Düş Toplumu

0
102

Merhaba,
Rolf Jensen, ‘bilgi’ toplumundan sonra hangi toplumun geleceğini araştırdığı kitabı ‘Düş Toplumu’nda (The Dream Society, 2003) Danimarkalı Fütüristler’in (Kopenhag Gelecek Etütleri Enstitüsü’nün) 15 yıllık çalışmalarını biraraya getirmiş. Dünya toplumlarını ‘az müreffeh’ olanlar ve ‘müreffeh’ toplumlar olarak iki kısma ayıran Jensen, kitabında tarım-sanayi-bilgi toplumlarından sonra sırayı hangi toplum tipinin alacağını sorguluyor.

Bu sorgulamanın sonucunda, müreffeh toplumların sınaî üretiminden çıkıp hikâye üretimi yapacaklarını ve buna paralel olarak aşağıdaki gibi yeni mesleklerin ortaya çıkacağını öngörüyor:

”Akıl ve Moral Müdürü / Yetenekli İnsanları Kazanma Müdürü / Kültür Takımı Lideri / Hayal Gücü Baş Memuru / Şirket Geleceği Müdürü / Mesaj Yayma Şampiyonu / Yaratıcılık Bilimcisi / Entelektüel Sermaye Müdürü / Sosyal Mühendis / Görselleştirmeci…”

Bu mesleklere, gerek isimleri ve gerek içerikleri itibariyle bugünden baktığımızda bir ‘yabancılık’ duygusuna kapılmamız doğal aslında. Ama Şirket Geleceği’yle ilgili bir yetkilendirme yapılmasının ya da Yaratıcılık’la ilgili bir pozisyon oluşturulmasının, bilgi’den düş’e geçmiş bir toplum için ‘hayal’ olmayacağı da bir gerçek gibi görünüyor.

Bugün olup biteni önümüze alıp, 2014 yılından geleceğe doğru baktığımızda, bir sonraki toplum yapısının ana ekseninin “bilgi” den “düş”e doğru kayabileceği görülmektedir.

Bu geçiş yıllarında şirketlerin birçok yönden, hem bilgi hem de düş ekonomisinin stratejilerini birlikte uygulayacağı söylenebilir.

Bilindiği gibi bilgi toplumu daha çok fiili olgular, gerçekler ve bilgiye dayalı olarak ilerledi.

Rolf Jensen’e göre, önümüzdeki dönemleri karakterize edecek olan “Düş Toplumu” kesin olgulardan daha çok fikirlerin, hayallerin ve imgelerin sürüklediği yıllar olacaktır.

Kısacası, mevcut finansal ve sabit yatırım kaynakları dünya ölçeğinde genel geçer olacağı, sınai üretime dayanan ve bilgiyi kullanan ‘müreffeh’ toplum sistemi yerleşeceği için daha ziyade “hayal gücü” önemli olacak.

Bugün, şirket geleceğini düşünen ve planlayan beyinlerin ya da ürünlerde ve pazarlamada yaratıcılığı kullanan yeteneklerin önemini farkedebilirsek, yeni oluşan çevreye ve şartlara daha ‘etkin’ cevaplar verebiliriz, diye düşünüyorum.

Sağlıcakla kalın.
Orhan TAŞOVA

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here