| HHD'nin yeni başkanı Uzm. Dr. Mehmet Bakar oldu |
|
| 31 01 2010 | |
|
“Hekimler işlerinden zevk almıyor artık” Genel Kurulda faaliyet raporunu okuyan Prof. Dr. Selami Albayrak, hekimlerin artık yaptıkları işlerden zevk almadıklarını ifade ettiğini belirterek şöyle konuştu: “Başarılı bir cerrah arkadaşım diyor ki; ‘Hekimlerle ilgili olumsuz tanımlamalar yüzünden zamanımın önemli bir bölümünü hastayla karşılaştığım zaman artık onu kandırmayacağıma, zarar vermeyeceğime ikna etmek için harcıyorum. Mesleğimden aldığım zevki kaybettim. Emekli olamıyorum çocuklarıma muhtaç ve mahcup olmak istemiyorum’ diyor. Hekimler ne rahatça huzur içinde çalışabilir durumdalar. Ne de emekli olup geçinebilir durumda. Acaba merkezi otorite hekimleri iki arada bir derede tutmayı mı tercih ediyor? Emekli maaşları iyi olursa istifa ederler, hekim sayısı azalır diye mi düşünüyor? Hekimler günümüzde hem psikolojik hem de fiziksel şiddete uğruyorlar.” “Seçime girme evde otur” Hekim Hakları Derneği’nin yeni başkanı Uzm. Dr. Mehmet Bakar ise günümüzde hekimle hastayı karşı karşıya getiren güven ilişkisini zedeleyen birçok uygulama olduğunu, yönetimleri döneminde bu uygulamalarla mücadele edeceklerini, hekimlerin haklarını koruyacaklarını söyledi. “Bu seçimlere gelinceye kadar seçime girmemizi engellemek için birçok adım atıldı, haberler gönderildi” diyen Uzm. Dr. Bakar, “Yönetim listemize aldığımız isimlere telefon açıldı, listeden çıkmaları istendi. Bana ‘il sağlık müdürlüğünden ayrılınca yanında kimse kalmaz, insanlar gücü sever’ denildi. Öyleyse bu salon neden ağzına kadar doldu diye sormak istiyorum. Biz haktan yanayız” dedi. “Yolsuzluklardan henüz söz etmedim” Sağlık Müdürlüğü’nden ayrılmasının sebebinin sağlık otoritesini eleştirmek olduğunun altını çizen Uzm. Dr. Mehmet Bakar şöyle konuştu: “Benden bu sebeple muhalefet etmemem istendi. İnsanlar yanlış yapacak ve ben susacağım. Henüz yolsuzluklardan söz etmedim ama onlardan da söz edeceğim. Türkiye genelinde insanların hekime başvurma ortalamaları 2.1 iken İstanbul’da bu sayı 6.5’e çıktı. Biz gerçek anlamda verimlilikle çalıştık. Hem de uzman hekim ve pratisyen hekim konusunda çok ciddi sıkıntı çekerken bu başarıyı arkadaşlarımızla sağladık. Sağlık reformundan söz ediliyor. Ancak hekimler 4 dakikada bir hasta bakmak zorunda kalıyor. Hasta da doktor doktor, hastane hastane dolaşıp farklı MR’lar çektirerek sorununa çare arıyor. Ben buna tatmin olmamış hasta sendromu diyorum. Sağlık Bakanlığı 6.5 yıldır şef ve şef muavinliği sınavını gerçekleştiremedi ve tarihe geçti. 6 yıldır baş asistan atanamadığı için eğitim hastanelerinin geleceği karartıldı. Bilim yalnız üniversitelerde üretilmiyor. Bu hastanelerde de eğitim verilmesi son derece önem taşıyor. Performansı teşvik primleriyle 9 milyar lira kazanan hekimler olduğu söyleniyor. Ben 9 milyar lira kazanan hiçbir yönetici hekim hiç görmedim. Siz gördünüz mü? İlkeli olmak gerekiyor. İnsanların söylediği her söz önüne çıkabiliyor. Fedakârca çalışan meslektaşlarımız TCK karşısında da yalnız bırakıldı. Mesleki sorumluluk sigortası uygulaması getirildi. Bir hastasında down sendromunu ultrasonla göremediği için bir meslektaşımız 1 milyon liralık davayla karşı karşıya.” “Seçimleri kazanmamız engellendi” Hekim Hakları Derneği’ni 2006 yılında kurduklarını ifade eden HHD Başkanı Uzm. Dr. Mehmet Bakar, İstanbul Tabip Odası seçimleri için dernek kurulduktan sonra çalışmalara başladıklarını belirterek, “Seçimlerin yapılmasına çok az bir zaman kala sağlık otoritesi seçimleri kazanmamızı engellemek için 3 önemli adım attı. 1. Bakanlık o tarihte 800 uzmanı Anadolu’ya tayin eden bir liste yayınladı, içinde benim ismim de yer alıyordu. Gidip “ayıptır bu listeyi kaldırın” dedim. 2. Yetmedi ardından 26 merkeze 2 aylık süreyle uzman hekim göndermem istendi. Bir gecede liste yapmak zorunda kaldık. 3. Teftiş Kurulu Başkanı aradı. İstanbul’a müfettiş ordusu geleceğini, özel hastaneleri hallaç pamuğu gibi atacaklarını söyledi. Ben de müfettişleri göndermemelerini, onlara araç ve yer vermeyeceğimi söyledim. Sonunda seçimi kaybettik ve sağlık otoritesi bu işlemlerin hiçbirini gerçekleştirmedi. Çünkü bu atılan adımlar işlevini yerine getirdi” dedi. Hint kumaşı Şu anki İstanbul Tabip Odası yönetiminin Sağlık Bakanlığı için bulunmaz Hint kumaşı olduğunu hatırlatan Uzm. Dr. Bakar, “Hekimlerin sorunları yerine politikayla uğraşıyorlar. Özel hastane patronlarının işten attığı tek bir hekim için Tabip Odası’nın açıklama yaptığını, temsilci gönderdiğini, patronlara hesap sorduğunu görmedim. Hekim Hakları Derneği, Tabip Odası yönetimini ele geçirmek için kurulmadı. Biz tabip odasını daha iyi yöneteceğimizi düşünüyoruz. Eğer her biriniz oda seçimlerine yanınızda 5 hekimi getirirseniz oda seçimlerini kazanırız. Hem tabip odası hem de TTB seçimleri için çalışacağız” şeklinde konuştu. “Türkiye Meksika’ya döndü” Türkiye’nin Meksika’ya döndüğünü söyleyen Uzm. Dr. Bakar şöyle konuştu: “Bakanlık bürokratları yatıp kalkıp yılda 200 genelge yayınlıyor. Benim genelgelerden başım döndü. Yapılan değişikliklerde kararsızlıklar gözleniyor. Çıkarılan bir genelge eskiden 5 yıl kalırdı. Şimdi çıkarılan genelgeler 15 günde kaldırılıyor. Alınan kararlarda istikrarsızlık gözleniyor. Mecburi hizmet önce kaldırıldı, sonra da yeniden uygulamaya sokuldu. Tam 4.5 yıldır da Tam Gün Yasa Tasarısı’nı konuşuyoruz. Hiç kimse hekimler kadar çalışmıyor. Ancak hekimler teğmenlerden, hakimlerden çok daha düşük emekli maaşı alıyor. Emekli olunca hangi hekim 1300 lira ile geçinebiliyor. 1920 doğumlu birçok hekimin ruhsat başvurusunu imzaladım. 89 yaşındaki hekimler geçinmek için diplomalarını 300-500 liraya kiralamak zorunda kalıyorlar. Benim 7 çocuğum var emekli olsam 1300 lira emekli maaşı ekmek parasına yetmez.” “Güvensiz hissediyorlar” 12 Eylül döneminden bu yana hekimlerin kendilerini hiç bu kadar güvensiz hissetmediğini kaydeden Hekim Hakları Derneği Başkanı Uzm. Dr. Mehmet Bakar sözlerini şöyle noktaladı: “Hekimler hiç bu kadar ağır sözleri otoriteden duymadı. Hekimlere bıçak parası alan, eli hastanın cebinde olan, çalışmayan, kötü davranan, çok para kazanan, gözü doymayan, büyük şehirlerde çıkmak istemeyen kişiler olarak tarif etti sağlık otoritesi. Siz hiç İçişleri Bakanı’nın kendi polis memurlarından birkaçı hata yapsa bile çıkıp tüm polisleri böyle suçlayan bir tutum içinde gördünüz mü?.” Yönetimde kimler var? Seçim sonrası, Doç. Dr. Mücahit Görgeç, Uzm. Dr. Sadiye Eren, Prof. Dr. Mustafa Samastı Başkan yardımcılığına, Uzm. Dr. Mehmet Akif Seylan Muhasip üyeliğe, Uzm. Dr. Mustafa Güveli de Genel Sekreterlik görevlerine getirildi. Uzm. Dr. Mehmet Bakar başkanlığında Hekim Hakları Derneği’nin kurulları ise şöyle şekillendi: Yönetim Kurulu (asil): Uzm. Dr. Mehmet Bakar, Prof. Dr. Mustafa Samastı, Uzm. Dr. Mehmet Akif Seylan, Uzm. Dr. Mustafa Güveli, Doç. Dr. Mücahit Görgeç, Dr. İsmail Kartal, Dr. Necdet Filiz, Uzm. Dr. Sadiye Eren, Uzm. Dr. Orhan Özyurt, Doç. Dr. Fatma Tülin Kayhan, Dr. Aşkın Ayvaz. Yönetim Kurulu (yedek): Dr. Ercan Özgül, Dr. Salih Çalık, Uzm. Dr. Kenan Dönmez, Dr. Ali Adil Güneren, Dr. Ömer İbil, Yandal Ast. Ebubekir Şenateş, Dr. Yusuf Demirci, Uzm. Dr. Yasemin Yakut, Dr. Kıymet Boz, Dr. Ömer Hamza Özer, Dr. Havva Kaplan. Denetim Kurulu (asil): Uzm. Dr. İbrahim Morgül, Uzm. Dr. Saim Şendil, Uzm. Dr. Mehmet Koşargelir. Denetim Kurulu (yedek): Uzm. Dr. Turgut Türkan, Dr. Orhan Doğan, Dr. Özgür Yaşar. Onur Kurulu Onur Kurulu: Prof. Dr. Mustafa Bakır, Doç. Dr. Mesut Başak, Doç. Dr. Kazım Beşirli, Prof. Dr. Harun Cansız, Uzm. Dr. İnci Davas, Prof. Dr. Erbil Ergenekon, Uzm. Dr. Güvenç Güvenen, Prof. Dr. Ünal Kuzgun, Prof. Dr. Mahmut Müslümanoğlu, Doç. Dr. Nihal Özdemir, Prof. Dr. Haydar Sur, Dr. Bekir Necati Şimşek, Prof. Dr. Cevat Yakut, Prof. Dr. Necati Yenice, Doç. Dr. Rafet Yiğitbaşı. Etik Kurul: Prof. Dr. Yaşar Bağdatlı, Uzm. Dr. Mehmet Emin Aksoy, Prof. Dr. Murat Elevli, Uzm. Dr. Hatice Karahan, Doç. Dr. Osman Karakaya, Doç. Dr. Cihangir Kaymaz, Uzm. Dr. Ali Kocataş, Dr. Celal Şahin, Uzm. Dr. Mahmut Tokaç, Prof. Dr. Sefa Saygılı, Doç. Dr. Mahmut Gümüş. |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|