Sermaye

Merhaba,

Sermaye dediğimiz zaman ilk aklımıza gelen ‘finansal sermaye’ oluyor.

Oysa bir işletmenin, bir kurumun temeli olan, onu geliştiren, geleceğe taşıyan ‘sermaye’ sadece ‘finansal sermaye’yle sınırlanamaz.

İşletmeler üç tip sermaye kullanarak çalışmalarını sürdürürler.

Bunlar:

· Fiziksel Sermaye ( fabrika, teçhizat, stoklar vb.)
· Finansal Sermaye ( nakit, yatırımlar, alacaklar vb.)
· Entelektüel Sermaye

şeklinde özetlenebilir.

Genelde ‘finansal sermaye’ ile ‘fiziksel sermaye’yi işletmemizin olmazsa olmazları olarak görürüz.

Oysa yukarıdaki ayrımda da görüldüğü gibi, fiziksel ve finansal sermaye kadar elle tutulur, gözle görülür olmayan, daha soyut bir sermaye kaynağı daha vardır; o da ‘entelektüel sermaye’dir.

‘Entelektüel sermaye’ bir taraftan patentler, entelektüel mülkiyet hakları, telif hakları gibi soyut değerler olarak tanımlanır; diğer taraftan yöneticilerden personele, çalışan bireylerin bilgi ve deneyimlerinin birer kaynağa dönüştürülmesi anlamına gelir.

Bireyin bilgisi kullanılmaya ve organizasyona faydalı bir değeri meydana getirmek için paylaşılmaya başlandığı zaman, bu katma değerli “ürün” artık ‘entelektüel sermaye’ye dönüşür.

Kısacası ‘entelektüel sermaye’, değer yaratma potansiyeli olan bilgidir. Bu bilgi, çalışanlarda, süreçlerde ve müşterilerde ortaya çıkabilir, bundan dolayı söz konusu bilginin enformasyonlar üzerinden dönüştürülmesi, kazanılması gerekir.

Bir diğer deyişle, ‘entelektüel sermaye’nin hammaddesi bilgi’dir. Kurumların maddi olmayan varlıklarını (entelektüel sermayesini) oluşturan en önemli kaynağı beyaz yakalılardır. Fiziksel ve finansal sermayeleri kurumların entelektüel sermayesi içerisinde bulunan beyaz yakalıların aldıkları kararlar meydana getirir veya yok eder.

Bundan dolayı, yıl sonu bilançolarımıza girmeyen ama o bilançoları belirleyen ‘entelektüel sermaye’ üzerine daha fazla düşünmeliyiz.

İnsan kaynağını seçerken, bu kaynağı stratejik olarak konumlandırırken, iş süreçleri içerisinde bu kaynağın deneyimlerini ve bilgisini kurum için değerli bilgiye dönüştürürken çok daha dikkatli ve planlı olmamız gerekiyor.

Somut sonuçlarla ilgilenirken çoğu zaman soyut etkenleri gözardı ediyoruz.

Sağlıcakla kalın…

ORHAN TAŞOVA

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir