Hepatit B’nin siroza çevrilmesi yeni tedavi yöntemleriyle önleniyor

0
64
Hepatit B’nin siroza çevrilmesi yeni tedavi yöntemleriyle önleniyor

Hepatit B’nin siroza çevrilmesi yeni tedavi yöntemleriyle önleniyor8. Ulusal Hepato Gastroentereloji Kongresinde, karaciğer yağlanmasının yeme alışkanlığı değişen toplumumuzda görülen önemli bir hastalık olduğu belirtildi.

8. Ulusal Hepato Gastroentereloji Kongresi 28 Eylül – 2 Ekim 2011 tarihleri arasında Antalya’da Starlight Convention Center’da yapıldı. Hepato Pankreatoloji Derneği (HEBİPA) tarafından düzenlenen kongreye ABD ve Japonya başta olmak üzere 12 ülkeden bilim adamları katıldı. 600 hekimin izlediği kongrede şu konu başlıkları ele alındı: Özofagus hastalıkları, midenin prekanseröz lezyonları, ince barsak hastalıkları, inflamatuar barsak hastalıkları ve tedavisi, fonksiyonel gastrointestinal sistem hastalıkları, anal kanal hastalıklarına yaklaşım, kronik Hepatit B’de güncel tedavi yaklaşımları, kronik Hepatit C’de güncel tedavi yaklaşımları, otoimmün karaciğer hastalıkları, otoimmün safra yolu hastalıkları, siroz komplikasyonları, gebelik ve karaciğer hastalıkları, otoimmün pankreas hastalıkları, kronik pankreas hastalıklarına yaklaşım, pankreasın kistik hastalıkları, endoskopik girişimsel işlemler, endosonografi. Kongre çerçevesinde düzenlenen basın toplantısına; Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji Bilim Dalı Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Abdülkadir Dökmeci, Prof. Dr. Kadir Bahar, Prof. Dr. Necati Örmeci ve Prof. Dr. Hasan Özkan katıldı. Kongre Başkanı Prof. Dr. Kadir Bahar, güncel konuların tartışıldığı kongrenin başarılı geçtiğini belirtti.

Hepatit B sıklığı

HEBİPA Genel Sekreteri Prof. Dr. Hasan Özkan da toplantıda yaptığı konuşmada; HEBİPA Derneği’nin 2003 yılında kurulduğunu hatırlatarak, “Genç meslektaşlarımıza burs vererek onları yurt dışına gönderiyoruz. Kongrede sözlü bildiri ve poster ödülleri veriyoruz. Bir meslektaşımızı ABD’ye göndermek için proje yarışması düzenledik. Yurt içinde de 10 bin TL destek ödülü vereceğiz. Kongremizde hekimlerimizin yaptığı çalışmaları bilimsel platformda birbirleriyle paylaşmalarını sağlamaktayız” dedi. Gastroenterelojide Japonya’nın öne çıktığını ifade eden Prof. Dr. Özkan, kullanılan cihazların yüzde 90’ının Japon yapımı olduğunu söyledi. Bu cihazları ilk Japon doktorlar kullandığı için ilk araştırmaların da Japonya da yapıldığını hatırlatan Prof. Dr. Özkan şunları söyledi: “Tıpta mezun olduktan sonra bir hizmet içi eğitimi yoktur. Bu tür kongreler bir hizmet içi eğitim, bilgi tazeleme oluyor.” Ülkemizde Hepatit B’ye gereği kadar önem verilmediğini hatırlatan Prof. Dr. Hasan Özkan, “Basının sayesinde bu konu halkımızın gündemine girmeli. Araştırmalarda görülme sıklığı % 5 olarak gözüküyor. Aşı sayesinde biraz düşüş oluyor. Ama % 5’in üzerinde olabilir. Yaklaşık 4 milyona yakın hasta var. Bunun % 60’ı siroz ve kanserden ölüyor, % 40’ı taşıyıcı olarak yaşıyor. Sirozlu hastalarda kanser gelişiyor. Hepatit B Güneydoğu Anadolu’da % 20, Doğu Anadolu’da ise % 10’lar seviyelerinde görülmektedir. Halkımızın karaciğer hastalığı hakkında da bilgilendirilmesi lazım. Bitkilerle tedavi hastalığın stabilden çıkmasını sağlayarak olumsuz etki gösteriyor. Bitkisel ilaçlar hastalar için değil, sağlam insanların kullanması gereken ilaçlardır. Hastalar sadece ilaç kullanmalı ve yerli yersiz her bitkinin peşinde koşmamalı” diye konuştu.

Yeni ve güçlü ilaçlar

Yeni ve güçlü ilaçların Hepatit B’li hastalarda sirozu ve karaciğer kanserini önlediğini anlatan Prof. Dr. Özkan, “Bilindiği gibi kronik Hepatit B hastalığı erken teşhis ve doğru tedavi edilmez ise hastalar siroza ve karaciğer kanserine yakalanıyor. Son yıllarda geliştirilen aşı çocuklarımızı Hepatit B’den korurken yeni ve güçlü ilaçlar da hepatitli hastaların siroz ve kansere gidişini önlüyor. Hepatit B’li 1011 hasta, en uzun izlem ile 14 yıl (ortalama 6, 8 yıl) izlendi. Bu hastaların % 9’unda yeni ilaçlarla tedavi ile tam şifa sağlandı. Tedavi başarısı sağlanan hastaların % 90’ında siroz ve karaciğer kanseri gelişimi önlendi. 321 kişiye tedavi verilmek durumunda kaldı. Bunların yüzde 80’inde başarılı sonuçlar elde edildi” dedi.

2015 yılındaki kongre İstanbul’da

Prof. Dr. Abdülkadir Dökmeci de konuşmasında 2009 yılında Asya Pasifik Karaciğer Çalışma Grubu ve Derneği’nin toplantısını ülkemizde gerçekleştirdiklerini, 2015 yılında da Asya Pasifik Karaciğer Derneği’nin ana kongresini İstanbul’da düzenleyeceklerini belirtti. Prof. Dr. Dökmeci, kongrede genç bilim adamlarının konuşma şansına sahip olacaklarını kaydetti. Karaciğer yağlanması hakkında bilgi veren Prof. Dr. Dökmeci, karaciğer yağlanmasının yeme alışkanlığı değişen toplumumuzda görülen önemli bir hastalık olduğunun altını çizdi. Karbonhidrat, yağ ve proteinin dengeli tüketilmesi gerektiğini hatırlatan Prof. Dr. Dökmeci, karaciğer yağlanmasının daha çok Büyükşehirlerde görüldüğünü söyledi. Prof. Dr. Dökmeci şöyle konuştu: “Karaciğer yağlanması özellikle gelişmiş toplumlarda ve beslenme alışkanlığı farklı toplumlarda yüksek görülmektedir. Ülkemizde de sık görülmeye başlandı. Her 4-5 kişiden birinde görülmektedir. Yağlanma karaciğer hastalığının habercisidir. Alkol kullanımı da karaciğerde yağlanma yapmaktadır. Alkol alımı kesildiği an ileri karaciğer hastalığı görülmez. Alkolik hepatit de alkolün kesilmesi sonucu hastalar normale döner. Alkole bağlı karaciğer hastalıklarında tedavide ana prensip alkolün kesilmesidir. Lipid metabolik bozukluğu sonucunda da yağlanma görülür. Genetik de olabilir. Hastalarda insülin direncine bakılır. Başka bir metabolik sendrom var mı ona bakılır. Metabolik sendromun tedavi edilmesi, egzersiz yapılması, haftada 4-5 gün 45 dk yürüyüş yapılması önemli hususlardır.” Prof. Dr. Dökmeci, her yıl siroz hastalarının % 2-5’inin karaciğer hastalığına yakalanma riskleri olduğunu kaydetti. Prof. Dr. Necati Örmeci de konuşmasında, Hepatit C’nin ülkemizde % 1’ler seviyesinde görüldüğünü söyledi. Hepatit C’nin karaciğeri yavaş yavaş bozan bir virüs olduğunu ifade eden Prof. Dr. Örmeci, “Bu virüs ilk vücuda girdiğinde tanınır ve tedavi edilirse kısa sürede b.aşarı elde edilmektedir. Akut C Hepatit hastalığı 6 ayda tedavi edilmeli. Tanı ülkemizde çok kolay konmaktadır” diye konuştu. Kurt&Kurt firması da kongreye katılarak yeni cihazlarını tanıttı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here