Türkiye’nin ilk “Sağlık Teknolojileri Liderler Zirvesi” düzenleniyor

0
91

MarlinPlus Sağlık Teknoloji ve Danışmanlık Hizmetleri, Türkiye’nin ilk “Sağlık Teknolojileri Liderler Zirvesi’ni” gerçekleştiriyor. Zirvenin amacı Kronik Hastalık Yönetim Sistemlerinin bilinirliliğinin artırılması, tüm paydaşların bir araya gelerek ortak çözümler üretebilmek.

 “Sağlık Teknolojileri Liderler Zirvesi” 27 Mart’ta Swissotel The Bosphorus İstanbul’da düzenlenecek.  Konusunda lider firmaların üst düzey yöneticilerinin ve sağlık sektörünün önemli isimlerinin konuşmacı olarak yer alacağı zirvenin bu yılki konusu, kronik hastalıkların yönetilmesini sağlayan entegre çözümler olacak. Biz de zirve öncesinde konuşmacılardan Acıbadem Sağlık Grubu Göğüs Hastalıkları, Uyku Bozuklukları Kliniği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Çağlar Çuhadaroğlu, Türkiye Diyabet Vakfı Başkanı Prof. Dr. M. Temel Yılmaz, OHSAD Genel Başkanı Op. Dr. Reşat Bahat ve Memorial Sağlık Grubu Kalp ve Damar Cerrahisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bingür Sönmez ile elektronik posta aracılığıyla söyleşi gerçekleştirdik. Konusunda uzman hocalarımızdan bu zirvede bizleri nelerin beklediğini ve teknolojinin sağlık sektöründeki önemini anlatmalarını istedik.

Dijital teknolojiyi kullanamayan bir hekimin meslek hayatında başarılı olma şansı yoktur

 

İlk olarak Memorial Sağlık Grubu Kalp ve Damar Cerrahisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bingür Sönmez’in yanıtlarıyla başlayalım. Kalp ve Damar cerrahisinde yaşanan teknolojik gelişmeleri ve teknolojinin önemini nasıl değerlendirdiğine kısaca bir göz atalım.

 

Öncelikle HTLS Sağlık Teknolojileri Liderler Zirvesi ilgili neler söylemek istersiniz?

Doktorlar olarak teknolojideki ilerlemeleri takip etmekte zorluk çekiyoruz. Bu türlü günü birlik toplantılar bize büyük kolaylıklar sağlar. Konunun uzmanlarıyla birebir görüşebiliriz ve ilgi duyduğumuz konularda uzmanlaşabiliriz.
Zirvenin ana teması kronik hastalıklar. Kronik hastalıkların takibinde teknolojilerin yeri yadsınamaz. Sizin uzmanlık alanınız üzerinden giderek bir değerlendirmede bulunmanızı istesek; kalp ve damar cerrahisi ve teknoloji ilişkisini nasıl değerlendirirsiniz?

 

Bir kalp ameliyatından sonra hastamızı yoğun bakıma alarak saatlik takipler yapıyoruz. Servise çıkardıktan sonra takiplerimiz günlük oluyor. Bu derecede ciddi takip ettiğimiz bir hastayı evine gönderince tüm bağlantımız kopuyor. Evinde olan bir hastanın tansiyonunu oksijen satürasyonunu, nabzını, ateşini, kan şekerini gerekiyorsa INR sini hastayı irrite etmeden takip etmek bana büyük rahatlık verecektir. Özellikle aritmisi olan hastaların takibi hayat kurtarıcı olacaktır. Uzman tarafından kan şekeri ve INR takibi hastanın hayatını kolaylaştıracaktır.

İnsan ömrü uzuyor ve bu durumun sağlık açısından sorumlukları ve yükümlülükleri de artıyor. Kalp ve damar hastalıklarının görülme yaşının da daha erken döneme indiğini de göz önüne alırsak. Sağlık sektörü bu konuda nasıl bir strateji belirlemeli?

