Ticari Kültürümüz

0
76

Merhaba,

Her kültürün ticari bir alt kültürü vardır.

İş yaşamında yaşanan tecrübeler, o kültürün genel dinamikleriyle harmanlanarak bir ticaret kültürü oluşur.

Bu ticari kültür bazen global işler yapmanın önündeki en büyük engellerden biri de olabilir.

Örneğin, bizim ülkemizde doksanlı yıllara kadar, özellikle yeme-içme sektöründe ‘başka şubemiz yoktur’ yazılır ve bu, bir prestij ifadesi olarak görülürdü.

Oysa Amerika’dan gelip İstanbul’da şube açan hamburger zincirleri bize bambaşka bir ticari kültürün olabileceğini göstermişti.

Orada gurur kaynağı ‘dünyada beş bin tane şubemiz var’ iken, burada ‘başka şubemiz yoktur’ gurur ifadesi olmuştu.

Ancak konu, şubeleşmenin, yayılmanın ötesinde çok daha temel.

Asıl konu, sistem kurabilmek. Standartlar oluşturarak hizmeti her zaman ve mekânda kalıcı ve sürdürülebilir kılabilmek.

Sistem kurmak, teorik olarak kolay gözüküyor, her şeyin yazılı kurallar haline getirilmesi yeterli gibi görünüyor.

Oysa sistem kurmanın arka planında o sistemi sürdürecek insanın yetiştirilmesi vardır.

Sistematik insan, profesyonel insandır. Ne zaman, nerede, ne yapacağını bilen insanlar olmadan hiçbir sistem kendi başına yürüyemez.

Burada Alman eğitim sisteminde yer alan, liseden başlayan mesleki eğitimin çok önemli olduğunu düşünüyorum.

Türkiye’de her sektör gerek Milli Eğitim’le işbirliği yaparak, gerek kendi özel okullarını açarak mesleki eğitime eğilmeli, diye düşünüyorum.

Mesleki eğitimlerimizde aynı zamanda dünyadaki örnekler çok iyi incelenmeli.

Ancak o zaman ticari kültürümüz, teknolojiyle ve çağın gerekleriyle bir araya gelebilecek, global projelere imza atabilecektir.

Sağlıcakla kalın

Orhan TAŞOVA

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here