Sağlıklı nesillerin sırrı yeterli beslenmede

0
84
saglikli-beslenmek-sart-kasim2015

saglikli-beslenmek-sart-kasim2015
Gebelik döneminde ve gebelik sonrası yeni doğanın yeterli ve dengeli beslenmiş olması, sağlıklı nesillerin yetişmesindeki en önemli nokta. Prof. Dr. Ferit Saraçoğlu’da bunun altını çiziyor.

Yükseliş İktisadi ve Stratejik Araştırmalar Vakfı’nın (YİSAV) düzenlediği 4. Fetal Hayattan “Çocukluğa İlk 1000 Gün” Gebe ve Çocuk Beslenmesi Kongresi, 3-5 Mart 2016 tarihleri arasında Ankara’da gerçekleştiriliyor. Prof. Dr. Ferit Saraçoğlu’da kongrenin önemi hakkında sorularımızı yanıtladı.

4. Fetal Hayattan “Çocukluğa İlk 1000 Gün” Gebe ve Çocuk Beslenmesi Kongresi’nin amacı ve hedefleri hakkında bilgi verir misiniz?

Türkiye’nin son 10 yılda olumlu yönde sosyo-ekonomik ve kültürel değişimlere uğradığı gerçeğini yadsıyamayız. Ancak ne yazık ki tüm bu olumlu gelişmelere rağmen, hala doğru ve yeterli beslenmeyle ilgili sorunların devam ettiğini görüyoruz. Ekonomik anlamda halkın büyük bir bölümünün alım gücünün düşüklüğüne bağlı et, süt yumurta, meyve vb.. temel gıdaların yetersiz tüketiminin sonucu olarak yeni doğanların beslenmelerinin temelini oluşturan anne sütü verilme süresinin istenen düzeyin altında olması maalesef çok önemli bir sorundur. Buna bilgi eksiklikleri ve yanlış inançları da ekleyecek olursak zor bir durumla karşı karşıya olduğumuzu söylemimiz gerekir. Sonuçta beslenme bozukluğu bireysel gelişimi ve üretkenliği etkilemekte, sağlık harcamalarını arttırmakta dolayısıyla da büyük bir kaynak israfı oluşmaktadır. Kongrede gebelik ve ilk iki yaşta doğru beslenmenin nasıl olması gerektiği, beslenme bozukluğuna bağlı kısa ve uzun vadede oluşabilen sağlık sorunları ve bunların çözümleri ile ilgili multidisipliner bir yaklaşım tarzıyla ele alınması gerektiğini düşünmekteyim. Bu amaçla 4 yıl önce başlattığımız bu önemli kongrenin 3-5 Mart 2016 tarihinde dördüncüsü yapılacaktır. İlk düzenlemiş olduğumuz kongreye 400 bilim insanı katılmışken, ilerleyen yıllarda (en son kongrede 780 kişi) katılımcı sayısı ve buna bağlı olarak kongremize gösterilen ilgi artmaktadır. Bu bakımdan gayet memnun olduğumu söylemem gerekir.

“İlk 1000 Gün” neden önemlidir? İlk 1000 günün bebek sağlığındaki yeri nedir?

İlk 1000 gün gebelik+ ilk 2 yaş anlamına gelmektedir. Bu süreç bebeğin anne karnında büyüme ve gelişmesini tamamlaması anlamına geldiğinden 1000 gün kavramını ortaya attık.. Bu süreçte çocuğun beyin gelişiminin önemli bölümü tamamlanmakta, boyu iki katına, kilosu ise 4 katına çıkmaktadır. Çocuk bu dönemde temel refleksleri kazanmaktadır. Yürümek, konuşmak, sevmek, korkmaya başlamak gibi yetileri daha pek çok şeyi öğrenmektedir. Bu nedenle biz bu 1000 günün üzerinde duruyoruz. Bu 1000 günde olası yetersiz beslenme bize çocuğun yaşamı boyunca karşılaşacağı birçok sağlık problemlerinin de habercisi olacaktır. Bunlardan ön plana çıkanlar; obezite (şişmanlık), kronik hastalıklar, psikiyatrik bozukluklar, osteoporoz, bazı kanser türlerinin artması, fiziksel ve kognitif gelişmenin, metabolik fonksiyonların bozulması değil, bağışıklık sisteminin zayıflamasına bağlı olarak çeşitli enfeksiyonların artmasına veya açığa çıkmasına da neden olmaktadır.

Kongre katılımcıları ne tür bilgiler elde edecek? Katılımcılara neler sağlayacak? Kongrede hangi konular ele alınacak? Katılımcılara bu bilgiler kimler tarafından verilecek?

Kongre katılımcıları, kadın hastalıkları ve doğum uzmanları, çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanları, çocuk gastroenteroloji ve beslenme uzmanları, çocuk immünologları, aile hekimleri, halk sağlığı uzmanları, ebeler, hemşireler, beslenme ve diyet uzmanları olacağından izleyiciler bütüncül bir yaklaşım çerçevesinde bu konu hakkında ayrıntılı bilgilere sahip olabileceklerdir. Kongremiz bu uzmanların meslek dernekleri tarafından da desteklenmektedir. Kongrede, dünyadaki ve bilhassa ülkemizdeki beslenme bozuklukları, gebelikte ve lohusalıkta beslenme, anne sütü ve etkileri, gebelikte yetersiz beslenmeye bağlı gelişen kronik hastalıklar, insan vücudunda bulunan yararlı mikroplar ve beslenmeyle ilişkileri, fonksiyonel gıdalar, hiperaktivite ve dikkat eksikliği dahil psikolojik sorunların beslenmeyle ilişkisi, ek gıdalar, mamalar ve bunların nasıl kullanılacakları, gebelikte anne stresinin bebek mizacına ve beslenmesine etkileri, bebeklere kötü muamele, gebelikte beslenmeyle doğum sonu depresyon arasındaki ilişki, ülkemizde ilk 1000 günle ilgili yürütülen programlar konusunda bilgilendirme, demir ve iyot eksikliğinin çocukların gelişimindeki etkileri, obezitenin ve gebelikte fazla kilo almanın yarattığı problemler, ülkemizdeki bebek beslenme alışkanlıkları, genetik yapısı değiştirilmiş besinlerin gebelikteki etkileri ve sayamadığım bir çok konu tartışılacaktır. Konularında uzman hocalar bilgi birikimlerini detaylarıyla katılımcılara aktaracaktır.

Türkiye’de tüm sosyoekonomik ve kültürel değişimlere rağmen doğru ve yeterli beslenmeyle ilgili sorunlar olduğuna dikkat çektiniz. Eksik beslenme Türkiye ekonomisinde nasıl ve ne kadarlık bir kayba neden oluyor?

İlk 1000 günde iyi beslenmeyen çocukların IQ değerleri de iyi beslenen çocuklara göre daha düşük olmaktadır. Bu çocukların okul başarıları düşmekte dolayısıyla da eğitim seviyeleri düşük kalmakta ve iş bulmaları da zorlaşmaktadır. İlk 1000 günde beslenme bozukluğu olan bir çocuğun yetişkinlikte, çocukluğunda beslenme sorunu yaşamayan bireylere göre % 20-40 daha düşük gelire sahip olmaları gibi, elimizde şaşırtıcı veriler bulunmaktadır. Bu bireylerin üretkenlikleri de düşmektedir, ülke gayrisafi milli hasılasının da düşmesine neden olmaktadır. Ülkemizde bu düşmenin ortalama % 3 civarında olduğu düşünülebilir. Yine beslenme bozukluğu olan çocuklarda hem çocuklukta hem de yetişkinlikte başta obezite, diabet, kalp damar sistemi bozuklukları olmak üzere bütün kronik hastalıklar, bazı ruhsal sorunlar ve bazı kanser türleri artmaktadır. Bunların getirdiği fazladan sağlık harcamaları da ülke ekonomisini olumsuz etkilemektedir.

Sağlık Bakanlığı’nın kongre konusuna olan duyarlılığı hakkında neler düşünüyorsunuz? Bakanlık bu noktada ne tür çalışmalar yapıyor? Konuyla ilgili nasıl bir eylem planı oluşturulmalı?

TC Sağlık Bakanlığı; ilk kongreden itibaren ilk 1000 gün kavramını sahiplenmiş ve her üç kongreyi de en üst düzeyde desteklemiştir. Kongrelerde Halk Sağlığı Kurumu uzmanları aktif olarak yer almış, tüm illerden anne ve çocuk sağlığı ile ilgili doktor, hemşire, ebe ve diyetisyen meslektaşlarımız kongreye katılmıştır. Son kongrede 780 katılımcının 360 tanesi TC Sağlık Bakanlığı mensubudur. YİSAV, TC Sağlık Bakanlığından, üniversitelerden ve sahadan gelen değerli hocalarımız, meslektaşlarımızın gayretleriyle 2014 kongresinde bir de çalıştay düzenlenmiştir. Çalıştay sonuçları bir kitap halinde yayınlamıştır. Bu rapor ilk 1000 günde yapılması gerekenler konusunda yol haritasını da içermektedir.

Dünya ülkeleriyle kıyasladığımızda “Gebe ve Çocuk Beslenmesi” konusunda Türkiye hangi noktadadır?

Bilindiği gibi anne ve bebek sağlığını da kapsayan üreme sağlığı konusu Birleşmiş Milletlerin yeni yüzyıl hedefleri arasında yer almaktadır ve bu konuda ülkelerin önüne bazı stratejik hedefler konulmuştur. Türkiye üreme sağlığı konusunda son 10 yılda büyük atılımlar geçekleştirmiş, anne ve bebek ölümlerini önemli oranda düşürmüş bir ülkedir. Gerek bakanlığımızın gerekse de sağlık çalışanlarının gayretleriyle “milenyum hedefleri” de yakalanmıştır. Anne ve bebek beslenmesi konusunda da başarılı adımlar atılmış ve atılmaya devam edilmektedir. Gebelere ve bebeklere ücretsiz demir desteği verilmekte, annelere ücretsiz D vitamini desteği yapılmakta, toplumun iyotlu tuz kullanımı teşvik edilmektedir. Anne sütü alımının oranı arttırılmakta, yeterli süre kullanımı, zamanında ve doğru biçimde ek gıdalara başlanması eğitimleri ise sürdürülmektedir. Özel sektörün de özellikle ek gıdalar ve bebek konusunda bize verdikleri desteği yadsıyamam hepsine çok teşekkür ediyorum.

Son olarak bir mesajınız var mı?

İlk 1000 gün Anne ve Bebek Beslenmesi Kongresi devlet, özel sektör ve sivil toplum örgütü işbirliğinin güzel bir örneğidir. Bu işbirliğinin giderek artacağından eminiz. Ancak işbirliğinin artırılması ve olumlu sonuçların hızlandırılması her üç sektörün de daha fazla gayret etmesine bağlı olup, topluma sağlık, sosyal ve ekonomik yönden büyük bir yarar sağlayacağına inanıyorum.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here