 

İnsan ömrü uzadığı için artık hemen her evde bir yaşlı anne veya baba var. Gerek bu insanlar bir hastaneye yatmayı kabul etmiyorlar veya bu hastaları kabul edecek kronik bakım merkezleri yok. Bu hastaların evde takiplerinde iletişim teknolojileri yardımımıza koşacaktır.

 

Koroner kalp hastalıklarının genç yaşa inmesinin en önemli nedeni gençlerin erken yaşta deneyimlerinin üzerinde sorumluluklar yüklenmelerinden kaynaklanan strese bağlı olarak adrenalin deşarjıdır. Yüksek sorumluluğu olan kırk yaş civarındaki her yönetici mutlaka bir bilgisayarlı koroner anjiyografi yaptırmalıdır. Ayrıca mesleki kontratlar yapılırken yılda bir kez sağlık kontrolü şartı konulmalıdır.

 

 Türkiye’yi sağlık alanında, teknoloji bazında değerlendirecek olursanız neler söylemek istersiniz?

Ülkemizde benim jenerasyonumdan olup bilgisayarı düğmesinden açıp kapayan ya da mail adresi olmayan meslektaşlarım var. Fakat ben bu konuda gençlerden çok şey bekliyorum. İrtibatta olduğum bir çok genç iletişim teknolojilerini farklı boyutlarda kullanıyorlar. Bu tür toplantılar bilgi bölüşümü bakımından çok değerli olacaktır.

 

Hekimlerin ve sağlık personelinin teknolojiyle ilişkisi nasıl ya da nasıl olmalı?

Ülkemizde yeni yetişen hekimler doğal seyir içerisinde bilgisayar eğitimi alıyorlar. Fakat orta yaş üzerindeki meslektaşlarımız için zaman zaman eğitimler verilmesi şart.

Bir hekim için teknolojik gelişmeleri yakından takip etmenin önemi nedir?

Dijital teknolojiyi kullanamayan bir hekimin meslek hayatında başarılı olma şansı yoktur.

 

Sağlık teknolojileri dünya genelinde en fazla Ar-Ge çalışmaları yapılan ve fon ayrılan birim denilebilir. Yaşanan gelişmeler bizler adına hızlı ve umut vadediyor. Siz nasıl değerlendiriyorsunuz?

Dünya da sağlık silah teknolojisinden sonra en büyük yatırımın yapıldığı sektördür. Bir ilacın 5-10 yıl süren AR-GE çalışması sonunda piyasadan çekilmesinin maddi değerini tahmin dahi edemeyiz. Buna rağmen ilaç ve tıbbi teknoloji sektörünün insanlık yararına fedakarca çalışmalarını her zaman takdirle karşılıyorum.

 

Bu tarz organizasyonların sizce sağlık sektörüne faydası nedir?

Bu tür organizasyonlar en az yılda bir kez yapılarak üstün teknolojilere ilgi duyan her yaş kesiminden ve branştan doktorların bir araya getirilmesinde yarar görüyorum.

 

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Gelecek yıl görüşmek dileğiyle organizasyon komitesine başarılar diliyorum.

 

 

Bu çağda teknolojiyi izlemiyorsanız geri kalırsınız

 

 

 

Acıbadem Sağlık Grubu Göğüs Hastalıkları, Uyku Bozuklukları Kliniği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Çağlar Çuhadaroğlu hem göğüs hastalıkları hem de uyku bozuklukları, teknoloji ilişkisini değerlendirdi.

 

Öncelikle HTLS Sağlık Teknolojileri Liderler Zirvesi ilgili neler söylemek istersiniz?

Sağlıkta her geçen gün teknoloji kullanımı artmakta bu uygulamada hatayı en az indirmekte, hızı ve ulaşabilirliliği artmakta. Bu zirvede, sürecin tüm tarafları buluşarak durumu değerlendirecek, gelişmeleri ve ortak çalışma alanlarını belirleyecekler. Bunun bölge ve ülkemiz için önemli bir fırsat olduğunu düşünüyorum.

 

 

Zirvenin ana teması kronik hastalıklar. Kronik hastalıkların takibinde teknolojilerin yeri yadsınamaz. Sizin uzmanlık alanlarınız üzerinden giderek bir değerlendirmede bulunmanızı istesek; Koah, astım gibi kronik hastalıklar ve teknoloji ilişkisi…

 

KOAH ve Astım çok yaygın hastalıklar, tanısının da bu denli yaygın olması için teknoloji kullanımı şart. Özelikle sağlık hizmetinin sürdürülebilirliği  için evde izlem önemli bunu ancak bilişim teknolojisi ile sağlayabilirsiniz. İzlem bunun kayıt altında tutulması, tedavinin bu izlemle düzenlenmesi gerekli. Ayrıca her iki hastalıkta da tedavi temelinde inhaler ilaçlar var. Bunların kullanıldığı aletler tam bir teknoloji ürünü. Yine hastanın ilacı doğru kullanıp kullanılmadığını anlamak için her an yanında sağlıkçı olamaz. “Bunu nasıl çözebiliriz”in sorusuna yanıtını burada arayacağız.

 

 

Uyku bozuklukları ve teknoloji…

Uykusuzluk, uyku apne ve huzursuz bacak sendromu en sık görülen uyku sorunları. Bu gün evde yapılan uyku incelemeleri yaygınlaşıyor. Bu daha ucuz yatırımla daha çok insana ulaşma şansı tanırken diğer yandan tanı sürecini kısaltıyor. Tedavide ise durum daha çarpıcı. SIM kartlı PAP cihazları ile evden günlük veri akışı sağlanıyor. Huzursuz bacak için üretilen özel yataklarla sorun en aza indiriliyor.

 

 

 

İnsan ömrü uzuyor ve bu durumun sağlık açısından sorumlukları ve yükümlülükleri de artıyor. Kronik hastalıklarla yaşam süresi de uzuyor gibi bir sonuca da varıyoruz. Sağlık sektörünün bu gelişmeye paralel olarak nasıl bir strateji içinde olması gerekiyor?

 

Öncelikle yaşam süresi uzarken insanın sağlıklı yaşamını sağlamak zorundayız. Yani 70 yaş sonrasında da birey yaşamın içinde ve üretken olmalı. İnsanın deneyimini genç kuşaklara aktarta bilmeliyiz. Sağlık sektörü bunu yaşamı değil, sağlıklı yaşamı uzatarak sağlayabilir. Şehir yaşamının getirdiği bedensel edilgenliği teknoloji yardımı ile engelleyebilir.

 

Türkiye’yi sağlık alanında teknoloji bazında değerlendirecek olursanız neler söylemek istersiniz?

 

Teknoloji satın alır, kullanır durumdayız. Halbuki genç beyinlerimiz var. Bu gençlerimiz desteklenirse teknolojiyi satın alır konumdan( örneğin: kuluçka merkezleri) üreten duruma geçebiliriz. Bu süreç bir yandan ilerlerken, teknoloji nakli ile ülkemizde birçok ürünü üretebiliriz.

 

Teknoloji ve hekim iş birliği, yakınlığı nedir?

Hekimlerin bu işe daha çok meraklı olmaları gerekir. Şu anda hekimler hatta üniversite de olanlarda dahil günde onlarca hasta bakmaktan yarını düşünecek durumları yok. Halbuki gereksinimi belirleyecek olan en başta hekim. Ürünü talep edecek, var olanının gelişmesi için baskı yapacak olan da o.

 

 

Bir hekim için teknolojik gelişmeleri yakından takip etmenin önemi nedir?

Bu çağda teknolojiyi izlemiyorsanız geri kalırsınız. Hatta cerrahi ve girişimsel branşlarda 2-3 yılda çağdışı olursunuz. Bu günlük uygulamada hata yapmanıza yol açar.

Bu tarz organizasyonların sizce sağlık sektörüne faydası nedir?

 

 

Farklı tarafların buluşması çok kolay olmuyor, bu organizasyonlar bunu sağlıyor. Hayal ettiğiniz bir uygulamanın ilk nüvelerini burada görüp, katkı sağlayıp ortak çalışma zemini bulabilirsiniz.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Kronik hastalıklar yaşlanan toplumla beraber artıyor. Nüfus yaşlanınca hasta izlem ve bakımı için daha az insan gücü gerektiren hizmet ve izlem sistemlerine gereksinim olacak. Bunu ülkemizde geliştirmek ve üretmek çok önemli bir açılımdır. Bunu yapabilecek insanımız ve bilgi birikimimiz var. Teşekkürler…

 

 

Her zirve konuşan için de katılan için de bir öğrenme ortamıdır

Özel Hastaneler Ve Sağlık Kuruluşları Derneği (OHSAD) Genel Başkanı Op. Dr. Reşat Bahat ile hem sağlık personeli için teknolojinin önemini hem de hastaneler için teknolojinin önemini konuştuk.

 

Öncelikle HTLS Sağlık Teknolojileri Liderler Zirvesi ilgili neler söylemek istersiniz?

 

 

Her zirve konuşan için de katılan için de bir öğrenme ortamıdır. Bu yönüyle sağlığın geleceği olan teknoloji liderler toplantısını da çok önemsiyorum.

 

Zirvenin ana teması kronik hastalıklar. Sizden hem bir hekim olarak kronik hastalıklar ve teknoloji ilişkisini değerlendirmenizi hem de OHSAD’ın Genel Başkanı olarak bir değerlendirmede bulunmanızı istesem, neler söylemek isterdiniz?

 

 

 

Teknolojiden en çok nasibini alan bilim alanlarından bir tanesi “Tıp Bilimi”dir. Kronik hastalıklar bizim gibi nüfusu 80 milyonu aşan ülkelerde iyi yönetilmezse hem vatandaş için hem de vatandaş adına ödeme yapan Sosyal Güvenlik kurumları ya da Özel Sigortalar için yıkıcı sonuçlara yol açabilir.

 

Dünyanın her yerinde en düşük maliyet “hasta olmama” maliyetidir. Hastalığı önleyici tıp ve temel sağlık hizmetlerinin kaliteli verilmesi problemin büyümesini engelleyecek en önemli bileşenlerdir.

 

 

 

Bilmediğiniz şeyi yönetemezsiniz. Bilmek için çok iyi bir bilişim ve donanım ve teknoloji alt yapısına ihtiyaç vardır.

Geçen her gün, teknoloji tıbbın içinde ağırlığını artıracak ve sanırım meslektaşlarımız yakın gelecekte tek uzmanlık branşı ile ömürlerini tamamlamayacakladır.

 

 

İnsan ömrü uzuyor ve bu durumun sağlık açısından sorumlukları ve yükümlülükleri de artıyor. Kalp ve damar hastalıklarının görülme yaşının da daha erken döneme indiğini de göz önüne alırsak. Sağlık sektörü bu konuda nasıl bir strateji belirlemeli?

 

 

İnsan ömrünün uzamasıyla kalp başta olmak üzere bütün sistemlerde ciddi bozulmalar meydana gelmektedir. Ama pompa ve borulama dışında, ciddi görevleri olmayan kalp ve damar hastalıkları problemi sebebiyle insan hayatının son bulması, bugün çok tartışmamız gereken bir konudur. Mükemmeliyet merkezleri yaratmalı ve bilişim, teknoloji ve noninvaziv yöntemlerden daha çok yararlanmalıyız.

 

 

 

Kalp ve damar hastalıklarını artıran sigara, kilo, diyabet ve hipertansiyon gibi yaygın kronik alışkanlıklar ya da hastalıklarla daha ciddi mücadele edilmelidir.

 

 

Türkiye’yi sağlık alanında teknoloji bazında değerlendirecek olursanız neler söylemek istersiniz?

Türkiye sağlık alanında Dünyada örnek gösterilecek teknoloji yoğunluğuna sahiptir. Bölgelere göre dağılımı eleştiri konusu olabilecek olsa bile, Türk halkının sağlığa ve teknolojiye ulaşımında ciddi sorunlar bulunmamaktadır.

