Kanserli hastalarının tedavisinde “TomoTherapy Radixact” farkı yaşanıyor

0
8

 

 

Sağlık alanında yaşanan teknolojik gelişmeler ümit vadediyor. Özellikle kanser tedavisinde yaşanan gelişmeler, kişiye özel ( “Kişiselleştirilmiş” ) tedavilerle yüz güldüren neticelere vesile oluyor. Bu sayımızda radyasyon onkolojisini mercek altına aldık.

Radyasyon Onkolojisi bölümünde, kanser tedavisinin bir parçası olarak kötü huylu hücrelerin kontrol altına alınmasında iyonize radyasyonu kullanılmaktadır. Radyasyonu hastalıklı organa en doğru ve uygun biçimde iletebilmek için bu amaç için geliştirilmiş cihazlara gereksinim vardır. Bu cihazların kullanımı ile yüksek dozdaki radyasyonun, çoğunlukla kanserli dokunun yok edilmesi ya da palyasyon sağlanması amacı ile kullanılmasına “radyoterapi” ya da “ışın tedavisi” adı verilir. Bu tedavinin rotasını çizen uzman bir ekibin olması şarttır. Tedavinin dozu, yöntemi, süresi gibi önemli kararlara uzmanlardan oluşan bir ekip karar vermektedir. Bu ekipte; radyasyon onkoloğu, medikal fizik uzmanı, radyoterapi teknikeri, hemşire, dozimetrist, psikolog, sosyal hizmet uzmanı, diyetisyen, radyasyondan korunma uzmanı, hasta danışmanı vb. personel yer alır. Ayrıca Nükleer Tıp, Radyoloji, Patoloji, Cerrahi ve Medikal Onkoloji gibi kliniklerle beraber değerlendirme sonrasında tümörün yaygınlığının araştırılması ve evrelemesi gibi tedavi yönlendirilmesindeki en temel adımlar multidisipliner bir yaklaşımla çözülür. Böyle uzman bir kadronun ve teknolojinin önemini konuşmak üzere Anadolu Sağlık Merkezi Radyasyon Onkolojisi Bölümü Direktörü Prof. Dr. Hale Başak Çağlar ve Medikal Fizik Uzmanı Nadir Küçük ile “Radyasyon Onkolojisi” hakkında merak edilenleri konuştuk.

Öncelikle Anadolu Sağlık Merkezi Radyasyon Onkolojisi Bölümü Direktörü Prof. Dr. Hale Başak Çağlar ile başlayalım. Hocam bize biraz kendinizi tanıtır mısınız?
Tıp Fakültesi eğitimini 1998 senesinde Ankara’da tamamladıktan sonra İstanbul’a geldim ve o dönemden beri bu şehirdeyim. Radyasyon Onkolojisi ihtisasımı Marmara Üniversitesi’nde 2003 senesinde tamamladım. Uzmanlık eğitimimi tamamladıktan sonra ihtisas aldığım üniversitede hizmet vermeye devam ettim. Bu süre içinde 2006-2007 yıllarında ABD Harvard Üniversitesi’nden burs alarak baş-boyun kanserleri ve torasik onkoloji kürsüsünde ek eğitim aldım. 2008 senesinde ülkeme ve üniversiteme geri döndüm ve 2010 senesinde doçent unvanı aldım. Bu dönemde istifa yoluyla ayrılarak Acıbadem Üniversitesi, Acıbadem Maslak Hastanesi’nde işe başladım. 3 sene sonrasında ise Medipol Üniversitesi Medipol Mega Hastanesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı’nda kurucu öğretim üyesi olarak çalışmaya başladım. 2015 senesinde profesör unvanı aldım. 2017 senesinden beri Anadolu Sağlık Merkezi Radyasyon Onkolojisi Bölümü Direktörü olarak çalışmaktayım.

“Radyasyon Onkolojisi” nedir, neleri kapsar?
Radyasyon Onkolojisi sıklıkla kötü huylu ve bazı iyi huylu tümörlerin iyonizan radyasyon uygulanarak tedavi edilmesini görev alan bir bilim dalıdır. İçinde sadece radyasyon onkologları değil, medikal fizik uzmanları ve dozimetrist, radyoterapi tekniklerleri gibi diğer meslek gruplarını da barındıran bir ekibi kapsar. Tedaviler sıklıkla cihazlar yardımı ile dışarıdan uygulanabileceği gibi uygun endikasyonlarda radyoaktif maddeler yolu ile içeriden de uygulanabilir. Hem onkoloji hem fizik hem de biyoloji bilimlerini kapsayan oldukça kompleks bir bilim dalıdır.

