Tek kelimeyle, ”Tecrübe’

0
140

Merhaba,

Deneyim, duyu organları aracılığıyla dışarıdan, duygular yoluyla içeriden elde edilen bilgilere denir. Yetişkin bir kimse, hem başkalarının vardığı sonuçlarla ikinci elden hem de kendi yaşadıklarından edindiği birikimle birinci elden deneyimler kazanır.

Belli bir zamanda edinilmiş tek bir izlenim deneyim sayılmaz. Deneyimin geçmişte yaşanmış, ancak hâlâ ilgili kimsenin belleğinde canlı kalmış bir dizi olay olması ve bunların gerçek bir durumla ilişkili olması beklenir.

Bir ustaya başarısının sırrını sormuşlar. İki kelime ile ”Doğru Kararlar” demiş. Peki, herkesten farklı olarak sürekli ”doğru kararları” nasıl aldığını sormuşlar. Tek kelimeyle, ”Tecrübe” demiş. İyi de, bu tecrübenin sırrı nedir, diye sormuşlar. Usta, derin bir iç geçirmiş ve şöyle demiş: ”Yanlış kararlar”.

Hayatta ”yanlışlardan öğrenmek” çok önemlidir. Belki yanlışlardan edinilen tecrübe daha güçlü ve daha kalıcıdır. Bu anlamda, ”Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yermiş” sözü bilgece söylenmiş bir sözdür.

Hata yapmaktan korkmamak gerekir. Çünkü bizler hata yaparak ve hatalardan ders alarak, deneyim kazanır ve olgunlaşırız.

Bugün bilimsel ya da sosyal alanda dünyanın kaderini değiştirmiş bir çok mucit ve kahraman kendilerini ne “mükemmel” ne de “hatasız” insanlar olarak görüyorlardı.

Edison 999 denemeden sonra 1000. denemesinde ampulü bulmuş, ilk 999 başarısız denemenin ya da “hatanın” aslında kendisini ‘doğru sonuca’ götüren deneyimler olduğunu söylemişti.

IBM’in kurucusu Tom Watson, IBM’i kurduğu ilk yıllarda, “başarılı çalışmalara imza atmak için, yapılan hata oranını ikiye katlamak gerektiğini” söylemişti.

Watson’nun bir yöneticisinin, 10 milyon dolara mal olan bir hatası karşısında “Hata yapan yöneticimi işten atacak kadar zengin değilim. Her hata bir tecrübedir. Biz de bu kez 10 milyon dolarlık bir ders aldık” demesi iş dünyasında kulaktan kulağa yayılan bir efsane haline gelmişti.

Leonardo Da Vinci, sadece dünyada yapılmış en iyi resimler arasında sayılan “Mona Lisa” ve “The Last Supper” gibi eserlere sahip bir ressam değil, aynı zamanda önemli bir mucitti de.

Onun çok farklı alanda, zamanının çok ötesinde buluşlar yapmasını sağlayan birinci ilkesi, çocuksu merakını korumak; ikinci ilkesi de, hatadan korkmamak, deneyerek öğrenmekti.

Bundan dolayı, kişisel yaşamımızda ya da iş yaşamımızda karşılaştığımız hataları birer kazanıma dönüştürmenin, başarı oranımızı arttıran bir faktör olduğunu unutmamalıyız.

Sağlıcakla kalın.
Orhan Taşova

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here