 

 

 

Hekimlerin ve sağlık personelinin teknolojiyle ilişkisi nasıl ya da nasıl olmalı?

Hekimlerin ve sağlık personelinin teknolojiyle ilişkisinin önündeki en büyük engel yabancı dil problemidir. Doktor, hemşire ve teknisyen olabilecek zekaya sahip birisini 2000’li yıllarda hala İngilizce ya da bir yabancı dil öğretmeyen eğitim sisteminin kendisini tekrar sorgulaması gerekir.

 

 

Bir hekim için teknolojik gelişmeleri yakından takip etmenin önemi nedir?

Sebep ne olursa olsun teknoloji ile haşır neşir olmayan her sağlık personeli kısa sürede eskimiş bir teknoloji gibi raflarda yerini bulacaktır.

 

 

Özel hastanelerin teknolojik alt yapı konusundaki donanımı nedir? Bu konuda neler söylemek istersiniz?

 

 

Sağlık teknolojilerine yatırım yapan bütün kurum, kuruluş ve ülkeler buradan hem maddi kazanç hem de itibar temin edeceklerdir. En akıllı yatırım en değerli şeyimize yani hayatımıza yapılan yatırımdır. Bütün ömrümüzce biriktirdiğimiz serveti 6 ay daha sağlıklı yaşamak için vermek isteyeceğimizden eminim. Bu sebeple kamunun bu kaynağı kendisine ayırarak bireylerin ciddi rahatsızlıklarında katostrofik yani yıkıcı harcamasına mani olabilir.

 

 

 

Bu tarz organizasyonların sizce sağlık sektörüne faydası nedir?

 

Bu tarz organizasyonlardan sonra hazırlanan raporların, siyasetin ve bürokrasinin bilgilendirilmesinde, sonuçların kamuoyuna sağlıklı duyurulmasında ciddi etkisi bulunmaktadır. Hiçbir şey olmasa da dostluğumuz pekişir.

 

 

 

Son yirmi yıldan bu yana, dünyada sağlık alanında baş döndürücü bir hızla yeni teknolojiler gelişiyor

 

 

Son olarak Türkiye Diyabet Vakfı Başkanı Prof. Dr. M. Temel Yılmaz’ın konuyla ilgili sözlerine yer verelim ve bu zirvenin önümüzdeki yıllarda da takipçisi olacağımızın altını çizelim…

 

Öncelikle HTLS Sağlık Teknolojileri Liderler Zirvesi ilgili neler söylemek istersiniz?

 

Bu zirve, ülkemizde sağlık ve teknolojinin kesiştiği alandaki boşluğu doldurmaya aday görünüyor. Son yirmi yıldan bu yana, dünyada sağlık alanında baş döndürücü bir hızla yeni teknolojiler gelişiyor. Yeni teknolojiler, geleneksel hasta bakım, izlem ve tedavi yöntemlerindeki kuralları değiştiriyor kurallar yeniden yazılıyor.

 

Zirvenin ana teması kronik hastalıklar. Kronik hastalıkların takibinde teknolojilerin yeri yadsınamaz. Diyabet ve teknoloji ilişkisini nasıl değerlendirirsiniz?

 

 

Dünya geçtiğimiz yüz yıl içinde enfeksiyon hastalıklarıyla savaşı kazandı, salgın hastalıklar bitti ve insanlığın ortalama yaşam süresi uzadı. Giderek tıbbın gündemini artık ileri yaş hastalıkları, özellikle kronik hastalıklar almaya başladı. En yüksek ölüm nedeni içinde, koroner kalp hastalıkları, kanser, hipertansiyon ve inme, KOAH ve diyabet ön plana çıktı. Bu hastalıklar sağlık harcamaların, hastane, sağlık merkezleri ve sağlık ekiplerinin iş gücü hastalık yükünü artıran en önemli nedenler arasına girdi.

 

 

 

21.yüzyılın yeni hayat modeli, uzun çalışma saatleri hareketsiz yaşam ve sağlıksız beslenme kronik hastalıkların prevalansında patlamaya neden oldu. Sağlıkla ilişkili karar vericiler ve sağlık ekonomistlerinin kilitlendiği nokta, kronik hastalıklardaki artış oranının o toplumdaki nüfus artış oranının önüne geçmesi ve sağlık ekibi, doktor, diyetisyen, hemşire, teknisyen sayı planlamasının giderek artan oranda yetersiz kalması oldu.

 

 

 

İnsan ömrü uzuyor ve bu durumun sağlık açısından sorumlukları ve yükümlülükleri de artıyor. Diyabet teşhisinde yaş aralığı giderek büyüyor. Sizce sağlık sektörü bu konuda nasıl bir strateji belirlemeli?

 

 

Her geçen on yılda, hastane ve sağlık merkezlerindeki polikliniklere başvuran hasta sayısı katlanarak arttı. Sağlık ekipleri kronik hastalık yönetiminde giderek daha da yetersiz kalmaya başladı. Hastalıkların kötü yönetim, kronik hastalıklara bağlı organ hasarlarının daha fazla artmasına, bu da kısır bir döngüyle iş yükünün daha fazla artmasına neden oldu. Tam bu noktada, yeni sağlık teknolojileri bir çözüm umudu oldu. Gelişen yüksek teknoloji ile artık, koroner kalp hastasının kalp ritmini ve EKG’sini, KOAH lı bir hastanın kanındaki oksijen düzeyini, hipertansiyonlu bir hastanın tansiyon ölçümlerini, diyabetli bir hastanın kan şeker sonuçlarını hastaneye gitmeden doktoruyla, sağlık ekibiyle paylaşması ve ondan yüz yüze önerileri alması mümkün olmaya başladı. Yine sağlık sorunu olan bir hastanın, biyokimyasal parametrelerini, radyolojik filmlerini, bütün laboratuvar tetkiklerini, patoloji sonuçlarını dünyanın herhangi bir başka ülkesindeki bir uzmanla paylaşma imkanı oluştu. Diyabetli bir hasta, yapay pankreas sistemiyle, düzenli olarak kan şekerini ölçüp bu değere göre algoritmik olarak vücudun ihtiyacı olan insülini hekime ihtiyaç olmaksızın insülin pompasıyla alma olanağına kavuştu..

 

 

 

 

 

 

Yüksek teknoloji her yıl adım adım, hastane, sağlık merkezi ve sağlık ekibinin iş yükünü, sigorta harcamalarını ve ekonomik giderlerini azaltmaya başladı. Sağlık alanındaki yapay zeka, kısa bir dönem içinde, gelişmiş ülkelerde, birinci basamak hekimlik hizmetlerinin görevini devralmaya aday gibi görünüyor.

 

 

Sağlık teknolojileri dünya genelinde en fazla Ar-Ge çalışmaları yapılan ve fon ayrılan birim denilebilir. Yaşanan gelişmeler bizler adına hızlı ve umut vadediyor. Siz nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

Önümüzdeki günlerde, sağlık teknolojileri alanında, Ar-Ge çalışmalarının daha fazla hız kazanacağı, ülkelerin bu konuda fonlarla bu çalışmaları daha fazla destekleyeceği sürpriz bir öngörü olmamalı.

 

Ancak hem ülkemizde hem de dünyadaki birçok ülkede, gelişen sağlık teknolojileri, teletıp, uzaktan hasta takip gibi sistemlerin yaygınlaşması ve kurumlaşması için yeni hukuksal düzenlemelere ihtiyaç var. Mevcut hukuk sistemi içindeki, uzaktan hasta takip, teletıp konularıyla ilgili yasal boşlukların ya da engellerin yeni düzenlemelerle güncellenmesi gerekli.

 

 

Sonuç olarak, tüm dünyada yüksek teknolojinin gündemimize getirdiği yeni yaşam modeliyle ivme kazanan kronik hastalıkların kontrol altına alınabilmesi, yine sağlık alanındaki yüksek teknolojiyle mümkün olabilecek. Bu zirvenin bu süreçte önemli bir adım olacağı düşüncesindeyim.