Tıbbi Tedarik Kongresi, sağlık sektörünün tüm paydaşlarının katılımı ile açıldı

0
14

Tıbbi Tedarik Kongresi, Tıbbi tedarik yönetimiyle ilgili sorunları tartışmak, yeni teknolojileri takip etmek ve başarılı uygulamaları paylaşmak amacıyla 12 Şubat’ta, Antalya’da başladı. Kongrenin açılışı, T. C. Sağlık Bakanı Strateji Geliştirme Başkanı Dr. Abdulvahit Sözüer ve Kamu İhale Kurulu (KİK) 2. Başkanı Şinasi Candan’ın katılımı ile gerçekleşti. Açılışta Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği (OHSAD) Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Ayhan Arslan, Türkiye Sağlık Endüstrisi İşverenleri Sendikası (SEİS) Başkanı Metin Demir ve Üniversite Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Doç. Dr. Haluk Özsarı birer konuşma yaptı.

 

Konuşmasında sağlığın dünya ölçeğinde 10 trilyon doların üzerinde hacimlere ulaşan ve hatta savunma sanayinden bile daha öncelikli politika konusu olarak devlet ekonomilerine yön verecek bir alan haline geldiğini ifade eden Sağlık Bakanı Strateji Geliştirme Başkanı Dr. Abdulvahit Sözüer, Türkiye’nin sağlık alanındaki başarı hikayesini tıbbi tedarik zincirinde de yakalamak gerektiğini söyledi. Sözüer, “Hizmet kalitesindeki başarımız, fiziksel mekanları iyileştirme hızımız, şehir hastanelerinin faaliyete geçmesi, sağlık turizminde cazibe merkezi haline gelen coğrafyamız, USHAŞ’ın kurulması, sağlık dijitalleşmesi alanında yakaladığımız yüksek ivme, artık sağlığa yön veren tüm paydaşları mükemmeliyet odaklı düşünmeye mecbur kılmaktadır. Ülkemizde artık sağlık sektörü, öncelikli olarak ele alınması gereken stratejik bir sektördür. Bunun içinde de tıbbi tedarik ayrıcalıklı bir öneme haizdir.” diye konuştu.

Tıbbi tedarikte yerlileşme ve millileşme konusuna da değinen Sözüer, “Sağlık hizmeti ihraç eden bir ülke konumunda olan ülkemizde tıbbi tedarikte yerlileşme ve millileşme hamlesi de olmazsa olmaz bir stratejidir. Sağlık hizmeti ihraç ederken tıbbi tedarik yönünden büyük oranda ithalatçı pozisyonunda kalma paradoksunu bu strateji ile ortadan kaldıracağız. Tıbbi tedarik zincirini sürekli olarak verimlilik açısından ele alıyoruz. Evet, bu bakış açısı önemlidir ama artık verimliliğin yanında millileşme ve yerlileşme kavramları da bir o kadar hayati öneme sahiptir.” dedi.

 

Türkiye yabancı ülke vatandaşlarına kaliteli sağlık hizmeti sunan bir çekim merkezi konumunda

Kamu İhale Kurulu (KİK) 2. Başkanı Şinasi Candan ise konuşmasında Türkiye’nin gerek kendi vatandaşlarına gerekse de Avrupa başta olmak üzere yabancı ülke vatandaşlarına kaliteli sağlık hizmeti sunan bir çekim merkezi konumunda olduğunu vurguladı. Sağlık sektörünün ülke açısından stratejik konumunu ortaya koymak üzere istatistikler paylaşan Candan konuşmasına şöyle devam etti:

“2018 yılı itibariyle 4734 sayılı Kanun kapsamındaki alımların GSYH’nın yüzde 7’sini toplam kamu harcamalarının ise yüzde 30’u aştığı görülmektedir. Bu yıl içerisinde istisna alımları hariç toplam tutarı 175 milyar TL’ye ulaşan 77.568 adet ihale yapılmış, bu ihalelerin yüzde 43’ünü mal alım ihaleleri oluşturmuştur. Mal alımlarını sırasıyla yüzde 31 ile hizmet alımı, yüzde 26 ile yapım işi ihaleleri takip etmektedir.

Bu kongrenin gündemi olan tıbbi ürün ve hizmet alımlarının toplam tutarı ise 7,5 milyar TL’ye ulaşmaktadır. Bu tutarın 5,5 milyar TL’sinin tıbbi cihaz ve ilaç alımları; 2 milyar TL’sini ise tıbbi cihaz kiralama ve sağlık hizmeti alımları oluşturmaktadır. Bu tutar toplam mal alımlarının yüzde 21’ine tekabül ederken, ihale sayısı olarak da yüzde 17’sine denk gelmektedir. Takdir edeceğiniz üzere bu alımları gerçekleştiren kuruluşların başında Sağlık Bakanlığı ve Yükseköğretim Kurumları gelmektedir.”

 

 

Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği (OHSAD) Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Ayhan Arslan ise Türkiye’de yapılacak üretimin uygun maliyet ve kalitede olmasının özel sektörde sürdürülebilir, nitelikli ve hasta güvenliği merkezli hizmet sunumu için bir fırsat olacağına söyledi.  Sağlık hizmet sunucuları olarak toplam harcamalarının yüzde 20 ile 30’unu ilaç, tıbbi cihaz, sarf gibi harcamalarda kullanıldığını belirten Dr. Ayhan Arslan 12 yıldır değişmeyen SUT rakamları ve diğer ekonomik koşulların sektörü zor durumda bıraktığını söyledi. OECD ülkeleri ile Türkiye’nin kişi başı sağlık harcamalarını kıyaslayan Arslan, şunları söyledi: “OECD ülkelerinin sağlığa harcadığı miktar GSMH’da ortalama yüzde 10 civarında seyrederken ve Amerika’da bu oran yüzde 17 iken ülkemizde maalesef yüzde 4.5’e düşmüştür. Sayısal olarak da söylemek gerekirse OECD ülkelerinde kişi başı yıllık harcama 4000 dolar, Amerika’da 10000 dolar seviyelerinde iken Türkiye’de 2017 rakamlarına göre kişi başı sağlık harcaması tutarı sadece 1750 TL olmuştur. O zamanki döviz kuru ile 480 dolar gibi bir seviyede kalmıştır. OECD ülkelerinde bu rakam 10 katı kadardır.”

 

 

Tıbbi tedarikçiler olarak finansal sürdürülebilirliğin zorluğundan bahseden Türkiye Sağlık Endüstrisi İşverenleri Sendikası (SEİS) Başkanı Metin Demir, “Son 7-8 yıldır ciddi sıkıntılarla, birbirimize destek olarak finansal sürdürülebilirliği sağlamaya çalışıyoruz. Ancak bu çok kolay olmuyor. Kaynaklar gerçekten kıt. Kıt kaynakları doğru kullanma sanatını beceremiyoruz.” dedi. Sağlık sektörünün paydaşları olarak birlikte hareket etme kültürü oluşturmak gerektiğini söyleyen Demir, “Finansal sürdürülebilirlik dediğimiz zaman da bu doğru satın almadan başlıyor. Eğer satın almayı, tedariki doğru yapmazsak finansal sürdürülebilirliği sağlamak mümkün değil” diye konuştu.

 

Tıbbi Tedarik Kongresinin programına değinen ve dünyanın gündeminde olan konuların burada tartışıldığını söyleyen Üniversite Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Doç. Dr. Haluk Özsarı, Bu kongrenin programına baktığınızda çok net olarak görüyorsunuz ki dünyada neler konuşuluyorsa buralarda da onlar tartışılıyor. Bu çok önemli bir gelişmedir. Değerbazlı ödeme, değer bazlı dinamik fiyatlama, Sağlık Market gibi konular aslında hepimizin ortak paydasını oluşturuyor. Bu ortak paydayı tıbbi tedarik dediğiniz konu ile birleştirdiğinizde gerçekten ülkemizde sağlık hizmetlerinin üretimi için gerekli tüm faktörlerinin son kullanıcıya gidişine kadar olan her türlü safhayı kapsamış oluyorsunuz. Bu açıdan bu kongre ve bu kongrede konuşulacaklar çok önemli.” diye konuştu.