SAĞLIK SEKTÖRÜNDE SORUNLAR BÜYÜYOR

0
68

Sağlık sektöründe sorunlar giderek büyüyor. Sektörde üretici, ithalatçı, tedarikçi, kamu ve özel tüm hastaneler ve kamuda duyarlı yöneticiler dâhil herkes sorunlarla uğraşıyor ve mutsuz. Çıkmazlara giden, aktörlerin tamamının mutsuz olduğu sektör nasıl bu hale geldi? Görünürde bir çözüm yolu var mı? Sorunlara çözüm aranıyor mu? Gözlemlemek ve siz değerli okuyucularımla dertleşmek ve paylaşmak istiyorum.

Üniversite hastaneleri başta olmak üzere bazı devlet hastanelerinin uzun ödeme süreçleri firmaları bitirmiş durumda. Özellikle üniversite hastaneleri bu işin altından nasıl kalkacaklar belli değil. Borçları gittikçe katlanarak artmaya devam ediyor. Ödeme yapamadıkları için ihtiyaçlarını doğal olarak reel değerlerin çok üzerinde alım yapıyorlar. Üniversitelere tıbbi cihaz verebilecek sermayesi yeterli firma sayısı çok azaldı. Buralarda rekabet yaratmak bir yana tıbbi cihaz tedarikçisi bulabilme sorunu başladı. Hükümet üst düzeyde bu çok önemli soruna el atmazsa tıp fakültelerinde sağlık hizmetleri bu gün kısmi seviyede azalma gösterirken, kısa gelecekte durma noktasına gelebilir. Geçen yıllarda gündeme gelmişti bu konuda kesin çözüm belki de Tıp fakültelerini Sağlık Bakanlığı’na devretmek olabilir.

Kurların artması ve satın alma birimlerinin en düşük fiyat ortalamasına göre belirledikleri yaklaşık maliyet rakamlarının gerçek rakamların çok altında kalması sonucu yapılamayan, iptal edilen ihaleler neticesinde satın alma birimlerinin işleri artmış, ihtiyaçlar temin edilemez hale gelmiştir. Acil ihtiyaçlarda rekabet ortamından uzak davet sistemi ile yapılmakta. Rekabete açılmayan, davet sistemi ile alımların yapılması tıbbi cihaz sektörüne bir şey kazandırmadığı gibi etik değerler bakımından sektöre zarar vermektedir. Kurumların, sektörü böyle bir vebal altında bırakmaya hakkı yoktur. İhtiyaç planlaması ve belirlenmiş ödeme sürecine göre alımların ihale yolu ile yapılması kamu yararına bir durumdur. Son yıllardaki kurun yerinde durmasının sonucu olarak yakalanan fiyat istikrarı gerçek sebebi tam anlaşılmış olmasa da gezi parkı olayları ile başlayıp halen devam etmekte olan döviz kuru artışları tıbbi cihaz maliyetlerinin yükselmesine neden oldu. Bu yükseliş satın alma birimlerince maalesef dikkate alınmıyor. Satın alma birimleri fiyatlar konusunda adeta suçlayıcı bir bakış ve sorgulama ile firmalara hücum ediyorlar. Konuya gerçekten uzak tamamen taraflı bakıyorlar. Bu bakış sorunlara gerçekçi çözümü zorlaştırıyor. Fiyatların yükselme sebeplerine objektif bakmak gerekir.
SGK’ nın geri ödemelerdeki fiyatlandırma politikası ve geri ödeme kapsamında olup da bir anda pozitif liste dışında kalan tıbbi cihazların hastanelerde bulunmaması hastanelerde ameliyatların yapılamamasına, bu ürünleri stoklarında bulunduran veya üretim ve ithalat programına alan firmaları çok zor durumlara sokmuştur. SGK bu konularda ne kadar iyi niyetli olursa olsun gelinen noktadaki mevcut şartlar hiç kimseyi mutlu etmediği gibi, sistemin yürümesine de engel teşkil etmekte. Bazı kurum yetkililerine sorunların sebepleri sorulduğunda pozitif listelerin belirlenmesinde ve fiyatlandırma çalışmalarında Sağlık Bakanlığı’nın görüş ve önerilerinin payı olduğu, SGK’nın geri ödeme ve pozitif liste planlamasında Sağlık Bakanlığı görüşlerine bakılarak işlemlerin yapıldığı yönünde bilgiler alıyoruz. Kısaca bu konuda “çift başlılık var” diyorlar. Sebebi ne olursa olsun burada sıkıntılar artarak devam ediyor. Bu önemli konuya çözüm bulmak konusunda taraflara acil çağrıda bulunmak istiyorum. Önceki yazılarımda değinmiştim. Tüketiminin % 85’ini ithal yolu ile karşılayan, ekonomisi ve sanayisi gelişmiş ülkeler seviyesine gelmeyen bir ülkede kurların stabil olamayacağı, bu nedenle kurlara bağlı fiyat artışlarının sıkça yaşanacağı gerçeğini kamu tarafının da özel sektöründe unutmaması gerekir. Geçen yıllarda yaşanan ekonomik istikrar bizleri yanıltmasın. Dış cari açık olduğu sürece ve dışa bağımlı yaşadığımız sürece kriz dönemleri krizsiz dönemlerden fazla olacaktır. Bu nedenle çerçeve ihaleler, uzun teslim süreli alımlar, ödemelerdeki sorunlu gecikmeler, yaklaşık maliyet belirlemedeki mevcut kriterler ve SGK fiyatlandırma politikası sağlık sektöründe mevcut sorunların sebebi haline gelir. Gerçekçi fiyatlar serbest Pazar ekonomisin birinci kuralı olan rekabetle belirlenebilir. Kurlara bağlı fiyat artışlarını görmezden gelip tıbbi cihazlarda TL fiyatını sabitleyerek tedarik zincirinin kopmasına sebep olursunuz. Bu durum farkında olmayarak firmaları iflasa sürüklerken, sağlık kurumlarını iş yapamaz hale getirir, halkın sağlığını iyileştireceğiz derken, halkın sağlığını tehdit eden ucuz, kalitesiz tıbbi cihazları insan üzerinde kullanmanın yolunu açarak insan sağlığına zarar verilmiş olur. Çözüm olarak Sağlık Bakanlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu ve sektör temsilcileri sağlık sistemini yürütülebilir ve sürdürülebilir kılmak için bir araya gelmeliler. Bahsettiğim kurumlarda sektörün sıkıntılarını yakından bilen duyarlı yönetici ve bürokratlar var. Sektör temsilcilerinin de biraz silkinerek mevcut sektörel sorunların kalıcı olarak çözümü konusunda daha duyarlı olmaları zorunlu hale gelmiştir. “Dost acı söyler” misali sektörde gidişat hiç iyi görülmüyor.

 

Mehmet Ali ÖZKAN

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here