Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Pediatrik Kemik İliği Merkezi açıldı

yeditepe-unv-ilik-merkezi
Yeditepe Üniversitesi Hastanesi “Pediatrik Kemik İliği Nakil Merkezi ” , Türkiye’de az sayıda olan kemik iliği nakil merkezlerinden biri oldu.
“Pediatrik Kemik İliği Nakil Merkezi ” hakkında bilgi veren Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Üroloji Anabilim Dalı Başkanı ve Hastane Başhekimi Doç. Dr. Faruk Yencilek, ülkemizde lösemili çocuklarımızı tedavi eden çok iyi yetişmiş pediatrik hematolog ve onkologların olduğunu belirterek, “Hastalarımıza tüm gelişmiş ülkelerde uygulanan tedavi protokollerinin aynısı uygulanıyor. Kök hücre nakli ihtiyacı olan lösemi hastası çocuklarımız, bu tedaviyi ülkemizde artık Yeditepe Üniversitesi Hastanesi’nin deneyimli ekip ve merkezinde alabilecekler” dedi ve ülkemizde geçen sene 3000’i aşan hastaya kök hücre nakil yapıldığının bilgisini verdi. Sağlık Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen tüm denetimlerden başarıyla geçerek ruhsatını alan Yeditepe Üniversitesi Hastanesi “Pediatrik Kemik İliği Nakil Merkezi ” , Türkiye’de az sayıda olan kemik iliği nakil merkezlerinden biri oldu. Bu yeni birim Pediatrik Hematolog olan Prof.Dr. Buket Erer Del Castello’nun sorumlu hekimliğinde hizmet verirken, birimde ayrıca Pediatrik Onkolog olan Doç. Dr. Sema Yılmaz da görev alıyor. Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Pediatrik Kemik İliği Merkezi Sorumlusu Prof.Dr. Buket Erer Del Castello, çocukluk çağı lösemilerinin önemli bir kısmının tedavi edilebilir olduğuna dikkat çekerek, hasta yakınlarına çağrıda bulundu: “Kendinizi çaresiz hissetmeyin.”

Ülkemizde lösemi hastalığı ile ilgili farkındalığın üzülme, acıma ve umutsuzlukla oluşmasına izin verilmemesi gerektiğini belirten Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Pediatrik Kemik İliği Merkezi Sorumlusu Prof.Dr. Buket Erer Del Castello, “Kendinizi çaresiz hissetmeyin, doktorlarınız, hemşireleriniz, siz ve hasta yavrunuzla birlikte bu zahmetli yolu birlikte yürüyerek düzlüğe çıkacağınıza inancınız olmalı” dedi. Del Castello sözlerine şöyle devam etti; “Özellikle çocukluk çağı lösemileri gündemimizde. Bunun en önemli nedeni çocukluk çağı lösemilerinin önemli bir kısmı kemoterapi ile tedavi edilebilir olması. Aklımıza ölümcül bir hastalık değil tedavi edilebilir bir hastalık gelmeli. Bu tedavi uzun süreli ve zahmetlidir. Bu nedenle aile bireylerinin bilgilendirilmesi, ailenin tedaviye uyumu, doktora güveni gibi unsurlar tedavinin başarısında önemli rol oynar. Lösemi genetik bir hastalık değildir, yani kalıtsal değildir, ancak bazı hastalıklarda lösemi gelişme riski daha yüksektir. Bazı hastalıkların erken tanısında yapılan tarama testleri gibi löseminin gelişeceğini gösterecek bir test yoktur. Ancak ‘erken teşhis ‘ tanımı altında klinik olarak ortaya çıkmış hastalıkta vakit geçirmeden, hastalığın ilerlemesine imkan vermeyerek tedaviye başlanması önemlidir.”

10 yaşındaki Emre ablasının iliğiyle yaşama tutundu
Bu arada Merkez’in açılışı için düzenlenen basın toplantısına katılan Çakmak ailesi 10 yaşında lösemi hastalığına yakalandıktan sonra ablasının iliğiyle yaşama tutunan Emre’nin tedavi süreci hakkında bilgi verdi. Anne Reyhan Çakmak, Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Pediatrik Kemik İliği Merkezi Sorumlusu Prof.Dr. Buket Erer Del Castello ‘nun gözetiminde geçirilen ilik nakli operasyonu ile sağlıkla geçen bir yılı doldurduklarını anlattı. O güne kadar lösemi hastalığının ne olduğunu bile bilmeyen anne Reyhan Çakmak “Oğlumun lösemi hastası olduğunu öğrendiğimde neden bahsedildiğini bilmiyordum bile. Bacaklarında morluklar görüyordum. Okulda oynarken olduğunu düşünüyordum. Araştırmalar ve doktorumuzun bize verdiği bilgiler sonrasında uzun bir süre durumu kabullenemedim. Dünyam başıma yıkılmıştı” dedi. “Lösemi teşhisinden sonra kızımız Gamze’nin uygun donör olduğunu öğrendiğimizde Emre için duyduğumuz endişe bir nebze azaldı. İçimizde umut ve sevinç yeşerdi. Tabi doktorumuz bize bu sürecin zor olduğundan ve olumsuz sonuçlardan da bahsetmişti. Kızımız ve oğlumuzu hem psikolojik hem de bedenen yoran bu süreç sonunda neler olacağını tam olarak kestiremiyorduk. Tüm bu tedavi sürecinde en büyük desteği doktorumuzdan ve daha önce bu hastalığı yenen hastalardan aldık” diyen anne Reyhan Çakmak nakilden sonra 1 yılı aşkın süredir her şeyin yolunda gittiğini, tetkikleri asla aksatmadıklarını belirtti.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir