Tıbbi cihaz üretimi ve önündeki engeller

0
106

Son kalkınma planında stratejik konu kabul edilerek hükümetçe genel teşvik kapsamına alınan yerli tıbbi cihaz üretimi sektörde heyecan yaratmıştı.

Öyle ki ithalat yapan firmalar yurt dışındaki üretici firmalarla Türkiye de tıbbi cihaz üretimi için ortaklık ve teknoloji transferleri üzerine görüşmelerde bulunarak ithalattan üretime geçiş planlarını yapar olmuşlardı. Ancak bu konudaki araştırmalar ve heyecanlar sektördeki genel sıkıtılar yüzünden yerini hayal kırıklığına ve endişelere bırakmış durumda. Bu zamana kadar gelip geçmiş hükümetlerin gündemine hiç girmemiş, önemi anlaşılamamış bir konunun mevcut hükümet tarafından önemi fark edilip genel teşvik kapsamına alınmasına rağmen yerli tıbbi cihaz üretiminde beklenen yatırımların hayata geçirilemeyişi yerli ve yabancı şirketlerin bu konudaki karamsarlıkları sorgulandığında aşağıdaki nedenlerin yerli üretimin önünde engel teşkil ettiği görülmektedir.

Kalitesiz cihazların kolaylıkla ithal edilmesi
Her sektörde olduğu gibi tıbbi cihazlar için de Türkiye bir ithalat cenneti. CE sertifikasına sahip olan her türlü tıbbi cihaz kontrolsüz şekilde ithal edilmekte ve satılmaktadır. Özellikle Çin, Hindistan gibi ülkelerde Türkiye için düşük kalitede, fiyatı düşük ürünler özel olarak ürettirilip ihalelere iştirak edilmekte ve satışlar gerçekleştirilmektedir. Bu yolla sorumsuz firmalar aşırı karlar edebilmektedir. Bu ürünler insan sağlığını tehdit ettiği gibi kaliteli yerli ürünlerin üretim ve satışına haksız rekabet yaratarak engel olmaktadır. İthal tıbbi cihazlar kalite bakımından millileşmeden önce kalite kontrolleri mevut sistemden daha sıkı yapılabilecek bir sistem geliştirilmelidir. Sağlık sektörü kalitesiz cihaz çöplüğü yapılmamalı. Dövizlerimiz boşa harcanmamalı, yerli üreticiler haksız rekabete karşı korunmalıdır.

İhale ve alım sisteminin kalitesiz ucuz tıbbi cihazların alımına olanak tanıması
Hastanelerin yönetim ve satın alma birimlerinin ihalelerde en ekonomik fiyat kriterlerinin sadece fiyat üzerinden değerlendirilerek ucuz ve kalitesiz cihazları alıyor olmaları temel sorundur. İhalelerde eşik değer tespitlerinde reel değerlendirmelerden uzak belirlenen eşit değerlerin kaliteli tıbbi cihazların alımına mevzuat gereği engel teşkil etmesi başka bir sorun. Teknik şartnamelerin kaliteyi öne çıkaran kriterlerden uzak olması. Satın almacıların ucuzu al soruşturma ve kovuşturmalardan kurtul anlayışı ile görevlerini yapıyor olmaları sorunlar zinciri olarak devam etmekte. Başbakanlığın yüzde 15 yerli malı avantajı uygulanması hakkındaki genelgesinin sektörde uygulanmayışı bunun en önemli göstergesidir.

İhale şartnamelerinde ödeme sürelerinin belirtilmemesi ve zamanında yapılamayan ödemeler
İhale şartnamelerinde mal bedellerinin ödeme süreleri belirtilmemektedir. Hastaneler tüm ödemelerini yaptıktan sonra paraları kalırsa tıbbi cihaz bedellerini ödemektedirler. Sağlık bakanlığına bağlı hastaneler ödemelerini ortalama dört ila sekiz ay gibi bir sürede yaparken, tıp fakültelerinde iki seneyi dahi geçen ödemelerin meydana getirdiği problemlerdir. Geç ödemeler şirketlerin kârlılığını ortadan kaldırdığı gibi firmaları iflasa dahi sürüklemektedir. Üniversite hastaneleri ödemeler konusunda sektörün kangren haline gelmiş yarasıdır. Hükümetin bu konuya kalıcı bir çözüm bulması elzemdir.

Sosyal Güvenlik Kurumu’nun pozitif liste ve geri ödeme politikası
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yürütülen pozitif liste politikası yeni inovatif ürünlerin geri ödeme kapsamına alınmasına engel teşkil etmektedir. İstenen belge ve dokümanların temininde sıkıntılar yaşanmaktadır. Bazı belgelerin temin edilmesi, müracaat dosyalarının hazırlanması mümkün dahi olamamaktadır. Bu durum firmaları bezdirmiş, sektörden soğutmuş durumdadır.
Tıbbi cihaz fiyatlarının değerlendirme kriterleri reel değerleri belirlemekten çoğu zaman yoksun kalmaktadır. Serbest piyasa ekonomisiyle rekabetçi bir imkân yaratılarak belirlenmesi gereken reel fiyatlar, birkaç komisyon üyesinin hangi yöntemi kullanarak belirledikleri belli olmayan fiyatlarla listelere alınmaktadır. Bazı ürünlerde fiyatlar yüksek kalırken bazı fiyatlar maliyetlerin altında kalmaktadır. Reel olmayan tıbbi cihaz geri ödeme fiyatları üretimin önünde büyük engeldir. Üretim yapmak isteyen bir firma cihazının SGK pozitif listesine girip girmeyeceğini, girse dahi hangi fiyatın ön görüleceğini bilmeden nasıl fizibilite yapıp üretime karar verebilir?

