Karma Gerçeklik

0
38

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Anatomi Anabilim Dalı Prof.Dr.Deniz Demiryürek, öncüsü olduğu ve Türkiye’de ilk kez Hacettepe Üniversitesi’nde öğrencilere sunulan “Karma Gerçeklik” projesinin ilerleme sürecini ve bu projenin tıp bilimine neler kazandıracağını aktarıyor…

Anatomi eğitiminde kullanılmak üzere Türkiye’de ilk kez Hacettepe Üniversitesi’nde öğrencilere sunulan “Karma Gerçeklik” projesinin detayları ve önemi hakkında bizleri bilgilendirir misiniz?

Bu proje ile tıp eğitiminde Türkiye’de bir ilke imza atılıyor. Tıp alanında birçok yeniliği öğrencilerinin ve toplumun hizmetine sunmayı görev edinmiş olan Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, dünyanın önde gelen tıp fakültelerinde kullanılan Microsoft Hololens’i, Türkiye’de ilk kez anatomi eğitiminde kullanılmak üzere öğrencilerine sunuyor.
Sanal Gerçeklik – Virtual Reality ve Artırılmış Gerçeklik- Augmented Reality deneyiminin en iyi özelliklerini bir arada sunan Karma Gerçeklik-Mixed Reality teknolojisinin kullanıldığı Microsoft HoloLens gözlüğünü NASA, Uluslararası Uzay İstasyonu’nda kullanıyor. Yeryüzündeki bilim insanları, üzerinde çalıştıkları şeyi astronotun gözünden görebiliyor. Ford otomobil fabrikası, araç tasarımını HoloLens gözlükler ile yapıyor. HoloLens, dünyada tıp sektöründe de aktif olarak kullanılıyor.

Hacettepe Bilim Derneği’nin katkıları ile Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Anatomi Anabilim Dalı’nda kurulan Karma Gerçeklik Laboratuvarı; temel ve klinik bilimlerde eğitim amaçlı pek çok hizmeti en son teknoloji çerçevesinde öğrencilerine sunmasının yanı sıra, radyolojik görüntülerin üç boyutlu modellenerek tanı ve cerrahi tedavi planlamalarına da fırsat vermesi açısından gelecekte tıbbın birçok alanında yer alacağını düşündüğümüz heyecan verici bir laboratuvar yapılanması oldu.
Projenin gerçekleşme süreci nasıl gelişti?

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi olarak eğitim teknolojileri alanındaki tüm yenilikleri yakından takip ediyoruz. Microsoft HoloLens cihazı 2018 yılının ilk aylarında yurt dışında sınırlı sayıda ülkede satışa sunuldu. Temel eğitimler ve cerrahi bilimler açısından tıp alanında çok farklı amaçlar için kullanılabilecek bu ürünü fark ettiğimde çok detaylı bir araştırma yaptıktan sonra, konuyu Dekan ve Rektörümüz ile paylaştım. Kendileri de bu yeni teknolojinin öğrenci ve öğretim üyelerimizin hizmetine en kısa sürede sürülebilmesi için çok destek oldular. Hacettepe Bilim Derneği’nin değerli katkıları ile de laboratuvarımızın alt yapısını Anatomi Anabilim Dalı’nda kurduk. Cihaz temini ve yazılım desteği konularında da Microsoft Türkiye ve savunma sanayi yazılımlarında çok önemli işlere imza atmış SimSoft firması bizlere bu süreçte çok destek oldu.

Bu projenin ülkemize ve tıp bilimine katacağı değerler nelerdir?
Karma geçeklik sayesinde gerçek dünyayla paralel olarak gördüğünüz sanal içeriklerle de etkileşim haline girebilmeniz mümkün oluyor. Gözlük şeklinde tasarlanan ve takılarak kullanılan holografik bilgisayar sayesinde, dijital verileriniz ve holografik görüntüler ile etkileşime geçip, tüm içeriğe müdahale edebiliyorsunuz. Tüm bunları bulunduğunuz ortamda yani gerçek dünyadan kopmadan; canlı, dinamik ve gerçek zamanlı olarak hissedip yaşıyorsunuz.
Biraz daha detay vermek gerekirse, yürütülen proje kapsamında, gerçek hastalara ait MR, bilgisayarlı tomografi, PET gibi radyolojik görüntülerin; üç boyutlu ve holografik olacak şekilde modellenmesini takiben elde edilen görüntüler bu çok özel dijital gözlüğe yükleniliyor. Ardından da gerek eğitim amaçlı, gerekse tanı ve cerrahi tedavi planlamalarında kullanılabiliyor.
Az önce belirtiğim gibi, gerçek hasta verilerine ait modellemeler kullanılıyor. Dolayısıyla, herhangi bir ameliyat planlanmak istendiğinde gözlük gözde olduğu sürece, ameliyat sırasında cerraha, ameliyatının planladığı gibi olup olmadığına ilişkin takip imkanı veriyor. Cerrahi işlem yaparken, hekim ihtiyaç duyduğunda, daha önceden hastadan alınan radyolojik görüntüleri gözünün önüne getirebiliyor. Bu şekilde çok daha güvenli bir şekilde ameliyata devam edebiliyor.

Projenin içerisinde sizin görev ve sorumluluklarınız neler?
Projenin fikir sahibi ve yürütücüsü olarak görev yapıyorum. Ülkemizde bir ilk olarak; temel bir bilim dalı olan anatomi alanında, eğitim amacı ile gerçek hastalara ait verilerden elde edilmiş holografik modelleri ile Microsoft HoloLens cihazı kullanılıyor. Proje fikrinin geliştirilmesinden, ürünlerin nasıl temin edileceğine, klinik bilimler ile iş birliğinden verilerin sistem içerisinde kullanılabilir hale getirilmesine kadar birçok aşamada takım arkadaşlarımla birlikte yürütücü olarak önemli sorumluluklar üstlendim.

Proje ekibini neleri göz önünde bulundurarak oluşturdunuz? Ekip arkadaşlarınızı seçerken hangi özelliklere sahip olmaları önemliydi?
Projenin başından itibaren çok özel, başarılı ve uyumlu bir ekiple birlikte çalışma fırsatım oldu. Öncelikle yöneticilerim olan, Hacettepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Haluk Özen ve Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bülent Altun’un, projenin finansmanında koşulsuz destekleyen Hacettepe Bilim Derneği Başkanı Prof. Dr. Bora Eldem’in bana olan inançları ve güvenleri benim için büyük bir avantajdı. Ekip üyelerim arasında yer alan ve doktora çalışmaları sırasında danışman hocası olmaktan gurur duyduğum Uzman Dr. Alper Vatansever radyolojik görüntülerin modellenmesi ve sisteme yüklenmesi açısından çok önemli katkılar sağladı. Projenin eğitim koordinasyonunda Hacettepe Üniversitesi Uzaktan Eğitim ve Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Arif Altun, ürünlerin temini konusunda Microsoft Türkiye’den Can Balcılar, yazılım desteği ve geliştirilmesinde Simsoft firması sahibi Prof. Dr. Veysi İşler proje ekibinde yer alarak, bu özel eğitim modelinin gerçekleşmesinde önemli görevler üstlendiler. Tabii ki, birlikte çalışmaktan onur duyduğum Anatomi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Sargon ve bölüm çalışma arkadaşlarım da proje ekibinin doğal üyeleriydi.
Bizleri bir araya getiren en önemli özellik ise; karşılıksız, büyük özveri ile çalışan, işini ve ülkesine hizmeti seven insanlardan oluşan bir ekip olmamızdır. Projede yer alan tüm ekip arkadaşlarıma sizlerin aracılığı ile bir kez daha gönülden teşekkür ederim.

Babalar Günü’ne yaklaşırken sizden babalık duygusu ile ilgili bir mesaj alabilir miyiz?
Benim için baba olma duygusu, sahip olabileceğim en kıymetli ve çok ama çok özel bir duygu. Bunu yaşamak isteyen ve dileyen herkesin bu dileğinin gerçekleşmesini gönülden dilerim. Bana iki kız çocuğu babası olmanın zenginliğini ve mutluluğunu yaşattığı için eşim Ebru’ya olan minnetimi tarif etmem mümkün değil. Tüm babaların Babalar Günü’nü kutlar, baba adaylarına bu özel duygunun anlatılamayacağını, ancak mutlak yaşanması gerektiğini ifade ederim.