Gündeme dair…

0
89

Enteresan hadiseler yaşanıyor canım ülkemde, yani öyle hale geldi ki siyaset denilen mekanizma, tarafgirliğimizi de bizden alıp götürecek boyutlara getirdi mevzuu…  

Enteresan hadiseler yaşanıyor canım ülkemde, yani öyle hale geldi ki siyaset denilen mekanizma, tarafgirliğimizi de bizden alıp götürecek boyutlara getirdi mevzuu… Keza hiç büyümeyecek mevzular el birliği ile büyütülmeye, el üstünde tutulup kocamanlaştırılmaya çalışılıyor… Yani kendi içimde bu halin devamı top yekun siyaset ve siyasetçiden nefret boyutlarına taşınacak olduğunu hissetmeye başlamış olmam, ben gibi nicelerinin de olduğunu tahmin etmek imkânsız değil…

Adına ne derseniz deyiverin
Bunun en son örneğini 29 Ekim’de yaşadık el birliği ile… Gündem oluşturma, elini güçlendirme, insanları galeyana getirme… Adına ne derseniz deyiverin, midem bulandı resmen o 24 saatlik zaman diliminden… Keza iktidar partisi resmi törenleri bahane göstererek Ulus’a – Anıtkabir’e yürüyüşlere izin vermedi ta ki resmi törenler bitene dek,13.00 e dek… Bu arada sosyal medya da tıkır tıkır işliyordu, herkes durduğu yerden, baktığı hali ile resmediyordu yaşanan hadiseleri… Bazı köşeyi kapmış, eli kalem tutan yorum yapıcılar, söz söyleyiciler gençleri de içine alan bu bayraklı yürüyüşleri Tahrir’e nazire yaparcasına 18 gün sürecek bir eylemin çığırtkanlığına başlamışlardı, e tabi ardından askerle olmadı bu gençler getirecek bizlere beklediğimiz baharı hezeyanları… Lakin atladıkları şu idi ki ne Arap’ın baharına benzer Türk’ün bayramı, ne Rus’un turunculuğuna büründürür ellerde dolaşan şanlı al bayrağı…

Bayram bizim, cumhuriyet bizim
Gün sonunda elbet beklenen baharda, açık kırmızı da çıkmadı,hayal bir başka bahara kaldı… Muhalefet partilerinin büyük olanı akşamki resepsiyona katılmayacağını yetkili ağızlar vasıtası ile dillendirirken (tıpkı geçen sene olduğu gibi) sokaklarda yürüyeceğiz ve bayramı bayraklarla kutlayacağız havasında idi… Maksat biz sizin tören-etkinlik-resepsiyonunuzu tanımıyoruz bayram bizim, cumhuriyet bizim, Atatürk bizim diyebilmekti belki de… Zannımca bu baş kaldırı ile aslında yapılan yanlışı idrak edememek hatası da muhalif olmanın ve karşı kaldırımdayım duruşunun bir iz düşümü idi… Keza akşam resepsiyon da Mozambik’in cumhuriyet bayramı kutlanmayacaktı, sahip çıkacaksan her satıhda ve her daim sahip çıkacaksın… Desinler, etsinler diye değil… Benim bu noktada bir önerim olacak daha az stres olmak, gerilmek, gastrit yaşamak adına… Mesela Ekim 28 çeksin, Nisan 22, Ağustos 29 da kapasın dükkanı ve bizler de böyle lüzumsuz- umarsız sözlerle, mevzularla tüketmeyelim ömrü…

Sektöre dair…
Geride bıraktığımız ay içerisinde gerçekleştirilen “IV. Ulusal ve I. Uluslararası Tıbbi Cihaz Üretici ve tedarikçileri Kongresi” sırasında dikkatimi en çok “Kümelenme” olgusu çekti… An itibari ile, dört ilimizde boy gösteren bu oluşumlar sayesinde sektördeki firmaların üretkenliğinin, verimliliğinin, yenilikçiliğinin artması ve bu sürecin hızlanmasını sağlamak hedeflemektedir. Bu oluşumların gelişmesinde baş aktör firmalar olacaktır. Bununla birlikte akademik kuruluş ve üniversiteler ve devlet bütün uzuvları ile birlikte ortak bir çalışma göstermek durumundadırlar. Gönül bu oluşumun baş aktörlerinin en azından bari bu olayda kapristen ve ataletten kurtulup manidar emek-efor sarf etmelerini istiyor. Ki bunun bize geleceği kazandıracak olduğunu hissediyorum.

Sevgi ve saygılarımla, kalınız sağlıcakla.

Söz
Dünya; kötülük yapanlar değil, seyirci kalıp hiçbir şey yapmayanlar yüzünden tehlikeli bir yerdir. Albert Einstein.

Hüseyin Güngör Aytan
huseyingungor@medikalplus.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here