Döviz kurları
SGK tarafından geri ödeme kapsamına alınmış, fiyatları TL cinsinden belirlenmiş tıbbi cihaz fiyatları hep aynı kalmakta veya kurumca fiyatlar aşağıya çekilme eğilimi göstermektedir. Burada her iki tarafın ortak hakkını koruyacak yürütülebilir ve sürdürülebilir bir fiyat tespit kuralı belirlenmemiştir. Bir kur çitası yoktur. Maliyetler devamlı artarken veya kur farkı artışlarının getirdiği maliyet artışları kurumca dikkate alınmadan tek taraflı fiyatlandırma politikası uygulanmaktadır. Bu durum sektöre kaliteli cihazın girmesine engel olduğu gibi, üretim yapacak firmaların fizibilite değerlendirmelerinde negatiflik göstermektedir. Bu uygulama sektöre girişin önünü tıkamaktadır.
Merkezi ve toplu alımlar
Kamu hastane birlikleri ve hudut sahilleri tarafından merkezi ve toplu alımlar küçük ve orta büyüklükteki firmaların ihalelere girmesine fırsat vermemektedir. İhalelere fon destekli ithal tıbbi cihaz firmaları ve onların temsilcileri katılmaktadır. Bu alımlar yerli üreticilerin yaşamasını ortadan kaldırmaktadır. Mevcut yerli üreticiler dahi farkında olunmadan bu ihalelerden dışlanmaktadır. İhaleler her firmanın ihaleye iştirak edebilecek şartları içermelidir.

Mevcut yerli tıbbi cihaz üreticilerinin durumu
Yerli tıbbi cihaz üreticileri mevcut yasal uygulamaların getirdiği sıkıntılardan dolayı çıkmazlar içindedirler. Bu sıkıntıların bezginliği ile satın alma niyetiyle kapılarını çalan yabancı fon şirketleri veya kartel firmalarına teslim olarak şirketlerini satmaktadırlar. Yabancı şirketlerce alınan yerli üretim yapan şirketler belli bir zaman sonra ya kapatılmakta veya üretim kapasiteleri düşürülmektedir. Sektörde ortak söylem “mevcut yaşatılamıyorsa yeniler nasıl yaşar?” sorusu sıkça sorulmaktadır.

Mevcut teşvik sistemlerinin yetersizliği
Tıbbi cihaz üretimi genel endüstri üretiminden farklılıklar göstermektedir. Üretim alanlarının hijyen, steril olması, kalite kontrol sistemlerinin katı kurallar içermesi, belgelendirme maliyetleri ve zorlukları, Ar-Ge maliyetleri ve klinik araştırmaların uzun sürmesi gibi ağır ve hassas konuların toplamında üretim yüksek maliyetler içermektedir. Bu nedenle tıbbi cihaz üretiminde inovatif ürünler geliştirmek ve üretmek için daha geniş kapsamlı sektöre özel teşviklere gereksinim vardır. Tıbbi cihaz konusunda sanayi ve ekonomide gelişmiş ülkeler dahi tıbbi cihaz üretimine bizim teşvik sisteminden daha geniş kapsamlı teşvikler vermektedirler. Üretime yeni başlayan ve yolun başında olan Türk firmalarının bu gelişmiş ülkelerdeki firmalarla yurt dışı pazarında rekabet yapabilmesi için daha çok Devlet teşviki almaları yerinde bir uygulama olacaktır.

Üniversite – Sanayi işbirliği
Tıbbi cihaz üretiminde inovatif ürünler üretmek için kopyacılıktan uzak mucit hekimlere, mucit bilim adamlarına ihtiyaç vardır. Ar-Ge çalışması yapan araştırmacı mucitlerin önünün açılması gerekir. Üniversitelerde ve araştırma hastanelerinde Ar-Ge yapacak ve üniversite sanayi işbirliğine gönüllü kişilerin önündeki yasal mevzuat düzeltilerek bu konu maddi imkânlarla daha çok teşvik edilmelidir. Mevcut durum bu konuda çalışma yapacaklar için maddi bakımdan ve yasal mevzuatlar bakımından yetersizlikler göstermektedir.

Yapılması gerekenler
Türkiye için stratejik öneme sahip yerli tıbbi cihaz üretiminde hükümetin gösterdiği kararlılığın hayata geçirilmesi için sitemin içinde olan kurum ve kuruluşları bir masada toplayacak lokomotiflik görevi üstlenecek bir bakanlığın bu konu ile hükümet adına tam yetki ile görevlendirilmesi gerekir. Bu bakanlık Sağlık Bakanlığı olmalıdır. Lokomotifin kaptanı sağlık bakanı olmalıdır. Sağlık bakanı tıbbi cihaz üretiminin içinde direkt ve endirekt yer alan tüm kamu tarafını ve sektörün temsilcilerini STK’ları yuvarlak masada toplayarak yerli üretimin önündeki engellerin tamamının tespit edilmesini sağlayarak tüm engellerin kaldırılması konusunda ilgili bakanlıklarda ve kurumlarda yasal değişikliklerin yapılmasını ve uygulamaların düzeltilmesinde devlet adına görev almalıdır. Sektör hükümetin çok önemsediği yerli tıbbi cihaz üretimi için çok isteklidir. Bu isteğin bir an evvel hayata geçirilmesinin önündeki engellerin kaldırılması için hükümetten ve özellikle sağlık bakanından lokomotif sıfatı üstlenerek gereken koordinasyon çalışmasının bir an evvel yapılmasını beklemektedir.

MEHMET ALİ ÖZKAN

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here