Daha umutlu bir gençlik için: “Ben Ergenim”

Daha umutlu bir gençlik için: “Ben Ergenim”

289
0
PAYLAŞ

Gençlere ergenlik dönemisorunları ve çözüm önerileri konusunda destek olmayı hedefleyen “Ben Ergenim” projesi 2013 yılında AstraZeneca, Milli Eğitim Bakanlığı ve TOÇEV iş birliği ile hayata geçirildi.

Üç sene süren ve 8 ilden toplam 9 bin 170 katılımıngerçekleştiği proje kapsamındakiseminerlerde ise toplam 579 veli ve 190 öğretmene ulaşıldı. Proje sonucunda katılımcı gençlerde şiddet eğilimi azalırken, umudun arttığı gözlendi.

Ben Ergenim projesi AstraZeneca Türkiye, Milli Eğitim Bakanlığı ve TOÇEV işbirliğinde, Türkiye’deki gençlerinkendilerini ve ergenlik dönemini tanıması, duygu farkındalığı kazanması, öfke yönetimini öğrenerek şiddet döngüsünü kırması, çocuk hakları konusunda bilgi sahibi olması ve kendi geleceğine dair motivasyon kazanmasına destek olmak amacıyla hayata geçirildi. Proje kapsamında 8 ilden, 2 bin 762 öğrenci iletoplam 9 bin 170 katılım sağlanan atölyeler düzenlendi. Araştırmanın örneklemini ise, proje okullarından rastgele seçilen 448 kız, 475 erkek olmaküzere 923 öğrenci oluşturdu. Seminerlerde toplam 579 veli ve 190 öğretmeneulaşıldı.

Proje kapsamında İstanbul,Sakarya, Kırklareli, Bolu, Sinop, Eskişehir, Ankara ve Denizli illerindekiokullarda ergenlerle oyun hamuru ve balon gibi materyallerle desteklenen atölyeçalışmaları; öğretmenler ve ailelerle ise interaktif seminerler düzenlendi. Uygulamalarbir hafta boyunca aynı okulda devam edip, eğitim yılı içinde 3 ayda bir aynıokul yeniden ziyaret edildi ve proje toplam 3 aşamada tamamlandı. Verileneğitimin kalıcı olması ve bilginin yaygınlaştırılması amacıyla hem ergenlere,hem de velilere yönelik kitapçıklar ve afişler hazırlandı, okullarda dağıtıldı.Ergenlerin ilgisini çekmek ve onlara farklı bir dilden ulaşabilmek amacıyla, TanCemal Genç tarafından çizilen ‘ergenlik karikatürleri’ serisi, gençlerin içindebulundukları döneme dair farkındalıklarını artırmak ve proje mesajlarınıkarikatürlerle anlatmak için ergenlere dağıtıldı.

ANLAMLI BİR DÜŞÜŞ SAPTANDI

Seçilen okullardan 6, 7 ve 8. sınıf öğrencilerinin katıldığıprojede, katılımcıların sosyodemografik bilgilerinin yanı sıra şiddeteğilimleri ve umutsuzluk düzeyleri de ölçümlendi. Proje sonucunda, öğrencilerinşiddet eğiliminde anlamlı bir düşüş saptandı ve proje kapsamındaki eğitimlerdenönce şiddet eğilimi ön test puanlarının ortalaması 42,60 iken, bu ortalama eğitimlerdensonra 41,51’e düştü. Ayrıca eğitim sonrasında, öğrencileringelecekle ilgili umutsuzluk ve kaygılarında olumlu bir gerileme kaydedildi.

Erkek öğrencilerde şiddet eğilimi, kız öğrencilerde umutsuzluk hâkim

Proje kapsamında katılımcı gençlerdekişiddet eğilimi incelendi ve erkek öğrencilerin şiddet ve saldırganlık eğilimlerinin kız öğrencilere göre daha yüksek olduğu gözlendi. Yapılanaraştırmalarda ayrıca, öğrencilerin sınıf düzeyleri yükseldikçe ve yaşlarıilerledikçe, şiddet eğilimlerinin daha da arttığı saptandı. Bu sonucun;kültürümüzde erkek çocuğa gösterilen önemin ve hoşgörünün, ergenlik dönemindeçocuğun başkaldırı davranışları nedeniyle daha fazla şiddet yaşamasına vekarşılaştığı problemleri şiddet kullanarak çözmeye yatkınlık kazanmasına nedenolmasından kaynaklanabileceği belirtildi. Araştırma sonucunda ayrıca, kız öğrencilerin geleceğedair daha umutsuz olduğu ortaya çıktı.

