Türkiye, yoğun bakım eğitim ve uygulama merkezi olacak!

0
86
Sepsis-turk-yogun-bakim-dernegi

Sepsis-turk-yogun-bakim-dernegi
Türk Yoğun Bakım Derneği Başkanı Prof. Dr. Necmettin Ünal 20’cisi düzenlenen sempozyumun amacı, önemi, hedefleri ve yoğun bakım teknolojilerinin gelişimi hakkında bilgiler verdi.

Sempozyumun öneminden ve amacından bahsedebilir misiniz?
Türk Yoğun Bakım Derneği, 1978 yılında kuruldu. Dünya ile birlikte giden bir derneğiz. Senelerdir uluslararası platformda da temsiliyetimiz devam ediyor. Ancak bu temsiliyetin ağırlığını arttırmak zorundayız. Türkiye’nin sağlıkta olduğu yerin uluslararası politikaya yeterince yansımadığı kanaatindeyim. Yani olduğumuz yer çok iyi. Hakikaten Türkiye’de çok iyi hekimler var, çok iyi sağlık kuruluşları var. Ancak bunu yurtdışında güce dönüştürme konusunda korkunç bir zafiyetimiz var. Bunu arttırmak zorundayız. Bunu da bu gerçekleştirdiğimiz sempozyum ve kongrelerle gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Bu yıl Yoğun Bakım Sempozyumunun 20’incisini düzenlendik. Bugüne kadar yapılan ve tarihin en büyük yoğun bakım toplantısı oldu. 1000’e yakın bir katılımcıyla gerçekleştirdik. Global Sepsis Alliance – GSA(Küresel Sepsis Birliği) tarafından 93 ülkede yürütülen sepsis farkındalığını artırmaya yönelik çalışmalar, Türkiye’de de T.C. Sağlık Bakanlığı’nın desteği ve katılımı ile Türk Yoğun Bakım Derneği tarafından sürdürülüyor. Sepsis, ölüme en çok neden olan sağlık problemi olarak Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Birleşmiş Milletler’in de gündeminde yer alıyor. Bu yıl yirmincisi gerçekleştirilen ‘Uluslararası Yoğun Bakım Sempozyumu’, Dünya Yoğun Bakım Dernekleri Federasyonu, Avrupa Yoğun Bakım Derneği ve Global Sepsis Alliance – GSA gibi dünyanın yoğun bakımla ilgili önemli otoritelerini bir araya getirdik. Sepsis, yüksek ölüm oranları taşıyan küresel bir sağlık problemi olması yanında, tüm dünyada yaygın olarak görülmesine rağmen en az bilinen hastalıklardan birisidir. Tüm dünyada 30 milyon civarında insanı etkileyen ve 8 milyondan fazla kişinin ölümüne yol açan bir sağlık sorunudur. Her yıl 6 milyon bebek ve çocuk sepsis nedeniyle ölüyor. Dünyada sepsisten her birkaç saniyede bir kişi ölüyor ve yakın zamanda yapılan çalışmalar yoğun bakım ünitelerinde sepsis nedeni ile tedavi edilen hastaların 1/3’ünden fazlasının kaybedildiğini gösteriyor. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de sepsis görülme sıklığının % 20 azaltılması hedefine ulaşabilmek adına, tüm ilgili paydaşlarla çalışmalarımızı yoğun olarak sürdürüyoruz.

