Estetik uygulamalarda sıklıkla uygulanan yöntemler

0
64

Estetik uygulamalar artık eskiye nazaran daha rutin, daha fazla tercih edilebilir oldular. Tabii uygulamaların çeşitleri, maliyetleri ve kullanım alanları bu durumda en önemli unsur. Peki, en çok tercih edilen yöntemler neler?

Bahçelievler Özel Aile Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Sevgi Şükran Ekmen Çavuş, bizlere günümüzde sıklıkla başvurulan estetik uygulamaları ve uygulama alanları anlattı. İşte en sık başvurulan uygulamalar:

HİFU
Son dönemlerin gözde uygulaması HİFU, estetik tıp alanında en rağbet gören uygulamalardan biri haline gelmiş bir ameliyatsız yüz germe işlemidir. HİFU, diğer adıyla “focus ultrason” deri gevşemelerini tedavi eden, yanak ve gıdı sarkmalarını azaltan bir yöntem olarak tıbbın hizmetindedir. Hifu teknolojisi yüksek yoğunluklu odaklı ultrason olarak da bilinir. Derinin altında SMAS tabakasına 65-70 C ısı oluşturarak kollajen liflerinin yeniden oluşmasına katkı sağlar. Bu uygulama sonrasında kollajen lifleri yeniden oluşur, cilt daha sıkı ve gergin hale gelir. Bu uygulama tek seans şeklinde uygulanmaktadır. 1,5 – 2 yıl aralıklarla tekrarı önerilir. Uygulama esnasında hafif bir ağrı hissi oluşabilmekle beraber, uygulanan anestezi kremleri ile ağrı hissi minimuma indirilebilir. Böylece uygulama oldukça konforlu bir hale gelir. Uygulamadan sonra hasta sosyal hayatına rahatlıkla dönebilir ve sosyal hayattan kopma yaşanmaz. Diğer uygulamalar ile kombine edilebilir. Ameliyatsız bir uygulama olması nedeniyle oldukça tercih edilen bir estetik işlemdir.

BOTOKS
Botoks ( orijinal adı ile botox, tıp bilimindeki adı ile Botulinum Toksin Tip A); özel bir bakteriden elde edilen bir protein olma özelliğini taşıyan bir nörotoksindir. 30 yıldan fazla bir süredir kullanılmakta olan bu ürün, yaklaşık 80 ülkede kullanılmakta ve ülkemizde son 10 yıl içerisinde kullanımı oldukça artmış bir ürün olma özelliği göstermektedir. Cildimizde yer alan orta ve yüksek seviyedeki kırışıklıkların cerrahi bir müdahale olmadan giderilmesine yardımcı olan kozmetik bir üründür. Yüzümüzdeki kaslar, mimik hareketlerimiz ile sürekli olarak kasılmaktadırlar. Bu kasılmalarla birlikte yüzümüzde kırışıklıklar oluşur. Zamanın etkileri ile birlikte hücrelerin kendilerini yenilemesi azalır, kollajen ve elastin liflerin üretilmesi yavaşlar. Botoks, yüzümüzdeki kasların kasılmalarını geçici olarak durduran ve uygulandığı bölgedeki kasların gevşemesini sağlayan bir yapıya sahiptir. Uygulama bölgesindeki yüz kaslarının kasılması geçici olarak bloke edildiği için cilt yüzeyi daha pürüzsüz ve daha gergin bir yapıya kavuşmasına yardımcı olur. Bu sayede yüzümüzün genel ifadesinin daha rahat bir görünümde olması sağlanmaktadır. Botoks, medikal estetikte düşük dozlarda ve mimik kasları üzerinde kullanıldığı için güvenli bir kullanıma sahiptir. Yüz anatomisi hakkında bilgili bir uzman doktor tarafından uygulanması, istenmeyen yan etkilerin oluşma ihtimalini ortadan kaldırdığı gibi, elde edilmek istenen sonucun başarılı olmasında da önemli bir etkendir. Hamilelerin ve çocuk emziren kadınların uygulamayı yaptırmasının uygun olmadığını belirtmemiz gerekir. Botoks uygulamalarında uygulamanın etki çizelgesi kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Uygulama ilk etkilerini yaklaşık 3 gün ile 1 hafta arasında göstermeye başlar, 10 gün ile 2 hafta arasında daha etkin bir sonuç gözlemlenir. En yüksek etkilerini uygulama yapıldıktan sonra yaklaşık 1 aylık süre sonunda gösteren bu uygulamanın kalıcılığının 4 ay ve üzerinde bir sürede devam ettiği gözlemlenmiştir. Tekrarlanan uygulamaların kalıcılığın süresini artmasında önemli bir etken olduğu bilinmektedir

PRP
PRP, trombosit yönünden zenginleştirilmiş plazma anlamına gelen ‘Platelet Rich Plazma’nın kısaltılmışıdır. Plateletler, kırmızı hücreler ve plazma ile birlikte insan kanının büyük bir bölümünü oluşturan hücrelerdir. Plateletler genel olarak pıhtılaşma için gerekli faktörleri sağlarlar, bu anlamda herhangi bir doku hasar gördüğünde büyüme faktörleri salgılayan ve hasarlı bölgede ilk müdahaleyi gerçekleştiren ve onarımı başlatan yapılardır. PRP uygulaması, uygulama yapılacak olan kişiden alınan yaklaşık 10 cc kanın özel bir tüpe konulması ve santrifüj işlemine tabi tutulduktan sonra kanın bileşenlerine ayrıştırılması ile gerçekleştirilir.

MEZOTERAPİ
Mezoterapi, 1952 yılından bugüne kadar devam eden bir medikal estetik tedavisidir. Mezoterapide, uygulama yapılacak olan bölgeye göre farklı kombinasyonlarda hazırlanan kimyasal veya bitkisel ürün karışımlarının derinin altına küçük dozlarda ve çoklu iğne girişleri ile enjekte edilmesi esastır. Uygulama alanları oldukça fazla olan mezoterapi uygulamasında, en çok gerçekleştirilen selülit tedavisi, bölgesel zayıflama uygulamaları, saç dökülmesine ve saç derisinin güçlendirilmesine yönelik uygulamalar olduğunu söyleyebiliriz. Mezoterapi uygulamasında kullanılan vitamin, aminoasit, enzim ve mineraller gibi etken maddelerin karışımlarının dermiste sorunun olduğu bölgeye uygulandığı ve düşük miktarlarda enjekte edildiği için, bütün vücuda yayılmadan ve çok daha az miktarlarda kullanılması sağlanır. Bu sayede, kullanılan etken maddelerin etki gücü artarken bu etken maddelerden kaynaklanabilecek yan etki olasılığı da azalabilir. Mezoterapi uygulamaları uygulamaya ve uygulanan bölgeye göre değişmekle

DOLGU UYGULAMALARI
Dudak, yanak, gözaltı, nasolabial oluk gibi alanların eski hacmine kavuşturulması ve yeniden şekillendirilmesi için yapılan uygulamalardır. Dudak dolgusu dudakların daha kalın ve daha dolgun olmasını isteyen kişilerin tercih ettiği bir işlemdir. Yüz dolgusu ile arasındaki en büyük fark, dudak dolgusu için kullanılan hyalüronik asitin dudak yapısına özel olarak formülize edilmiş olmasıdır. Dolgular birkaç türe ayrılmakla beraber çoğunlukla hyalorunik asit içerikli dolgular tercih edilmektedir. Uygulama sonrasında hyalüronik asit, vücudumuzda bulunan suyun bir kısmını emerek uygulama bölgesinde bir yastıklama görevi görür, bir dolgunluk sağlar. Hyalüronik ait zaman içerisinde vücudumuzdan küçük parçalar halinde atılmakta ve uygulama bölgesi, uygulama gerçekleştirilmeden önceki haline süreç içerisinde dönmektedir. Dudak dolgusu, birkaç farklı nedenle uygulanan kişiler tarafından tercih edilmektedir. Kalın ve daha dolgun bir görünüm elde etmek, ince dudaklara hacim kazandırılıp dudak hattının belirginleştirilmesini sağlamak, yaşlanma etkisinin belirginliğini azaltmak ve mevcut olan bir asimetrik görünümün ortadan kaldırılmasını sağlamak.