Acendis-DTC, yurt dışında 8 hastane projesi tamamladı

0
63
huseyin-sahin

huseyin-sahinDelta Trade Company-Acendis Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hüseyin Şahin, son 4 yılda 8 yurt dışı anahtar teslim hastane projesi tamamladıklarını söyledi. Merkezi Hannover- Almanya’da olan Acendis ve Merkezi İstanbul’da bulunan Delta Trade Company (DTC), yurt dışında birçok anahtar teslim projesine birlikte imza atıyor. 1995 yılından bu yana Türkiye’de 114 hastanenin anahtar teslim projesini gerçekleştiren DTC, Acendis ile birlikte yurt dışında son 4 yılda 8 hastane projesi gerçekleştirdi. Delta Trade Company-Acendis olarak Türkiye’nin gelişimini bir anlamda öne çıkarttıklarını söyleyen Delta Trade Company-Acendis Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hüseyin Şahin, “Bugün, Türkiye gerçekten son 10 yılda geliştirdiği ekonomik ve endüstriyel yapısını artık bölge ülkelerine taşıyor. Özellikle sağlık alanına baktığımızda, Türkiye bugün Kuzey Batı Avrupa, Kanada, Amerika, Japonya, Singapur gibi birkaç ülke dışında yıldız ülke. Türkiye’de birçok insan bunun farkında değil. Konumumuzun farkında değiliz. Konumumuzun farkında olamadığımız için sunuşumuzun farkında olamıyoruz” dedi. 1995 yılından beri anahtar teslim hastane yaptıklarını belirten Şahin, şöyle konuştu: “Biz bu sektöre başladığımızda Türkiye’deki özel hastane sayısı 200 civarındaydı. İşe başladığımızdan bugüne kadar da 350 özel hastane yapıldı. Bunun üçte birini biz yapmışız. Bu süreçle birlikte yaklaşık 4 yıldır, Portekiz, Kosova, Moldova, Lübnan ve Irak’ta alt taşeron olarak 4 proje olmak üzere toplamda 8 proje bitirdik. Irak’ta beşinci projemize başlıyoruz. Delta Trade Company-Acendis grubu 6-7 şirketten oluşan bir grup. Bu grup proje olduğu zaman ve ortak projelerde bir arada kenetlenerek hareket etmektedir. Acendis, daha büyük ve yurt dışı kredisine dayalı projelerde etkin ve aktif (Acıbadem, Medicana, Medical Park, Dünya Göz gibi). DTC ise Anadolu’ya ağırlıklı hizmet veren bir şirket.”

“Yeni bir yapılanmaya gittik”
4 yıl önce başlayan yurt dışındaki projelerdeki talepleri karşılama anlamında kendi bünyelerinde bir yapılanmaya gittiklerini anlatan Hüseyin Şahin, “İkitelli’deki 2 bin metrekare kapalı alandan oluşan binamızın temel konsepti de buradan çıktı. Öncelikle lojistiğin ve geri hizmetin (bakım, onarım, yedek parça ve kalibrasyon hizmeti) düzgün bir organizasyon şemasını ortaya çıkarmak ve harekete geçmek gerekiyordu. Birinci planda fiziki planın düzgün olmasını sağladık. Ondan sonra bunun çok iyi bir şekilde organize edip bir kalite sistemi içerisinde -ki şuanda ISO kalite çalışmalarımız tüm personel ve bünye anlamında devam ediyor- kaliteyi içimize sindirmemiz lazım. Biz eğer yurt dışında iyi hizmet vermek istiyorsak, buralarda gelişmek istiyorsak, buralarda davet usulüyle ve tercih usulüyle bizler isteniyorsak öncelikle kalitemizi gerçekten artırmamız gerekiyor. Bunun ilk adımını mekân anlamında attık. Lojistiği, servisi, insanların konumlandırılması ve hızlı hareket edebilmesi, doğru hareket edebilmesi için mekânın da düzgün olması gerekiyor. Bu anlamda bu yer tıbbi cihaz ve geri hizmet veren firmalar için doğru bir örnektir. Mevcut personellerin, doğru insanların sürekli eğitilerek doğru yerlerde kullanılması kalitenin en önemli adımı. Ve eğitimlerin sürekli tekrarlanması ile bizim oluşturduğumuz sürece girdik.” Türkiye’deki sağlık sektörünün 2003-2008 yılları arasındaki hızlı büyüme ve gelişme trendinin günümüzde değiştiğini hatırlatan Şahin, “Biz proje kısmımızla öne çıkan ve tanınan bir firmayız. Eskiden Türkiye’de üzerinde çalıştığımız 120 proje vardı. Bu rakam Türkiye şartlarıyla birlikte git gide azalmaktadır. 1995 ile 2003 yılı arasında ortalama Türkiye’de hareket eden proje sayısı 10’du. Bu tecrübe ve birikimimizin yurt dışına taşınması artık kaçınılmazdı. Türkiye’de proje azalması açıkçası bizi üzmüyor. Demek ki Türkiye bir doygunluğa ulaştı. Artık bizim anahtar teslim projesi konusunda Türkiye’deki misyonumuzu yavaş yavaş tamamladığımızı ve bunu yurt dışında buna ihtiyaç duyan ülkelere ağırlıklı olarak taşımamız gerektiğinin ortaya çıktığını düşünüyoruz” şeklinde konuştu.