Sepsis farkındalık eğitimleriniz hakkında bilgi verebilir misiniz?
Sepsis’te en önemli şey, erken teşhis ve erken tedaviye başlamak. Ne kadar erken tedavi edilirse o kadar ölüm oranı aşağıya çekilebiliyor. Sepsis acil bir hastalık! Bu misyonu bütün ülkede hem sağlık personeline hem de halka yaymak mecburiyetindeyiz. Ama bilgilendirirken de halkı paniğe yönlendirmenin bir anlamı yok. Biz dernek olarak bunu fark ederek, 12 Eylül 2014 yılında Türkiye’de sepsis farkındalığını arttırmaya yönelik bir kampanyaya giriştik. Bu sırada Global Spsis Alliance’nin üyesi bile değildik. 3,5-4 ay içerisinde Sağlık Bakanlığı’nın bize verdiği destekle Türkiye’de 25 binden fazla sağlık personelinin farkındalıkla ilgili eğitimini tamamladık. Global Sepsis Alliance tarafından hazırlanan eylem planları çerçevesinde otoritelerin ortak amacı; 2020 yılına kadar sepsis görülme sıklığının %20 azaltılması. Bizde bu amaca hizmet ederek, bu çalışmalara başladık ve bu sempozyumdan itibaren, bugüne kadar yaptığımız sağlık personeline yönelik eğitim çalışmalarına devam edeceğiz ancak halka yönelikte eğitimlerimize başlayacağız. Ayrıca biz eğer dünyada belli bir noktaya gelmek istiyorsak ülke dışındaki etkinliklerimizde arttırmamız ve ülkemizin bu konuda birikimini ortaya koymamız gerekiyor. Komşu ülkelere baktığımızda Türki Cumhuriyetler, Ortadoğu, Kuzey Afrika, Doğu Avrupa, Rusya’dan ayrılan ülkeler, Kafkas ülkeleri sağlık açısından Türkiye’nin çok gerisinde olan ülkeler. Biz neden bu ülkelerle bir araya gelip o ülkelerinde bu konuda eğitimlerini arttıracak, bilgi aktarımı yapacak ülke olmayalım? bizim eğer böyle bir konsorsiyum oluşturma şansını yakalayabilirsek, dünyada aldığımız yer daha fazla olacak. Türkiye, yoğun bakım eğitim ve uygulama merkezi olacak! Türkiye eğitim merkezi olmalı derken bunu ifade etmeye çalışıyorum. Yakın zamanda buna yönelik bir kampanya başlatacağız. Bununla ilgili de Sağlık Bakanlığı ve diğer bir bakanlığın fonlarıyla bu işi yapmayı planlıyoruz. Türkiye’nin iklimi bu işi yapmaya son derece uygun. “Sepsis farkındalığını arttırmaya yönelik yapılan ve 2020 yılına kadar devam edecek olan bu faaliyetlerimizin ulaşmış olduğu üstün seviye ve başarı ülkemize uluslararası bir ödül getirmiştir. Dünyanın alanında önemli otoritelerinden sayılan ve 70’den fazla ülkede 100 binin üzerinde sağlık görevlisini temsil eden Global Sepsis Alliance(GSA), T.C. Sağlık Bakanlığı’nın desteği ve katılımını ayrıcalıklı bularak ilk kez bir sağlık otoritesi; T.C. Sağlık Bakanı Uz. Dr. Mehmet Müezzinoğlu’na ödül layık görülmüştür. Bu ödül, sağlık camiası ve ülkemiz için son derece anlamlı.

Yoğun bakım ekipmanlarında teknoloji gelişimini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Tıpta son senelerde çok gelişen birkaç branş var. Bunlar; yoğun bakım, anestezyoloji, girişimsel radyoloji ve kardiyoloji. İnanılmaz gelişim var bu alanlarda. Genel cerrahi çok gelişmiyor. Ameliyatsız çözmeye çalıştığımız için belli noktada kalmış. Tabiki burada da gelişim var ama oransal olarak baktığımızda yoğun bakımdaki gelişim çok fazla. Yoğun bakım aslında bahsettiğim sepsis’e bağlı ya da başka sebeplerden kaynaklanan organ bozukluklarının tedavi edildiği yer. Bu çok ciddi teknoloji ciddi bilgi gerektiriyor. Dolayısıyla yoğun bakım tamamen teknolojiye dayanıyor. Bu noktada da teknolojinin gelişimi inanılmaz hızlı ve pahalı. O nedenle yoğun bakımları değerlendirirken eterli olup olmadığına bakılmamalı. İş bu kadar basit değil. Her ülkenin belli bir finans gücü var. O ndenle devletin o yönde bir planlama yaptığına inanıyorum. Sağlık Bakanlığı bu konuda çok öngörülü davrandı ve bir karara vardı; Türkiye’deki yoğun bakım yatakları toplam sayısının %10’una çıkacak dedi. Çok iddialı bir proje bu. İngiltere’de bu oran %3, Kanada’da %6, Almanya’da %10 civarında, ABD’de %20-25 civarında. Mühim olan çok yoğun bakım yatağı olması değil, var olan yoğun bakım yatağını doğru hasta için kullanmak. Sağlık Bakanlığı’nın yoğun bakımla ilgili belirlediği standartları var. Ama bu standartlar Avrupa’nın biraz altında. Bunların iyileştirileceğine inanıyorum.

Sağlık turizminde Türkiye nerede sizce? Gerçekleştirilen kongre ve sempozyumlar yeterli mi sizce? Gelişimi için neler yapılmalı?
Sağlık Turizminde Türkiye’nin vizyonu inanılmaz yerde. 2014’de Sağlık Turizminden Türkiye’ye 2,5 milyar dolar girdi. Bunun çok daha fazla katlanacağına inanıyorum. Bizim hedeflerimiz arasında da bu var. Hastanelerde yoğun bakım ve anesteziler kilit noktası. Biz şayet uluslararası etkinliğimizi arttırıp çevre ülkeleri de bu ülkeye getirerek Türkiye’yi eğitim merkezi yaptığımızda sadece eğitimle kalmayacak. Hastaneleri gezdireceğiz, yoğun bakım ünitelerini de gezdirerek olasılıkları da göstereceğiz. Bizim yaptığımız etkinlikler sağlık turizmine dönecek. Biz o yüzden sempozyuma OHSAD’ı davet ettik ki OHSAD’da sempozyuma destek verdi ancak kimse katılmadı. Burada olmaları lazımdı. Çünkü devlet teşekkülleri ve üniversiteler daha yavaş çalışırken, özel hastaneler daha dinamik çalışıyor. Özel hastanelerinde bizimle çalışır hale gelmesi lazım. Çünkü dernek olarak bu sempozyumlarla Türkiye’nin ekonomisine katkı sağlayacağız. Nasıl diye sorarsanız? Yurt dışından getirdiğim isimleri hastanelerde ameliyat veya nakil gerçekleştirdiğimde hem hastanenin ya da üniversitenin ekonomisine katkı sağlamış olacağız. Yalnız hastaneler değil, o cihazları üreten firmalarında ekonomisine katkı sağlamış olacağız.

Eklemek istedikleriniz ve mesajlarınız…
Son olarak, Türk Yoğun Bakım Derneği, 2021 yılında yapılacak ‘Dünya Yoğun Bakım Kongresi’ni ülkemize, İstanbul’a, getirmek üzere aday olduk. Tüm dünyadan 8.000-10.000 civarında yoğun bakımcının katılımı ile 2 yılda bir gerçekleştirilen bu kongrenin İstanbul’da yapılmasının birçok açıdan yaratacağı katma değer açık. Bunların bilinci ile derneğimiz 2021 dünya kongresinin İstanbul’da yapılabilmesi için her türlü çabayı göstermekte ve bu konuda katkı sağlayacak her türlü yardımı bekliyoruz. Bu konuda devlet desteğinin yanı sıra basının desteğinin de önemli bir güç olduğu açık. Kongrenin yapılacağı ülkenin ve Dünya Yoğun Bakım Federasyonu ile işbirliği içinde organizasyonu yapacak derneğin belirlenmesi ile ilgili süreç ve bu konudaki girişimlerimiz devam edecek.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here