Anadolu Sağlık Merkezi Radyasyon Onkolojisi bölümünden bahseder misiniz?
Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi 2005 senesinde hizmet vermeye başlamış olup radyasyon onkolojisi departmanı da aynı dönemde faaliyete girmiştir. Faaliyete girdiği bu dönemden beri hem cihaz parkuru ile hem de vizyonu ile Türk radyasyon onkolojisinin öncülerinden biri olmuştur. Günümüzde önemli bir radyocerrahi tedavi platformu olarak bilinen CyberKnife cihazı Türkiye’de ilk bu merkezde tedavi vermeye başlamış ve dünya literatürüne birçok katkıda bulunmuştur. Ben ve ekibimin 2017 senesinde devraldığı bu bölümde, bizler de bu bilinç ile hastanenin ve kliniğin sahip olduğu olumlu izlenimleri bozmadan ve bir adım daha ileriye götürebilmek bilinci ve inancı için çalışmaya devam ediyoruz. Bu dönemden itibaren cihaz parkurlarını yeniledik (bilişim teknolojisi döneminde gelişen yeni yazılımlar daha etkili ve hızlı tedavi uygulama olanağına sahipler); bu bağlamda 1 adet TomoTherapy Radixact (Türkiye’de ilk), 1 adet Edge Lineer Akseleratör, ve CyberKnife cihaz platformu ile hizmet vermeye başladık.

 

Radyasyon Onkolojisi bölümünde hangi tedaviler yapılmaktadır ve Radyasyon Onkolojisinin kanser tedavisindeki yeri nedir?
Daha önce de belirttiğim gibi çoğunlukla kötü huylu ve daha az oranda iyi huylu tümörler radyasyon onkolojisi anabilim dalının ilgi alanına girerler. Kanser tanısı almış hastaların %70’i tedavi yolculuğu sırasında en az 1 kere radyasyon onkolojisi departmanına uğrarlar. Tedavinin amacı sıklıkla küratif (tüm tümörü yok etmek) veya palyatif (tümöre bağlı semptomları azaltıp hayat kalitesini artırmak) olur. Son zamanlardaki teknolojik gelişmeler sayesinde eskisine göre çok daha etkili tedavileri, çok daha az yan etkilerle uygulamak mümkün olduğundan radyoterapi kanser tedavisinin olmazsa olmaz parçasından biri haline gelmiştir. Multidisipliner yaklaşımın kanser tedavisindeki önemi 21. yüzyılda belirgin hale gelmiştir.

Radyasyon Onkolojisi bölümünde en çok ilgi çeken ve fark yaratan teknoloji hangisidir?
Bana göre radyasyon onkolojisinde fark yaratan tek bir teknoloji yok. Farkı yaratan birden fazla teknolojik gelişmenin tedavilere entegre edilmesi sayesinde bu başarılı sonuçlar alınmaya başlandı. Bunlardan ilki radyoterapi uygulanması planlanan hedef tümörün belirlenmesindeki gelişmeler. Bunun için radyoloji ve nükleer tıp bölümlerine çok şey borçluyuz. Görüntülemedeki gelişmeler sayesinde bizler de çok daha bilinçli bir şekilde hedef lezyonu seçebiliyoruz. Sadece seçmekle de kalmıyor aynı zamanda bu görüntüleri tedavi planlama sistemimize aktarabiliyoruz. Seçilen hedef lezyonun ileri radyasyon fizik algoritmaları sayesinde medikal fizik uzmanları tarafından hesaplanmasını sağlayan teknolojilerin gelişmesini de ikinci en büyük gelime olarak saymak mümkündür. Eski teknolojilerde bunu sağlayan cihaz parçaları ve yazılımlar olmadığından hem tümöre istediğimiz kadar yüksek doz ve çevresindeki radyasyona duyarlı normal dokuya istediğimiz kadar düşük doz veremiyor hem de yaptığımız bu doz hesaplarının gerçekliğine güvenemiyorduk. Üçüncü gelişme ise cihazlardaki gelişmeler; artık cihazlara üst düzey görüntüleme sistemleri entegre edilebilir hale geldi. Bu sayede ışınlama öncesinde ve sırasında hedeflenen tümörün ve de hareketinin görüntülenmesi (Radixact gibi) mümkün olmaktadır. Bu bilgiye istinaden elimizdeki cihaz teknolojisi ile de uyumlu olacak aksiyonlar alınmaktadır. Bu aksiyonlar arasında hedefin radyoterapi alanının dışına çıkması ile ışının kesilmesi veya ışın alanının tümörü ve hareketini takip ederek ışını kesmeden tedaviye devam etmesi örnek olarak gösterilebilir.