Alternatif güç
Bugün yurt dışında herhangi bir iş yapılacağı zaman öncelikle Türk müteahhit ve işadamlarının tercih edildiğine değinen Hüseyin Şahin, Türkiye’nin inşaatta Çin’den sonra dünya ikincisi olduğunu belirtti. Bölgedeki inşaat yapılanmasının en büyük kısmının Türkiye’deki büyük inşaat firmaları tarafından yapılmakta olduğunu söyleyen Şahin, “Onlar Türkiye’nin gerçek anlamda lokomotifi. Biz onların peşi sıra gidiyoruz. Tek başımıza gitmiyoruz. Bizim ilk Irak’a gidişimiz, Türkiye’deki bir inşaat firmasının orada aldığı bir hastane inşaatı işi sonrasında olmuştur. ‘Anahtar teslimi hastane projesini Türkiye’de kim yapar’ diye araştırdıklarında bir hastane sahibinin referansıyla bize ulaşmışlardır. Moldova’daki proje İzmir Konak Hastanesi ve Summa İnşaat’ın ortaklaşa yaptığı bir proje. Konak Hastanesi’nin bizi önermesi sonucu bu projeyi gerçekleştirdik. Ve özetle şu süreç doğdu; bizim gibi şirketler artık Avrupa’da, Amerika’da bu konuda dev olan şirketlerin yanında birer alternatif güç oldu.” 2003 -2008 yılı arasında işten nefes alamadıklarını hatırlatan Şahin şöyle konuştu: “Referans listemize bakarsanız Batman’dan Trabzon’a Antalya’dan Edirne’ye her şehirde aşağı yukarı yapmış olduğumuz bir hastane var. Bu projeleri bizzat kendim proje başında bulunarak gerçekleştirdik. O işin pazarlamasından alımına, alımından daha sonra kurulum ve montajlar bitip ilk 3-5 ay bitene kadarki süreci bizzat kendimiz yönetiyorduk. 13-14 yıl içerisinde 1 milyon kilometre yol yapmışımdır. Artık Anadolu’ya iş için değil gezmeye gidiyoruz. Bu süreçten ve tecrübeden geldik.”

Türkiye’nin aydınlık yüzü
Burada Türkiye’den DTC gibi bir firmanın yurt dışına açılmasının önem taşıdığının altını çizen Şahin, “İşlerin alınma noktası Türkiye. Türkiye’nin olmasının sebebi, birincisi Türkiye’nin ekonomik gücü ve konumu, ikincisi ise bizim Anadolu’daki insanlarla edindiğimiz diyalog ve ilişkinin gelişmişliği. Bu sebeplerle bugün Irak’ta, Lübnan’da, Suriye’de çok daha rahat diyalog imkânı buluyoruz. Türk ve Müslüman olmamız o insanlarla aynı duygu ve kültürleri yadsımadan paylaşmamız büyük önem taşıyor. Bu Türkiye’nin bir anlamda aydınlık yüzüdür. Olabilir mi olamaz mı yı sürekli tartıştığımız ve hayal ettiğimiz bir ışığı yakaladık. Bu önemli bir ışık. Türkiye’de eminim ki başka alanlarda firmalar bugün Avrupa’da, Amerika’da dev firmalarla yarışmaktadırlar. Biz artık bugün yurt dışındaki büyük firmalar gibi bu projeleri gerçekleştirebilen bir firma konumuna geldik. İçinde bulunduğumuz mekân bu işleri yapabileceğimizin bir aynasıdır” dedi.

Lojistiğin önemi
Anahtar teslim hastane yapmak demenin bir yerlerden mal almak, tıbbi cihaz toplamak olmadığını anlatan Şahin, bunu herkesin yapabileceğini, önemli olanın bu işin tedarik edildikten sonraki süreci olduğunu kaydetti. Özellikle az gelişmiş ülkelerde (Balkanlar, Orta Doğu, Kuzey Afrika) cıvata bile bulunamadığını söyleyen Şahin, “Dolayısıyla sizin kendi alt yapınız ve lojistiğiniz iyi olmazsa çuvallarsınız. Bir işi bir defa yaparsınız. Yurt dışındaki bu durumu gördüğümüz için, yapılanmayı ve lojistiği daha önemseyerek işimizi sürdürdük. Avrupa’da büyük 2-3 şirket dışında bizim yaptığımız geri hizmeti veren firma yok. Avrupa’da da yok Türkiye’de de yok. İstanbul’daki merkezimizde 55 kişi çalışıyor. 30-35 kişisi mühendis ve teknisyen ağırlıklı geri hizmette çalışıyorlar. Buradaki perspektifimiz biz bu yurt dışındaki bu kadar geri hizmete ihtiyaç olan bölgelere gittiğinizde lojistiğinin ve kurulumunun yapılması, eğitimlerinin verilmesi ve garanti içerisindeki hizmetten sonra garanti sonrası hizmetlerin devam etmesi önemlidir. Örneğin bu anlamda Erbil’de Bağdat’ta ve Moldova’da ofislerimiz var. Sahada çalışan sürekli personellerimiz var. Büyük bakımlarda ve arızalarda Türkiye’den personeller sevk ederek bu hizmeti devam ettiriyoruz. Bu sebeple de tercih ediliyoruz. Bazı yurt dışındaki büyük firmalar Irak’a gitmiyor” diye konuştu. Proje ortaklarının kendilerini tanıdıkça, hastane inşaatı yapılırken; kritik soruları çekinmeden kendilerine sorduklarını da belirten Hüseyin Şahin şunları söyledi: “Türkiye kadar birikimi olan ülke sayısı çok az. Mevcut birikimlerimizi gittiğimiz yerlere aktarıyoruz. Bunu saklamadan, gönülden destekleyerek aktarıyoruz. Şirket olarak bizim bir misyonumuz var. Biz bu işi sadece para kazanmak için yapmıyoruz. Sağlık sosyal bir iştir. Mutlaka herkes parasını kazanacaktır ama yaptığımız işi en iyi şekilde yapmaya çalıştık. Yanlış olmasın, aldatıcı olmasın istedik. Bugün Malatya’daki, Diyarbakır’daki bir hastaneye cihaz seçerken kendi annemiz babamız bu hastaneye gidecekmiş gibi düşünüyoruz, o hassasiyeti gösteriyoruz. Bugün aynı işi diğer ülkeler için de yapıyoruz.”

Amerika’da anahtar teslim hastane
Amerika’da da anahtar teslim hastane projesi yapabilecek durumda olduklarını ifade eden Şahin, “Amacımız da bu. Bugün artık Türkiye’nin o gelişen ve dinamik yüzünü bizim sektörde, bizim alanımızda başka sahalara taşımak. Şu sevindirici olayı da gördüm; mesela yurt dışına iş yapmaya kalkarken inşaat sektöründen tanıştığımız büyüklerimizin bir Türk şirketine yurt dışına iş yapma gayretleri ve desteklerinin yoğun olduğunu gördük. Bu bütünlüğü de kazanmışlar. Bu bizim ödevimiz olmalıdır. Bu şekilde gelişiriz. Biz sadece tıbbi cihaz satan bir firma değiliz. O kuruma; nasıl kredi sağlayabileceğini, devletin hangi teşvikleri sağlayabileceğini varsa kullanabileceğini, projesinin fizibilitesinin hazırlığını, işletme sürecinde yaşayabileceği sıkıntılar ile ilgili bol bol uyarılar da yapıyoruz. Hastanenin bina, yapı ve mimari olarak, ekipman olarak bunların altyapısındaki gereklilik, kalite ve özenin neler olacağını uyarıyoruz. İstenirse, çizip hazırlıyoruz. Bazı projeleri 4-5 izliyoruz, destek veriyoruz. Dünya çok büyük. Dünyada yapılacak çok iş var. Yeter ki siz işinize odaklı olun. İşinizin başında olun. İşinizin içinde yaşayın. İlk işimizde de bu böyleydi” dedi. Cirolarının yüzde 60-70’lik kısmının yurt dışı hareketlerden kaynaklandığını belirten Şahin, “Projelerimiz dışında Erbil’de ve Moldova’da perakende satışlara başladık yurt dışında. Bakım, onarım, kalibrasyon hizmetleri satıyoruz artık. O aşamaya geldik” şeklinde konuştu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here