsunuz. Ambulans kullanıyorsunuz. Bunun için bilinçli olmak gerekiyor. Ambulans sadece hız, sürat değil çünkü. Amaç hastayı güvenli bir şekilde kuruma yetiştirmek. Sorumluluk hissediyorum ben, acil durumlarda zaman çok önemli, hastamızı güvenle en kısa zamanda hastanemize getirdiğimizde, hasta iyileşip hastaneden yürüyerek çıktığında yaşadığımız mutluluk tarifsiz”...
 
< Önceki   Sonraki >
asdasd