Ünlü oyuncular meme kanseri için çağrıda bulundu: ‘‘Asla bana olmaz demeyin’’

0
10

Meme Sağlığı Derneği MEMEDER’in, “Meme Kanseri Farkındalık Ayı” kapsamında İstanbul Florence Nightingale Hastanesi’nde düzenlediği Pembe Festival’in son gününde televizyon habercisi Işıl Açıkel moderatörlüğünde ‘Ünlü Kadınların Gözünden Meme Sağlığı’ konusu ele alındı. İstanbullu Gelin dizisinin Begüm’ü Özge Borak ve Gözde’si Didem İnselel ile Avlu dizisinin Cezaevi Müdiresi Melis Ersoy’u başarıyla canlandıran Deniz Barut’un konuk olarak katıldığı oturumda oyuncular erken tanının önemini yakınlarının yaşadığı meme kanseri öykülerinden yola çıkarak anlattılar.

 

22 yaşımdan beri düzenli mamografi çektiriyorum

Meme kanseri ile henüz 6 yaşındayken, annesine konan ‘meme kanseri’ tanısı ile tanıştığını anlatan Özge Borak, “Annemin memesinin dörtte biri alındı. Ne yazık ki çok erken yaşta meme kanseri ile tanışmış oldum ama annem sağlığına kavuştu ve tekrar nüksetmedi. Fakat genetik yatkınlığım nedeniyle ben 22 yaşımdan beri her yıl mamografi çektiriyorum ve uzun bir süredir de her yıl check-up işlemlerimi yaptırıyorum’’ dedi. Günümüzde insanların  sağlıklarını çok ihmal ettiğine değinen Borak, otomobillerini bile her yıl servise götürürken kendilerine bu vakti ayırmadıklarını söyledi. ‘’Hem de bunun eğitim düzeyiyle de ilgisi yok. Çevremde son derece eğitimli insanlar var ve kontrollerini ihmal ediyorlar.”

Hayatta her şeyin başında sağlık geldiğini anlatan Özge Borak, “Sağlık konusuna çok ilgiliyim ve herhalde oyuncu olmasaydım hekim olurdum. Yaşadığımız dünya ve çağımızda bize sunulan gıdalar nedeniyle riskimiz çok yüksek ve kanser ne yazık ki cinsiyet ayırt etmiyor” dedi.

 

İstanbullu Gelin dizisinin Gözde’si Didem İnselel ise, “Fibrokistik meme yapım nedeniyle kanser oluşumunun tespit edilmesinde gecikme olabileceği için, kontrollerimi ihmal etmiyorum. Mememi kendim kontrol edemiyorum; zira elime gelen pütürlü doku beni çok rahatsız ediyor. Annem veya kız kardeşimden yardım istiyorum” dedi. 30 yıl önce yakın bir akrabasının meme kanserine yakalandığını anlatan İnselel, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugünkü gibi tedavide geniş imkanlar olmadığı için bir memesi alındı. Tek meme ile evlendi, çocuğu oldu ve şimdi mutlu bir hayat sürüyor. Doktor kontrollerine birlikte gittiğimizde motivasyonu öyle yüksekti ki, hekimler hasta kim diye sorardı. O hep bu hastalığın onu ziyarete gelen geçici bir şey olduğunu kabul etti ve neşeyle uğurlamayı seçti. Ben de Steve Jobs’ın vefatına neden olan Nöroendokrin Tümör (NET) hastalığı ile mücadele ettim ve o süreçte öleceğimi düşünmeden, bunu gelip geçici bir şey olarak kabul ettim. Çok şükür atlattım.” Başarılı oyuncu, düzenli kontrollerden bir süre sonra sıkılıp sıkılmadığı sorusu üzerine “Bu hastalığın tespiti için 3,5 yıl çalmadık kapı, yaptırmadığım tetkik kalmadı. Elbette zaman zaman bıkkınlıklarım oldu ama ailem çok destek oldu. Tanı bu işin temeli olduğu için kontroller konusunda tedbiri asla elden bırakmıyorum” dedi.

 

Meme kanseri ile hastalık tanısı alan iki yakın arkadaşı sayesinde tanışan Deniz Barut ise erken tanı ile geç tanı arasındaki farka çok yakından tanıklık ettiğini belirtti. ‘‘Biri çok erken evreydi ama diğerine geç evrede tanı konmuştu. Çok şükür ikisi de atlattı ve şimdi sağlıklılar. Ancak erken tanının önemini, canlı şahit olarak çok iyi anladım. Erken tanı konan arkadaşım hem tedavi hem de moral motivasyon olarak süreci çok rahat atlattı. Geç tanı konulan arkadaşım ise çok zor süreçler yaşadı. Ne olur asla bana olmaz demeyin ve düzenli kontrolleri ihmal etmeyin. Kendi kendinize meme kontrolünüzü yapabilirsiniz. İlk 3-4 deneme zor gelebilir, anlamadığınızı düşünebilirsiniz ama inanın alışılıyor. Kendinize güvenmiyorsanız, kontrolü hekiminize yaptırabilirsiniz.”