PET-MR teknolojisiyle aynı anda tüm vücuda bakılıyor

siemens-cem-balci-1963
Vücudun farklı bölümleri için farklı MR çektirmek tarih oluyor. Gayrettepe Florence Nightingale Hastanesi’nden Prof. Dr. Cem Numan Balcı, görüntülemede yeni yöntemi anlattı.
Kanser taramalarında kullanılan PET çekimleri, tanı koymak için çeşitli noktalarda yetersiz kalabilir. Hastalar çoğu zaman ikinci bir görüntüleme amacıyla MR incelemeye girer. Ancak bilim insanları bu iki ayrı işlemi tek seferde yapan PET-MR cihazını geliştirdi. Vücudun farklı bölümleri için farklı MR çektirmek tarih oluyor. Gayrettepe Florence Nightingale Hastanesi’nden Prof. Dr. Cem Numan Balcı, yeni yöntemi anlattı.

sinan-balci
Öncelikle kendinizden bahsedebilir misiniz?
1990 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldum ve Almanya’ya giderek iki yıl süreyle farmakoloji doktorası yaptım. 1993-1997 arasında Münih Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde radyoloji alanında ihtisasımı aldım. Türkiye’ye dönünce özel sektörde 1 yıl çalıştım ve ardından ABD’ye giderek North Carolina Üniversitesi’nde batın radyolojisi konusunda üst ihtisas yaptım. Bu eğitimimi de tamamlayıp Türkiye’ye döndüm. Florence Nightingale Hastanesi’nde bir süre çalıştıktan sonra doçentliğimi alarak Kocaeli Üniversitesi’ne gittim. 1,5 yıl burada çalıştım ve ardından yine ABD’ye döndüm. St. Louis Üniversitesi’nde 5 yıl profesörlük yaptım. Halen İstanbul Bilim Üniversitesi’nde Radyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı olarak görev yapıyorum. Ayrıca hem üniversite hastanesinde hem de Florence Nightingale Grubu bünyesindeki hastanelerde çalışıyorum.

 

PET-MR teknolojisinden bahsedebilir misiniz?
PET ( Pozitron Emisyon Tomografisi), şekere bağlı radyoaktif maddenin damardan vücuda verilmesinden sonra, bunların vücuttaki dağılımlarının, özel tarayıcılar ile tomografik olarak gösterilmesi, görüntülenmesidir. Kanser taramalarında kullanılan PET çekimleri esnasında, FDG adı verilen glikozun radyoaktif hale getirilmiş bir şekilde kullanılır. Bu madde hastaya damar yolu ile verilir. Kanser hücreleri tarafından kolaylıkla emilen FDG, kanserin tespit edilmesine yarar. FDG, tümör hücreleri kadar aktif şeker kullanan beyin ve kalp organlarımızın yanı sıra iltihaplı dokularda da tutulum yapabilir. Sadece PET dedektörleri ile elde edilen görüntülerin vücutta hangi bölgelerde tutulduğunun haritalanması yapılamadığından “Bilgisayarlı Tomografi” ile birlikte PET görüntüleri aynı anda elde edilerek arka plandaki tomografi görüntüleri üzerinde FDG tutulumları lokalize edilmektedir. Hasta hem damardan verilen radyoaktif madde hem de bilgisayarlı tomografiden alınan radyasyonun da eklenmesi ile yüksek radyasyona maruz kalmaktadır. PET ayrıca tek başına, beyin tümörleri, kemik tümörleri ve kemiğe sıçramış tümörler ve karaciğer tümörlerinin tespitinde yetersiz kalmaktadır. Ayrıca FDG tutulumu göstermeyen müsinoz tipi tümörler ve prostat kanseri, böbrek kanseri gibi bazı kanser türlerinde de sadece PET ile tanı koymak zordur. Hastalar çoğu zaman ikinci bir görüntüleme amacıyla MR incelemeye girmektedir. Bu hasta için hem maliyetli hem de zahmetli bir yöntem olmaktadır. Bilim insanları, tek bir görüntüleme ile tanı konması amacıyla hastaların tüm vücut MR’ı çekilirken PET dedektörlerinin de aynı anda verilen FDG maddesini taramasını sağlayan PET-MR cihazını geliştirmişlerdir. PET dedektörlerinin manyetik alan olan MR cihazının içerisinde aynı anda çalışması ileri teknoloji gerektirmektedir. Bu şekilde hekimler tek çekimde karar vermekte hasta başka görüntüleme işlemine gerek duymamaktadır.
Batın ve onkoloji ‘de kullanılan teknolojik cihazların mevcut durumu hakkında bilgi verebilir misiniz? Gelinen nokta nedir? Yeterli mi?
Teknoloji de inanılmaz yenilikçi gelişmeler var. 1996-1997 yıllarında Amerika’dayken daha yeni yeni MR cihazlarında gelişmeler varken şimdi MR cihazları teknolojik gelişmelerle batın MR’ı artık onkolojik görüntülemede standart hale geldi. Bu yöntem ülkemizde de çok iyi bir şekilde kullanılıyor. Radyologlarımız gerçekten çok iyi eğitimli ve yorumlarını çok iyi yapan uzmanlar. Batın hareketli bir bölge olduğu için hızlı çekim yapabilen iyi antenleri olabilen yüksek manyetik alan içeren MR cihazlarına ihtiyaç vardı. Şu anda hepsi birer birer gerçekleşti. Şu anda gerçekten net görüntüler gerçekleştirebiliyoruz. Yeni onkoloji için yeni sekans türleri gelişti. Bunlardan en önemlisi hem tümör tanısını koymamızda bize yardımcı oluyor hem de iyi huylu tümör kötü huylu tümör ayrımında yardımcı oluyor. Bir de en önemlisi tümörün tedaviye yanıtını en erken biçimde bize verebiliyor. Bunu PET ile birleştirdiğimizde hem tümörün tanısı hem tedaviye yanıtı aynı anda çok daha etkin bir şekilde ortaya koyulabilecek.

