Tıp Kongreleri

0
55

Tıp kongrelerinde fiyatlandırmalar EURO üzerinden tarifelendirilmektedir. Nedense TL’nin adı geçmemektedir.

 

Değerli dostlar bu ayki köşe yazımı Türkiye de düzenlenmekte olan tıp kongrelerine ayırdım. Bakanlığının ilk yıllarından itibaren bu konuyu gündeme alan ve Tıp kongrelerinin düzenlenmesine bir sistem getirmeye çalışan sağlık bakanımız Recep Akdağ’ın bu konuda belli çalışmalar yaptığını, belli bir mesafe kat etmiş olsa da ancak istediği noktaya ulaşamadığını tahmin ediyorum. Mevcut halleriyle Tıp Kongrelerinin başıbozukluğu ve çarpıklığı; münferit ekonomik çıkarların ön planda olması, hedeflenen bilimselliğin dışında adeta mevsimine göre güneş, kayak veya kültürel bir tatil gibi düşünülmesinden kaynaklanmaktadır. (Gerçekten az da olsa sadece bilimsel tartışmaların konu edildiği kongreleri bu tanımın dışında tuttuğumu da ayrıca belirtmek isterim.) Amacım, aynı branştaki hekimlerin farklı derneklerde yer almalarını, bu farklı derneklerin yıl içinde aynı branştaki benzer konularda düzenlemekte oldukları farklı kongreleri (hatta aynı branştaki hekimlerin diğer kongreyi bazen kötülemeleri söz konusu!) ve bu kongrelerin sponsorluk ve katılım bedelleri, tarihleri ve yer seçimlerinin belirlenmesindeki gerçek kriterleri açığa çıkartarak, Tıp kongrelerinin biraz daha tartışılır hale gelmesini sağlamak ve bu konuda muhatapları bir şeyler yapmaya teşvik etmektir. Ülkemizde bazı hekimlik branşlarında yılda üç kongrenin yapıldığı düşünüldüğünde konunun ne kadar önemli olduğunu görebiliriz. Tıp kongrelerinde fiyatlandırmalar EURO üzerinden tarifelendirilmektedir. Nedense TL’nin adı geçmemektedir. Bu bir alışkanlık mı yoksa daha çok ekonomi tarafının ön plana çıktığının bir işareti midir? Kendilerini bilime adamış, var olan zor şartlarda bilimsel çalışmalar içinde bulunan tüm değerli hekimlerimize, hocalarımıza şükran duygularımı belirtmek isterim. Türkiye’de bilimsel araştırma yapmanın yasal mevzuat ve bütçe bakımından ne kadar zor olduğunu az da olsa bilenlerdenim. Tüm bu olumsuz şartlara rağmen bilim adına araştırmalar yapan, kongreler, düzenleyen hocalarımıza ve bağlı oldukları kurum ve kuruluşlara ne kadar teşekkür etsek azdır. Onların bilime olan katkılarına destek verilmelidir. Türkiye de her meslek dalında birden fazla sivil toplum dernekleri bulunmaktadır. Hekimler içinde durum farlı değil. Her branşta birden fazla dernek mevcut. Her dernek kendi dalında aktiviteler, Tıp kongreleri düzenlemekte ve ne tesadüf ki bazı kongreler düzenlenme tarihleri itibariyle sezon kışsa kayak merkezlerinde, sezon yaz ise güneş ve denize girilebilir tatil bölgelerinde düzenlenmektedir. İlaç ve Tıbbi cihaz firmalarına kongrelere katılmaları, stant kurmaları, workshoplar satın almaları ve kongrelere hekimlerin katılımına maddi destek vermeleri ve kongrelere sponsor olmaları konusunda bazı hekimler tarafından baskılar dahi yapılmaktadır. Baskılar karşısında kongrelere mecburen katılıp yüksek katılım bedeli ödeyen firmalar her kongre sonunda bir daha böyle kongrelere katılmayacaklarını belirtiyor olsalar da, bir sonraki yıl yine aynı sebeplerle kongreye katılmaya adata mecbur edilmektedirler. Bu kongrelere katılmış olan firmaların şikâyetlerinin neler olduğuna bakıldığında tüm katılımcıların şikâyetlerinin ortak olduğu görülmektedir. Kongre düzenleme komitesinin söylediği oranda branş hekiminin kongreye katılmadığı, katılan hekimlerin panel aralarında stantları ziyaret etmediği, sergilenen ilaç ve tıbbi cihazları incelemedikleri, ilgisiz oldukları, hekimlerin workshoplara gerekli ilgiyi göstermeyip sezonuna göre ya denizde ya da kayakta oldukları konusunda ortak şikâyetleri dile getirdiklerini duyarız. Kongrelerin amacı belli bir branşta yapılmış klinik çalışmaların o branştaki tüm hekimler arasında tartışılması, gelecekteki çalışmalara ışık tutması değil midir? Amaç bu ise, neden her branşta bir veya iki yılda tek bir kongre yapılmamaktadır? Niçin aynı branştaki hekimler farklı dernekler kurarak ve farklı kongrelerle sektördeki kongre anlayışını zaafa uğratmaktadırlar. Dar katılımlı ulusal kongreler yerine, aynı branştaki tüm hekimlerin birleşimi ve katılımları ile geniş katılımlı, yüksek bütçeli, sonuç bildirileriyle tıbba ışık tutacak sonuçların elde edildiği uluslararası kongreler düzenlenemez mi? Türkiye coğrafi konumu, doğal güzellikleri, ekonomik büyüklüğü, uzman hekim sayısı ve mevcut tıp fakülteleriyle bu vizyon ve misyonu yakalayamaz mı? Mevcut durum maddi ve manevi bakımından savurgan bir hal içermektedir. Bu dağınıklık terk edilebilirse, nicelikli kongreler yerine nitelikli ve sonuçları ile çığır açacak kongrelere dönüş olabilirse ilaç ve tıbbi cihaz firmaları bu kongrelere mecburiyetten değil, isteyerek, severek ve daha büyük bütçeler ayırarak katılırlar. Ülkemizde zaten bir hekim açığı var. Farklı zamanlarda düzenlenen kongrelere iştirak eden hekimlerimizin zaman kayıplarını da ayrıca düşünmek gerekir. Tıp kongrelerinin düzenlenme şekline, Sağlık Bakanlığı ve Tabipler Odası ortak bir akıl birlikteliğinde bir araya gelerek kalıcı çözüm üretmelidir. Bilimsel Tıp kongrelerinin iki yılda bir yapılması, ulusal kongrelerin uluslararası kongrelere dönüştürülmesi konusunda bir ortak yol bulmaları gerekir. Her isteyen dernek veya kuruluş bilimsel Tıp kongresi düzenleyememelidir. Tıp kongrelerinin bugünkü durumundan şikâyetçi olan ve hatta ağlayan ilaç ve tıbbi cihaz firmaları çıkar amaçlı düzenlendiği belli olan kongrelere katılmayarak, yanlış sistemin sorgulanmasına ve bozuk sistemi düzeltmek isteyenlere destek vermiş olursunuz. Aksi halde firmalar olarak bir araya geldiğinizde mağduriyetinizden bahsedip timsah gözyaşları dökmekten vazgeçmelisiniz.

Mehmet Ali Özkan
mehmetaliozkan@gmail.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here