Vasiyetnamelerin açılmadığı yer

0
66

 

Dünya üzerinde onca toprak parçası varken; nasıl oldu da dünyanın en önemli antik kentleri, en önemli bilginleri, şairleri bu topraklar üzerinde doğdular?

Ben “Acayip” sıfatını genelde yadırganacak tuhaf davranışları olan insanlar için kullanırım. Ancak Anadolu topraklarının olumlu aykırılığı için kullanabileceğim başka bir sıfat bulamadım. Acayip çünkü! İşte tekrar ediyorum: Anadolu çok acayip bir yer gerçekten! Dünya üzerinde onca toprak parçası varken; nasıl oldu da dünyanın en önemli antik kentleri, en önemli bilginleri, şairleri bu topraklar üzerinde doğdular? Sizce de acayip değil mi? Şimdi, neden böyle şaşırdığıma gelince; geçen hafta ilginç bir belgesele denk geldim televizyonda. Program Anadolu topraklarında doğan medeniyetler ve antik kentler ile ilgiliydi. Buraya kadar her şey normal, şaşılacak hiçbir şey yok. Ama belgeselde öyle bir yerden bahsettiler ki… Bir sağlık kompleksi düşünün. Ege’de, Geyikli dağlarının ayaklarında, hava akıntılarından korunmuş, temiz havası ve suyu olan bir yerde hafif eğimli bir tepe üzerinde ve kuzey rüzgârından korunacak şekilde konumlandırılmış. Tam merkezinde sütunlarla çevrili bir avlusu olan hastane ve çevresinde de tedavi odaları var. Tüm yapılar, insan iyileştirme gücünün kutsallığı düşünülerek tanrıya adanmış ve tapınaklarla iç içe tedavi yurtları biçiminde yerleşmişler. Konaklama merkezi (otel) bu alan dışına yapılmış. Ayrıca bu komplekste normalde bir hastanede olmasını beklediğimiz bölümler dışında 4000 kişi kapasiteli bir tiyatro, 200.000 ciltlik bir kütüphane ve spor alanları gibi bölümler de mevcut. Bunların dışında hastaların tedavi dışındaki yaşamlarında da nasıl yaşayacakları düşünülmüş, korular, hipodromlar, tiyatro merkezleri, şifalı sularla dolu kaplıcalar yapılmış. Çevrede bulunan gymnasiumlar da sağlık için gerekli çalışmaları desteklemekte. Asıl olan beden eğitimini desteklemek, bedeni geliştirmek, beslenmeye ayrıca özen göstermek. Zaten kompleksin iki ana tapınağından biri HİJİA sağlığı koruma tanrıçasına, diğeri de TEOSPHOR iyileşme tanrısına adanmış. Buradan da görülüyor ki; sağlık kompleksinde amaç insanların öncelikle sağlıklarını korumak.

Bu sağlık kompleksinin en ilginç özelliği; buraya şifa bulmaya gelenlerin önce avluya alınarak muayene edilmeleri ve iyi olacak gibilerse hastaneye girmelerine izin verilmesi. İyileşemeyecek ağır hastalar ve doğum yapacaklar asla içeriye alınmıyor. Bu nedenden olsa gerek; kompleksin ana giriş kapısının üstünde devasa “Buraya Ölüm Giremez” ve “Vasiyetnamelerin Açılmadığı Yer” ibareleri konulmuş. Hastaneye girmeye hak kazanan hastalar ise öncelikle 650 metre uzunluğundaki kutsal yoldan yürüyorlar ve avluda konulan ilk teşhise göre, içerideki şifalı sudan içiyor ya da bu suyla yıkanıyorlar. Teşhis konusuna göre hastalar ilgili bölümlere yönlendiriliyor ve tedavi odalarına ya da uyku odalarına girmeden önce; o bölümdeki tanrı heykelinin önünde durup iyileşmek için dua ediyorlar. Tabi dua ederken ne dilediğinize dikkat etmek gerekiyor. (Zira burada dua ederken tek dileğim hamile kalmak dediği için yıllarca doğuramayan kadınlarla ilgili söylentiler hala kulaktan kulağa dolaşmakta) Dua ve adak adandıktan sonra uykuya yatılıyor, görülen rüyanın yorumlanması ve telkin yoluyla tedavi uygulanmaya başlıyor. Şifalı kutsal su ve çamur banyoları, yararlı otlardan yapılan ilaçların yanı sıra müzik, düzenlenen törenler ve temsiller de tedavi yöntemlerinden. Dolayısı ile bu kompleks telkin ve inanç yoluyla iç içe geçmiş tıbbi, cerrahi ve paramedikal tedavilerin uygulandığı önemli bir merkez. Acayip tedavi yöntemleri var. Özellikle ruhsal bozukluğu olan hastaları, içindeki nişlerde tanrı ve tanrıça heykelleri bulunan upuzun bir dehlizden ve yalnız yürütüyorlar. Bu hastaların inançlarını yitirdikleri düşünüldüğünden, rahip hekimler dehlizin tepesinde belli aralıklarla açılmış hava deliklerinden bu hastaları telkin edici sözler fısıldıyorlar. Bu sesleri tanrıların sesi olarak algılayan çoğu hasta da daha kısa sürede iyileşebiliyor. Bu sağlık kompleksi Bergama’daki Asklepieos. Bu antik sağlık merkezi hakkında daha o kadar ilginç ve acayip sayılabilecek teşhis ve tedavi yöntemi var ki… Ne yazık ki hepsini burada yazmam mümkün değil. Ancak Asklepieos’tan yola çıkarsak, şimdilerde büyük heyecanla beklenen kamu-özel ortaklığı projelerinin meyvesi olacak sağlık komplekslerinin taaaaa M.Ö 4.yy’da ve bu topraklarda yapılmış olduğunu görmek… Acayip?

Beril Erem
beril.erem@gmail.com

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here