1389, 1800, 400, 2, 60, 35…

0
63

Bu rakamların uçak bileti ya da oda fiyatları veya tatile çıkacağım eş-dost sayısı olduğunu düşünebilirsiniz. Ama hiçbiri değil.

Yaz, mevsim aralığından utangaç sıcaklığıyla bize göz kırparken, ister istemez tatili düşünüyor insan. Farklı tatil beldeleri, hatta farklı ülkeler, belki farklı kıtalar gelip geçiyor insanın aklından. İşte böyle bir zamanda rastladım bu rakamlara. Şimdi böyle söyleyince bu rakamların uçak bileti ya da oda fiyatları veya tatile çıkacağım eş-dost sayısı olduğunu düşünebilirsiniz. Ama hiçbiri değil. Öncelikle şaşırmamanız için bir hatırlatma yapayım. Ben bir kadınım. Ve kadınlar genellikle ilk düşündükleri konunun alakasız olarak bir başka konuya çağrışım yapmasında ustadırlar.

Sağlık turizmi
Bu uyarımı da yaptıktan sonra, şimdi bu tatil konusunun bende ne çağrışım yaptığını söyleyeyim. Sağlık Turizmi… Evet, yanlış duymadınız, sağlık turizmi. Burada bahsedeceğim konu ise medikal turizm, termal turizm, yaşlı-engelli turizmi, dental turizm gibi özellikli alanlar değil. İlk bahsedeceğim konu, sağlık turizminden bu kadar çok bahseden, tanıtım yapan bir ülkenin kamuda yabancı hastaya hizmet verecek yeterlilikte doktorunun, acil servis personelinin bulunmaması. Her ne kadar bu konuda bakanlığın başlattığı yeni uygulamalar olsa da yeterli olduğu söylenemez. Örneğin; turistlerin ağırlıklı olarak ziyaret ettiği 8 ilde yurt dışı hasta il koordinasyon merkezlerinin kurulması ya da 112 acil servis hatlarına yabancı dil bilen tercümanların alınması, eksikliği sadece bir nebze giderecektir. Sorun aslında daha derinlerde. Bir kere 112 acil servise tercüman değil, yabancı dil bilen personel alınması gerekir. Bugün Hindistan sağlık turizminde ciddi bir mesafe kat etmişse, bu ilerlemede Batıda eğitim almış ve yabancı dil bilgisi çok iyi olan Hindu doktorların büyük etkisi vardır.

Mesleki Yeterlilik Kurumu
Burada Mesleki Yeterlilik Kurumu’na da büyük işler düşüyor. Özellikle sağlık sektöründeki mesleklerde, gerekli klinik yeterliliğin dışında yabancı dil bilgisi ve hatta iletişim yetkinliği gibi yetkinlikler de değerlendirmeye alınmalı. Çünkü meslek standartlarının belirlenmesi, geliştirilmesi ve güncellenmesinin en önemli olduğu sektör belki de sağlık sektörüdür.
Diğer bir konu da; sağlık turizmi için yapılacak yatırımların, hem sağlık hizmeti almaya geleceklere bu hizmeti yüksek kalitede sunacak hem de turistik faaliyetlerde bulunarak turizm gelirlerine de etki edecek şekilde planlanmasıdır. Yine bu konuda hem hükümete hem de yerli yatırımcıya büyük görevler düşüyor. En büyük görevlerden biri de; ülkemizin sahip olduğu doğal kaynakların farkına varmak ve bu kaynakları sağlık turizmi açısından potansiyele dönüştürecek yatırımları yapmak, hukuki düzenlemeler ile yapılması için yol açmaktır. Ülkemizde 1.800 civarında termal kaynak bulunmaktadır. Ancak bunların sadece yaklaşık 400 kadarı faaliyette bulunmaktadır. Yani doğal kaynaklarımızın en az dörtte üçü şu anda atıl durumdadır. Faaliyette olan 400 kaynağın da tesis ve altyapı bakımından yeterliliği tartışılır.

Tanıtımda Turizm Desteği
Elbette konu sağlık turizmi olunca turizm sektörünün bu alanda sağlayacağı destek de unutulmamalı. Turizm Bakanlığı ve Türk’ün hava yolu Türk Hava Yolları bu anlamda tanıtıma büyük bütçeler ayırıyorlar. Sadece sağlık turizmi açısından değil, genel olarak Türkiye bilinirliğinin artırılması için son zamanlarda oldukça iyi tanıtım faaliyetlerinde bulunuyorlar. Örneğin Türk Hava Yolları kendisi ile protokol imzalayan sağlık kurumları için bilet fiyatlarında özel indirimler sağlıyor. Ancak sağlığın tek kolu hastanecilik olmadığı gibi turizmin tek kolu da ulaşım değil. Yurtdışındaki hastaların Türkiye’yi daha çok tercih etmeleri için TUROB ve TÜRSAB da bu konuda üzerine düşen ödevleri yerine getirmeli. Seyahat acenteleri, oteller ve diğer hava yolları da bu faaliyetlere destek olmalı. 1.389 hastanesi olan ve JCI ile akredite olmuş otuz beş hastane sayısıyla dünyada 2. sırada yer alan Türkiye bu eksiklikleri de giderecektir mutlaka. Büyük resmi görebiliyoruz orası kesin. Bir de o resmi büyük yapanın sadece kapladığı fiziksel alan olmadığını görebilirsek…

Beril EREM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here