Dünyada gelişen teknolojileri takip etmek adına departmanınızda en son teknolojiye güncel tutmayı sağlıyor musunuz?
Radyoterapinin başarılı ve etkin olması için hastalarımıza verdiğimiz hizmet kalitesinin üst düzeyde olması gereklidir. Bunu sağlamanın bir tek yolu yoktur. Bu hizmetin kalite düzeyini hep yüksekte tutabilmek adına bölümümüzde alınan aksiyonlar arasında; teknolojinin sürekli olarak yenilenmesi ve yenilenen teknolojiyi kullanabilen personelin sağlanması, multidisipliner yaklaşımın devamlılığının sağlanması ve akademik yenilemelerin sürekli olarak takip edilerek tedavilere entegre edilmesi sayılabilir.

TomoTherapy Radixact cihazının teknolojisini ve bölümünüze getirdiklerini anlatabilir misiniz? Neden bu teknolojiyi tercih etmeli hasta?
Radixact cihazı Accuray firması tarafından üretilen tomoterapi cihazının yeni nesil düzenlemesine verilen isimdir. Daha önceki TomoTherapy modellerine göre hem cihaz aksamında (hız, güç, teknolojik donanımsal gelişmeler, yapay zeka, ileriye yönelik yeni teknolojilerin eklenebilmesi için bırakılan alanlar) hem de yazılımda birçok değişiklik var. Accuray firması tarafından üretilen ve bizim de sahip olduğumuz IDMS ve Precision entegre konturlama ve planlama sistemi ile tek bir verici üzerinden bağlantı sağlanarak tedavi edilen hastaların planlarının doz toplamlarının görülmesi, deformable füzyon vb… birçok olanak sağlıyor. Bu özellikle birden fazla vücut bölge tedavisi ve ikincil ışınlama alan hastalar için oldukça önemli bir konudur. Ayrıca, Precision entegre konturlama ve planlama sistemi içerisinde yer alan Artifical Intelligance (Yapay Zeka) yazılımları ile bölüm olarak daha gelişmiş ve insan hatalarının en aza indirildiği tedaviler vermemiz mümkün oluyor.
Bunun dışında gelecekte yapılması planlanan birtakım yenilikler için de Radixact cihazının ileride son teknolojiye adapte olmasına olanak sağlıyor. Biz kliniğimize TomoTherapy Radixact almaya karar verirken en çok tek verici ve geniş hasta portföyüne hitap etmesi konularında çekici bulduk. Cihazın kurulup tedavilere başlanması ile birlikte özellikle tüm vücut, pelvis, meme, abdominal bölge ve paraaortik bölge, baş boyun bölgesi gibi geniş ve normal dokuların hedef alanın içinde sıkça bulunduğu anatomilerde sağladığı avantajı gözlemleme fırsatımız oldu. Özellikle aynı tedavi bölgelerine daha önce diğer cihazlarla da radyoterapi uygulamış olmamız nedeniyle karşılaştırma yapma şansına da sahibiz. Öyle ki baş boyun kanserli hastaların tedavisinde Radixact’ı kullanmaya başladığımızdan beri yan etkilerde de belirgin azalma gözlemeye başladık. Yani bir cihaz teknolojisinin klinik yansımaları da görülmeye başlandı. Bu bence son derece objektif bir sonuçtur.

Radixact cihazı ile sağladığınız Tomoterapi Tedavisi esnasında ve sonrasında hastalarda gözle görülür farklar var mı, bir yan etki azalması veya hasta yaşam kalitesinde artış gibi?
Bir önceki soruda da değindiğim gibi bu etkiyi özellikle baş-boyun kanserli hastalarda çok belirgin bir şekilde gözlemeye başladık. Bunun dışında meme kanseri radyoterapisinde olduğu gibi çoklu ve kompleks anatomili hedeflerde de bize çok belirgin bir doz dağılım avantajı sağladığını fark ettik. Daha basitçe anlatmak gerekirse bizim isteğimiz radyasyon alması hedeflenen hacimlerin içindeki dozun her bölgede eşit olması ve sıcak doz noktalarının olmamasıdır. Radixact ile bunu sağlamak diğer cihazlara göre çok daha kolay. Bu da ister istemez yan etkilerin de azalmasını sağlıyor.

Özellikle ya da daha etkin olarak etki gösterdiği kanser türleri var mı?
Kliniğimizde Radixact ile tedavi ettiğimiz hasta grupları arasında baş boyun, meme, pelvis ve tüm geniş alan tedavilerini saymak mümkün. Bu cihazın tedavi edemeyeceği hastalık grubu yok fakat bazı solunuma bağlı hareket eden hedeflerde ( merkezi 1cm ve altı akciğer tümörleri gibi) alternatif tedavilerde mümkün. Ancak onunla ilgili de Radixact platformunda belirgin yol kat edilmiş durumda. Çok yakın bir zamanda solunum ile hareket stratejilerinin de cihaza eklenebileceğini sizlere müjdelemek isterim ve bu Radyasyon Onkolojisi dünyası için ekstra heycan verici bir durum.

Bu cihaz şu anda ülkemizde ve dünyada kullanım yaygınlığı nedir?
Radixact cihazının ülkemizdeki ilk temsilcisi Anadolu sağlık Merkezi Hastanesi. Bildiğim kadarıyla şu anda ikinci olarak Ankara’da Bilkent Şehir Hastanesin’de mevcut ve kullanılmaya başlandı. Bunun dışında Türkiye’de tomoterapi kullanan merkezler var, ancak sıklığı Avrupa kadar yaygın değil. Bana göre artması gereklidir. Gelişmiş ülkelerde ve Avrupa’da özellikle Fransa’da tomoterapi kullanımı oldukça yaygın. Fransız radyasyon onkologları hem sıklıkla bu cihazla tedavi uyguluyor hem de bu tecrübelerini akademik ortamlarda raporluyorlar.

Işın tedavisinin simülasyon, planlama ve tedavi aşamalarında ekibin önemli zincirlerinden biriyiz

Radyasyon Onkolojisinde önemli bir yere sahip olan medikal fizik uzmanlarına da büyük iş düşmektedir. Başta hastaların doz ölçüm ve hesaplamaları olmak üzere tedavinin bütün aşamalarında büyük görevler üstlenen Medikal Fizik uzmanları adına Anadolu Sağlık Merkezi Medikal Fizik Uzmanı Nadir Küçük’ten de bilgiler aldık.

Öncelikle sizi biraz tanıyabilir miyiz?
1974 İstanbul doğumluyum. 1996 yılında Uludağ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Fizik Bölümü’nden mezun olduktan sonra İstanbul Üniversitesi Çapa Onkolojisi Enstitüsü’nde Tıbbi Radyofizik Master programını bitirdim. Medikal Fizik Uzmanı olarak Uludağ Üniversitesi ve Medipol Mega Üniversite Hastanesi radyasyon onkolojisi departmanlarında çalıştım. Kanser tedavisinde kullanılan Trubeam, Gamaknife, Cyberknife ve son olarak TomoTherapy Radixact gibi önemli cihazların kurulum süreçlerinde aktif rol aldım. Medikal Fizik Derneği yönetim kurulu üyeliği yaptım. Halen Anadolu Sağlık Merkezi’nde çalışmaktayım.

