Umutsuz hastaliklar için artik kök hücre tedavisi var

0
11

Türk Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği (TPRECD) ve Kuzey Kıbrıs Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği (KKTCPRECD) kamuoyunda kök hücre tedavileri olarak bilinen hücre ve hücre ürünleri ile tedavilerdeki yenilikleri ve tedavileri tartışmak üzere Girne’de biraraya geldi.

Türkiye, Kuzey Kıbrıs’tan plastik cerrahi, hematoloji, histoloji uzmanlarını biraraya getiren “Rejeneratif Tıp Kongresi’ bu alanda tüm dünyaca tanınan Nörobiyoloji ve Kanser Biyolojisi Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Camgöz (İngiltere), Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Ercüment Ovalı (Türkiye) ve Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Alexandra Conde Green’i de (ABD) konuk konuşmacı olarak ağırladı.

 

Rejeneratif Kongresi Başkanı Hacettepe Ün. Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Vargel hücre ve hücre ürünleri ile tedaviler hakkında şu bilgileri verdi:

 

Rejeneratif Tıp Nedir?

Rejeneratif Tıp, ‘Hücre ve Hücre Ürünleri İle Tedavi’ demektir. Tıbbın bugüne dek yeterli çözüm üretemediği hastalıklar, genetik hastalıklar, yaşlanmaya bağlı organ hasarları (kalp-damar sistemi ve eklemlerdeki rahatsızlıklar gibi) yetersizlikleri başta olmak üzere uzun ve kaliteli bir yaşam için umut ışığı olabilecek çalışmalar Renaneratif Tıp’ın ilgi alanıdır. Vücudumuzda kemik iliği, kan ve yağ dokusunda bulunan kök hücreler hastalıklarla savaşmak, gençliği korumak, bedenin kendini onarma yeteneğini uyarmak gibi çok önemli alanlarda kullanılabilir. Diğer klasik tedavi yöntemlerine nazaran yeni bir tedavi seçeneği olan Rejenetarif Tıp; tüm dünyada en ilgi gören çalışma alanı haline gelmiştir.

 

Rejeneratif Tıp hangi alanlarda tedavi seçeneği oluşturmaktadır?

 

“Kök hücre tedavileri tıbbın en yenilikçi alanı sayılabilir”

Çaresiz sayılan hastalıklar başta olmak üzere, damar rahatsızlıkları, insan ömrünün uzamasıyla daha sık karşımıza çıkan Alzheimer Parkinson gibi nörolojik hastalıklar, immune sistem hastalıkları, eklem-iskelet rahatsızlıkları olarak karşımıza çıkan ortopedik dejeneratif hastalıklar, bazı barsak hastalıkları ve görme sorunlari gibi alanlarda çalışmalar yürütülüyor. Bu çalışmaların henüz tüm klinik fazları tamamlanıp literatüre protokollu bir tedavi yöntemi olarak girmedi. Kimi alandaki kök hücre tedavileri yolun başındayken kimilerinde fazlar tamamlanmak üzere. Yakın gelecekte bu tedavilerin bir kısmının ‘tedavi yöntemi’ olarak kabul edilerek tıp dünyasında kullanılacağını söylemek kehanet olmayacaktır. Günümüzde dünyada yaklaşık 25000 bilim insanı bu alanlarda çalışma yapmakta, kurulmuş yüzlerce yeni merkezlerde araştırma yapmaktadır.

 

 

Özellikle DNA hasarlarını onarmak tıp tarihinde dönüm noktalarından birini oluşturacaktır.

Kök hücre ve gen tedavilerine çok büyük bütçeler ayrılıyor. DNA hasarının bir kısmını onarmak dahi genetik hastalıklara bir tedavi imkanı getirebilecektir. Bazı hastalıklara karşı aşı geliştirme çalışmaları ve hücre tedavilerindeki gelişmeler yakın gelecekte insanlığın hizmetine yeni tedavi seçenekleri olarak sunulabilecektir.

 

Kök hücreler nerede bulunur? 

“Çeşit çeşit kök hücre kaynağı ve türü var”.

Kök hücre tanımı aslında tam doğru değildir. Kastettiğimiz; içinde kök hücrelerin de olduğu bir hücre karışımıdır. Bunun doğru adı ‘vasküler stromal fraksiyon’ olmalıdır. Vücutta farklı dokularda da  kök hücre vardır. Kanda, yağda, embriyonik dokularda ve deride de mevcuttur. Bunlardan embriyonik hücrelerde araştırma ve uygulama yapılması etik açıdan yasaklanmıştır. Doğum sırasında göbek kordon kanında da çok miktarda kök hücre vardır. Elde elde etmesi en kolay ve ekonomik olan, kök hücre açısından zengin doku ise yağ dokusudur.

 

Kök hücre çalışmalarını kimler yapabilir?

Bu alanlardaki kök hücre ayrıştırma ve uygulama çalışmaları çok katı kurallar çerçevesinde gerçekleştiriliyor. Bir kişinin kök hücresi sadece o kişide ve onun tedavisinde kullanılabiliyor.  Kök hücrelerin ameliyathane koşullarında alınması, ayrıştırılması ve aynı mekanda hastaya verilmesi gerekiyor.

 

 “Mezenkimal Kök hücreleri ile yapılacak tedavilerde mutlaka plastik cerrahlar olacaktır”

Vücuttan kök hücre alınması ve tedavi karışımlarının hazırlanması belli kurallara bağlıdır. Kök hücre bu şekilde ayrıştırıldıktan sonra her branş (ortopedi, kalp damar vb.) kendi uygulamasını yapabilir.

Kemik iliğinden kök hücre elde edilmesi ve uygulanmasını (ilik nakli) hematoloji uzmanları yıllardır yapmaktadır ve bu lösemi, lenfoma gibi hastalıkların tedavi protokollerine girmiş durumdadır.

Yağ dokusundan kök hücre edinmek nisbeten daha yeni bir dönemde başlamıştır. Vücuttan en kolay kök hücre alınabilen ve ayrıştırılabilen doku yağ dokusudur. Yağ dokusu kök hücrenin en bol olduğu, uygulamanın en uygun bütçelerle yapılabildiği kaynaktır. Yağ dokusunu almak, ayrıştırmak, vücuda vermek, rekonstrüktif ve rejeneratif amaçlı olarak klinikte kullanmak, plastik cerrahinin uzmanlık alanıdır. Bu durum plastik cerrahları ister istemez bu alana yöneltmekte ve olmazsa olmazı haline getirmektedir. Estetik amaçlı işlemlerin yanı sıra; yanık, yara, nedbe, doku kayıplarının onarımı gibi işlemler  rekonstrüktif cerrahi işlemlerini de yapan plastik cerrahlara bu alan önemli görevler yüklemektedir; onlar yakın gelecekte kök hücre tedavilerinin en yetkin uygulayıcıları olacak.

 

Kök hücre tedavilerinin belirli bir zümreye ulaşabileceği endişeleri hakkında:

 

“Kök hücre tedavilerine sadece maddi olanakları olanların ulaşacağı korkusu abartılıdır”.

Hekimlik andının özünde bile hastalarımız arasında ayrımcılık yapılayacağı vurgulanır. Kök hücre tedavileri bilim insanlarının, biz hekimlerin etik ve insanı değerleri koruması ve sosyal devlet anlayışı ile tüm toplumun sağlığını korumak üzere gerçekleştirileceği çok açıktır.  Sivil toplum örgütlerinin de bu konuda iyi bir kontrol mekanizması geliştirmesi bence yerindedir.  Basına da halka bu konuda en doğru bilgileri vermek, umut tacirlerine zemin hazırlamamak için önemli bir görev düşüyor. Bu konuda Türk Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği olarak her türlü bilgi desteği vermeye hazırız.