Sağlık Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının yeniden yapılandırılması

0
54

Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile yapılan başlıca değişiklikler.

Yakın zamanda yayınlanan Kanun Hükmünde Kararname ile T.C.Sağlık Bakanlığının teşkilat ve görevleri köklü şekilde değiştirilmiştir. Sağlık Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının yeniden yapılandırılması; 6/4/2011 tarihli ve 6223 sayılı Kanunun verdiği yetkiye dayanılarak, Bakanlar Kurulu’nca 11/10/2011 tarih ve 663 sayılı KHK ile kararlaştırılmıştır. Devamında ikincil mevzuatta yapılacak değişiklikler saklı kalmak kaydı ile önemli başlıkları sizlerle paylaşmayı uygun buldum. Buna göre;

1-             Sağlık Politikaları Kurulu oluşturulmuştur.

2-             Yeni hizmet birimleri ihsas edilmiş, bir kısım hizmet biriminin ismi değişmiştir. Kurulan yeni hizmet birimleri ile değiştirilen hizmet birimlerinin isimleri aşağıdaki şekildedir;

a) Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü.

b) Acil Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü.

c) Sağlığın Geliştirilmesi Genel Müdürlüğü.

ç) Sağlık Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğü.

d) Sağlık Araştırmaları Genel Müdürlüğü. (Sağlık politikalarının değerlendirilmesi, Koruyucu / Rehabilite edici hizmetlerin ve teşhis ve tedavi edici metotların etkililiği, verimliliği klinik, etik, sosyal, hukuki, organizasyonel ve ekonomik etkileri konularında değerlendirmeler yapmak ve kanıta dayalı tıp uygulamaları ve klinik rehberler geliştirilmesi gibi görevler bu genel müdürlük görevleri arasındadır.)

e) Sağlık Yatırımları Genel Müdürlüğü.

f) Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü.

g) Hukuk Müşavirliği.

ğ) Denetim Hizmetleri Başkanlığı. (Sağlık Denetçileri sistemi ve uygulaması bu Başkanlık görev alanındadır. Bu Başkanlık bünyesinde sınavla uzman ve sağlık denetçisi çalıştırılması imkânı getirilmiştir.)

h) Strateji Geliştirme Başkanlığı.

ı) Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğü.

i) Özel Kalem Müdürlüğü.

3-             Yüksek sağlık şurası, tıp da uzmanlık kurulu ve sağlık meslekleri kurulu oluşturulmuştur. Bu kurulun önemi, mesleki alan ve dal belirlemesi gibi mesleki düzenlemelerde bulunmak ve istihdam planlamalarında görüş bildirmesinden ileri gelmektedir. Bu kurula sağlık meslek birlikleri, temsilcileri aracılığı ile görüş bildirebilecektir.

4-             Uzlaştırma prosedürü adı altında yapılan uygulama ile sağlık mesleklerinin uygulanmasından dolayı zarara uğrayan taraf ile Bakanlığın uzlaşması söz konusu olabilecektir. Yine bir başka düzenleme ile üçüncü kişi zararlarının meydana gelmesi halinde, sağlık personeline karşı açılacak davalara gerek davalı yan yanında ve gerekse de uzlaştırıcı olarak Bakanlık müdahil olabilecektir. Bu uygulama sayesinde malpractice den kaynaklanan davalarda, hekim lehine Bakanlığın bir koruma sağlayacağı açıktır. Mesleki Sorumluluk Sigortasının yanı sıra bu şekilde bir korunma hem hekim hem de hastalar için isabetli olmuştur.

5-             Bakanlık politika ve hedeflerine uygun olarak, temel sağlık hizmetlerini yürütmekle görevli, Bakanlığa bağlı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu kurulmuştur.

 

6-             Türkiye İlaç ve Tıbbı Cihaz Kurumu Kurulmuştur. Tıbbi cihazların satış, ithalat, üretim, depolanma, ruhsatlandırma, ihracat, piyasaya arzı ve dağıtımı, hizmete sunulması, toplatılması ve kullanımları, bir başka değişle piyasa denetim gözetim faaliyetleri bu kurum görevi alanına girmiştir. Ayrıca tıbbı cihaz mevzuatı ve ilgili ikinci bir mevzuat bu kurum görev alanı içindedir. Onaylanmış kuruluşlar ile ilgili düzenlemelerin yanı sıra ilaç ve tıbbı cihazların klinik araştırmalarını düzenlemek, Türk farmakopesini hazırlamak, tıbbi cihaz ve ilaçları piyasaya arzı konusunda karar vermek, lisans ve ruhsat işleri ile ilgilenmek bu kurum görev alanı içindedir. Bir başka değişle, Tıbbi cihaz ve ilacın ETKİNLİK noktasında kararını vermek bu kurulun başlıca görevi olmaktadır.

7-             Türk boğazları, hudut ve sahilleri ile ilgili uluslararası sözleşme ve mevzuat hükümlerinden kaynaklanan yükümlülükleri yerine getirmekle görevli, Bakanlığa bağlı, özel bütçeli, kamu tüzel kişiliğini haiz, Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü kurulmuştur.

8-             Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu kurulacaktır. Kamu hastane birliklerinin kuruluşu ve işleyişi büyük ölçüde meclis gündemindeki yasa taslağına bağlı kalınarak yasalaşmıştır. Kamu Hastane Birlikleri uygulaması ile Devlet Hastaneleri mali ve idari özerkliği kavuşmaktadır. Nitekim Sağlıkta Dönüşüm Programının temel ayağında, Sağlık Bakanlığı’nın yeniden yapılandırılarak, Bakanlığın sağlık hizmeti üreten bir kurum olmaktan çıkartılarak, genel sağlık politikalarının belirleyen düzenleyici bir kuruluş olması amaçlanmaktadır. Bu amacın gerçekleştirilebilmesi için de, bakanlık bünyesindeki sağlık kuruluşlarının “özerk”, “sağlık işletmesi” statüsüne geçirilmesi öngörülüyor. Kanımca özetle, programın Sağlık Bakanlığı’nın yeniden yapılandırılarak kamu sağlık kuruluşlarının önce “sağlık işletmesi” statüsüne geçirilip daha sonra da özerkleştirilmesi amaçlanmaktadır. Yasanın asıl hedefi, bakanlığa bağlı ikinci ve üçüncü basamak sağlık kurumlarını “kamu tüzel kişiliğine sahip”, “özerk” “kamu hastane birlikleri” çatısı altında yeniden örgütlendirmektir. Tasarıya göre, artık bu kuruluşlar “ilgili kuruluş” statüsünde olacaktır. Birliklerin kuruluşu bakanlığın teklifi ve Bakanlar Kurulu’nun kararıyla sağlanacaktır. Tasarıya göre, hastane birliklerinin organları Yönetim Kurulu, Genel Sekreterlik ve Hastane Yöneticilikleri’nden oluşacaktır. Birliğin karar organı Yönetim Kurulu, yürütme organı da Genel Sekreterlik olacaktır. Her birliğin yıllık olarak “hizmet altyapısı ve organizasyonu”, “kalite”, “verimlilik” ve “hasta memnuniyeti” açısından performans denetimine tabi tutulacaktır. Yasada, performans denetiminin bakanlığın belirleyeceği usul ve esaslara göre yapılacağı belirtilmekle beraber, bu denetimin mekanizması açıklanmamıştır. Ancak bunun ileride akredite bağımsız kuruluşlar ile yapılabileceğini düşünüyorum. Son olarak birliklerde çalışacak olan sözleşmeli personele ilişkin KHK maddesinden alıntı yapmayı uygun buluyorum. Birliklerde, “KHK eki (II) sayılı cetvelde belirtilen pozisyonlarda sözleşmeli statüde personel istihdam edilir. Sözleşmeli personelde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinde sayılan genel şartlar aranır. Birliklerdeki diğer personel, 657 sayılı Kanun ve 10/7/2003 tarihli ve 4924 sayılı Eleman Temininde Güçlük Çekilen Yerlerde Sözleşmeli Sağlık Personeli Çalıştırılması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanuna tabi olarak çalışır.” Denmektedir.

 

9-             Tıbbi ürün ve hizmetlerin yerli üretimlerinin teşvik edilmesi amacı ile savunma sanayi benzeri bir OFF-SET uygulaması getirilmiştir. Bu uygulamanın yerleşmesi için Devlet’in gerekli girişimleri yapması ve ihale dokümanına bu yönde ibareler koyması gerekecektir. Tek alıcının kamu olduğu sistemlerde işleyecek bu uygulamanın başarılı olması için, kamu alıcılarının ( başta DMO olmak üzere ) bu yönde yerli üreticileri teşvik etmeleri gerekmektedir. Yine bu uygulamanın başarısı yabancı menşeli üreticilerin yerli kaynaklardan faydalanması yönünde kamu teşvik ve zorlamalarının büyük önem arz ettiğini düşünüyorum. Nitekim Savunma Sanayinden bu şekilde sistem yürümektedir ve bu şekilde yerli firmalar ile yabancı firmalar arasında bir teknoloji transferi söz konusu olabilmektedir.

 

10-          1219 sayılı yasada yer alan ‘Türk hekimlerinin’ ibaresi ‘hekimlerin’ şeklinde değiştirilmiştir. Bu suretle ülkemizde yabancı hekim ( özel sağlık kuruluşları ) istihdamının önü açılmıştır. Bu arada Türk Tabipleri Birliği Yasası’nda yapılan bir değişiklikten de bahsetmek isterim. 23/1/1953 tarihli ve 6023 sayılı Türk Tabipleri Birliği Kanunun 1 inci maddesinde geçen “tabipliğin kamu ve kişi yararına uygulanıp geliştirilmesini sağlamak” ibaresi, kaldırılmıştır. Bu kısmın bu KHK ile kaldırılması nedeniyle, TTB nin bu işlevinin artık yeni vaz edilen kurum ve kurul tarafından kullanılacağını düşünmek pek de yanlış olmayacaktır. Kanımca “Sağlık Meslekleri Kurulu” bu işi yapmaya görev ve yetki yönünden en yakın kuruluş olarak göze çarpmaktadır. Kanımca TBB nin bu işlevinin elinden alınması, birliği işlevsiz kılmamakta ancak görev ve yetki alanını daraltmaktadır. Kanımca tam gün ve sair hükümet uygulamalarına bu maddeye dayanarak dava açan TBB ‘nin, Danıştay ve İdare Mahkemelerinde dava açarken bu maddeden yetki alamayacağı açıktır.

11-          Bakanlık kamu ve özel bütün sağlık kuruluşlarında çalışmakta olan sağlık personeli için görevli olduğu kuruluşun bulunduğu yerleşim yeri sınırları içinde ikamet etme mecburiyeti getirilebileceği düzenlenmiştir. Tam Gün Uygulaması ile uyarlık taşıyan bu uygulamanın sistemin daha düzgün çalışmasına katkıda bulunacağını düşünüyorum.

12-          Sağlık serbest bölgeleri kurulması konusunda bakanlığa yetki verilmiştir. Bu konuda nerelerin serbest bölge olacağı ve yine ne gibi avantaj ve muafiyetlerinin olacağı ikincil mevzuat ile belirlenecektir. Ancak serbest bölgelerin eskisi kadar cazip olmadığını da unutmamak gerektiğini düşünüyorum.

Sağlık denetçiliğinin yanı sıra gönüllü sağlık hizmeti ve sağlık gözlemciliği uygulaması getirilmiştir. Bu sistemin nasıl çalışacağı ve bununla bakanlığın neyi hedeflediği gerek ikincil mevzuat ve gerekse uygulama ile belli olacaktır.

 

Av. Muhittin Ertuğrul ERTÜRK
Avukat / SEİS Hukuk Danışmanı
ertugrul@ertugrulerturk.av.tr

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here