Onkoloji’de bizim 3 amacımız var;
1. Tanı, 2 evreleme, 3 tedaviye yanıt. Tanıda tek bir inceleme modalitesiyle zorlanıyoruz. Burada inceleme modalitesi MR, MR’ın duyarlılığı çok yüksek. Bütün parametreleri kullansak bile bazı durumlarda bu tümörün iyi huylu mu kötü huylu mu olduğunu görmemiz mümkün olmayabiliyor. Aslında bu durumlarda tüm vücut görüntüleme sistemi yapılacaksa, PET cihazına giriyor orada da FTC denilen maddenin tümör dokusu tarafından dayalı olarak tümör olup olmadığı, kötü huylu olup olmadığı söylenebiliyor. O zaman hasta iki ayrı incelemede zaman geçiriyor. Şimdi ise görüntülemede; bu iki incelemenin aynı anda gerçekleştiği bir ortam oldu.

Hastanenizde kullandığınız Siemens ürün ve çözümleri size ne tür faydalar sağlıyor?
Burası bir onkoloji hastanesi . Biz Siemens’ten aldığımız PET MR cihazı ile 1,5 Tesla cihazımızı onkolojik görüntüleme yönünden yükselttik. Mevcut magneti aynı şekilde tutarak gradient sistemini artırdık ve kanal sayısını çoğalttık. Böylece hasta içeri girdiğinde tüm vücudunu kesintisiz görüntüleyebiliyoruz. Kullandığımız difüzyon tümör inceleme yöntemiyle, tedaviye verilen cevabı tüm vücut bazında değerlendirebiliyoruz. Bunun PET CT’ye göre avantajı şu: Tümör beyne sıçramışsa çok daha detaylı görüntüleyebiliyoruz. Ayrıca kemik iliğini, tüm spinal vertebraları ve diğer kemikleri görüntüleyebiliyoruz. Siemens cihazlarla çok daha net görüntü alıyoruz. Hastanın tüm vücudunu 40-50 dakika içinde kanser taraması ve tedaviye cevabı açısından değerlendirebiliyoruz.
Bu sistem ile tümörde fonksiyonel MR incelemesi yapabiliyoruz. Tümör dokuları vaskülarizasyonunu kuantifiye ederek tümör olup olmadığını tespit ediyoruz. Tedavi sonucunda da vaskülarite azaldığı için hastanın tedaviye olumlu cevap verip vermediğini görebiliyoruz. Bunu özellikle erkeklerde prostat, kadınlar da meme kanseri için kullanıyoruz. Buna ek olarak Siemens, 3 Tesla platformlarında da bu işlemleri daha detaylı yapma olanağı sağlıyor. Bir de tek gerçek entegre PET-MR sistemini bulduğu için Siemens’in radyolojiye büyük hizmet verdiğini düşünüyorum.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir