12 erkekten birinde prostat kanseri görülüyor

0
98

Prostat kanseri erkek popülasyonunda en sık görülen kanser türlerinden biridir. 2012 yılı istatistiklerine göre; dünya genelinde 1.1 milyon prostat kanserli olgu saptanırken, prostat kanserine bağlı ölüm 307,481 kişide görülmüştür. Bu sonuçlar prostat kanserini akciğer kanserinden sonra kansere bağlı ölümlerde ikinci sıraya taşımaktadır. Ülkemiz açısından istatistiki veriler net olmamakla beraber, Üroonkoloji Derneği’nin yaptığı araştırmaya göre; erkek popülasyonumuzda prostat kanseri solid organ tümörü olarak en sık karşılaşılan tümördür. Son bilgiler ülkemizde 12 erkekten birinin prostat kanseri olduğu yönündedir.

Yeni yöntemler daha doğru tanıya olanak sağlıyor

 

Üroonkoloji Derneği İkinci Başkanı ve Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sinan Sözen, erken tanı için risk grubundaki erkeklerde, ülkemiz için özellikle ailesinde prostat kanseri öyküsü bulunanlarda 40 yaşından itibaren ürologlar tarafından yapılan prostat muayenesi ve PSA testi önerilirken, risk grubunda olmayan popülasyonda bu kontrollerin 50 yaşında başlaması önerildiğini belirterek şu bilgileri paylaştı: “Günümüzde prostat kanserinden şüphelendiğimiz hastalara rutin testlerimiz yanında, multiparametrik prostat MR’ı çektirilmektedir. Bu özel prostat MR’ında prostat bezinde kanser için şüpheli bir alan olup olmadığı değerlendirilmektedir. Eğer varsa, kanser şüphesi saptanan bölümler işaretlenip daha sonra özel bir yazılım sayesinde ultrasona yerleştirilerek, biyopsi yaparken MR ve ultrason görüntülerinin birleşmiş halini görüp, doğru noktadan, doğru hedeften biyopsi yapılabilmektedir. Bu yöntemin ismi Prostat MR Füzyon Biyopsisi’dir. Eski yöntemle maalesef yüzde 20-25 oranında hayatı tehdit edecek klinik önemli prostat kanseri atlanabiliyordu. Bu da hastaya teşhis koyamayarak hayati önemli bir kanseri atlayabilmek demektir. Olayın bir diğer yönü ise, prostat kanserine özgü bir kavram olan ‘klinik önemsiz kanserlere’ gereksiz yere tanı koyabiliyorduk. Bu oran da maalesef yüzde 40- 50’leri bulabiliyordu. Bu da lüzumsuz ameliyat, lüzumsuz tedavi, lüzumsuz maliyet demek. Yeni yöntem büyük oranda bu tip dezavantajları ortadan kaldırıyor.”

 

Prostat kanserinin diğer birçok kanser türü gibi muldisipliner yaklaşımla tedavi edilmesi gereken bir hastalık olduğunu ifade eden Sözen, “Üroonkologlar, medikal onkologlar, radyasyon onkologları, nükleer tıp uzmanları, radyologlar, patologlar, moleküler genetikçiler bu multidisipliner takımın içinde yer almaktadır. Ülkemizde prostat kanserinin toplum bazında farkındalığının artırılmasından başlayarak, bu konuların bilimsel alanlarda tartışılmasının sağlanması ve bilimsel çalışmaların teşvik edilip desteklenmesi Üroonkoloji Derneği’nin asli görevidir” dedi.

 

 

Üroonkoloji Derneği’nin kurulduğu 1999 yılından itibaren bu alandaki görevini eksiksiz yerine getirmeye çalıştığını, iki yılda bir yaklaşık 1000 kişinin katılımıyla Üroonkoloji Kongrelerini düzenlediklerini söyleyen Sözen, “2017 yılında Türkiye’de bir ilk olarak, ASCO (American Society of Clinical Oncology)-Üroonkoloji Derneği iş birliği ile dünyada multidisipliner üroonkoloji kongrelerinin en önemlilerinden olan ASCO Direct Highlight of GU 2017 kongresinin ana konularını içeren, orijinal slayt setlerini kullanarak yapılacak Toplantı, 5–6 Mayıs 2017 tarihlerinde Ankara Hilton Otel’de Üroonkoloji Derneği tarafından düzenlenecektir. Kanserle Savaş Vakfı’nın da desteklediği toplantımızda, prostat kanseri, böbrek tümörü, mesane ve testis kanseri gibi en sık görülen kanserlerin dünya bakış açısıyla tüm branşlar tarafından bilimsel olarak son bilgilerle değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Bütün bu toplantılardaki amaç, bu multidisipliner takımın aynı amaç etrafında birleşmesini sağlamak ve güncel bilimi hastalarımızın yararına kullanma becerimizi artırma çabasıdır” diye konuştu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here