Eczanelerin Medula Sistemi’ne kaydı

0
63

1-01.02.2012 tarihli “Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokol” ve 31.05.2012 tarih, 28309 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Eczacılar Ve Eczaneler Hakkında Kanun İle Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun içeriği dolayısıyla tıbbi cihazların eczanede satılacağı konusunda sektörde büyük bir tedirginlik yaşanmıştır.

Bu kez SGK tarafından 20.09.2013 yayınlanan ve 01/02/2012 tarihli “Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokol” de 19.09.2013 tarihinde imzalanan (2013/1) sayılı Ek Protokol ile değişiklik yapılmasına dair duyuruda Ek protokolün 11. Maddesiyle, protokolün 3.14 üncü maddesinin bazı medikal malzemelerin eczanelerde de satılabileceği yönünde değişiklik yayımlanmıştır. Ek protokolde medikal sektörü ilgilendiren önemli iki madde bulunmaktadır:
EK PROTOKOL 2013/1
MADDE 11: “3.14. Kurumca belirlenecek bazı medikal malzemeler bu Protokol kapsamında TİTUBB (Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Ulusal Bilgi Bankası) kaydı bulunan sözleşmeli eczanelerden de temin edilebilecektir. Bu çerçevede EK-6’da belirtilen ürünler Kurumca belirlenen fiyatlar esas alınarak ödenir. Söz konusu medikal malzemelere ait barkodun reçeteye eklenmesi zorunludur.”
MADDE 19: Bu Ek Protokolün (4) , (7) ve (11) numaralı maddeleri, MEDULA provizyon sisteminde yapılacak çalışmalar ve entegrasyon sonrası, diğer maddeleri 01 Kasım 2013 tarihinde yürürlüğe girer.
Eczacılar ve Eczaneleri düzenleyen kanunda değişiklik yapılacağına dair çalışmaların yapıldığı duyumlarının alınması üzerine Hukuk Danışmanlığını da yapmış olduğum SEİS tarafından değişiklik taslakları incelenmiş ve tıbbi cihazların eczanede satılmasına cevaz veren bir düzenlemenin sektörümüze vereceği zararlar konusunda Sağlık Bakanlığı ve SGK yetkilileri ile görüşmeler yapılmıştır. Görüşmelerde; özellikle ayaktan tedavilerde kullanılan ve MEDULA sisteminden provizyon alarak hastalara satılan ürün grubunda hastanın bedel ödemeden veya sadece fiyat farkı ödeyerek tıbbi cihaz temin etmesine engel olamayacaklarını, ayrıca medikal firmaların bulunmadığı ilçe ve beldelerde özellikle kronik hastaların tıbbi malzemelere ulaşabilmesini kolaylaştırmak için yapılan değişikliğin bu tarz ürünleri kapsayacak şekilde sınırlandırılacağını belirtmişlerdir.
Medula sistemi ile satış
Ayrıca ayaktan tedavide kullanılan tıbbi malzemeleri satan firmaların da MEDULA sistemine dahil olarak ticari faaliyetlerine devam edebilecekleri bir yapının oluşturulması gerektiği ön görülerek Sağlık Bakanlığı ve SGK yetkilileri ile görüşmeler yapılmıştır. Yaptığımız görüşmeler sonucu Tıbbi cihaz firmalarının da eczaneler ile eşit koşullarda tıbbi cihaz satışı yapabilmeleri için ruhsatlandırılarak MEDULA sistemine dahil edilmelerinin gerekli olduğu görülmüştür. Mayıs 2012 tarihinden sonra tıbbi cihaz firmalarının ruhsatlandırılarak MEDULA sistemine dahil edilebilmeleri için gerekli yasal yapının oluşturulması çalışmalarına başlanmıştır. Tıbbi Cihaz Depolama, Satış ve Tanıtım Yönetmeliği Taslağı SEİS, TÜMDEF ve diğer sektör temsilcisi sivil toplum kuruluşlarının katkılarıyla Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu tarafından hazırlanmış olup yasal sürecin tamamlanarak yönetmeliğin en kısa zamanda Resmi gazetede yayınlanması beklenmektedir. Bu protokol değişikliğinde tıbbi cihazların eczanelerde de satılabileceğine dair değişikliğin Madde 19’da belirtildiği üzere, MEDULA provizyon sisteminde yapılacak çalışmalar ve entegrasyon sonrası yürürlüğe gireceği belirtilmiştir. Bu sürecin tahmini 3-4 ay alacağı öngörülmektedir.
Tıbbi cihaz firmaları ruhsatlandırılacak
Eczanelerin MEDULA sistemine entegrasyonunun tamamlanmasına kadar bugünkü uygulamadan farklı bir uygulama olmayacaktır. Ayrıca, eczanelerin tıbbi malzemeler için MEDULA entegrasyonu sağlanana kadar tıbbi cihaz firmalarının da ruhsatlandırılarak MEDULA sistemine entegre edilmesi halinde uygulama bugünkü şekliyle devam ederken meslektaşlarımız da eczaneler gibi ödemelerini doğrudan SGK’dan alacaklardır.