MOTİVASYON KAYIPLARI ŞİDDET EĞİLİMİNİ ETKİLİYOR

Araştırmada, öğrencilerin şiddet eğilimlerinin annelerininve babalarının eğitim düzeylerine, evdeki çocuk/kardeş sayısına ve büyük veyaküçük kardeş olma duruma göre anlamlı bir farklılaşma göstermediği ortayaçıktı. Ancak genel olarak anne eğitim düzeyi arttıkça öğrencilerin saldırgandavranışlarının azalacağı düşünülüyor.[1]Diğer yandan, yapılan analizler sonucunda, öğrencilerin yaşadığı motivasyonkayıplarının ve umutsuzluğun şiddet eğilimlerini tetiklediği sonucuna varıldı.Umutsuzluk ölçeği alt ölçeklerinden olan motivasyon kaybı puanları ile şiddeteğilimi puanları arasında anlamlı ve pozitif yönlü bir ilişki saptandı.

Günümüz yaşam koşullarının her yönden çok hızlı değişim göstermesi, çalkantılı bir dönemden geçen ergenleri de fazlasıylaetkiliyor. İşsizlik, üniversiteye giriş ve eğitim sorunları da ergenlerinruhsal yapılarını olumsuz yönde etkiliyor ve bu etkenler ergenlerdekiumutsuzluk düzeyini daha da artırıyor. Verilen eğitimin öğrencilerin”motivasyon kaybını düzenleme” konusundaki etkililiğini değerlendirmek üzereyapılan analizde, eğitime başlanmadan önce 3,5 olan ön test puan ortalamasının,eğitimlerin sonrasında 2,5’e düştüğü görüldü. Bu sonucun, verilen eğitiminbaşarısının bir göstergesi olduğu değerlendiriliyor. Buna ek olarak, projesonucunda, ergenlerin şiddete eğilimlerini önlemeye yönelik çok yönlüprogramlara ve eğitimlere ihtiyaç duydukları ortaya çıktı. Bu alanda yapılanliteratür taramasında, şimdiye kadar yapılan deneysel çalışmaların, iletişim vemotivasyon eğitimlerinin ve saldırganlığı azaltma programlarının etkili olduğu görülüyordu.Proje kapsamında verilen eğitimlerin ise, çocukların gelecekle ilgili olumsuzduygu ve beklentilerini ve motivasyon kayıplarını azalttığı saptandı.

Nesteren-GaziogluMaltepe Üniversitesi Öğretim Görevlisi, Çift ve Aile Terapisti Nesteren Gazioğlu bu sonuçları şöyle değerlendirdi: “Çocukluktanyetişkinliğe geçiş süreci olan ergenlik, bir anlamda çocukluğun yası ve yetişkinliğintemelidir. Bu süreçte bedensel, duygusal ve sosyal değişim ve dönüşüm geçirenergen yeni sorumluluklar ve roller edinir. Ben Ergenim projesi ergenlikdönemini yaşayan sistemleri hedef almıştır: ergenin kendisi, ailesi ve okulu.Boylamsal olarak tasarlanan çalışma, uzun vadede çalışmaya katılan ergenlerdekideğişimi de ölçümleme imkanı tanımıştır. Projeye katılan her öğrenci, projekapsamında üç atölye çalışmasına, iki seminere katılırken öğretmenleri vevelileri de ikişer seminere katılmıştır. Atölye çalışmalarında bireyselfarkındalık, umut yaratma, sosyal beceri ve öfke ile baş etme alanlarındaetkileşimsel egzersizler düzenlenmiştir. Yapılan ölçümlemelerde projeye katılanergenlerin şiddet eğilim oranlarında anlamlı bir düşüş gözlemlenirken, umut düzeylerindede artış saptanmıştır. Yetişkinliğin temeli olan ergenliğe yatırım yapan BenErgenim projesinin devamını ümit eder, nice ergenlere ve ailelerine destekolmasını temenni ederim.”

