Bulut bilişim Avrupa sağlık sektörünü …

bulut-bilisim

 

Bulut bilişim Avrupa sağlık sektörünü ele geçiriyor

 

Önümüzdeki dönemde işletme genelini kapsayan sağlık bilişimi sistemleri, medikal hizmetlerin kalitesini ve işletmelerin verimliliğini artırırken giderleri azaltacak.

 

Frost & Sullivan’ın bulut bilişimi sağlık sektörü kapsamında mercek altına aldığı araştırmasına göre önümüzdeki dönemde işletme genelini kapsayan sağlık bilişimi sistemleri, medikal hizmetlerin kalitesini ve işletmelerin verimliliğini artırırken giderleri azaltacak. Frost & Sullivan’ın gerçekleştirdiği araştırmaya göre birçok sektörde olduğu gibi son derece rekabetçi ve dinamik bir yapıya sahip olan sağlık sektörü de hizmetlerin kalitesini arttırırken maliyetleri azaltan bir araç olarak bulut bilişime başvuruyor. Frost & Sullivan sağlık sektörü analistleri, özellikle gelişmiş bir pazar olan sağlık bilişimi pazarının gelirleri yükseltmek için daha verimli bir çözüme ihtiyaç duyduğunu, son dönemlerde görüntü arşivleme ve iletişim sistemleri (PACS), radyoloji bilgi sistemleri (RIS), sağlık bilişim sistemleri (HIS) ve klinik bilgi sistemleri (CIS) gibi çözümler sayesinde iş akışının daha sağlıklı düzenlendiğini ifade ediyorlar. Ancak analistler, pazarın mevcut tüm teknolojileri birleştirecek, gerekli tüm hasta ve görüntüleme verilerini tek bir noktada toplayıp bu verileri çeşitli yerlerden erişilebilir kılacak çözümlere ihtiyaç duyduğunu, işletme genelini kapsayan bu tür bir veri paylaşımının, sağlık hizmeti sunanların cüzi bir gider karşılığında verimliliklerini artırabilmelerini sağlayabileceğini belirtiyorlar. Bu doğrultuda bulut bilişim, işletme genelini kapsayan çözümler için kullanılabilecek kilit bir imkân olma yolunda hızla ilerliyor. Frost & Sullivan sağlık sektörü analistleri, bulut bilişim teknolojilerini uygun bir şekilde kullanmanın, Avrupa’daki sağlık tedarikçilerinin hizmet kalitesi ve işleyiş verimliliğini artırmaları, farklı coğrafi konumlar arasında bilgi paylaşabilmeleri ve giderleri yönetmelerine yardımcı olabileceğini vurguluyorlar. Analistler, bulut bilişimin veri depolama, veri kaybını önleme, hastaların bilgi kaydını tutma, bilgilerin yetkili paylaşımı gibi çok çeşitli amaçlarla kullanılabileceğini belirtiyorlar.

Örneğin zamanın çok kritik olduğu bir aciliyet durumunda, kayıtlı hasta bilgilerinin hastane sınırlarının dışındaki bir birimle paylaşılması gerektiğinde, bulut üzerindeki bu bilgilere yetkili erişim sağlayarak işlemi hızlı ve etkili bir şekilde gerçekleştirmek mümkün olabiliyor. Avrupa genelinde gelişmiş bir PACS pazarına sahip sağlık tedarikçilerinin verilerini desteklemek için ek depolama sistemlerine ihtiyaç duyduğunu belirten Frost & Sullivan analistleri, ancak söz konusu yatırımın veri depolama sürecini pahalı bir işleme dönüştürerek işletme bütçesini sarsabileceğini ifade ediyorlar. Uygulamanın epey maliyetli olduğunu belirten Frost & Sullivan sağlık sektörü uzmanlarından Raghuraman Madanagopal, bulut bilişimin avantajları hakkında şunları söyledi: “Bulut bilişim kullanarak donanım ve depolama alanı giderleri düşürülebilir. Çünkü bulut depolamanın maliyeti, sıradan depolama sistemlerinin maliyetinden neredeyse on kat daha az. Buna ek olarak bulut depolama uygulaması, depolama sistemlerinin yönetilebilmesi için harcanan eğitim kaynaklarının miktarında esaslı bir düzenlemeyi de beraberinde getiriyor.” Veri kaybetme riskinin çoğu sağlık hizmeti tedarikçisi açısından büyük bir sorun olduğu, söz konusu verilerin hastanelerin işleyiş verimliliğini derinden etkilediğini ifade eden Madanagopal, bulut bilişimin kendini sürekli olarak güncellediğini, koruma standartlarını geliştirerek veri kaybı riskini azalttığını ve ekstra güvenlik sağladığını belirtiyor. Bununla birlikte, sürümlerin yükselmesi herhangi bir duraklama süresine yol açmadan gerçekleşiyor ve gerçek zamanlı erişimi etkilemiyor. Dolayısıyla sağlık hizmeti tedarikçilerinin talep ettiği gibi sisteme 7/24 ulaşabilmek bulut bilişimle mümkün oluyor. Diğer yandan, bulut bilişim uygulamaları henüz ilk aşamalarında bulunuyor. Buna bağlı olarak güvenlik ve uyumluluk sorunları, verileri donanımdan buluta kaydırabilecek nitelikli personel eksikliği, Avrupa’nın birçok bölgesinde geniş bant bağlantının yaygınlık kazanamaması ya da internet hızının düşük olması gibi bazı sınırlayıcı faktörler bulunuyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir