Bab-ı li Toplantıları’nın konuğu…

babiali-1

Bab-ı li Toplantıları’nın konuğu Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu idi

Konuşmasında, Türkiye’nin, 11 yıllık süreçte sağlıkta sessiz bir devrim yaptığını belirten Müezzinoğlu, bugüne kadar Türkiye’nin sağlığına katkı sağlayanlara teşekkür etti.

“Türkiye’nin Sağlık Reformlarında Şehir Hastanelerinin Sağlayacağı Dönüşüm Vizyonu ve Sağlık Ekonomisinde Yarınki Türkiye” başlığıyla düzenlenen 120. Bab-ı Ali Toplantıları Pera Palace Hotel Jumeirah’ta gerçekleştirildi. Sağlık Bakanı Dr. Mehmet Müezzinoğlu’nun konuşmacı olduğu toplantıya; eski sağlık bakanları Halil Şıvgın ve Bülent Akarcalı, Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş, Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Zafer Çukurova, eski bakanlardan Yüksel Yalova, Prof. Dr. Zehra Neşe Kavak, Demet Sabancı Çetindoğan, Babıali Toplantıları Yönetim Kurulu Başkanı Av. Osman Ataman ile çok sayıda davetli katıldı. Konuşmasında, Türkiye’nin, 10-11 yıllık süreçte sağlıkta sessiz bir devrim yaptığını ifade eden Bakan Müezzinoğlu, bugüne kadar Türkiye’nin sağlığına katkı sağlayanlara teşekkür etti. “Bizim dünya ile yarışabilecek standartta hocalarımız, hekimlerimiz var. Her türlü bilimsel gelişmeyi takip eden, uygulayabilen, yeni vizyonumuzu ve hedeflerimizi planlarken en çok güvendiğimiz insan kaynağımız 130 bin hekimimiz var. Bunları yetiştiren hocalarımıza da teşekkür ediyorum” diyen Müezzinoğlu, tıp camiasının 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutladı. Yaptıkları en büyük sessiz devrimin, mantalite değişimi ve 76 milyon insanın sağlık hizmetinden hakkaniyetli istifade edebilmesinin önündeki engellerin ortadan kaldırılması olduğunu kaydeden Müezzinoğlu, başarının tek başına sağlık bakanlarının olmadığına işaret etti.

Başbakanın rolü büyük
Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, şöyle konuştu: “Sağlıktaki güçlü dönüşümde, bakan ötesinde, bakan üstü bir yapıdan güçlü desteği almazsa, bu cumhurbaşkanı, başbakan veya devlet başkanı düzeyinde güçlü desteği almazsa, başarı bir noktada sınırlı kalır. Ülkemizin bana göre en büyük şansından bir tanesi de Sayın Başbakanımızın büyük oranda Sağlık Bakanlığı yapmasıdır. Yani Sağlık Bakanlığı kadar bakanlık yapıyor, olayın her boyutunu izliyor, takip ediyor. Kontrolde sorun yaşayan hastayı da ona ulaştığında neden sorun yaşadığını takip ediyor veya dünyada olan bir teknoloji, neden Türkiye’de yok, onu takip ediyor. Şehir hastaneleri vizyonuna bütün sorunlara rağmen, zaman zaman anlamsız hukuki sorunlar, zaman zaman bir yerlerde bürokrasinin düğüm atmalarını bire bir takip ediyor ve kendini yırtarcasına bu sorunları aşmakla ilgili bizi de koşulları da zorluyor. O nedenle sağlıktaki başarımızın bu dinamiklerinde Sayın Başbakanın da çok önemli rolü ve katkısı olduğunu belirtmek isterim.”

2 bin kişiye bir poliklinik odası
Bakan Müezzinoğlu, 2002’de Türkiye’de 20 bin vatandaşa bir adet poliklinik, bugün ise 2 bin vatandaşa bir poliklinik odası düştüğünü belirterek, şimdi her bölümün her gün poliklinik yaptığını kaydetti. Sağlıktaki temel sorunlarından bir tanesinin de fiziki mekân sorunu olduğunu anlatan Müezzinoğlu, 10 yıl içinde 120 bin yatak kapasitesinin üçte birini, 40 bin yatak kapasitesini yenilediklerini anlattı. Müezzinoğlu, “Üçtü ikisi halen depreme karşı dayanıklılığı ile sorun. Bir çok eksiklikleri var. Üçte birde yakaladığımız standardı üçte ikide de başarabilmemiz için önümüzde 25 yıl var” dedi. Müezzinoğlu, 2002’de sağlık yatırımlarına bütçeden ayrılan payın 170 milyon TL, 2013’te ise 1 katrilyon 700 trilyon olduğunu dile getirerek, “Türkiye’nin sağlıktaki bu ivmesini 20-25 yıla yaydığımızda bu süreci arzu ettiğimiz o nitelikli standarda götürebiliriz” şeklinde konuştu. Türkiye’nin 2018’de tüm sağlık yatırımları veya hastane standartlarının aynı kaliteyi tutacağını belirten Müezzinoğlu, kamu hastaneleriyle ülkenin sağlık dinamiklerinin dünya standartlarına geleceğini bildirdi. Şehir hastaneleri tamamlandığında dünya ile yarışır bir duruma geleceklerini belirten Bakan Müezzinoğlu, “2018 sonu itibarıyla Türkiye’deki bütün yatak kapasitemiz 120 binden 150 binlere kadar çıkacak” dedi.

Sağlık turizmi geliri artıyor
Türkiye’nin, 76 milyon insanına sunduğu sağlık hizmetlerini, bulunduğu coğrafyasında da genişletebileceğine işaret eden Bakan Müezzinoğlu şunları söyledi: “O zaman yakın coğrafyamızdaki 1-1,5 milyarlık bir nüfusla ilgili de bizim bir vizyon veya potansiyeli görmemiz lazım. O nedenle şehir hastanelerinin finansmanına da destek sağlayacak bir kaynağı da üretmemiz gerekiyor. 2002 yılında yaklaşık 110 bin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı yurt dışına tedavi için gidiyordu ve yaklaşık 1,5 milyar dolar para harcıyordu. 2013 yılında yaklaşık 2,5 milyar dolar Türkiye sağlık turizminden gelir elde etmeye başladı. 2018 yılına kadar bu rakamı 10 milyar dolara çıkartmayı hedefliyoruz. Ama 2018 yılında hem kamu imkânlarıyla yaptığımız yaklaşık 40 bin yeni yatak kapasitesi, şehir hastaneleri ile kazanacağımız 45-50 bin yatak kapasitesi devreye girdiğinde, 2023’te sağlık turizminden hedeflediğimiz gelir yaklaşık 20- 25 milyar dolar.”

25 bin yeni yatak
Sağlık Bakanı Dr. Mehmet Müezzinoğlu, 12 Eylül 2013’te İstanbul’da 24 bin yatak kapasiteli 15 şehir hastanesinin toplu imza törenini yaptıklarını hatırlatarak, bu yıl içinde gelecek 25 bin yatak kapasiteli şehir hastanelerinin projelerinin çalışmalarına başladıklarını bildirdi. Müezzinoğlu, “İnşallah yıl sonu itibarıyla 25 bini daha projelendirip ihale süreçlerini tamamlayıp, 2015 yılı itibarıyla 25 bin yatak kapasitesi Türkiye’nin sağlık hizmetine girecek. Bu şekilde 15 şehir hastanesi ve 24 bin yatak kapasiteli hastanelerimizin sözleşmelerinin büyük oranda 30 ay merkezli bitim tarihi var. Yani 36 ay olan da var, 24 ay olanlar da var. Yani 2014, 2015 ve 2016 sonu veya 2017 başı itibarıyla büyük oranda hastanelerimiz Türk milletinin hizmetine girmiş olacak” şeklinde konuştu. Bakan Müezzinoğlu, 31 bin yatak kapasiteli devlet hastanelerinin inşaatlarının devam ettiğini, bunların yarıya yakının yıl içinde tamamlanacağını belirterek, 2018 yılı sonu itibarıyla Türkiye’nin 95 bin yatak kapasiteli, sağlıkta devrim denilebilecek fiziksel teknolojik altyapı dönüşümünü tamamlayacağını anlattı.

Alım garantili süreçler
Tıbbi teknolojiye de değinen Bakan Müezzinoğlu, üretici firmalara destek olunduğunu belirtti. Müezzinoğlu, “Tıbbi teknolojide, yoğun bakım ve ameliyathaneler alanında Türkiye’de üretici firmalar için alım garantili yasal süreçler var. Üreticinin yanında destek projeksiyonlarımız var. Off-Set görüşmelerini planlıyoruz. Milli Savunma Bakanlığı bir altyapı kurdu. Sağlık Bakanlığı, Bilim ve Teknoloji Bakanlığı ile bu yöne gireceğiz. Kan ürünlerin de yeni çalışmalarımız var. Türkiye 2018 yılında çok farklı bir periyodu yakalamış olacak. Sağlık yatırımlarında girişimcilerin, bilim adamlarının, sanayicilerin birlikte yapabilecekleri önemli işler var. Tıbbi teknolojide yakın coğrafyamızda güçlü bir pay alabiliriz. Stratejik ürünleri ülkemizde üretmeliyiz” dedi. Müezzinoğlu, şehir hastanelerinin Avrupa bölgesi ile yarışta var olduğunu iddialı bir şekilde göstereceğini belirterek, Türkiye’nin belirli alanlarda birikim yaptığını ifade etti.

“Bürokrasiyi farklı boyutta sistematize etmek lazım”
Sağlığın, gelecek 50 yılın dünya için en vazgeçilmez alanlarından biri olduğuna işaret eden Müezzinoğlu, “Seçim sürecinden sonra Sağlık Bakanlığı bürokrasisini de daha farklı boyutta sistematize etmek istiyoruz. Buralarda ne kadar öz güvenli ve vizyoner konuşursak konuşalım, bir bakıyorsunuz bu işler devam ederken bürokrat arkadaşlarımızın algısı aynı hızla yürümüyor. O nedenle, gerek sağlık turizminde, gerek tıbbi teknolojinin üretiminde ve bizim ihtiyaçlarımızın analizinde, gerekse ilaçta stratejik alanların belirlenmesinde, bu alanların sivil dinamikleriyle yetkili bürokratlarımızı ortak komisyon şeklinde toplanıp tartışabilecekleri, alınan kararların arkasında da gerek bakanlığın, gerek hükümetin durabileceği bir sistematiği önümüzdeki süreçte planlamak istiyoruz. Bu süreçleri sağlıklı ve istikrarlı götürebilmek için 3-4 yıllık döneme ihtiyaç var.” Türkiye’nin Avrupa’dan belirli alanlarda farklı avantajları olan bir ülke olduğunu vurgulayan Müezzinoğlu, konuşmasına şöyle devam etti: “Ülke, anlamsız sürtüşmelerin ağır bedellerini ödedi. Ülke, demokrasinin ve hukuk devleti olabilmenin ağır bedellerini ödedi. Birileri millete canı istediği zaman, aklına geldiği zaman müdahale etti, ülkenin kaderi ile belirli dönemlerde oynandı. Belki çok erken yakalayacağı mesafeyi kesintiler dolayasıyla yakalayamadı. Ama inşallah önümüzdeki süreçlerde, o istikrarı, o dünya vizyonunu yakalayacak.” Bakan Müezzinoğlu, daha sonra katılımcıların sorularını cevaplandırdı.

ykurkcuoglu@medikalplus.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir