Sağlık bilimleri alanında önemli bir üniversite olan Başkent Üniversitesi’nin bilgi birikimi ve deneyimi İstanbul’a taşındı. Geçtiğimiz yıl Altunizade’de hizmete giren Başkent Üniversitesi İstanbul Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Koordinatörü Prof. Dr. Melih Bulut ile hastane üzerine bir sohbet gerçekleştirdik:
Hastanenizi biraz tanıtır mısınız? Hastanemiz, Altunizade’de, Başkent Üniversitesi’nin tamamen kendi imkânları ile inşa edilip, en modern ekipmanla donatıldığı yeni bir sağlık tesisi olarak 23 Şubat 2007 tarihinde hizmete girmiştir. Hastanemizin kuruluş amacı, hastalarımıza güvenli, kaliteli ve hızlı sağlık hizmetinin verilmesidir. Üniversitemizin sağlık hizmetinde kalite anlayışı “TS-EN ISO 9001:2000” ile sertifikalanmıştır. Bu açıdan merkezimiz, Başkent Üniversitesinin yurt sathına yayılmış diğer 9 hastanesinden farklı değildir. Yaklaşık 13.000 metrekare kapalı alandan oluşan hastanemiz, fiziki olarak iki ana bloktan oluşmaktadır. Bunlar 118 yataklı ana hastane binası ve 44 yataklı diyaliz departmanının bulunduğu bloklardır ve toplam yatak kapasitesi 162’dir. Ana hastane binasındaki 2 katta yataklı servisler bulunmaktadır. Hastanemiz İstanbul’da hızlı büyümeyi hedefliyor. Bu amaçla hastanemizin yakınında poliklinik alanı olarak kullanacağımız yeni binalar kiraladık. Birkaç ay içerisinde oraları hizmete sokacağız. Eksik olan branşlarımızı tamamlayacağız. Bir üniversite hastanesi olduğumuz için burada görev yapan hekimler öğretim üyesi vasfı taşıyan hekimlerdir. Başkent Üniversitesi’nin önemli bir misyonu kaliteli hizmeti tüm halkımıza sunmaktır. O yüzden biz burada çok kaliteli bir hastane çok üst düzey bir teknoloji olmasına rağmen çok daha makul ücretlerle hizmet veriyoruz. Hedefimiz 5 yılda Başkent Üniversitesi’ni İstanbul’da en az 500 yataklı kurum haline getirmektir. Kısa bir sürede hasta randevularımızda büyük bir yoğunlaşma oldu. Bu sebeple hızlıca büyümek istiyoruz. Hastanemizin servislerinde yatan hastalar için yakın izlem ve güvenlik ön plandadır. “Code blue” adı verilen acil uyarı sistemi ve telemetrik izlem bu güvenlik unsurlarındandır. Hastalar yattıkları yerlerde sabit monitörlerden izlenebildikleri gibi, dolaşırken, odalarının dışına çıktıklarında da monitörlerden izlenebileceklerdir. Böylelikle yatarken olmadığı halde dolaşırken ortaya çıkabilecek ritm sorunları da tanımlanabilecektir. Acil Servis hizmetleriniz Hastaların acil servise müracaatlarında ihtiyaçlarını karşılayacak tüm gerekli ekipmanla donatılan ünitemizde aynı anda 5 hastaya müdahale imkânı bulunmaktadır. Ünite görüntüleme departmanı ve laboratuvarlarla aynı katta olup, hastaların seri bir şekilde yoğun bakım ve ameliyathaneye ulaşmasını sağlayacak imkânlara sahiptir. Amacımız acil servise müracaat eden hastalara en kısa zamanda müdahale etmek ve acilde fazla oyalamadan süratle daha ileri girişimlerin yapılabileceği birimlere nakletmektir. Yoğun bakım ve Ameliyathaneleriniz ile ilgili bilgi verir misiniz? Hastanemizin fiziki yapısının planlanmasında yurdumuzdaki yoğun bakım yatağı ihtiyacı özellikle dikkate alınmış ve katlardan birisi, ortam hijyeni ve hasta güvenliği gözetilerek tamamen yoğun bakıma ayrılmıştır. Bu kattaki 4 ayrı bölümde 38 yoğun bakım yatağı bulunmaktadır. Yoğun bakım hastalarımızdan fark almıyoruz. Koroner yoğun bakım ünitesinde 7 adet tek kişilik oda vardır. Erişkin Kalp damar cerrahisi hastalarına ayrılan bölümde ise ikisi tek kişilik olan 12 yatak bulunmaktadır. Bir bölüm de çocuklar için ayrılmıştır. Bu kısım 8 yataklı bir salon ve ayrıca 4 açık yataklı yenidoğan ünitesini ihtiva etmektedir. Genel amaçlı kısımda ise 7 yatak vardır. Yatakların birisi izole odadadır. Ayrıca, ikinci kattaki yataklı serviste, yoğun bakıma inmesine gerek olmayıp yakın izlem gerektiren hastalar için, ek olarak 5 yataklı bir ara yoğun bakım salonu tam donanımıyla hazır tutulmaktadır. Yoğun bakımlardaki 6 yatakta hemodiyaliz yapma imkânı da vardır. Tüm yataklar özel hasta başı üniteleri, hasta başı monitörler, ventilatörler, merkezi monitorizasyon-telemetri sistemleri ile donatılmıştır. Hastanemizde her türlü ameliyatın yapılabileceği modern ekipmanla donatılmış 5 ameliyathane, 9 yataklı uyanma odası, kardiyopulmoner perfüzyon laboratuvarı bulunmaktadır. Ayrıca 4 yataklı bir “günü birlik cerrahi” ünitesi vardır. Hastanenizde ağırlıklı olarak bir branşta hizmet veriyor musunuz? Hastanemizde verilen sağlık hizmeti ağırlıklı olarak kardiyoloji ve kalp cerrahisi alanlarındadır. Bu alanlarda çok iddialıyız. Hastanemiz hangi yaşta olursa olsun, yeni doğan döneminden ileri erişkin yaşlara kadar her türlü kalp hastalıklarının tanısını koyabilecek ve tedavi edebilecek donanıma sahiptir. Bu hastalıklar çocukların doğumsal kalp hastalıkları, daha sonraki dönemlerde romatizmal kalp hastalıkları ileri yaşların koroner arter hastalıkları veya her yaştan damar hastaları olabilir. Polikliniğimize başvuracak hastaların en kısa zamanda muayeneleri yapılabilecek, gerekirse EKG, ekokardiyografi, holter, efor testi ve diğer görüntüleme yöntemleri (direkt grafiler, ultrason, Doppler, magnetik rezonans, spiral tomografi, nükleer tıp) süratle tamamlanabilecektir. Genel Cerrahi Anabilim dalında hastalar deneyimli öğretim elemanları tarafından güncel bilimsel veriler ışığında değerlendirilmektedir. Merkezimizde bulunan laboratuvar, röntgen, tomografi, 1,5 Tesla MR, nükleer tıp ve girişimsel radyoloji ünitelerinin ve endokrin ve metabolizma, göğüs hastalıkları, kardiyoloji gibi ilgili diğer dalların katkılarıyla hastalara multidisipliner bir yaklaşımla hizmet sunulmaktadır. Ayrıca koruyucu sağlık hizmetlerinden olmak üzere özellikle kadınlarda belli yaş gruplarında radyoloji ünitesiyle birlikte meme hastalıklarının kontrol ve incelemeleri yapılmaktadır. Merkezimizde laparoskopik cerrahi girişimler, fıtık ameliyatları, gastrointestinal cerrahi, kolorektal cerrahi, perianal cerrahi, hepatobiliyer cerrahi, pankreas cerrahisi, tiroid ve diğer endokrin hastalıkları cerrahisi, meme hastalıkları cerrahisi, yumuşak doku lezyonları, yanık tedavisi, kronik böbrek hastaları için arteriovenöz fistül cerrahisi ve greft uygulamaları ve periton diyalizi için kateter yerleştirmesi, tümör cerrahisi rahatlıkla ve emniyet için uygulanabilmektedir. Başkent Üniversitesi Ankara Hastanesi ile koordineli olarak karaciğer ve böbrek transplant adayı olan hastaların ameliyata hazırlanması ve transplantlı hastaların takipleri de hastanemizde yapılabilmektedir. Kardiyoloji ve kalp cerrahisinde herhangi bir fark almıyoruz. Çocuk kardiyolojisi ve çocuk kalp cerrahisi yönünden yurt dışından da hasta almayı hedefliyoruz. Hastanemizin Merkezimizin Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniğinde ise bu branşın tüm hizmet başlıkları konusunda bilimsel, etik ve çağdaş hizmet sunulmaktadır. Gebelik, riskli gebelikler ve doğum hizmeti günümüzün en gelişmiş teknolojik imkânları eşliğinde uygulanmaktadır.
Diyaliz Departmanınız hakkında bilgi verir misiniz?
Diyaliz konusunda Türkiye’deki en aktif kurumlardan birisiyiz. Türkiye çapında binlerce hastaya hizmet götürüyoruz. Türkiye diyaliz uygulamaları bakımından çok mesafe katetti. Çok insan kaynağı yetişti. İlçelerde bile yaygın şekilde diyaliz merkezleri açılıyor. Başkent Üniversitesi İstanbul Diyaliz Merkezi, 1985 yılının Şubat ayında Organ Nakli ve Yanık Tedavi Vakfı tarafından İstanbul’daki ilk özel Diyaliz Merkezi olarak Bostancı’da kurulmuştur. 15 makine ile faaliyete başlayan merkez, 1992 yılında Altunizade’deki yeni binasına taşınmıştır. Merkezimizde toplam 44 yatak ve diyaliz makinesi bulunmaktadır. Hemodiyaliz merkezimiz Nefroloji Uzmanı sorumluluğunda olup, aynı zamanda diyaliz sertifikasına sahip hekim ve hemşire ekibini psikolog, diyetisyen ve sosyal hizmet uzmanları ile desteklenmektedir. Merkezimizde, bikarbonat ve asetatlı hemodiyaliz hizmeti yanında hemoperfüzyon, hemodiyafiltrasyon ile 24 saat sürekli acil servis ve yoğun bakım diyaliz olanağı mevcuttur. Ayrıca, HBV (+) ve HCV (+) hastalarına da ayrı cihaz ve salon imkânı sağlanmaktadır. Gerek yurt içi gerekse yurt dışından gelen hastalara tedavi imkânı sağlanmaktadır. Sağlık sektörünün geldiği durumu nasıl değerlendiriyorsunuz? Hastanecilik, uzman hekimlik, hemşirelik yönünden Türk tıbbi çok büyük gelişme gösterdi. Biz bugün pek çok müdahaleyi dünya standartlarında rahatlıkla ve daha düşük maliyetlerle yapabiliyoruz. Ama yurt dışından hasta bulmak sanıldığı kadar kolay bir iş değil. Yıllardır bu işle uğraşılıyor, emek veriliyor. Kitlesel sağlık turizmi Türkiye için henüz başlamadı. Alanya’daki hastanemiz yoğun olarak yabancı hasta görüyor. Yalova’daki diyaliz merkezimizde de yabancı hastalara bakılıyor. Biz bu hastalarımızı artırmak istiyoruz. Önümüzdeki dönemde butik diyebileceğimiz özel hastanelerin şansı var. Tabi üniversiteye her zaman için güven daha fazla. Devlet üniversitelerinin ve vakıf üniversitelerinin gücü hiçbir zaman azalmaz. Etkin ve verimli çalışabilen, kurumsallaşabilen kurumlar ayakta kalacaktır. Önümüzdeki dönemi ben hızlı büyüme ve hızlı kurumsallaşma dönemi olarak tanımlıyorum. Bunu yapanlar ayakta kalacaklardır. Ayrıca Genel Sağlık Sigortası’na da biran önce geçilmesi taraftarıyız. |