Yapay zeka ulaştırma ve tıp sektöründe egemen olacak

0
38

Üniversitenin Mahmutbey Yerleşkesinde gerçekleşen etkinlik Altınbaş Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Ali Altınbaş’ın konuşmasıyla başladı. Konuşmasında yapay zeka konusunun önemine değinen Altınbaş, eski düzende olduğu gibi çocukların herhangi bir eğitim görmeden ailelerinden, çevrelerinden, tabiattan görüp, edindikleri bilgi ve deneyimlerle hayatlarını sürdürmelerinin dünyanın gelişmesine katkı sağlamayacağını vurguladı.

Açılış konuşmasının ardından panelin “İnsanın Geleceği-Geleceğin İnsanı” başlıklı ilk oturumu gerçekleşti. Panelin moderatörlüğünü Altınbaş Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Emre Alkin üstlenirken konuşmacılardan Altınbaş Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Hasan Sınar yapay zeka ve hukuk ilişkisi üzerine bir sunum gerçekleştirdi. Panelin diğer konuşmacısı Altınbaş Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Özge Yılmaz ise yapay zeka ve nörobilim hakkında bilgi verdi.

Gençler daha fazla düşünmeli ve güzel şeyler üretmeli

İnsanların isteksiz olduğu, yapmaya vakit bulamadıkları veya korktukları bazı işleri yapay zekanın yapmaya başlayacağını söyleyen Prof. Dr. Emre Alkin, “Böylece endişeler ortadan kalkacak, ancak bazı işler de yok olacak. Nihayetinde yapmak zorunda olduğumuz ama sevdiklerimize ve kendimize vakit ayırmayı önleyen operasyonel işler ortadan kalkacak. Hem kendimize hem de sevdiklerimize daha fazla zaman ayırabileceğiz” dedi.

İnsanın şu anda düşünmeye bile zor vakit bulduğunu ifade eden Prof. Dr. Alkin, “Yapay zeka insanların elinden bu basit işleri aldığında insanların düşünmeye vakti olacak ve daha önemli şeyler üretebilecek. Bunu günümüz için değil 10-20 yıl sonrası için söylüyorum. Şimdiki gençleri buna yavaş yavaş alıştırmamız lazım. Anne-babaların eleştirileri var, gençleri tembellikle suçluyorlar. Ama artık gençler bizim yaptıklarımızı yapmak zorunda değil çünkü birçok şeyi yapay zeka hallediyor. Gençlerin artık bol bol düşünmesi, daha güzel şeyler üretebilmek için kendine vakit ayırması lazım” diye konuştu.

Yapay zekanın ulaştırma, tıp ve iletişim sektörlerinde öne çıkacağını dile getiren Prof. Dr. Alkin, “Ulaştırma sektörüne baktığımızda insanların refleksine ve dikkatine bağlı ilerlediğini görüyorsunuz. İnsan yorgun olabilir, dikkati dağılabilir ama yapay zeka için bunlar söz konusu değil. Özellikle taşımacılıkta yapay zekanın egemen olacağına inanıyorum. Bunun hemen arkasında iletişim ve tıp sektörleri geliyor. Çok fazla incelik isteyen ameliyatların yapay zeka ve robotlar tarafından yapılması gerektiğine inanıyorum. Doktorlara elbette güveniyoruz ama doktorların asıl işi insanların hasta olmasını engellemek” dedi.

Panelin ikinci oturumunda “İş Dünyası ve Yapay Zeka” konusu ele alındı. Başkanlığını Altınbaş Üniversitesi Rektör Yardımcısı Ali Argun Karacabey’in üstlendiği oturuma Altınbaş Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Dekanı Prof. Dr. Haluk Levent, Dünya Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hakan Güldağ, Altınbaş Üniversitesi İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Dicle Yurdakul konuşmacı olarak katıldı.

Yapay zekanın gelişmesiyle beraber insanlarda işlerini kaybetme korkusu oluşmaya başladığını belirten Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Argun Karacabey ise şunları söyledi: “2021 yılına baktığımızda yapılan tahminler Amerika’daki işlerin yaklaşık yüzde 15’inin yapay zeka tarafından gerçekleştirileceği yönünde. Bu da yüzde 15’lik kesimin ya işsiz kalacağı ya da başka işlere yöneleceği sonucunu doğuruyor. Ancak makineler kullanıldıkça, otomasyon geliştikçe insanların refahının arttığı da bir gerçek. Bu noktada sorun, yapay zekanın kullanımıyla birlikte artan refahın insanlar arasında nasıl paylaşılacağı. Artık yapay zekadan kaçamayız. Bundan sonra yapacağımız şey bunu nasıl verimli bir şekilde hayatımıza entegre edeceğimizi bulmak.

Geleneksel eğitim anlayışını değiştirmeliyiz

Artık geleneksel eğitim anlayışından kaçınmamız lazım. Eskiden matematikte hesaplama yapmak ön plandayken artık böyle bir kaygımız yok. Şu anda çok basit şekilde cep telefonlarımızdan bile istediğimiz bilgiye ulaşabiliyoruz. Muhtemelen yakın gelecekte gözümüze, beynimize takılan bir aletle bilgiler otomatik olarak bize aktarılacak. Bu durumda öğrencimize bu temel bilgileri öğretmek yerine onları nasıl yorumlayacağını ve hayata nasıl katacağını öğretmemiz lazım. Bunu yaparken de önce işe eğitimciler olarak kendimizden başlamalıyız.”