Büyük Projeler Ülkesi

0
75

Merhaba,
Türkiye son yıllarda “büyük projeler ülkesi” olmaya doğru gidiyor.
Büyük projeler yüzyıllara uzanan milli rüyaların gerçekleşmesi anlamına geliyor aynı zamanda.
Kanal İstanbul, 3. Boğaz Köprüsü ve derken Marmaray….


Biri iki denizi, diğer ikisi iki kıtayı birbirine bağlayacak.
Marmaray, bu anlamda tarihsel bir rüyadır aslında.
Bu çalışmaların ilki, köprü olarak 1500 yıllarında Leonardo da Vinci tarafından Sultan II. Bayezid Han’a sunulmuştur.
Bu projede Haliç üzerine bir köprü düşünülmüş, ayrıca bir açılır kapanır köprünün de Boğaz’a yapılması teklif edilmiştir.
Uzun yıllar böyle bir proje hayata geçmemiş, ancak 1836 yılına gelindiğinde Haliç’te ilk köprü hizmete girmiştir.
İstanbul Boğazı’nın altından geçecek bir demiryolu tüneli düşüncesi ise ilk kez 1860’lı yıllarda Sultan Abdülmecid tarafından dile getirildi.
Abdülhamid zamanında, 1902’de Amerikalı mühendisler Tünel-i Bahri’nin beratını aldılar.
Proje, Salacak-Sarayburnu arasında, denizin altına dikilen 16 sütunun üzerinden geçen bir tüneli kapsıyordu.
Marmaray bugün dünyanın en derin batırma tüp tüneli olarak 1.4 km. tüp tünel ve 12.2 km. delme tünel olarak 1.2 milyon kişinin ulaşım süresini kısaltacak.
Kanal İstanbul da tarihsel bir rüyadır.
Karadeniz ve Marmara’nın yapay bir boğazla birbirine bağlama fikri 16. yüzyıldan bu yana 6 kez gündeme gelmiştir.
1500’lü yılların ortalarında Osmanlı Devleti’nin hayata geçirmeyi planladığı üç büyük projeden biri Sakarya Nehri ve Sapanca Gölü’nü Karadeniz ve Marmara’ya bağlamaktı.
1550 yılında Kanuni Sultan Süleyman döneminde gündeme geldi.
Dönemin iki büyük mimarı Mimar Sinan ve Nicola Parisi hazırlıklara başlamasına rağmen savaşlardan dolayı bu projenin hayata geçmesi iptal edildi.
Diğer taraftan 3. Köprü de 1980’lerden beri hayal edilen bir projeydi.
29 Mayıs 2015’e yetiştirilmeye çalışılan 3. Köprü’nün ayakları bugün Poyrazköy ve Garipçe sırtlarında yükseliyor.
Tamamlandığında 320 m.yi bulacak olan 3. Boğaz Köprüsünün yükselişi şimdiden İstanbulluların ilgisini çekmeyi başardı.
Devlet tarafından ortaya koyulan büyük projelerin o ülkenin yetişkin beyinlerini de teşvik edeceğini, onları da daha büyük düşünmeye sevkedeceğini düşünüyorum ben.
Örneğin Kanal İstanbul projesiyle ilgili bir ekonomistimizin, Fikret Bizimcan’ın Enerji Bakanlığı’na sunduğu proje bu şekilde büyük düşünmeye başlamanın güzel bir örneğiydi.
Su altı türbin elektrik santrali, Kanal’ın alt ve üst akıntılarından faydalanarak 14 bin türbin ile yılda 56 bin megavatlık enerji üretilmesini kapsıyor. Ve bu rakam Türkiye’nin elektrik sorununa kökten ve toptan çözüm getiriyordu.

 

Ben daha büyük projelere ve daha büyük düşünmeye devam diyorum…
Sağlıcakla kalın.

Orhan TAŞOVA

orhan@medikalplus.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here