Medikal Fizik uzmanı kimdir, ne yapar?
Medikal Fizik Uzmanları olarak; üniversite ve Sağlık Bakanlığı hastanelerinde ve özel kurumlara bağlı hastanelerde çalışmaktayız. İyonize radyasyonla ilgili alanlarda özellikle hastanelerin radyasyon onkolojisi, nükleer tıp ve radyoloji alanlarında görev yapmaktayız. Bunun yanında hastanelerin araştırma laboratuvarları, hastaların fizyolojik izlemleri, ultrason ve lazer uygulamaları, biyomedikal departmanları ve oftalmoloji de çalışma alanlarımız içerisindedir. Medikal Fizikçilerin benim gibi büyük bir bölümü kanser tedavisi ile ilgili tedavi klinikleri ve enstitülerde çalışmaktadır.
Radyasyon kaynaklarının tıpta uygulanmasında hastanın radyasyon güvenliğini sağlayarak tanısal alanda en az doz ile en iyi sonucun elde edilmesi temel görevimizdir. Tıpta kullanılan modern kanser teşhis ve tedavi cihazlarının kurulum, kabul ve uygulama aşamalarında aktif rol almaktayız. Hastaya uygulanan ışın tedavisinin simülasyon, planlama ve tedavi aşamalarında ekibin önemli zincirlerinden biriyiz. Hasta tedavisinde sağlam doku ve organları koruyarak hastanın en doğru ve en güvenilir şekilde tedavi edilmesi için gerekli hasta tedavi planlarını hazırlamaktayız. Hastaların doz ölçüm ve hesaplamalarını yapmaktayız. Tüm hastanede çalışanların, halkın, çevrenin radyasyon güvenliğinin sağlanmasında önemli görevlerimiz mevcut.

Ne zamandır Radyasyon Onkolojisi bölümünde çalışıyorsunuz?
Meslekte 20 yılı aşkın bir süredir çalışmaktayım. Radyoterapinin Türkiye’de ve dünyada teknoloji ile beraber hızlı gelişimine bizzat şahit olan kişilerden biriyim. Modern tedavi cihazları ve teknikleri ile günümüzde yapılan mükemmel tedavileri gördükçe, hastaların kanser gibi önemli bir hastalıktan kurtulduklarını görmek benim için oldukça memnun edici bir sonuç. Geçmişte bu olanakları bulamayan hastalar için tabii ki üzülmemek mümkün değil. Ama insanoğlunun kendisi ile yarışı hiç bitmeyecek ve gelecekte hep daha iyisine ulaşma hedefi hastalara şifa olacaktır.

Onkolojide medikal fiziğin yeri ve önemi nedir?
Medikal fizik tıpta 100 yılı aşkın bir süredir kullanılmaktadır. Bilhassa kanserin tanı ve tedavisindeki katkılarımız önemlidir. Günümüz hasta tedavilerinde kullanılan cihazların büyük bir kısmında, fikir ve uygulama safhalarında bizleri görebilirsiniz. Tümöre maksimum doz verirken çevresindeki kritik dokuların etkilenmemesi için oldukça kaliteli ve hassas planlar üretmek bizim görevimiz. Hastaya verilecek dozun gerçekten güvenilir ve doğru olduğunu hesaplamak ve kontrolünü yapmak bir kliniğin en önemli konularından biridir ve bu görev tamamen bize aittir. Radyasyon onkolojisi gerçekten bir ekip işidir ve zincirin her halkası çok önemlidir. Bu zincir içinde tek bir halkanın zayıf olması tüm tedavi sürecini aksatır. Bu bağlamda medikal fizik uzmanı, radyasyon onkoloğu tarafından görülen hastanın radyoterapi teknikeri ile tedaviye alınması sürecinde aradaki bağlantıyı kuran kişidir. Hasta tedavilerinde gerçekten çok yüksek enerjili ışınlar kullanmaktayız ve bu ışınları hasta üzerinde doktorun hedef gösterdiği bölgeye gönderiyoruz. Bu ışınlardan sağlık çalışanlarını, hasta yakınlarını ve tedavi olan hastanın diğer sağlıklı organlarını korumak bizim için önemli bir görevdir.

TomoTherapy Radixact cihazının bölümünüze katkıları neler oldu?
Anadolu Sağlık Merkezi Radyasyon Onkolojisi’nde üç cihaz odası vardır. 2018 yılında yaptığımız yatırım ile bu üç odadaki cihazların tamamını en son teknoloji cihazları ile yeniledik. Departmanımızda TomoTherapy Radixact, Edge ve Cyberknife cihazları ile hasta tedavileri yapıyoruz. Bu platformlar ile hastanemize başvuran tüm hastalarımıza şifa olacak cihazı ve tedavi tekniklerine karar veriyoruz. Her kanser hastasını sadece bir cihaz platformu ile değerlendirip hepsini aynı cihazla ışınlamak günümüzde pek doğru bir yaklaşım olmayabilir. Bu nedenle biz birbirine yardımcı olan cihazları satın alarak hastaya özel cihaz tercihi yapıp, hasta için en uygun cihazı tercih ediyoruz. Bu bağlamda Radixact cihazı kliniğimizin çoğunluk hasta yükünü alan “Çalışkan Arı” olarak adlandırdığımız kliniğimizin en önemli cihazlarının başında geliyor. Hastanemizde hemotoloji ağırlıklı hasta yoğunluğu fazla olduğundan, tüm vücut ve kemik iliği ışınlaması gibi çok zor bir tekniği bu cihazla uygulamak hem bizim hem de hasta için oldukça konforlu olmaktadır. Bu cihaz ile meme, baş-boyun, tüm vücut, mezetelyoma (akciğer zarı) ve birçok ışınlamada harika doz dağılımları görmekteyiz. Dakika başına verdiği radyasyon miktarı yüksek olduğundan tedavi süreleri oldukça kısa sürmektedir. Fakat şunu söylemeden bitirmek istemem; elimizde son model bir araba olsa bile önemli olan arabayı ne kadar güvenli kullandığınızdır. Bizde de öyle. Radyoterapide kaliteli hasta tedavisi için hastane, cihaz ve ekip kombinasyonu çok önemlidir. Elinizde son model radyoterapi cihazları olsa bile önemli olan bu cihazları etkin ve efektif kullanmaktır. Burada tabii ki devreye ekibin deneyimi girmektedir.

Tomoterapi Radixact platformunun hasta iyileşme sürecine nasıl etkileri oldu?
Modern tedavi cihazları ile radyoterapi hasta için artık daha konforlu, non-invazif ve ağrısız. Bu cihazlar üzerinde geliştirilen çeşitli tedavi teknikleri ile maksimum sağlıklı organ koruması yapılabildiğinden hastalar radyoterapi süreçlerini daha az yan etki ile atlatabilmektedir. Özellikle Radixact cihazı ile rütin olarak üç boyutlu kesitsel gerçek tomografi görüntüleri alınarak, üç boyutlu kesitsel (noktasal ve helikal) Unique ve Kişiselleştirilmiştedaviler yapabilmesi sayesinde, geleneksel radyoterapi cihazlarına nazaran birçok gözle görülür pozitif tedavi kalitesi ve hastalardan görülen yan etkilerin azalmasında belirgin farklar yaratılmaktadır. Kesitsel ve helikal tedaviler günümüzde bir tek Tomoterapi platformları ile mümkün kılınmaktadır ve diğer üreticiler ise bu teknolojiyi takip etmeye çalışarak C-kollu sistemlerden uzaklaşarak gantrili cihazlara doğru yönelmeye çalışmaktadırlar.
Ayrıca, yaşanan gelişmelerle bazı hastalık türlerinde aylarca radyoterapi seanslarına gelen hastalar artık 1-5 seansta radyoterapi süreçlerini bitirebilmektedir. Hastalar seans sonrası günlük yaşantılarına devam edebilmektedirler.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?
Radyoterapi tedavilerinde hastanın aldığı tedaviye güven duyması, hastalığı kontrol altına almak için ilk basamaktır. Hastanın iyi bir hastanede, uygun cihaz platformunda, düzgün bir ekip tarafından tedavisi alınacak iyi sonuçların habercisi gibidir. Biz medikal fizikçiler çoğu zaman işin görünmeyen kısmında olan ama yapılan tedavinin kalite boyutuna direkt etkisi olan kişileriz. Yaptığımız işin sorumluluğu çok büyük ve direkt hastaya yansımaktadır. Bu nedenle sürekli güncel kalmak, bilimi takip etmek kanser ile olan savaşımızda bizi hep diri tutacaktır.