Çocuklarda her rahatsızlığında antibiyotik kullanılmamalı

Çocuklarda her rahatsızlığında antibiyotik kullanılmamalı

132
0
PAYLAŞ

Kış mevsimiyle birlikte artan ve özellikle okullarda çocuklar arasında bulaşarak yayılan enfeksiyon hastalıklarını hem okulların hem de ebeveynlerin alacağı koruyucu önlemlerle azaltmak mümkün.

Ayse-SokulluEnfeksiyon hastalıklarının en başında; rino virüsü, parainfluenza ve özellikle kreşe gidençocuklarda görülen RSV virüsü geliyor. Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayşe Sokullu; “Herhangi bir enfeksiyon hastalığına yakalanançocukların, enfeksiyonu diğer çocuklara bulaştırmamaları için evde istirahatetmeleri, okula gitmemeleri en ideal önlem” açıklamasında bulunurken, AnadoluSağlık Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. N. Kemal Akpınar ise;”Anne ve babaların aşırı koruyucu tutumları, çocuğun doğal mikroorganizmalarlatanışmasını engelliyor. Bu da çocuğun o mikroorganizmalara yanıtının daha düşükseviyede kalmasına ve daha şiddetli enfeksiyon geçirmesine sebep olabiliyor”açıklamasında bulundu.

ÇOCUĞUNUZ YANINIZDAYSA ÖNLEM ALMAK DAHA KOLAY

Çocuklarımız yanımızda olduğu sürece enfeksiyonlara karşı önlem almamızın çok daha kolayolduğunu ve müdahale etme şansının olmadığı okulların söz konusu olduğundaebeveynler için durumun daha zor olduğuna değinen Anadolu Sağlık Merkezi ÇocukSağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayşe Sokullu ve Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. N. Kemal Akpınar; “Parainfluenza virüsü, sestellerinde yakın yerleri tutuyor ve köpek havlama sesine benzer bir öksürüğeneden olabiliyor. Rino virüsü daha çok burun kısmını tutarken, özellikle başağrılarıyla belirti veriyor. Yine solunum yoluyla bulaşan kızamık, kızamıkçık,halk arasında “öpücük hastalığı” dediğimiz “enfeksiyöz mononükleoz”, parvovirüsve suçiçeği vücudun çeşitli bölgelerinde döküntülere neden olabiliyor. Ayrıcakızamığa bağlı zatürre gibi suçiçeğine bağlı birtakım rahatsızlıklar da meydanagelebiliyor. Mide bağırsak sistemini etkileyen virüs enfeksiyonlarında ise sugibi bir gaita (dışkı) çıkışı mevcuttur. Bu da ateş ve kusma olarak belirtiverirken, bakteriyel olan bir enfeksiyon söz konusuysa, içinde kan ve sümüksügörünüme yüksek ateş eşlik ediyor” dedi.

ÇOCUKLARA HİJYEN KONUSUNDA SORULAR SORARAK KONTROL ETMEK MÜMKÜN

Çocukların beslenme alışkanlıkları, hasta olduklarında yapılması gereken davranış vetutumlar ya da hasta olmadan önce alınacak önlemlerin okula göre evde dahakolay olduğunu vurgulayan Sokullu ve Akpınar; “Ancak ebeveynler çocuklarınıokuldayken göremeseler de kontrolü elden bırakmamalılar. Okulda neyaşadıklarını anlatmaları istendiğinde çocuklardan laf almak neredeyse imkânsızdır.Dolayısıyla bunu yaparken okuldan eve gelen çocuklara dolaylı sorularsorulabilir. Örneğin; “Ellerini yıkıyor musun?” yerine, “Okuldaki sabununuzunkokusu güzel mi?”, “Sınıfınızı temizliyorlar mı?” yerine, “Sınıfınızıtemizleyen teyzenin/amcanın adı ne?” gibi hem çocuğu hem de okulu hijyenkonusunda test edecek sorularla olası yanlış tutumlara müdahale edilmeli”açıklamasında bulundu.

Kemal-AkpinarENFEKSİYON RAHATSIZLIĞI OLAN ÇOCUKLAR EVDE DİNLENMELİ

Çocukların tuvalete, suya ulaşımının zor olduğu kalabalık okullarda enfeksiyon riskinindaha yüksek olduğunu vurgulayan Dr. Ayşe Sokullu ve Dr. N. Kemal Akpınar;”Çünkü enfeksiyonlar en çok elle bulaşıyor. Özellikle grip virüsleri plastik yada tahta gibi, çocukların okulda dokundukları bazı eşyalarda 24 saate yakınbarınabiliyorlar. En çok da damlacık enfeksiyonuyla bulaşan virüsler; öksürme,aksırma ile havaya asılı kalan tükürük parçalarında yaşıyor. Dolayısıylakalabalıkta çocukların bu havayı soluması da kolaylaşıyor. Herhangi birenfeksiyon hastalığına yakalanan çocukların, enfeksiyonu diğer çocuklarabulaştırmamaları için evde istirahat etmeleri, okula gitmemeleri en idealönlem. Ayrıca hastalıkların artış gösterdiği kış döneminde çocukların daokullardaki hasta olan arkadaşlarıyla öpüşmemesi veya sarılmaması, hasta olanarkadaşlarının kullandığı materyalleri kullanmaması da oldukça önemli.Genellikle istirahat, sıvı ve beslenme desteği ile üst solunum yoluenfeksiyonları ilaçsız bir haftada atlatılabiliyor. Fakat çocuğun ateşinidüşürmede ve besin desteği konusunda zorlanma söz konusuysa, kusma oluyorsa veailede havale öyküsü varsa evde tedavi yönetimi zor olacaktır. Bu noktadatedavinin donanımlı bir sağlık merkezinde yapılması daha uygundur. Tedavi için,ağızdan ilaç vermek zor olduğu için ateş düşürücüler damardan verilerek çocuğundaha kısa sürede toparlanması sağlanır” dedi.

İLK ÇOCUKLARDAHA SIK HASTALANIYOR

Okul çağındaki çocukların enfeksiyona neden olan mikroorganizmalara duyarlılıklarının, anne vebabaların bazı tutumlarına göre de değişkenlik gösterebildiğini belirten Dr. Ayşe Sokullu ve Dr. N. Kemal Akpınar “Aşırı koruyucu tutumlar; örneğin,çocukların parkta, sokakta veya bahçede oynamasına engel olmak, doğanınmikroorganizmalarıyla tanışmalarını da engelliyor. Bu da çocukların omikroorganizmalara yanıtının daha düşük seviyede kalmasına ve şiddetlienfeksiyon geçirmelerine sebep olabiliyor. Çocuk mikroorganizmalarla ne kadarerken tanışırsa, okul çağında karşılaşacağı enfeksiyonları da o kadar kolayatlatabiliyor. İkinci çocuklar genellikle, bebekliklerinde hasta olup okulabaşladıklarında pek hasta olmazlar. Bunun nedeni aslında, bebekken abi veyaablasının okuldan eve hastalık getirmesi ve daha bebekken geçirdiği buhastalıklar nedeniyle okul çağında karşılaşacağı hastalıklara bağışıklıkkazanmasıdır. Fakat ilk çocuklar, yuvaya ya da ilkokula başladıklarında ilkdefa kalabalık bir ortama girdikleri için bakterilerle karşılaşıyor ve okulda dahasık enfeksiyon geçiriyorlar” açıklamasında bulundular.

HER ENFEKSİYONA ANTİBİYOTİK TEDAVİSİ YAPILMAMALI

Egzersizin her şeyde olduğu gibi enfeksiyonlara karşı bağışıklık sistemini güçlendirmedede son derece faydalı olduğunu anlatan Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanları Dr. Ayşe Sokullu ve Dr. N. Kemal Akpınar sözlerini şöylesürdürdü: “Ancak çocuklar çok hareketli olduklarından zaten egzersiz yapmışgibi oluyorlar. Bunun yanında haftanın bir günü, 1-2 saat için çocuğu basketbol,yüzme, futbol gibi bir aktiviteye göndermek spor değil, bir hobi olarak kabuledilmelidir. Çünkü egzersiz, gün içinde düzenli yapılan bir aktivitedir.Düzenli egzersiz, çocukların gelişiminde ve bağışıklık sisteminin güçlenmesindeoldukça faydalıdır. Üst solunum yolları enfeksiyonlarında, örneğin çocuğun çokateşi varsa, halsiz ve iştahsız ise, bunlara karşın burun akıntısı ve öksürükyoksa, muayenesinde bakteriyel enfeksiyon çıktığında, bazen erkendenantibiyotik verilebiliyor. Ancak çocuğun ateşi 40 derecede seyrediyorsa, burunakıntısı, öksürük, iştahsızlık, keyifsizlik, boğazda pembeleşen bir görüntü vebademciklerde şişlik varsa, çocuğun kendi direnciyle atlatması beklenmelidir.Çünkü bu belirtiler bir virüs enfeksiyonuna aittir ve antibiyotik ile iğnetedavisi yapılmamalıdır. Çocuğun bağışıklık sistemi zayıfsa virüslerin olduğuzemine bakteriyel etkenler yerleşebilir. Buna bağlı olarak, sinüzit, ortakulakiltihabı, zatürre, bronşit gibi rahatsızlıklar da gözlemlenebilir. Bu, fırsatçımikroorganizmaların kolaylıkla enfeksiyon yapabilme potansiyelindenkaynaklanır. Bu durumda antibiyotik tedavisinin gerektiğini söyleyebiliriz.Virüs enfeksiyonlarına yakalanmış çocuklarda bağışıklık sistemi savaşı sözkonusudur. Bazı çocuklar bu savaşı 1-2 günde, bazıları ise 10 gündeyenebiliyor. Fakat erken atlatanın bağışıklık sisteminin daha kuvvetli, geçatlatanın daha zayıf olduğunu gösteren bilimsel çalışmalar mevcut değil. Herçocuğun -özellikle 5-6 yaş altında- en az bir defa ateşlenme veya enfeksiyongeçirme olasılığı vardır. Fakat çok sık bademcik enfeksiyonu geçiren, bundandolayı yataklara düşen, hatta bronşit ve zatürre olan bir çocukta, tekrarlayanishaller, normalde sağlıklı bir bireyde sıklıkla görülmeyen osteomyelit (kemikiltihabı, eklem iltihabı), tekrarlayan menenjit, bronşit ve zatürreler”Bağışıklık sisteminde zayıflık var mı?” sorusunu akla getiriyor. Böyledurumlarda ve gelişimsel olarak da akranlarından geri olan çocuklarda birtakımincelemeler yapmak gerekebiliyor.”

GÜNDE BİR BARDAK SÜT ÇOCUKLARI KORUYOR

Günde bir bardak sütün, özellikle ilkokul çağındaki çocuklarda, kemik gelişimi, genelsağlık ve boy uzama için gerekli olduğunu aktaran Dr. Ayşe Sokullu ve Dr. N.Kemal Akpınar “Eğer çocuğun süte karşı özel bir reaksiyonu yoksa günde birbardak sütle desteklenmesi gerekir. İkinci bir bardak süt, çocuk isterseverilebilir ancak daha fazlası hem iştahı kapatma hem de kabızlık ya dakansızlığa neden olabileceğinden verilmemelidir” dedi.

ENFEKSİYONLARDAN KORUYUCU BESLENME ÖNERİLERİ

Okul çağındaki çocuklarda bağışıklık sisteminin güçlenmesi için;

• Güne mutlaka kahvaltıyla başlanmalı,biraz karbonhidrat, protein ve yağ alınmalıdır. Bunun için; meyveli yoğurt,tahıllı karışım veya evde yapılmış çok şekerli olmayan bir kek uygundur. Alınmasıgereken günlük kalori için kahvaltıyı tatlandırmak da önemli; pekmez ve balmenüde olabilir.

• Kış mevsiminde özellikle; lif içeriğiaçısından armut, C vitamini açısından zengin narenciye, yeşilliklerden en azbiri (ıspanak, pazı, brokoli, maydanozlu yemekler) yenmelidir.

• Peynir, süt ya da yoğurt gibi sütürünlerinden en az biri tercih edilmelidir. Ayrıca demir bakımından zenginyiyeceklerin yanında yoğurt yenmemelidir. Aksi takdirde besinin demir değeriazalacaktır.

• Mısır gevrekleri de içinde şekerolduğundan, çok fazla abartılmamak şartıyla yenebilir.

• Yapılan yemeklerin içine nane gibibirtakım faydalı otlar eklenebilir.

• Hazır paket gıdalar, şekerlemelerden uzakdurulmalıdır (Bu anlamda çocuklara abur cubur reklamları izletilmemelidir).

• Güneşe çok çıkmamış çocuklarda D vitaminidesteği yapılmalıdır.

• Haftada iki kez balık gibi omega-3’tenzengin yiyecekler yenmeli ancak kış boyunca omega-3 tabletleri alma mecburiyetiyoktur. Özel dönemlerde, sınav gibi stresli durumlarda ya da dönemsel beslenmebozukluğu olduğunda balık yağıyla omega-3 takviyesi yapılabilir.

• Kuru meyve ve yemişler yenmelidir.

YORUM YOK

BİR CEVAP BIRAK