Dr-Pelin-Eristiren-IncesuAstraZeneca Türkiye Ülke Başkanı Dr. Pelin Eriştiren İncesu, proje hakkında şunları söyledi: “AstraZeneca olarak yaşama değer katanilaçları keşfetmek için bilimin sınırlarını zorlarken faaliyette olduğumuz tümcoğrafyalarda olduğu gibi Türkiye’de de topluma değer katma arzusuylaçalışıyoruz. Türkiye’de faaliyet göstermeyebaşladığımız ilk günden bu yana toplum sağlığının geliştirilmesine destekvermeyi kurumsal sorumluluklarımız ve önceliklerimiz arasında görüyoruz.Geleceğimizin teminatı gençlerimizin daha sağlıklı bireylere dönüşmesi içinonlara ergenlik yolculuğunda destek olmayı hedefleyen “Ben Ergenim” projesi,şimdiye kadar destek verdiğimiz en anlamlı projelerden biri oldu. Gücünübilimden alan bu projenin gençlerimize daha güzel bir gelecek sunmamızayardımcı olmasını dilerim.”

Ebru-UygunTOÇEV Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Uygun, Ben Ergenimprojesi hakkında şunları söyledi: “TOÇEV bünyesindehayata geçirilen her proje, yaşanan sorunları doğru analiz eder veçocuklarımızın yararına yine doğru çözümler üretir. Bu projelerle TOÇEV olarakamacımız, onların gelişimlerinde hak ettiklerine ulaşabilmelerini sağlamaktır.Ben Ergenim projemizle ise en önemli hedefimiz, ergenlik döneminin doğal birgelişim dönemi olduğunu anlatmak ve bu dönemde yoğunlaşan şiddet döngüsününkırılmasını sağlamaktır. Ebeveyn ve öğretmenlerin bu dönemde ergenlerin yanındayer almasının değerini vurgulamaktır. Ben Ergenim projesi TOÇEV var olduğusürece devam etmesini hayal ettiğim ve çocuklarımızın gelişimi için hayatlarındakiçok hassas bir döneme doğru bir şekilde dokunmayı başardığımıza inandığım birçalışma oldu. Özellikle ergenlere ve ebeveynlere özel yayınlar çıkartarak dahageniş kitlelere ergenlik konusunda destek olmayı umuyoruz. Ayrıca projekapsamında uygulanan bilimsel ölçeklerle ulaştığımız akademik sonuçlarda,şiddet eğilimi ve umutsuzluk düzeyinde çarpıcı sonuçlara ulaştık. Bu bilimselyayının da literatürde çok önemli bir kaynak olacağını düşünüyoruz. Bundansonraki aşamada Geleneksel Uluslararası Ergenlik Sempozyumları gerçekleştirerekher sene ergenliğin farklı başlıklarını konu alan çalışmalarımıza devamedeceğiz.”

Prof-Dr-Nermin-CelenMaltepe Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Nermin Çelen, ergenlikdönemi hakkında bilgi verdi: “Ergenlik ya da gençlik dönemi, uzun yıllar önce Aristotalesve Plato’nun dikkatini çeken, Orta Çağ dışında birçok düşünürün ve psikoloğunaçıklamaya çalıştığı, 21. yüzyılda nörofizyoloji biliminin katkılarıyla daha daayrıntılı bilgi sahibi olduğumuz, çocukluktan ve yetişkinlikten farklı özel birsüreç olarak değerlendirilebilir. Bu süreç, biyolojik olgunlaşma ilebaşlamasına karşın tek başına biyolojik değişim ile açıklamak yetersiz kalır. Bilişsel vepsiko-sosyal yapı değişikliğinin yanı sıra aile ve akran grubuyla ilişkilerindede farklılaşma gerçekleşmektedir. Kendine yetişkin dünyasında yer edinmeyeçalışan ama aynı anda yetişkin sorumluluğunu benimsemeyen, kimlik arayışı,meslek edinme çabaları gösteren ve de çatışmalar yaşayan, “fırtına ve stres”olarak ifade edilen bir yapı sergilerler. Hatta bir düşünür, ergenleri marjinalgruplara benzeterek huzursuz yapılarını dile getirmiştir. Duyguların vedürtülerin yoğun yaşandığı, riskdavranışlarının sıklıkla görüldüğü bu süreçte yetişkinlerin rolü oldukçaönemlidir. Eleştiriden ziyade rehberlik etmek ve sağlıklı iletişim kurmak genci sağlıklı bir biçimdeyetişkin dünyasının üyesi kılabilir.”

YORUM YOK

BİR CEVAP BIRAK