Dört Ayaklı Belediye: İstanbul’un Sokak Köpekleri

0
317

İstanbul Araştırmaları Enstitüsü, 17 Mart’a kadar İstanbul’un toplumsal tarihinin hemen her döneminde gündelik yaşamın önemli bir parçası olan sokak köpeklerinin, dini, siyasi ve sosyolojik dönüşümlerle değişen serüvenine ışık tutan ‘Dört Ayaklı Belediye: İstanbul’un Sokak Köpekleri’ adlı sergiye ev sahipliği yapıyor..

19.yüzyılın ortalarına kadar, ana yollara ve pazarlara açılan kesişme noktalarının dışında İstanbul sokaklarının ıssız karakteri, şehir hayvanlarını gündelik hayata kazandıran başlı başına bir olgu değerindeydi. Özellikle İstanbul’un Müslüman semtlerinde mahremiyetin çatısı altındaki manevi hayat ile sokağın dünyevi hayatı arasındaki ilişki yeterince kurulamamıştı. Bu uzaklık duygusu sokağı, İstanbul köpeklerine bir vatan olarak bağışlamıştı.

Kamusal mülkiyetin bekçiliğini yapan sokak köpeklerinin kaderi, giderek artan “çağdaş” dünyaya yakınlaşma isteğiyle birlikte değişti. Batı’yı gören Osmanlı aydınıİstanbul’un görüntüsünü hiç de iç açıcı bulmuyordu; sokakları dar vedüzensizdi, evleri harabeden farksızdı, ulaşım sistemi bozuktu, altyapısı yetersizdi. Bütün bu olumsuzluklara bir de Avrupa şehirlerinde rastlanmayan köpeklerin kara bir bulut gibi gündelik hayatın üzerine çökmesi eklenince,çağdaş dünyaya olan uzaklık iyice artıyordu. Osmanlı’nın dört ayaklıbelediyesi, Cumhuriyet’in iki ayaklı belediyesine dönüşürken, pozitif hayat anlayışı da köpekleri kent tarihinden silmeye çalıştı.

Küratörlüğünü Ekrem Işın’ın, danışmanlığını Catherine Pinguet’nin üstlendiği sergi, 19.yüzyıldan 20. yüzyıla uzanan bir süreçte, fotoğraflar, seyahatnameler,kartpostallar, dergiler ve gravürler gibi malzemelerle, yüzyıllardır birlikteyaşadığımız, gündelik hayatımızda önemli rolleri olan bu mahalle sakinlerinin İstanbul’daki geçmişini izliyor.

sokak-kopekleri-sergisi

Umut Ek Sevgi Büyüsün

2013 yılında otizmli çocukları ve ailelerini güçlendirmek ve toplumu otizm konusunda bilinçlendirmek amacıyla kurulan Otizm Güçlü Aile Derneği (OGAD), otizme dikkat çekmek amacıyla çeşitli etkinlikler düzenlemeye devam ediyor.

OGAD’ın 21 gönüllü sanatçısıyla düzenlediği ‘Umut Ek Sevgi Büyüsün‘ adlı yardım sergisi otizm konusunda toplumsal bilinci artırmayı hedefliyor. Sergiden elde edilen gelir, otizmli çocukların ve ailelerinin yararlanacağı Aile Danışma ve Eğitim Merkezi’nin kurulması amacıyla kullanılacak.

Küratörlüğünü Işık Gençoğlu’nun üstlendiği ‘Umut Ek Sevgi Büyüsün’ adlı sergi Le MeridienIstanbul Etiler sponsorluğu ve Istanbul Concept katkılarıyla 20 Ocak’a sanat severleri bekliyor.

Sergiye eserleriyle destek veren otizm dostu sanatçılar şöyle; Ahu Akkan, BeyzaBoynudelik, Cansu Tanpolat, Deniz Sağdıç, Genco Gülan, Hakan Kırdar, HakanKürklü, Hatice Gökçe, Hayri Karay, Kerem Sanlıman, Meriç Kara, Murat Germen,Mustafa Seven, Nihal Gündüz, Ömür Tokgöz, Sevgi Karay, Taylan Mintaş, TinaVaron, Ümit Ünal, Varol Topaç, Yılmaz Zenger.

Çağatay Çopuroğlu: “Güzeller ve Çirkinler”

cagatay-copurogluÇağatay Çopuroğlu’ndan “Güzeller ve Çirkinler”, oynadığımız tüm rollerle, yaşadığımızdünyayı incelemek için sanatın önemi üzerine güzel tasarlanmış bir meditasyon.

Çopuroğlu’nunbirçok rolü var; Küresel bir şirkette uluslararası bir yönetici, iki çocukbabası, birçok sanatçı ve stilden ilham alarak kendi kendini yetiştirmiş birsanatçı, aksiyon romanı yazarı ve gitarist. Edebiyat, müzik ve güzel sanatlarayayılan geniş kapsamlı ve meraklı keşiflerinde, Çopuroğlu yaratıcı hayal gücüve toplumsal gerçeklik arasındaki ilişkiyi inceliyor ve dürüst sanatın, hemvarlığın tüm kusurları ve eksikleriyle, hem de kendisi yaşayan bir süreç olarakdeğişim ve gelişimi ortaya koyması zorunluluğunu yansıtıyor. Sanat, sanatçınınyaşamını genişletmek için enerji ve merakını akıttığı bir yol ve aynı zamandaiçinde bulunan sihrin erdemi gereği bir zorunluluk.

Çopuroğlu’nuneserlerinde, güzellik her zaman kadın resimleriyle özdeşleşiyor. Diğer yandan,çirkinlik heykellerindeki eril malzeme kullanımı ile sunuluyor. ‘Güzellik veahlak’ ile ‘çirkinlik ve yasakları’ davet eden ve sanat etkinlikleri içinde herikisine de yer veren kabiliyeti, Çopuroğlu’nun sanatını benzersiz olma vaadindekılan özellik. Sanatçı, insanlardaki ikilemleri tetikleyip bunlara tepkiverirken, bir aktivite olarak ‘Güzeller ve Çirkinler’ fikrini üretiyor.

Sergi,Galeri Eksen Nişantaşı’nda 15-22 Şubat 2017 tarihleri arasında pazar günlerihariç her gün 10.00 – 19.00 saatleri arasında görülebilir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here