Sağlıklı, sosyal ve iyi beslenen bir yaşlı nüfus hedefliyoruz

0
68
Sağlıklı, sosyal ve iyi beslenen bir yaşlı nüfus hedefliyoruz

Sağlıklı, sosyal ve iyi beslenen bir yaşlı nüfus hedefliyoruzProf. Dr. Servet Arıoğul, “Devlet son zamanlarda geriatrik hastalara büyük önem veriyor. Son 6-7 yıl içerisinde çok önemli bir yaklaşım farkı gördük” dedi.

Yapılan çalışmalar, yaşlı yetişkinlerde kötü beslenmenin vücudun tüm sistemlerini etkilediğini ve onların sağlığı, fonksiyonları ve mutluluklarına çok büyük zararlar verdiğini gösteriyor. Beden sağlığı ve akıl sağlığı açısından ise, kötü beslenme sorunu, enfeksiyonlar, sepsis, basınç ülserleri, depresyon ve hayat kalitesi algısı risklerini artırıyor. Tüm bu konuları Akademik Geriatri Derneği Başkanı ve Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Geriatri Ünitesi Başkanı Prof. Dr. Servet Arıoğul ile konuştuk. Beslenmenin bütün canlılar için çok önemli bir unsur olduğunun altını çizen Prof. Dr. Servet Arıoğul, “Dış etkenlerle mücadele edebilecek vücut ısısını beslenerek oluşturabiliyoruz. En önemlisi de, bütün hücrelerimizin, dolayısıyla dokularımızın ve vücudumuzun tümünü içerisine alan fonksiyonlarımızı beslenmeyle yerine getirebiliyoruz. Bu bütün canlılar için önemli, insanlar için de son derece önemli, ancak yaşlılar için daha da önemli” dedi. Her insanın günlük kalori ihtiyacını eksiksiz alması gerektiğini belirten Prof. Dr. Arıoğul, yaşlılarda da genellikle bu oranın kilogram başına 20-25 kilo kalori olduğunu söyledi. Prof. Dr. Arıoğul şöyle konuştu: “80 kilo civarında olan bir yaşlının günlük alacağı kalorinin miktarı 2400 kaloridir. Bu kalorinin yüzde 50-60’ını karbonhidratlardan, yüzde 25 civarındaki yağlardan, yüzde 15 civarındakini ise proteinlerden almak gerekiyor. Tabii karbonhidratı, yağları ve proteini almakla da bitmiyor. Vücudun ihtiyacı olan başka elementler de var. Bunlar içerisinde vitaminler, temel mineraller ve su var. Yaşlılarda sıvı alımı son derece önemli. Vücut suyumuz doğuşta vücut ağrılığımızın yüzde 65’ini oluştururken, yaşlandığımızda yüzde 45’ini oluşturuyor. Zaten suyu alazmış bir vücut ile karşıyayız. Bir de ishal gibi, fazla terleme gibi durumlarda işimiz daha da zorlaşıyor ve kötü komplikasyonlar çıkabiliyor. Bunun için günde 2400 cc sıvının alınması gerekiyor. Bunların hepsini su ile almamız gerekmiyor, çay, meyve suyu vs. olabilir.”

Eksik beslenme
Vücut için gerekli bir beslenme unsuru sağlanamadığı zaman malnütrisyonun (eksik beslenme) orta çıktığını ifade eden Prof. Dr. Servet Arıoğlu, “İyi kötü besleniyor, kendimize göre gıdamızı alıyoruz, ben yeterli olduğunu zannediyorum diyebiliyor yaşlılarımız. Ama durum öyle değil. Kötü beslendiğiniz zaman ilk işaretlerden bir tanesi kilo kaybı. Özellikle son 6 ayda gerçek kilosunun yüzde 5’ini kaybeden kişilerde beslenme bozukluğu işaretleri başlamıştır diyebiliriz. Yüzde 10 kilo kaybı varsa ciddi kilo kayıplarına işaret eder. Kilo kaybının ardından kuvvetsizlik ortaya çıkar. Kas kayıpları olmaya başlar. Kişinin kas gücü azaldıkça düşme riski artıyor, düşme riski artınca beyin içindeki travmaların, kanamaların riski artıyor, kalça kırığı riski artıyor ve bağışıklık sistemi bozuluyor. Hepimizin bildiği gibi yaşlılarda zatürre hastalığı ve gribal enfeksiyonlar son derece sık olarak gözüküyor. Dolayısıyla bu tür hastaların enfeksiyonlara yakalanma riski artıyor. Malnütrisyonu olan kimse hastaneye yattığı zaman hastaneden taburcu edilme süresi uzuyor. Hastane içerisinde geçireceği enfeksiyonlar çok zor tedavi ediliyor. Malnütrisyonlu bir kimse hastaneye yattığında yara açılırsa bu yaranın iyileşmesi de giderek uzuyor. Ve sonuç olarak beslenme bozukluğu olan bir yaşlı, özellikle ciddi kilo kaybı olan bir yaşlı 5 sene takip edildiği zaman ölüm riski malnütrisyonu olmayan kişiye göre yüzde 40 artıyor. Bütün bunlara baktığımız zaman beslenme herkes için gerekli. En gerekli olduğu ve risk getirdiği yaş grubu yaşlı grubu oluyor” diye konuştu.

“Yaşlı nüfusumuz artıyor”
Türkiye’de yaşlı nüfusun son 50 yılda ciddi şekilde arttığına dikkati çeken Prof. Dr. Arıoğul, “Ortalama ölüm yaşı 74 civarında. Bu, ülkemizde yaşlılara tıbbi hizmetlerin daha iyi verildiğinin göstergesidir. Türkiye nüfusunun yüzde 7.2’si 65 yaş ve üstü. Rakam olarak da 5 milyon 200 bin yaşlımız bulunmaktadır. Bu rakamın gittikçe arttığını görüyoruz. Bu sevindirici. Avrupa ülkelerine göre yaşlı nüfusumuz geride. İtalya’da yaşlı nüfus yüzde 18. Yunanistan’da yüzde 12. Amerika’da yüzde 14. Önümüzdeki 20-25 yıl içerisinde yaşlı nüfusumuz yüzde 9’lar 10’lar seviyesine gelerek biraz olsun Avrupa’ya yaklaşmış olacağız.”

Yaşlı bireylerin beslenmesi
Yaşlı bireylerde beslenmenin, nüfusumuzdaki yaşlı oranı artışı ile beraber önemli bir sorun haline geldiğini hatırlatan Prof. Dr. Servet Arıoğul şunları söyledi: “Biz artık geriatri merkezimize gelen her hastada malnütrisyon kontrolü yapıyoruz. Boyunu, kilosunu, baldır (31 cm altında olmamalı) ve kol kalınlığını, vücut kitlesini ölçüyoruz ve 30 soruluk bir test sonunda 15 dakikada bir kimsede beslenme sorunu olup olmadığını öğrenebiliyoruz. İştahsızlığa yol açan bir hastalık var mı diye araştırıyoruz. Bunun sonunda ilk önce beslenme destek önerisinde bulunuyoruz. Hastanın günlük besinini artırarak tedavi veriyoruz. Olmazsa ek besin olarak mama verilmekte. İçme fonksiyonu olmayanlara ise mamayı bir kanül vasıtasıyla mideye veriyoruz. Ağır hastalarda ise damardan beslenme gerçekleştiriliyor.”

Geriatri merkezlerinin sayısı artıyor
Ülkemizde 14 tıp fakültesinde geriatri merkezinin bulunduğunu söyleyen Prof. Dr. Arıoğul, “4 tane de devlet hastanesinde de bu merkezlerden var. Özel yaşlı bakım evlerinin de sayısı son yıllarda artmakta. Türkiye’de 26 bin huzurevi ve bakımevi yatağı var. Devlet son zamanlarda geriatrik hastalara büyük önem veriyor. Sosyal Politikalar ve Aile Bakanlığı önem veriyor. Son 6-7 yıl içerisinde çok önemli bir yaklaşım farkı gördük. Yaşlılarla ilgili ne yapabiliriz diye bizim fikirlerimizi alıyorlar ve uygulamaya da geçiriyorlar. Dünyada yaşlıların yüzde 1 ila 10’nunda beslenme bozukluğu var. Bakımevlerinde kalanların yüzde 30-60’ında malnütrisyon var. Hastaneye yatan yaşlıların da yüzde 35-65’inde beslenme bozukluğu var” dedi.

Malnütrisyon araştırması
Hacettepe Tıp Fakültesi Geriatri Ünitesi’nin yaptığı bir çalışmadan da bahseden Prof. Dr. Arıoğul, geriatri ünitelerine başvuran 2.300 yaşlının yüzde 12’sinde malnütrisyona rastladıklarını söyledi. Prof. Dr. Arıoğul, “Yüzde 69’unda da malnütrisyon riski belirledik. Ankara’da 7 huzurevinde de yaptığımız bir çalışmada burada yatan yaşlıların yüzde 17’sinde malnütrisyon, yüzde 57’sinde de malnütrisyon riski belirledik. Hindistan’da toplum içerisinde yaşayanların yüzde 14’ünde malnütrisyon görülmekte. İtalya’nın Sardunya adasında ise yüzde 1.2. ABD’de toplumun yüzde 2’sinde malnütrisyon var” dedi. Mayıs ayında 3 günlük bir nütrisyon eğitim programı düzenlediklerini hatırlatan Prof. Dr. Arıoğul, “Abbott firmasının düzenlediği bir toplantı idi. Bütün dünyadan (İspanya, Japonya, İsviçre, Slovenya, Çin vs) kişilerin eğitimine yönelik program yapıldı. Bu kişiler eğitildikten sonra gittikleri hastanelerdeki kurumlarda, hastanelerde nütrisyon eğitimini ve farkındalığını artıracaklardır. Geriatri eğitimi almış sağlık personeli de ülkemizde gittikçe artmaktadır. Akademik Geriatri Derneği olarak da eğitim konusunda önemli çalışmalar yapıyoruz” diye konuştu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here