Sektörümüzde bu değişikliğin 1 Kasım 2013 tarihinden itibaren geçerli olacağı ve bu tarihten sonra tıbbi malzemelerin medikal firmalarda satılamayacağına dair bir yanılgı oluşmuş ve maalesef bazı medikal firmalar üreticilerimizden siparişlerini iptal etmişlerdir. Ancak şu da bir gerçektir ki, şimdi sınırlı olarak eczaneler tarafından satılmasına izin verilen tıbbi malzemelerin kapsamının artacağı ve lojistik olarak güçlü ecza depolarının işe dahil olması ile medikal firmaların büyük zorluk yaşayacağı açıktır. Ne yazık ki gelinen süreçte, toptan ve perakende tıbbi malzeme satışı yapan medikal firmalar aleyhine durum daha bir içinden çıkılamaz bir hal almaktadır. Kanımca bu durumun medikal firmalar lehine değişmesi veya medikal firmalara için rahatlatıcı bir çözümün gelmesi ne yazık ki mümkün olmayacaktır. Bugüne kadar adı her ne kadar sektör olsa da kendi içinde birlik olamamış, oda olmaya faaliyetini gerçekleştirememiş ve yine dernek ve sendikalardan bihaber olan sektörün bu sonucu alması kaçınılmazdı.
2-Sektörü ilgilendiren bir diğer gelişme ise; Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumunun yakın zamanda yayımladığı DOĞRUDAN TEMİN ALIMLARI KILAVUZU’ dur. Kanımca Bakanlığın görüş ve tavsiyelerini içeren ve soru cevap şeklinde hazırlanan kılavuzun dikkatimi çeken 4 soru / cevabını sizinle paylaşmak istiyorum. Aşağıdaki sorulara verilen cevapların hastanelerce ne derece uygulandığının takdirini ise Sayın okurlara bırakıyorum;
İdarelerin 4734 Sayılı Kanunun 22 nci Maddesinin (D) Bendindeki Parasal Limite Kadar Olan Tüm İhtiyaçları Bu Bende Göre Karşılanmasında Her Hangi bir Sınırlama Var mıdır?
4734 sayılı Kanunun 62’nci maddesinin (ı) bendinde “Bu Kanunun 21 ve 22 nci maddelerindeki parasal limitler dâhilinde yapılacak harcamaların yıllık toplamı, idarelerin bütçelerine bu amaçla konulacak ödeneklerin % 10’unu Kamu İhale Kurulunun uygun görüşü olmadıkça aşamaz” hükmü yer almaktadır.
4734 Sayılı Kanunun 22’nci Maddesinin (D) Bendindeki Parasal Sınırların Altında Kalmak İçin İhtiyaçların Bölünerek Karşılanması Mümkün Müdür?
Parasal sınırların altında kalacak şekilde, adet bazında veya aynı ihale konusu içinde yer
alabilecek nitelikteki mal ve hizmet alımları ile yapım işlerinin, kalemlere veya gruplara bölünmek suretiyle temini, 4734 sayılı Kanunun temel ilkelerine aykırılık teşkil etmektedir. Bu yöndeki uygulamaların sorumluluk doğuracağı hususuna dikkat edilmesi gereklidir. İhalelere Katılmaktan Yasaklı Olanlardan Doğrudan Temin Usulü İle Alım Yapılabilir mi?
Konu hakkında Kamu İhale Genel Tebliğinin “Yasaklılık Teyidi” başlıklı 31’inci maddesinde “31.4. 4734 sayılı Kanunun 22’nci maddesi uyarınca doğrudan temin yoluyla alım yapılması halinde alım yapılacak kişi ya da firmanın ihalelere katılmaktan yasaklı olup olmadığı teyit ettirilmeyecektir. Ancak, anılan Kanunun 22’nci maddesinin (d) bendinde belirtilen parasal limit dâhilinde yapılan alımlarda, alım yapılacak gerçek veya tüzel kişinin Kurumun internet sayfasındaki yasaklılar listesinde bulunup bulunmadığının kontrol edilmesi ve yasaklı olduğunun belirlenmesi durumunda, söz konusu kişiden alım yapılmaması gerekmektedir” şeklinde yer alan hüküm doğrultusunda hareket edilmesi gerekmektedir.
Doğrudan Temin Alımlarında İhalelere Katılmaktan Yasaklama İşlemleri Uygulanabilir mi?
Kamu İhale Genel Tebliğinin 28.1.10. “Doğrudan temin usulünde yasaklama kararı” başlığı altında; “28.1.10.1. Doğrudan temin yoluyla yapılan alımlarda, Kanunun 58’inci maddesine göre ihalelere katılmaktan yasaklama kararı verilebilmesi mümkün değildir. 28.1.10.2. Doğrudan teminin ihale usulü olmadığı dikkate alındığında, 4735 sayılı Kanunun 25’inci maddesi ile sözleşmenin uygulanması sırasında ortaya çıkan yasak fiil veya davranışlar Kamu İhale Kanunu (Madde 67), Merkezî Yönetim Harcama Belgeleri Hakkında Genel Tebliğ (Sayı: 2007/1) (Madde 6) düzenlendiğinden; aynı Kanunun 26’ncı maddesinde öngörülen müeyyidelerin doğrudan temin için uygulanması mümkün bulunmamaktadır. 28.1.10.3. Bununla birlikte; doğrudan temin usulüyle yapılan alımlarda ortaya çıkan 4734 sayılı Kanunun 17’inci ve 4735 sayılı Kanunun 25’inci maddesinde belirtilen yasak fiil veya davranışların Türk Ceza Kanununa göre suç teşkil etmesi; bu fiil veya davranışlar için ceza sorumluluğuna ilişkin hükümlerin uygulanmasına engel teşkil etmez” şeklinde açıklamalara yer verilmiş olup, doğrudan temin alımlarında bu açıklamalara dikkat edilmesi gerekmektedir.

 

ertugrul@ertugrulerturk.av.tr

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here